Kiracı Eşyalarını Bırakıp Gitti: Kiraya Veren Ne Yapabilir?
21 Ağustos 2026

Kiracı Eşyalarını Bırakıp Gitti: Kiraya Veren Ne Yapabilir?

Kiracınız haber vermeden gitti, eşyaları duruyor mu?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Kiraya verenin karşılaştığı en çıkmaz durumlardan biri şudur: kiracı haber vermeden taşınmıştır, telefonlara çıkmamaktadır, ama evde eşyaları durmaktadır. Anahtar teslim edilmemiştir. Kira işlemeye devam etmektedir ve ev yeniden kiraya verilememektedir.

Bu rehberde eşyaların hukuki durumunu, kiraya verenin kesinlikle yapmaması gerekenleri, hapis hakkının konut kiralarında neden çoğu zaman işlemediğini ve izlenmesi gereken doğru yolu adım adım ele alıyoruz.

Önce En Önemli Uyarı: Kendiliğinden Hareket Etmeyin

Bunları yapmayın

Kiracı gitmiş olsa, kira ödenmemiş olsa, hatta eşyalar değersiz görünse dahi kiraya veren kendiliğinden şunları yapamaz: kilidi değiştirmek, eve girip eşyaları çıkarmak, eşyaları atmak veya satmak, üçüncü kişiye kiralamak. Bu fiiller hem ceza sorumluluğu hem tazminat sorumluluğu doğurur ve elinizdeki haklı alacağı da tartışmalı hâle getirir.

Yargıtay uygulamasında, kiraya verenin kanunun aradığı şekil şartları gerçekleşmeden fiilen hapis hakkı uygulayarak eşyalara el koyması hukuka aykırı bulunmuştur. Sulh hukuk hâkiminin veya icra müdürünün kararı bulunmadan yapılan el koyma geçerli sayılmaz.

Kira Ne Zamana Kadar İşler?

Kiracının fiilen taşınmış olması kira borcunu durdurmaz. Yargıtay uygulamasında kiralananın iade edildiğinin kabulü için anahtarın usulünce teslim edilmiş olması aranır. Anahtar teslim edilmedikçe kiralananın kiracının kullanımında olduğu kabul edilir ve kira işlemeye devam eder.

Bu, kiraya veren için iki yönlü bir durumdur. Bir yandan alacağı büyümektedir; diğer yandan taşınmazı yeniden kiraya veremediği için zarar da büyümektedir. Bu nedenle süreci hızlı ve usulüne uygun başlatmak esastır.

Süreci doğru başlatmak için Ankara’da avukat desteği
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Hapis Hakkı: Konutta Neden Çoğu Zaman İşlemez?

Kiraya verenin, kiralananda bulunan ve kiralananın döşenmesine veya kullanılmasına yarayan taşınırlar üzerinde kanuni bir rehin hakkı vardır (TBK m.336 ve devamı). Ancak bu hakkın konut kiralarındaki pratik değeri sanıldığından çok daha düşüktür.

Kilit sınır: yalnızca haczi kabil mallar

TBK m.336/3 uyarınca hapis hakkı yalnızca kiracının haczi kabil malları üzerinde kullanılabilir. İcra ve İflas Kanunu’nda yapılan değişiklikle ise ailenin ortak kullanımına hizmet eden ev eşyasının haczedilemeyeceği kabul edilmiştir (İİK m.82). İki kural birleştiğinde, tipik bir konutta hapis hakkına konu edilebilecek eşya çok sınırlı kalır.

Hapis hakkının kapsamı

EşyaHapis hakkına konu olur mu?Gerekçe
Ailenin ortak kullanımına hizmet eden ev eşyasıHayırHaczedilemez; TBK m.336/3 sınırı devreye girer
Elbise ve kişisel bakım eşyalarıHayırKişisel eşya
Bavul, taşınabilir müzik ve spor aletleriHayırKişisel kullanım
Kiracıya ait olmayan (üçüncü kişinin) eşyaHayırHak yalnızca kiracının malları üzerinde kullanılabilir
İşyerinde bulunan ticari demirbaş ve makineEvet (şartları varsa)Haczi kabil olması hâlinde kapsama girer
Alt kiracının kiralanandaki taşınırlarıSınırlı olarakTBK m.336/2 — alt kiracının asıl kiracıya olan borcunu aşamaz

Bu nedenle hapis hakkı, konut kiralarında işlevsel görünmese de işyeri kiralarında önem taşır. İşyeri senaryosu ayrı bir rehberde ele alınmıştır.

Kapsamı: Ne Kadarlık Alacak İçin?

Hapis hakkı sınırsız bir güvence değildir. İşlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira bedeli için söz konusu olur. Kira alacağı ile yan giderleri ve faizi kapsar; buna karşılık kiralanandaki zarar nedeniyle tazminat alacağı bu kapsama girmez. Ayrıca hapis hakkına konu edilen taşınırların değeri, hakkı doğuran borç miktarını aşmamalıdır.

Doğru Yol: Adım Adım

Kiracı eşya bırakıp gittiğinde izlenecek yol

AdımYapılacak işNeden önemli?
1. Durum tespitiSulh hukuk mahkemesinden delil tespiti istenir; taşınmazın hâli, eşyalar ve sayaç değerleri tutanağa bağlanırSonradan “eşyalarımı sen attın” iddiasına karşı tek koruma
2. Kiracıya ulaşma çabasıSözleşmedeki adrese ve bilinen diğer adreslere yazılı bildirim; tebligat evraklarının saklanmasıİyi niyetin ve usule uygunluğun ispatı
3. İcra dairesine başvuruHapis hakkı kapsamına girebilecek eşya varsa defter tutulması talep edilirKendiliğinden el koymanın tek meşru alternatifi
4. Süresinde takipDefter tutulduktan sonra icra müdürünün verdiği en çok on beş günlük süre içinde takip başlatılır (İİK m.270/3)Süre kaçarsa defter hükümsüz kalır
5. Tahliye yoluFesih şartları oluşmuşsa tahliye davası veya tahliye talepli takipTaşınmazı yeniden kiraya verebilmenin tek yolu
6. Anahtar ve teslimTahliye gerçekleştiğinde tutanakla teslim alınırKira borcunun bittiği tarihi belirler
Defter tutulmasında iki farklı ispat yükü

Geçmiş bir yıllık muaccel kira alacağı için defter tutulmasını isterken hakkınızın tehlikede olduğunu ayrıca ispatlamanız gerekmez; talep icra dairesince doğrudan yerine getirilir. Buna karşılık henüz muaccel olmayan işlemekte olan altı aylık alacak için defter tutulabilmesi, kiracının taşınmaza terk etmeye veya eşyayı götürmeye yönelik davranışları gibi tehlike olgularının icra dairesine inandırıcı şekilde gösterilmesine bağlıdır (TBK m.338).

Eşya Kaçırıldıysa

Hapis hakkına tabi eşyanın kiracı tarafından gizlice veya zorla götürülmesi hâlinde kiraya veren, icra dairesine başvurarak bu eşyaların geri alınmasını talep edebilir (İİK m.271, TBK m.338).

Cezai boyut ise daha dardır. Deftere alınmış veya icra işlemiyle muhafaza altına alınmış malların bilerek gizlenmesi, kaçırılması ya da teslim edilmemesi hâlinde İcra ve İflas Kanunu kapsamında sorumluluk gündeme gelebilir. Ancak yalnızca kira borcunun bulunması veya kiracının taşınması otomatik olarak suç oluşturmaz. Hangi malların hapis hakkı kapsamında olduğunun usulüne uygun belirlenmiş olması, kiracının işlemden haberdar olması ve malların hapis hakkını etkisiz kılmak amacıyla götürüldüğünün ortaya konması gerekir.

“Eşyaları kaçırdı” demek yetmez

Kiraya verenin yalnızca bu yöndeki iddiası yeterli olmayabilir. İcra tutanakları, kamera görüntüleri, nakliye kayıtları ve tanık beyanları birlikte değerlendirilir. Bu nedenle taşınmanın gerçekleştiği anın delillendirilmesi belirleyicidir.

Eşyaların Akıbeti: Atılabilir mi, Saklanmalı mı?

Kiraya veren, kiracıya ait eşyayı kendiliğinden atamaz, satamaz veya kullanamaz. Tahliye usulüne uygun gerçekleştiğinde kiralananda kalan eşya, tahliye sırasında düzenlenecek ayrı bir tutanakla tespit edilir. Muhafaza gereken hâllerde eşyanın yediemine teslimi gündeme gelir ve bundan doğan masraflar süreç içinde ayrıca değerlendirilir.

Pratikte en güvenli yaklaşım şudur: eşyalara dokunmadan önce tespit yaptırmak, sonra tahliyeyi resmî yoldan gerçekleştirmek ve eşyayı ancak resmî işlem kapsamında hareket ettirmek. Aksi hâlde alacaklı konumundan sanık konumuna geçme riski vardır.

Kiraya Veren İçin Kontrol Listesi

  • Eve girmeyin; kilidi değiştirmeyin.
  • Delil tespiti yaptırın; taşınmazın ve eşyaların hâlini tarihli olarak kayda geçirin.
  • Kiracıya yazılı bildirim yapın; tebligat evraklarını saklayın.
  • Hapis hakkı kapsamına girebilecek eşya varsa icra dairesinden defter tutulmasını isteyin.
  • Defter sonrası on beş günlük süreyi kaçırmayın.
  • Tahliye için fesih şartlarını ve süreleri kontrol edin.
  • Kefalet veya depozito varsa bunları da değerlendirin; çoğu zaman en hızlı tahsil yolu budur.

Kiracı Tarafından Bakış

Taşınırken eşya bırakmak, kiracı açısından da risklidir. Anahtar teslim edilmediği sürece kira işlemeye devam eder ve borç birikir. Ayrıca bırakılan eşya üzerinde sonradan hak iddia etmek, taşınma tarihini ve eşyanın durumunu ispatlayamadığınızda güçleşir.

Taşınıyorsanız: eşyanın tamamını çıkarın, taşınmazı tutanakla teslim edin, anahtarı belgeli olarak verin. Kiraya veren teslim almıyorsa noter aracılığıyla tevdi yoluna başvurun.

Depozito ve Kefalet: Çoğu Zaman En Hızlı Yol

Eşya ve hapis hakkı tartışmasına girmeden önce elinizde zaten duran güvenceleri değerlendirmek, çoğu olayda daha hızlı sonuç verir.

Eşya tartışmasına girmeden değerlendirilecek güvenceler

GüvenceNasıl kullanılır?Sınırı
Depozito (güvence bedeli)Sözleşmeden doğan alacaklara mahsup edilmesi gündeme gelirKonut ve çatılı işyeri kirasında en çok üç aylık kira bedeli (TBK m.342)
KefaletKefile doğrudan başvurulur; masaya veya kiracıya bağlı kalınmazEl yazısı ve eş rızası şartlarına uygun kurulmuş olmalı; kefalet verilen süreyle sınırlıdır
Banka teminat mektubuMektup şartlarına göre nakde çevrilirMetindeki koşullara bağlı
Ödeme kayıtlarıBanka dekontları alacağın ispatını kolaylaştırırElden ödeme ispat sorunu doğurur
Depozitoyu tek yanlı kesmeyin

Depozitonun alacağa mahsubu, kiraya verenin tek taraflı beyanıyla kesinleşmez. Alacağın varlığı ve tutarı tartışmalıysa, kesinti sonradan iade talebine konu olabilir. Bu nedenle mahsup ettiğiniz kalemleri yazılı olarak ve dökümlü biçimde bildirin.

Adres ve Tebligat: Süreci Tıkayan Asıl Sorun

Kiracı ortadan kaybolduğunda uygulamadaki asıl darboğaz eşya değil tebligattır. Tebligat yapılamayan dosyalarda hem fesih hem tahliye süreci aylarca durur.

  • Sözleşmedeki adres. Kira sözleşmesinde bildirim adresi kararlaştırılmışsa ilk tebligat oraya yapılır; bu nedenle sözleşmeye adres yazdırmak baştan önemlidir.
  • Adres değişikliği bildirim yükümü. Sözleşmede kiracının adres değişikliğini bildirmekle yükümlü olduğu kararlaştırılmışsa, bildirilmemiş olması kiraya veren lehine değerlendirilebilir.
  • Kefil ve ortak kiracı. Sözleşmede kefil veya ikinci kiracı varsa, onların adresleri de sürecin işlemesini sağlayabilir.
  • İşyeri ve iletişim bilgileri. Sözleşme kurulurken alınan telefon, e-posta ve işyeri bilgisi, sonradan ulaşma çabasının belgelenmesinde kullanılır.
Sözleşme aşamasında alınacak tek önlem

Bu senaryonun maliyetini en aza indiren şey, sözleşme kurulurken atılan küçük bir adımdır: kiracının kimlik bilgileri, güncel adresi, telefonu ve mümkünse bir yakınının iletişim bilgisinin sözleşmeye yazılması. Kiracı kaybolduğunda bu bilgiler, tebligat ve tespit süreçlerinin tek dayanağı olur.

Süreç Ne Kadar Sürer, Maliyeti Nedir?

Kesin bir süre vermek mümkün değildir; delil tespiti, tebligat, defter tutulması ve tahliye aşamalarının her biri ayrı takvimlere tabidir ve dosya yoğunluğuna göre değişir. Ancak maliyet kalemleri öngörülebilir: delil tespiti gideri, tebligat masrafları, icra takip giderleri, varsa yediemin ücreti ve vekâlet ücreti.

Bu nedenle pratik karar şudur: alacak tutarı düşükse ve elde depozito veya kefalet varsa, öncelikle bu güvencelerden tahsil yoluna gitmek çoğu zaman daha akılcıdır. Alacak yüksekse veya taşınmazın yeniden kiraya verilmesi aciliyet taşıyorsa, tahliye sürecinin hızla başlatılması önceliklidir.

Terk ile Sözleşmenin Sona Ermesi Arasındaki Fark ve Kiraya Verenin Fesih Yolları

Kiracının kiralananı fiilen terk etmesi, kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez. Kullanıma elverişli bulundurulduğu sürece kiralanan, kiracının kendisinden kaynaklanan bir sebeple kullanılmasa bile kiracı kira bedelini ödemekle yükümlüdür (TBK m.324). Bu nedenle kiraya verenin taşınmazı yeniden kullanabilmesi için ya sözleşmenin kanuni bir yolla sona erdirilmesi ya da kiracının açık bir iradeyle kiralananı geri verdiğinin belgelenmesi gerekir. Kiracı anahtarı bırakmadan ortadan kaybolmuşsa, terkin tek başına sözleşmeyi bitirdiği kabul edilemez.

Kiracı taşındıktan sonra kira bedellerini de ödemiyorsa, kiraya verenin en uygun yolu temerrüt hükümlerini işletmektir: konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz günlük yazılı süre verilerek bu süre içinde ödeme yapılmazsa sözleşmenin feshedileceği bildirilir (TBK m.315) veya tahliye talepli ilamsız icra takibi başlatılır (İİK m.269). Kiracı kira bedelini ödemeye devam ediyor ama kiralananı kullanmıyorsa, bu durum tek başına bir fesih sebebi oluşturmaz; belirli süreli sözleşmede sürenin sonu beklenir, belirsiz süreli sözleşmede ise kiraya veren konut ve çatılı işyeri kiralarındaki sınırlı tahliye sebepleri dışında sözleşmeyi sona erdiremez. Kiracının anahtarı belgeli biçimde teslim etmesi hâlinde ise erken tahliye rejimi uygulanır ve kiracının sorumluluğu makul süreyle sınırlanır (TBK m.325).

Terk hâlinde sözleşmenin akıbeti

DurumSonuçDayanak
Kiracı taşındı, anahtar teslim yok, kira ödenmiyor30 günlük ihtar veya tahliye talepli takipTBK m.315, İİK m.269
Kiracı taşındı, kira ödeniyorTek başına fesih sebebi değilTBK m.324
Anahtar belgeli teslim edildiErken tahliye; makul süre sorumluluğuTBK m.325
Belirli süreli sözleşmeSüre sonunda kiracı bildirimi yoksa uzamaTBK m.347
Kiraya veren kendiliğinden taşınmazı aldıKira talebi ve zilyetlik uyuşmazlığı riskiTMK m.981-983

Kiracıya Ulaşılamıyorsa: Tebligat Kanunu m.21, m.28 ve m.35

Terk dosyalarında sürecin ilerlemesi, fesih ihtarının ve icra ödeme emrinin usulüne uygun tebliğine bağlıdır. Tebligat, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine yapılabilir; muhatap bu adreste bulunamazsa ve adreste tebligatı alabilecek kişi de yoksa, tebliğ evrakı muhtara teslim edilerek muhatabın kapısına ihbarname yapıştırılır ve ihbarnamenin yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır (Tebligat K. m.21). Kiracının adres kayıt sistemindeki adresi hâlâ kiralanan olarak görünüyorsa, tebligat bu yolla kiralanana yapılabilir.

Tebligat yapılmış bir adresi değiştiren kişi, yeni adresini tebliğ yapan mercie bildirmek zorundadır; bildirmezse eski adrese yapılacak tebligat muhataba yapılmış sayılır (Tebligat K. m.35). Bu kural, sözleşme sırasında kiracıya bir bildirim yapılmış ve kiracının bu adrese tebligat alınmışsa önem kazanır. Adresi hiç bilinmeyen ve yapılan araştırmaya rağmen bulunamayan kişilere ise ilanen tebligat yapılabilir; ancak ilanen tebligattan önce adresin bulunamadığının tebligatı çıkaran merci tarafından yapılacak araştırmayla belirlenmesi gerekir ve usulsüz ilanen tebligat sonradan bütün işlemleri geçersiz kılabilir (Tebligat K. m.28-29). Bu nedenle kiraya verenin, kiracının bilinen iş yeri, yakınları ve kefili üzerinden yaptığı ulaşma çabalarını belgelemesi gerekir.

Tebligat yolları

DurumKuralDayanak
Adres kayıt sistemindeki adresBulunamazsa muhtara teslim ve kapıya yapıştırmaTebligat K. m.21
Daha önce tebligat yapılmış adresDeğişiklik bildirilmezse eski adrese tebliğ geçerliTebligat K. m.35
Adres bulunamıyorAraştırma sonrası ilanen tebligatTebligat K. m.28-29
Usulsüz tebligatÖğrenme tarihi tebliğ sayılır; işlemler tartışmalıTebligat K. m.32
Kefil ve ortak kiracıKendi adreslerine ayrı tebligatTBK m.586, HMK m.59

Delil Tespiti: HMK m.400-402 ve Noterlik Tespiti

Kiracının bıraktığı eşyanın ve taşınmazın durumunun tespiti, sonraki bütün uyuşmazlıklarda belirleyici delildir. Taraflardan her biri, ileride ileri sürülecek bir vakıanın veya vakıaların şimdiden tespitini, keşif, bilirkişi incelemesi veya tanık dinlenmesi yoluyla, mahkemeden isteyebilir; bunun için delilin kaybolması veya ileride kullanılmasının zorlaşması tehlikesi ya da başka bir hukuki yararın bulunması yeterlidir (HMK m.400). Tespit talebi, esas davanın açılacağı mahkemeden, acele hâllerde ise tespit konusu malın bulunduğu yer mahkemesinden istenir (HMK m.401); kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda bu mahkeme kural olarak sulh hukuk mahkemesidir.

Mahkeme, tespit talebini kural olarak karşı tarafı dinledikten sonra karara bağlar; ancak gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde karşı taraf dinlenmeden de tespit yapılabilir ve bu durumda tespit tutanağı karşı tarafa tebliğ edilir (HMK m.402). Kiracıya ulaşılamayan terk dosyalarında bu imkân önem taşır. Mahkeme yoluyla tespitin yanında, noterler de bir vakıanın tespitine ilişkin işlem yapmakla görevli olduğundan (Noterlik K. m.60), taşınmazın ve eşyanın mevcut durumunun noter aracılığıyla da belgelenmesi mümkündür; ancak noterin kilitli bir konuta girmesi kiracının rızası veya mahkeme kararı olmaksızın mümkün değildir. Tespit tutanağı, eşyanın listesi ve fotoğraflarıyla birlikte, sonradan açılacak tahliye veya tazminat davasında delil olarak kullanılır.

Delil tespiti

KonuKuralDayanak
Talep şartıDelilin kaybolma tehlikesi veya hukuki yararHMK m.400
Görevli ve yetkili mahkemeEsas davanın mahkemesi; acele hâlde malın bulunduğu yerHMK m.401
Karşı tarafı dinlemeKural; gecikmede tehlike varsa dinlenmeden tespit ve tebliğHMK m.402
Noter tespitiVakıanın belgelenmesi; kapalı konuta girme yetkisi yokNoterlik K. m.60
KullanımEsas davada delilHMK m.400 vd.

Hapis Hakkı Defteri ve Sonrasındaki Takip: Kanuni Rehnin Paraya Çevrilmesi

Hapis hakkı, kiraya verene kira alacağı için kiralanandaki belirli taşınırlar üzerinde kanundan doğan bir rehin hakkı niteliğindedir; bu nedenle defter tutulmasından sonraki takip, genel haciz yoluyla değil rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yürütülür. Kiraya veren hapis hakkını kullanmak için icra dairesine başvurarak hapis hakkı kapsamına giren eşyanın defterini tutturur ve icra müdürü alacaklıya takip yapması için on beş günü geçmemek üzere bir süre verir; bu süre içinde takip yapılmazsa defter hükümsüz kalır (İİK m.270). Takip talebinde hapis hakkı defterinin tarihi ve numarası gösterilmeli, defterdeki eşyanın hangi alacak için güvence olduğu belirtilmelidir.

Hapis hakkının kapsamı, kiracının haczedilemeyen malları dışında kalan, kiralananın döşenmesine veya kullanılmasına yarayan taşınırlarla sınırlıdır (TBK m.336). Kiralananda bulunan eşyanın bir kısmı üçüncü kişilere aitse, örneğin kiracının kiraladığı veya taksitle aldığı ve mülkiyeti saklı tutulmuş eşya ise, bu kişiler istihkak iddiasında bulunabilir ve bu iddia icra mahkemesinde incelenir (İİK m.96 vd.). Hapis hakkına tabi eşya kiracı tarafından gizlice veya zorla götürülürse, kiraya veren icra dairesinden bu eşyanın geri getirilmesini isteyebilir (İİK m.271); ancak bu imkân, eşyanın götürülmesinden itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde kullanılmalıdır.

Hapis hakkında aşamalar

AşamaKuralDayanak
Hakkın niteliğiKanundan doğan rehinTBK m.336
Defter tutulmasıİcra dairesinden istenirİİK m.270
Takip süresiDefterden sonra en fazla 15 gün; yoksa defter hükümsüzİİK m.270
Takip yoluRehnin paraya çevrilmesi yoluylaİİK m.145 vd.
Üçüncü kişinin eşyasıİstihkak iddiasıİİK m.96 vd.
Götürülen eşyaİcra dairesiyle geri getirmeİİK m.271

Tahliye Sonrası Eşyanın Muhafazası, Yediemin ve Masraflar

Tahliye ilamı veya icra dairesinden alınan tahliye kararı icra edildiğinde, kiralananda bulunan eşya icra memuru tarafından tutanağa geçirilir ve borçlu tarafından alınmazsa masrafı borçluya ait olmak üzere muhafaza altına alınır (İİK m.26). Eşyanın muhafazası uygulamada yediemin depolarında yapılır; muhafaza ve taşıma giderleri alacaklı tarafından avans olarak karşılanır ve takip masrafı olarak borçludan tahsil edilir (İİK m.59). Bu nedenle kiraya veren, tahliye talebinde bulunurken muhafaza giderlerini de bütçesine eklemelidir.

Yediemin deposunda uzun süre alınmayan eşya bakımından, ilgili mevzuatta öngörülen süre ve usule göre sahibine bildirim yapılır ve sonuç alınamazsa eşyanın satışı yoluna gidilebilir; satıştan elde edilen bedel önce muhafaza giderlerine mahsup edilir. Kiraya verenin kira alacağı bu eşya üzerinde öncelik sağlamaz; öncelik için hapis hakkı defterinin usulüne uygun tutulmuş ve takibin süresinde yapılmış olması gerekir. Tahliye sırasında eşyanın ayrıntılı ve fotoğraflı tutanağa bağlanması, kiracının sonradan eşyanın kaybolduğu veya zarar gördüğü iddiasıyla kiraya verene veya icra dairesine karşı ileri sürebileceği tazminat taleplerine karşı en güçlü korumadır (İİK m.5).

Tahliye sonrası eşya

KonuKuralDayanak
Tahliyede eşyaTutanak; alınmazsa masrafı borçluya ait muhafazaİİK m.26
Muhafaza giderleriAlacaklı avans verir; takip masrafı olarak borçludanİİK m.59
Uzun süre alınmayan eşyaMevzuattaki usulle bildirim ve satışYediemin mevzuatı
Kira alacağının önceliğiAncak usulüne uygun hapis hakkı defteriyleTBK m.336, İİK m.270
İcra görevlilerinin kusuruDevletin sorumluluğu ve rücuİİK m.5

Kiracı Öldüyse veya Kaybolduysa: Mirasçılar, Kayyım ve Gaiplik

Kiracının ortadan kaybolmasının sebebi bazen ölümdür. Kiracının ölümüyle kira sözleşmesi kendiliğinden sona ermez; mirasçılar mirasbırakanın borçlarına külli halef olarak girer (TMK m.599) ve sözleşme süresine bakılmaksızın yasal fesih bildirim süresine ve dönemine uyarak sözleşmeyi feshedebilir (TBK m.333). Bu durumda fesih ihtarı ve tahliye takibi mirasçılara yöneltilmeli, mirasçıların kimler olduğu mirasçılık belgesiyle belirlenmelidir (TMK m.598). Kiralanandaki eşya da mirasçılara geçtiğinden, eşyanın akıbeti bakımından mirasçılarla yazılı mutabakat sağlanması veya icra yoluna gidilmesi gerekir; mirası reddeden mirasçılar bu borçlardan sorumlu olmaz (TMK m.605).

Kiracının yaşayıp yaşamadığı bilinmiyor ve uzun süredir haber alınamıyorsa, malvarlığının yönetimi için sulh hukuk mahkemesinden kayyım atanması istenebilir; uzun süreden beri yokluğu nedeniyle nerede olduğu bilinmeyen bir kişinin malvarlığının yönetimi yönetim kayyımlığı konusudur (TMK m.427). Kayyım, kiracı adına tebligatları alabilir ve kiralananın teslimi gibi işlemlerde muhatap olur. Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya uzun süreden beri kendisinden haber alınamayan kişinin gaipliğine, ölüm tehlikesinden itibaren en az bir yıl veya son haber tarihinden itibaren en az beş yıl geçtikten sonra karar verilebilir (TMK m.32-33); gaiplik kararı kişinin mirasının açılmasına yol açar.

Kiracı öldü veya kayboldu

DurumYolDayanak
Kiracı öldüSözleşme mirasçılarla devam; mirasçıların fesih hakkıTMK m.599, TBK m.333
Muhatapların belirlenmesiMirasçılık belgesiTMK m.598
Mirası reddedenBorçtan sorumlu değilTMK m.605
Kiracıdan haber alınamıyorYönetim kayyımı atanmasıTMK m.427
Uzun süreli yoklukGaiplik kararı; ölüm tehlikesinde 1, haber alınamamada 5 yılTMK m.32-33

Eşyasını bırakıp giden kiracı sorunu, eşyadan değil usulden çözülür: tebligat, ihtar veya takip, defter ve icra dairesi eliyle tahliye.

Terk sözleşmeyi bitirmez; kira ödenmiyorsa otuz günlük ihtar veya tahliye talepli takip, kiracıya ulaşılamıyorsa Tebligat Kanunu’ndaki yollar işletilir. Hapis hakkı defterinden sonra on beş gün içinde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmalı, tahliyede eşya tutanakla muhafazaya alınmalıdır; kiracı öldüyse muhatap mirasçılar, kayıpsa kayyımdır. Kiracının bıraktığı taşınmazın usulüne uygun tahliyesi için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: terk ve kira borcu · kendiliğinden tahliye yasağı · 30 günlük ihtar ve icra · anahtar teslimi ve makul süre · kefile başvuru · eşya ve hapis hakkının sınırı

Sık Sorulan Sorular

Kiracı gitti, eve girip eşyaları çıkarabilir miyim?

Hayır. Kiraya veren kendiliğinden eve giremez, kilidi değiştiremez ve eşyaları çıkaramaz. Kanunun aradığı şekil şartları gerçekleşmeden fiilen el koyma hukuka aykırıdır ve ceza ile tazminat sorumluluğu doğurabilir.

Kiracı taşındı, kira borcu durur mu?

Hayır. Yargıtay uygulamasında kiralananın iade edildiğinin kabulü için anahtarın usulünce teslim edilmiş olması aranır. Anahtar teslim edilmedikçe kiralananın kiracının kullanımında olduğu kabul edilir ve kira işlemeye devam eder.

Ev eşyalarına hapis hakkı uygulayabilir miyim?

Çoğu zaman hayır. TBK m.336/3 uyarınca hapis hakkı yalnızca haczi kabil mallar üzerinde kullanılabilir; ailenin ortak kullanımına hizmet eden ev eşyası ise haczedilemez. Bu nedenle hapis hakkı konut kiralarında sınırlı bir işlev görür.

Hapis hakkı ne kadarlık alacak için kullanılır?

İşlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira bedeli için. Kira alacağı ile yan gider ve faizi kapsar; kiralanandaki zarar nedeniyle tazminat alacağı kapsam dışındadır.

Defter tutulduktan sonra ne kadar sürem var?

İcra müdürü, takip başlatmanız için on beş günü geçmemek üzere bir süre verir (İİK m.270/3). Bu süre içinde takip başlatılmazsa defter hükümsüz kalır; süresinde takip yapılırsa defter takibin sonuna kadar geçerliliğini korur.

Kiracı eşyaları kaçırdı, suç duyurusunda bulunabilir miyim?

Deftere alınmış veya muhafaza altına alınmış malların bilerek kaçırılması hâlinde İcra ve İflas Kanunu kapsamında sorumluluk gündeme gelebilir. Ancak yalnızca kira borcu bulunması veya kiracının taşınmış olması tek başına suç oluşturmaz; usule uygun tespit ve delil gerekir.

Delil tespiti nereden istenir?

Taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden delil tespiti talep edilebilir. Tespit, sonradan doğacak “eşyalarım kayboldu” iddialarına karşı kiraya verenin en güçlü korumasıdır.

Kalan eşyayı atabilir veya satabilir miyim?

Hayır. Eşya ancak resmî işlem kapsamında hareket ettirilebilir. Tahliye usulüne uygun gerçekleştiğinde kalan eşya ayrı bir tutanakla tespit edilir; muhafaza gereken hâllerde yediemine teslim gündeme gelir.

Üçüncü kişiye ait eşya varsa ne olur?

Hapis hakkı yalnızca kiracının malları üzerinde kullanılabilir. Kiralananda bulunan ancak kiracıya ait olmayan eşya bakımından hak kullanılamaz; bu durum istihkak tartışması doğurabilir.

Kiracı kaçtı, eşyalar duruyor — süreci birlikte yürütelim
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğinden, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk