Mirasçıların en sık anlattığı hikâyelerden biri şudur: “Dedemden kalan tarlanın ortasından yıllar önce yol geçirmişler, kimse bize bir şey ödemedi. Şimdi çok geç herhâlde.” Bu cümlenin son kısmı çoğu zaman yanlıştır. Talep hakkını yirmi yılla sınırlayan hüküm yürürlükten kalkmıştır.
Bu rehberin dayandığı mevzuat
| Kanun | Madde | Düzenlediği konu |
|---|---|---|
| 2942 s. Kamulaştırma K. | m.8 | Satın alma usulü ve uzlaşma |
| 2942 s. Kamulaştırma K. | m.10 | Bedel tespiti ve tescil davası |
| 2942 s. Kamulaştırma K. | m.14 | Otuz günlük dava süresi |
| 2942 s. Kamulaştırma K. | m.38 (mülga) | AYM kararıyla iptal (RG 4.11.2003) |
| 2942 s. Kamulaştırma K. | geçici m.6 | 1956-1983 arası el atmaların tasfiyesi |
| 2942 s. Kamulaştırma K. | geçici m.6/10 | Hukuki el atmada idari yargı |
| AYM | E.2002/112, K.2003/33 | m.38’in iptali (10.04.2003) |
| 2709 s. Anayasa | m.35 | Mülkiyet hakkı |
| 2709 s. Anayasa | m.46 | Kamulaştırma |
| 4721 s. TMK | m.599 | Külli halefiyet |
| 4721 s. TMK | m.640 | Miras ortaklığı |
| 4721 s. TMK | m.683, 705 | Mülkiyet ve tescil |
| 2577 s. İYUK | m.2 | İdari yargının görev alanı |
| 193 s. GVK | mük. m.80 | İvazsız iktisapta değer artış kazancı |
Miras arazinize el atılmış olabilir — dosyanızı inceleyelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İptal Edilen Hüküm: Yirmi Yıl Kuralı
2942 sayılı Kanunun 38. maddesi, kamulaştırmasız el atmalarda malik, zilyet veya mirasçıların her türlü dava hakkının yirmi yıl geçmekle düşeceğini öngörüyordu. Sürenin el koyma tarihinden başlayacağı belirtilmişti.
Bu hüküm, Anayasa Mahkemesinin 10.04.2003 tarihli ve E.2002/112, K.2003/33 sayılı kararıyla iptal edilmiş; karar 4 Kasım 2003 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Bu neden bu kadar önemli?
İptal edilen hüküm yürürlükte olsaydı, 1970’lerde el atılmış bir taşınmaz için 1990’larda talep hakkı düşmüş olurdu ve bugün mirasçıların yapabileceği hiçbir şey kalmazdı. İptal kararıyla birlikte, üzerinden onlarca yıl geçmiş el atmalar için dahi talepte bulunma imkânı doğmuştur. Mirasçıların «çok geç» diyerek dosyayı kapatması, çoğu zaman hukuken yanlış bir kabuldür.
Bununla birlikte iptal, her dosyanın süresiz ve koşulsuz açılabileceği anlamına gelmez. El atmanın tarihine ve türüne göre farklı usuller işler. Aşağıdaki tablo dosyanın hangi rejime tabi olduğunu belirlemeye yarar.
El atmanın türüne göre izlenecek yol
| El atma türü / dönemi | Uygulanacak usul | Görevli yargı |
|---|---|---|
| Fiili el atma, 9.10.1956 öncesi | Genel hükümler | Adli yargı |
| Fiili el atma, 9.10.1956 – 4.11.1983 | Geçici m.6 (uzlaşma dava şartı) | Adli yargı |
| Fiili el atma, 4.11.1983 sonrası | Genel hükümler, uzlaşma şartı yok | Adli yargı |
| Hukuki el atma (imar kısıtlaması) | Geçici m.6/10 | İdari yargı |
| Usulüne uygun kamulaştırma | m.10 bedel tespiti | Adli yargı (asliye hukuk) |
| Kamulaştırma işlemine itiraz | m.14, 30 gün | İdari yargı (iptal davası) |
Fiili El Atma ile Hukuki El Atma Ayrımı
Bu ayrım, dosyanın hangi mahkemeye açılacağını belirlediği için hayati önemdedir. Yanlış yargı koluna açılan dava, görev yönünden reddedilir ve zaman kaybedilir.
İki el atma türünün karşılaştırması
| Ölçüt | Fiili el atma | Hukuki el atma |
|---|---|---|
| Tanım | İdarenin taşınmazı fiilen işgali | İmar planıyla tasarrufun kısıtlanması |
| Örnek | Araziden yol geçmesi, okul yapılması | Planda yeşil alana ayrılma |
| İdare taşınmaza girdi mi | Evet | Hayır |
| Malik kullanabiliyor mu | Hayır, fiilen elinden çıktı | Fiilen elinde ama tasarruf edemiyor |
| Görevli yargı | Adli yargı | İdari yargı |
| Talep | Bedel + ecrimisil | Tazminat |
| Dayanak | Geçici m.6 ve genel hükümler | Geçici m.6/10 |
Karma durumlar sık görülür
Bir taşınmazın bir kısmından yol geçmiş, kalan kısmı ise imar planında yeşil alana ayrılmış olabilir. Bu hâlde tek bir dava yetmez: fiili el atılan kısım için adli yargıda, imar kısıtlaması bulunan kısım için idari yargıda başvuru gerekir. Miras taşınmazlarında parseller büyük olduğundan bu karma tablo oldukça yaygındır. Dava açılmadan önce taşınmazın imar durumu ve fiilî kullanım haritası birlikte incelenmelidir.
1956-1983 Dönemi: Uzlaşma Dava Şartıdır
2942 sayılı Kanunun geçici 6. maddesi, belirli bir dönemi tasfiye etmek amacıyla getirilmiş özel bir hükümdür.
2942 s. Kanun geçici m.6 (ilgili kısım)
Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiilî olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.
Bu dönemdeki el atmalar için izlenecek sıra:
- İdareye uzlaşma başvurusu. Bu bir dava şartıdır; atlanırsa dava usulden reddedilir.
- Uzlaşma görüşmeleri. İdare bedel, trampa veya başka bir yöntem önerebilir.
- Uzlaşmazlık tutanağı. Anlaşma sağlanamazsa tutanak düzenlenir.
- Üç ay içinde dava. Tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren bedel tespiti davası açılır.
Üç aylık süre kaçırılmamalı
Uzlaşmazlık tutanağı düzenlendikten sonra dava için öngörülen üç aylık süre, uygulamada en sık kaçırılan süredir. Mirasçılar uzlaşma sürecinin uzamasına alışır, tutanak düzenlendikten sonra da «nasılsa süreç devam ediyor» sanır. Tutanağın düzenlendiği tarih mutlaka takvime işlenmeli ve dava bu süre içinde açılmalıdır.
El atma tarihini ve doğru yargı yolunu birlikte belirleyelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Mirasçıların Konumu
Miras taşınmazlarında talep hakkı, mülkiyet hakkına bağlı olarak mirasçılara geçer. Ancak miras ortaklığının yapısı davada bazı özellikler doğurur.
Mirasçıların dava ve tahsil durumu
| Soru | Cevap | Dayanak |
|---|---|---|
| Talep hakkı mirasçıya geçer mi | Evet | TMK m.599 |
| Tek mirasçı dava açabilir mi | Koruma amaçlı davada evet | TMK m.640, uygulama |
| Diğer mirasçılar ne olur | Davaya dâhil edilir | Taraf teşkili |
| Bedel kime ödenir | Terekeye, paylar oranında | TMK m.640 |
| Bir mirasçı tamamını alabilir mi | Hayır | Elbirliği mülkiyeti |
| Paylı mülkiyete geçilmişse | Herkes kendi payını ister | TMK m.644 |
| Mirasçı payını devretmişse | Devralan talep eder | TMK m.677 |
Uygulamada en pratik yol, dava açılmadan önce elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesidir. Bu yapıldığında her mirasçı kendi payı oranında bağımsız hareket edebilir; diğer mirasçıların katılmamasından kaynaklanan tıkanma ortadan kalkar.
Tebligat Sorunu: Mirasçılara Yapıldı mı?
Miras dosyalarında sıkça karşılaşılan bir durum, kamulaştırma işleminin vefat etmiş malik adına yürütülmüş olmasıdır. İdare tapu kaydına güvenerek işlem yapar; kayıtta ise ölen kişi maliktir.
Bu hâlde tebligatın mirasçılara yapılması gerekir. Usulüne uygun tebligat yapılmadan hak düşürücü sürenin işlemeye başlamayacağı kabul edilir.
Tebligatın durumuna göre sürelerin işleyişi
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Tebligat ölen malike yapılmış | Usulsüz tebligat |
| Tebligat bazı mirasçılara yapılmış | Diğerleri yönünden süre işlemez |
| Hiç tebligat yapılmamış | Süre işlemeye başlamaz |
| İlanen tebligat yapılmış | Koşullarına uygunluğu denetlenir |
| Mirasçı işlemi başka yolla öğrenmiş | Öğrenme tarihi tartışılır |
Tapu kaydı güncellenmemişse
Mirasçılar intikal işlemini yapmamışsa tapuda hâlâ miras bırakan malik görünür. Bu, idarenin işlemi ölü kişi adına yürütmesine yol açar. Bu durum mirasçı aleyhine gibi görünse de aslında bir savunma imkânı doğurur: usulüne uygun tebligat bulunmadığından hak düşürücü sürenin işlemediği ileri sürülebilir. Yine de doğru yaklaşım, intikali geciktirmemek ve kayıtları güncel tutmaktır.
📄 Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Bedel Davası Dilekçesi Örneği
... ( ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ'NE
DAVACILAR : ... (TC: ...) ve diğer mirasçılar
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Belediye Başkanlığı / ... Karayolları Bölge Müdürlüğü
KONU : Kamulaştırmasız el atma nedeniyle TAŞINMAZ BEDELİNİN ve
ECRİMİSİLİN tahsili istemidir.
DAVA DEĞERİ : Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik
... TL (HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası)
AÇIKLAMALAR :
1. Müteveffa ... , ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel
sayılı taşınmazın malikiydi. Müteveffa .../.../.... tarihinde vefat
etmiş olup müvekkiller, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2026/... sayılı
mirasçılık belgesi uyarınca mirasçılarıdır.
2. TMK m.599 uyarınca mirasçılar, miras bırakanın haklarını ve
borçlarını doğrudan doğruya kazanırlar. Taşınmazın mülkiyeti ve
buna bağlı talep hakları müvekkillere intikal etmiştir.
3. Davalı idare, taşınmazın ... m² lik kısmına .../.../.... tarihinde
HİÇBİR KAMULAŞTIRMA İŞLEMİ YAPMAKSIZIN ve BEDEL ÖDEMEKSİZİN el
atmış; anılan kısım üzerine ... (yol/kanal/tesis) inşa edilerek
kamu hizmetine tahsis edilmiştir.
4. Söz konusu yapı KALICI niteliktedir. Bu itibarla olayda FİİLİ EL
ATMA söz konusu olup, uyuşmazlık ADLİ YARGININ görev alanındadır.
5. HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE BAKIMINDAN :
Davalı idarenin 2942 sayılı Kanunun 38. maddesindeki yirmi yıllık
süreye dayanma ihtimaline karşı belirtmek gerekir ki, anılan hüküm
ANAYASA MAHKEMESİNİN 10.04.2003 tarihli ve E.2002/112, K.2003/33
sayılı kararı ile İPTAL EDİLMİŞ; karar 4 Kasım 2003 tarihli Resmî
Gazete'de yayımlanmıştır. Bu itibarla müvekkillerin talep hakkı
anılan süreye tabi değildir.
6. Müvekkiller, taşınmazın el atılan kısmından ... yıldır hiçbir
şekilde yararlanamamakta; buna karşılık davalı idare taşınmazı
bedelsiz olarak kullanmaya devam etmektedir. Bu durum Anayasa m.35
ile güvence altına alınan MÜLKİYET HAKKININ ihlali niteliğindedir.
HUKUKİ SEBEPLER : 2942 s. Kamulaştırma Kanunu ve geçici m.6; Anayasa
m.35 ve m.46; AYM'nin E.2002/112, K.2003/33 sayılı kararı; 4721 s. TMK
m.599, 640, 683, 705; 6100 s. HMK m.107 ve ilgili sair mevzuat.
DELİLLER : Mirasçılık belgesi, tapu kaydı ve tapu işlem dosyası,
kadastro paftası, imar durumu belgesi, hava fotoğrafları ve uydu
görüntüleri, keşif, bilirkişi incelemesi, davalı idare kayıtları,
tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
TALEP SONUCU :
1- Dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın el atılan ... m²
lik kısmının BEDELİNİN, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak
kaydıyla şimdilik ... TL olarak, dava tarihinden itibaren işleyecek
yasal faiziyle birlikte davalıdan TAHSİLİNE,
2- El atılan kısım yönünden davalı idarenin haksız kullanımı nedeniyle
ECRİMİSİLE hükmedilmesine,
3- Bedelin ödenmesi karşılığında el atılan kısmın davalı idare adına
TESCİLİNE,
4- Keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak taşınmazın DEĞERİNİN
TESPİTİNE,
5- Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine
karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz. .../.../2026
Davacılar Vekili
Av. ...
NOT : El atma 9.10.1956 - 4.11.1983 tarihleri arasında gerçekleşmişse,
2942 s.K. geçici m.6 uyarınca ÖNCE İDAREYE UZLAŞMA BAŞVURUSU yapılması
DAVA ŞARTIDIR. Uzlaşma sağlanamazsa uzlaşmazlık tutanağı tarihinden
itibaren ÜÇ AY içinde dava açılmalıdır.Bedelin Tespiti ve Değerleme
Kamulaştırma ve el atma davalarının merkezinde bedel tespiti vardır. Bu, keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Bedel tespitinde dikkate alınan unsurlar
| Unsur | Değerlendirmedeki yeri |
|---|---|
| Taşınmazın niteliği | Arsa mı arazi mi; değerleme yöntemi buna göre belirlenir |
| Konumu ve ulaşım imkânları | Emsal karşılaştırmasında esas alınır |
| İmar durumu | Yapılaşma hakkı değeri doğrudan etkiler |
| Emsal satışlar | Arsa niteliğinde temel ölçüt |
| Gelir getirme kapasitesi | Arazi niteliğinde esas alınır |
| Üzerindeki yapı ve ağaçlar | Ayrıca değerlendirilir |
| El atılan kısmın oranı | Kalan kısımda değer kaybı doğabilir |
| Değerleme tarihi | Dava tarihindeki değer esas alınır |
Artık alan kaybı ayrıca istenmeli
Bir tarlanın ortasından yol geçtiğinde yalnızca yolun altında kalan alan değil, ikiye bölünen kalan kısımların değeri de düşer. Parçalanan araziye makine giremeyebilir, sulama düzeni bozulabilir, imar açısından yapılaşmaya elverişsiz hâle gelebilir. Bu değer kaybı ayrıca talep edilmelidir; bilirkişi raporunda bu hususun değerlendirilmesi açıkça istenmelidir.
Adım Adım Yol Haritası
- Tapu kaydını ve işlem dosyasını çıkarın. Kamulaştırma şerhi var mı?
- El atma tarihini belirleyin. Hangi rejime tabi olduğunu bu tarih belirler.
- El atmanın türünü tespit edin. Fiili mi, hukuki mi? Görevli yargı buna bağlıdır.
- Eski hava fotoğraflarını temin edin. El atma tarihinin ispatında en güçlü delildir.
- İmar durumunu alın. Planda hangi kullanıma ayrılmış?
- Tebligat yapılıp yapılmadığını araştırın. Mirasçılara usulüne uygun tebligat şarttır.
- 1956-1983 dönemiyse uzlaşmaya başvurun. Bu bir dava şartıdır.
- Elbirliği mülkiyetini çözün. Paylı mülkiyete geçiş davayı kolaylaştırır.
- Belirsiz alacak davası olarak açın. Bedel bilirkişiyle belirlenecektir.
- Ecrimisil ve artık alan kaybını da talep edin. Ayrı kalemlerdir.
El Atma Tarihinin İspatı
Miras dosyalarında el atma çoğu zaman onlarca yıl önce gerçekleşmiştir. Miras bırakan vefat ettiği için olayı anlatacak kişi de yoktur. Bu nedenle el atma tarihinin belgeyle ortaya konması gerekir.
El atma tarihinin ispatında kullanılan deliller
| Delil | Nereden alınır | Neyi gösterir |
|---|---|---|
| Eski hava fotoğrafları | Harita Genel Müdürlüğü, ilgili kurumlar | Yapının hangi tarihte belirdiği |
| Uydu görüntüleri | Kamu ve özel arşivler | Yakın dönem değişimleri |
| Kadastro paftaları | Kadastro müdürlüğü | Sınırlar ve değişiklikler |
| İmar planı kararları | Belediye | Planın kabul tarihi |
| İdare yazışmaları | İdareden istenir | İşin yapım tarihi |
| İhale ve hakediş belgeleri | İdare arşivi | İnşaatın tarihi |
| Tanık beyanları | Komşu maliki, köy sakinleri | Fiilî durumun başlangıcı |
| Emlak vergisi kayıtları | Belediye | Beyandaki alan değişimi |
Bunlar arasında en güçlü olanı eski tarihli hava fotoğraflarıdır. Farklı yıllara ait fotoğraflar karşılaştırıldığında, yolun veya tesisin hangi dönemde ortaya çıktığı objektif biçimde belirlenebilir. Bu, özellikle geçici 6. maddedeki 1956-1983 dönemine girip girmediğin tespiti bakımından belirleyicidir.
Tarih rejimi belirler
El atma tarihi yalnızca bir ayrıntı değildir; hangi usulün uygulanacağını belirler. 1980’de yapılmış bir yol için uzlaşma başvurusu dava şartıyken, 1990’da yapılmış bir yol için böyle bir zorunluluk yoktur. Tarih yanlış tespit edilirse ya gereksiz bir uzlaşma süreci yaşanır ya da dava şartı eksikliğinden usulden reddedilir. Bu nedenle hava fotoğrafı temini, dava hazırlığının ilk adımıdır.
Usulüne Uygun Kamulaştırma Yapılmışsa
Bir de idarenin usulüne uygun hareket ettiği hâl vardır. Bu durumda tablo tamamen farklıdır ve süreler çok kısadır.
Usulüne uygun kamulaştırma süreci
| Aşama | İşlem | Süre / not |
|---|---|---|
| Kamu yararı kararı | İdarece alınır | İdari işlem |
| Kıymet takdiri | İdare komisyonu | İdarece belirlenir |
| Uzlaşma daveti (m.8) | Malike tebliğ | Satın alma usulü |
| Uzlaşma sağlanırsa | Ferağ verilir | Dava açılmaz |
| Uzlaşma sağlanmazsa | İdare m.10 davası açar | Asliye hukuk |
| Bedel tespiti ve tescil | Mahkemece | Keşif ve bilirkişi |
| İşleme karşı iptal davası | İdari yargı | m.14: 30 gün |
| Bedele itiraz | Mahkemede ileri sürülür | Yargılama içinde |
Mirasçılar bakımından buradaki kritik nokta otuz günlük süredir. Kamulaştırma işlemine karşı iptal davası açılacaksa bu süre içinde hareket edilmelidir. Ancak süre, usulüne uygun tebligattan itibaren işler; mirasçılara tebligat yapılmamışsa sürenin işlemeye başlamadığı ileri sürülebilir.
Uzlaşma aşamasında ise mirasçıların dikkat etmesi gereken hususlar vardır:
- İdarenin önerdiği bedel, çoğu zaman piyasa değerinin altında kalabilir.
- Uzlaşma imzalandığında bedel kesinleşir; sonradan artırım istenemez.
- Elbirliği mülkiyeti varsa uzlaşma için tüm mirasçıların katılımı gerekir.
- Bir mirasçının tek başına verdiği ferağ, diğerlerini bağlamaz.
- Uzlaşma yerine mahkemede bedel tespiti daha yüksek sonuç verebilir.
Sık Yapılan Hatalar
- Yirmi yıl geçti diye vazgeçmek. m.38’deki süre AYM kararıyla iptal edilmiştir.
- Yanlış yargı koluna dava açmak. Fiili el atma adli, hukuki el atma idari yargıdadır.
- 1956-1983 döneminde uzlaşmayı atlamak. Uzlaşma dava şartıdır.
- Uzlaşmazlık tutanağından sonraki üç ayı kaçırmak.
- Sadece el atılan alanın bedelini istemek. Artık alan değer kaybı ayrıca talep edilmelidir.
- Ecrimisil talebini unutmak. Haksız kullanım dönemi için ayrı istemdir.
- Tebligat denetimi yapmamak. Usulsüz tebligat süreyi başlatmaz.
- Elbirliği mülkiyetini çözmeden tek başına hareket etmek. Taraf teşkili sorunu doğar.
📘 İlgili Rehberler
Sıkça Sorulan Sorular
Mirasçılar kamulaştırma bedelini isteyebilir mi?
Evet. 2942 sayılı Kanunun mülga 38. maddesinde de taşınmaz malın malik, zilyet veya mirasçılarının dava hakkından söz edilmekteydi. Mirasçılar, TMK m.599 uyarınca miras bırakanın mülkiyet hakkını ve buna bağlı talep haklarını kazanır.
Yirmi yıllık hak düşürücü süre hâlâ geçerli mi?
Hayır. 2942 sayılı Kanunun 38. maddesindeki yirmi yıllık hak düşürücü süreyi öngören hüküm, Anayasa Mahkemesinin 10.04.2003 tarihli ve E.2002/112, K.2003/33 sayılı kararıyla iptal edilmiş; karar 4 Kasım 2003 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
O hâlde süre sınırı hiç yok mu?
El atmanın türüne ve tarihine göre farklı usuller ve süreler işler. Özellikle 9/10/1956 ile 4/11/1983 tarihleri arasındaki fiili el atmalar için geçici 6. maddede özel bir usul öngörülmüştür. Bu nedenle her dosyada el atma tarihi tespit edilmelidir.
Fiili el atma nedir?
İdarenin, kamulaştırma usullerine uymaksızın ve bedel ödemeksizin taşınmazı fiilen işgal ederek kamu hizmetine tahsis etmesidir. Taşınmaz üzerine yol, okul, kanal veya tesis yapılması tipik örnektir.
Hukuki el atma nedir?
İdarenin fiilen taşınmaza girmediği, ancak imar planıyla taşınmazı yol, yeşil alan veya okul alanı gibi kamu hizmetine ayırarak malikin tasarruf yetkisini kısıtlamasıdır. Fiilî bir işgal bulunmasa da mülkiyet hakkı kullanılamaz hâle gelir.
İkisinde görevli mahkeme aynı mı?
Hayır. Fiili el atmada adli yargı görevlidir. Hukuki el atma iddialarında ise 2942 sayılı Kanunun geçici 6. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca idari yargının görevli olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiştir.
1956-1983 arası el atmalarda ne yapılır?
Geçici 6. madde uyarınca bu dönemdeki fiili el atmalarda öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır. Uzlaşma sağlanamazsa uzlaşmazlık tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren üç ay içinde bedel tespiti davası açılması gerekir.
Bu tarihler dışındaki el atmalarda uzlaşma şart mı?
Geçici 6. madde, anılan tarihler arasındaki el atmalar için özel bir tasfiye hükmüdür. Bu dönem dışındaki el atmalarda dava öncesi idareye uzlaşma başvurusu zorunluluğu bulunmamaktadır.
Kamulaştırma yapılmış ve tebliğ edilmişse süre nedir?
2942 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca kamulaştırma işlemine karşı otuz günlük hak düşürücü süre içinde dava açılabilir. Bu süre, usulüne uygun tebligattan itibaren işler.
Mirasçılara tebligat yapılmamışsa ne olur?
Kamulaştırma işlemi malik adına yürütülmüş ve malik vefat etmişse, tebligatın mirasçılara yapılması gerekir. Usulüne uygun tebligat yapılmadan hak düşürücü sürenin işlemeye başlamayacağı kabul edilir.
Bedel mirasçılar arasında nasıl paylaşılır?
Kamulaştırma bedeli, taşınmazın yerini alır. Elbirliği mülkiyeti devam ediyorsa bedel de terekeye ait olur ve miras payları oranında paylaşılır. Paylaşım yapılmadan bir mirasçı bedelin tamamını tahsil edemez.
Bir mirasçı tek başına dava açabilir mi?
TMK m.640 uyarınca miras ortaklığında kural birlikte hareket etmektir. Ancak terekeye dâhil hakların korunmasına yönelik davalarda bir mirasçının tek başına dava açabileceği, diğer mirasçıların davaya dâhil edilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Ecrimisil de istenebilir mi?
İdarenin taşınmazı haksız kullandığı dönem için ecrimisil talep edilebilir. Bu, bedel talebinden ayrı bir istemdir ve kendi zamanaşımı rejimine tabidir.
Kamulaştırma bedeli vergiye tabi midir?
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80. maddesi uyarınca ivazsız iktisap edilen taşınmazların elden çıkarılmasından değer artış kazancı doğmaz. Miras yoluyla edinilen taşınmazın kamulaştırılmasında bu hüküm gözetilerek değerlendirme yapılır.
Miras dosyanız için Ankara’dan hukuki destek
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara


