Geri Gönderme Yasağı (Non-Refoulement) 2026: 6458 m.4, Valiliğin Resen Araştırma Yükümlülüğü, m.55 İlişkisi, Güvenli Üçüncü Ülke, İspat ve Anayasa Mahkemesine Tedbir Başvurusu
10 Ocak 2026

Geri Gönderme Yasağı (Non-Refoulement) 2026: 6458 m.4, Valiliğin Resen Araştırma Yükümlülüğü, m.55 İlişkisi, Güvenli Üçüncü Ülke, İspat ve Anayasa Mahkemesine Tedbir Başvurusu

Geri gönderme yasağı, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 4. maddesinde düzenlenen ve Kanun kapsamındaki hiç kimsenin işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı ya da ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri nedeniyle hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilmesini yasaklayan ilkedir. Yasak statüye bağlı değildir; mülteci, başvuru sahibi, ikamet izinli veya düzensiz göçmen ayrımı yapmadan herkese uygulanır. Yönetmelik, valiliğe sınır dışı etmeden önce bu tehlikeyi resen araştırma yükümlülüğü yükler. Yasak bir yere ilişkindir: kişinin tehlike bulunan ülkeye gönderilmesini engeller, ancak güvenli bir üçüncü ülkeye gönderilmesini her durumda engellemez. Bu nedenle savunma, kararda gösterilen her ülke için ayrı kurulmalıdır. Yasağa aykırı bir karara karşı yedi gün içinde idare mahkemesinde dava açılır; kesin karardan sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve tedbir talebi yolu açıktır.

Ülkenize dönmeniz hâlinde tehlike mi var?

Kararda gösterilen ülkeyi, tehlikeyi gösteren belgeleri ve yedi günlük dava süresini aynı gün değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Kapsam notu. Bu yazı 6458 sayılı Kanun’un 4, 7, 8, 46, 53, 54, 55, 65, 73 ve 74. maddelerine; Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in (RG 17.03.2016, 29656) 4, 51, 75, 76, 77 ve 115. maddelerine; Geçici Koruma Yönetmeliği’nin 6. maddesine; Anayasa’nın 15, 17, 40 ve 90. maddelerine; 6216 sayılı Kanun’un 45, 47 ve 49. maddeleri ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 73. maddesine dayanır. Uluslararası kaynak olarak 1951 Sözleşmesi’nin 33. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi ve BM İşkenceye Karşı Sözleşme’nin 3. maddesi anılmıştır.

Geri Gönderme Yasağı Nedir? (6458 m.4)

Kanun’un 4. maddesi şöyledir: “Bu Kanun kapsamındaki hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez.” Hüküm Kanunun ilk kısmında, yabancılara ve uluslararası korumaya ilişkin bütün hükümlerden önce yer alır. Bu konum, ilkenin Kanunun tamamına yön veren genel bir kural olduğunu gösterir.

Maddede iki ayrı tehlike türü vardır. Birincisi kötü muamele tehlikesidir: işkence, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muamele. Bu tehlike bakımından kişinin hangi nedenle hedef alındığı sorulmaz; tehlikenin varlığı yeterlidir. İkincisi zulüm tehlikesidir: hayatın veya hürriyetin tehdit altında olması ve bu tehdidin ırk, din, tabiiyet, belli bir toplumsal gruba mensubiyet veya siyasi fikir sebeplerinden birine dayanması. Bu ikinci tehlike 1951 Sözleşmesi’ndeki mülteci tanımıyla aynı sebepleri kullanır. Savunma kurulurken iki tehlike ayrı ayrı ileri sürülmelidir; zulüm sebebine bağlanamayan bir tehlike, kötü muamele tehlikesi olarak yine maddenin kapsamına girebilir.

Yasağın kapsamı “Bu Kanun kapsamındaki hiç kimse” ifadesiyle belirlenmiştir. Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrası bunu açıkça tekrarlar: geri gönderme yasağı Kanun kapsamına giren yabancıların tamamı için uygulanır. Uluslararası koruma başvurusu reddedilmiş, hiç başvuru yapmamış, ikamet izni iptal edilmiş veya kaçak girmiş olmak yasağın uygulanmasını engellemez.

Valiliğin Resen Araştırma Yükümlülüğü (Yönetmelik m.4)

Uygulamada en az bilinen ama en etkili hüküm Yönetmeliğin 4. maddesidir. İkinci fıkraya göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayan yabancıların sınır dışı edilmeden veya ülkeden gönderilmeden önce, sınır dışı edilecekleri yahut gönderilecekleri yerde işkenceye, insanlık dışı veyahut onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulup tutulmayacağı ve ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunup bulunmayacağı hususları valilik tarafından resen araştırılır.

Üçüncü fıkraya göre yabancı, araştırma sonucunda tehlikelerle karşılaşılacağının anlaşıldığı ülkeye sınır dışı edilemez veya gönderilemez; bu kişiler hakkında Kanunun uluslararası koruma, ikamet veya sınır dışı etmeye ilişkin diğer hükümlerine göre işlem yapılır ve Başkanlığa derhâl bilgi verilir. Dördüncü fıkraya göre araştırma sırasında yabancıdan bilgi ve belge istenebilir ve menşe ülke bilgilerinden yararlanılır.

Bu hükmün sonucu açıktır: tehlikeyi ispat yükü yalnızca yabancıya bırakılmış değildir. İdare, kişi açıkça koruma talep etmemiş olsa bile gönderilecek ülkedeki tehlikeyi araştırmak zorundadır. Sınır dışı etme kararında veya işlem dosyasında bu araştırmanın yapıldığını gösteren bir değerlendirme yoksa, bu durum davada ileri sürülmesi gereken başlıca hukuka aykırılık sebebidir.

Yasağın Mutlak Niteliği ve Uluslararası Dayanakları

Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasına göre kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. Anayasa’nın 15. maddesi savaş, seferberlik ve olağanüstü hâllerde dahi kişinin maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamayacağını düzenler. Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrasına göre usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların farklı hükümler içermesi hâlinde andlaşma hükümleri esas alınır.

Geri gönderme yasağının dayanakları

KaynakHükümİstisna
6458 m.4Kötü muamele veya zulüm tehlikesi bulunan yere gönderme yasağıKanunda istisna öngörülmemiştir
6458 m.55/1-aÖlüm cezası, işkence, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele konusunda ciddi emare bulunanlar hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz54. madde kapsamında olsalar dahi uygulanır
Anayasa m.17 ve m.15İşkence ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağıOlağanüstü hâlde dahi dokunulamaz çekirdek
AİHS m.3İşkence, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağıİstisnası ve askıya alınması yoktur
BM İşkenceye Karşı Sözleşme m.3İşkence tehlikesi bulunan devlete sınır dışı etme, geri gönderme veya iade yasağıİstisnası yoktur
1951 Sözleşmesi m.33Mültecinin hayatının veya özgürlüğünün tehdit altında olacağı ülkeye geri gönderilmemesiÜlke güvenliği için tehlike veya ağır suçtan mahkûmiyet (m.33/2)
Geçici Koruma Yönetmeliği m.6Geçici korunanlar için 6458 m.4 ile aynı yasakÖngörülmemiştir

1951 Sözleşmesi’nin 33. maddesinin ikinci fıkrası, ülke güvenliği için tehlikeli sayılan veya ağır bir suçtan kesin hüküm giymiş mülteci bakımından bir istisna öngörür. Kanun’un 4. maddesi ise bu istisnayı almamıştır. Ayrıca kötü muamele tehlikesi bakımından AİHS’nin 3. maddesi ve İşkenceye Karşı Sözleşme hiçbir istisna tanımaz. Bu nedenle kişinin suç işlemiş olması veya kamu düzeni bakımından tehdit oluşturduğunun değerlendirilmesi, onun işkence veya insanlık dışı muamele tehlikesi bulunan bir ülkeye gönderilmesini hukuka uygun hâle getirmez. Kanun’un 54. maddesinin ikinci fıkrası (b), (d) ve (k) bentleri kapsamındaki başvuru sahipleri hakkında her aşamada sınır dışı etme kararı alınmasına izin verir; ancak bu karar da 4. ve 55. maddelerle sınırlıdır.

6458 m.4 ile m.55/1-a Arasındaki İlişki

Kanun’un 55. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar hakkında, 54. madde kapsamında olsalar dahi sınır dışı etme kararı alınmaz. İki hüküm aynı amaca hizmet eder ama farklı işlev görür. 4. madde gönderme işleminin yerini sınırlar; 55. madde ise kararın kendisinin alınmasını engeller. 55. maddenin ikinci fıkrasına göre bu değerlendirme herkes için ayrı yapılır.

55. maddedeki ölçüt “ciddi emare”dir. Kanun tehlikenin kesin olarak ispatını aramaz; tehlikeyi gösteren ciddi işaretlerin bulunmasını yeterli görür. 55. madde kapsamında olduğu için hakkında sınır dışı etme kararı alınmayan yabancıya insani ikamet izni verilebilir (m.46/1-c). Ayrıntılar için Sınır Dışı Edilemeyecek Yabancılar ve İnsani İkamet İzni yazılarımıza bakabilirsiniz.

Yasak Yere İlişkindir: Hangi Ülkeye Gönderilecek?

Geri gönderme yasağı “hiç gönderilemez” değil, “tehlike bulunan yere gönderilemez” der. Yönetmeliğin 51. maddesine göre yabancılar menşe ülkesine, transit gideceği ülkeye, Türkiye’ye gelmek üzere transit geçtiği ülkeye ya da üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilebilir. Ülke belirlenirken vatandaşlık durumu, o ülkenin kişiyi kabul edip etmeyeceği ve kişinin gidebileceği üçüncü bir ülkeye ilişkin talebi göz önünde bulundurulur (Yönetmelik m.51/2). Bu nedenle menşe ülke bakımından tehlike tespit edilse bile idare kişiyi başka bir ülkeye göndermeyi değerlendirebilir.

Bu durumda savunma, kararda gösterilen her ülke için ayrı kurulmalıdır. İkinci ülke bakımından iki soru önemlidir: kişi o ülkede kötü muamele veya zulüm tehlikesiyle karşılaşır mı ve o ülke kişiyi menşe ülkesine gönderir mi? İkinci soru zincirleme geri gönderme sorunudur. Yönetmeliğin 76. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, bir üçüncü ülkede yeterli ve etkili korumadan söz edebilmek için kişinin bu ülkeden etkili ve yeterli korumadan faydalanamayacağı başka bir ülkeye gönderilme riskinin olmamasını arar. Aynı ölçüt sınır dışı etme kararında gösterilen üçüncü ülke bakımından da ileri sürülmelidir.

Kararda gösterilen ülkeye bakın. Sınır dışı etme kararında kişinin hangi ülkeye gönderileceği yazılı değilse veya birden fazla ülke gösterilmişse, her ülke için ayrı tehlike değerlendirmesi yapılmış olması gerekir. Gönderilecek ülkenin belirsiz bırakılması, Yönetmeliğin 4. maddesindeki resen araştırmanın yapılmadığını gösteren güçlü bir işarettir.

İlk İltica Ülkesi ve Güvenli Üçüncü Ülke

Uluslararası koruma başvurusu bakımından Kanun, başvurunun kabul edilemez sayılacağı iki durumu geri gönderme yasağıyla birlikte düzenler. 73. maddeye göre başvuru sahibi daha önce mülteci olarak tanındığı ve hâlen bu korumadan yararlanabildiği veya geri göndermeme ilkesini de içeren yeterli ve etkili nitelikte korumadan hâlen faydalanabileceği bir ülkeden gelmişse başvuru kabul edilemez sayılır ve ilk iltica ülkesine gönderilmesi için işlem başlatılır. 74. maddeye göre başvuru sahibi Sözleşmeye uygun korumayla sonuçlanabilecek bir başvuru yaptığı veya yapma imkânının bulunduğu güvenli üçüncü ülkeden gelmişse aynı sonuç doğar.

Yönetmelik bu kavramları ayrıntılandırır. 76. maddeye göre üçüncü ülkede yeterli ve etkili korumadan söz edebilmek için kişinin orada zulüm korkusunun veya ciddi zarar görme riskinin bulunmaması, o ülkeden başka bir ülkeye gönderilme riskinin olmaması, ülkenin Sözleşmeye taraf olması veya uygulamalarının Sözleşmeyle uyumlu olması ve korumanın kalıcı çözüm bulunana kadar devam edecek olması gerekir. 74. maddenin ikinci fıkrası güvenli üçüncü ülke için hayat ve hürriyet tehdidinin olmamasını, geri göndermeme ilkesinin uygulanmasını, Sözleşmeye uygun koruma elde etme imkânını ve ciddi zarar riskinin bulunmamasını arar. Yönetmeliğin 77. maddesi ayrıca kişi ile o ülke arasında makul bir bağlantı arar: orada yerleşik aile üyeleri, daha önce uzun süreli bulunma, dil ve kültür bağı veya o ülkeye yalnızca transit değil kalmak amacıyla girmiş olma.

İki hükümde de kişi, gönderme işlemi gerçekleşinceye kadar ülkede kalır; o ülke kişiyi kabul etmezse başvuru işlemlerine devam edilir (m.73, m.74/1). Bu süre içinde insani ikamet izni verilebilir (m.46/1-d). Değerlendirme her başvuru sahibi için ayrı yapılır (m.74/3; Yönetmelik m.75/2, m.77/3).

Gönderilecek ülke güvenli mi?

Kararda gösterilen ülkeyi, zincirleme gönderme riskini ve Anayasa Mahkemesine tedbir başvurusu ihtimalini birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Sınırda Geri Çevirme ve Kabul Edilemeyen Yolcu

Kanun’un 7. maddesine göre pasaportu, vizesi veya ikamet izni olmayanlar, belgeleri hileli veya sahte olanlar ve 15. maddede sayılan yabancılar kabul edilemeyen yolcu kapsamına alınır ve Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyerek geri çevrilir. İşlemler sonuçlanıncaya kadar bu kişiler sınır kapılarında kendileri için belirlenen alanlarda bekletilir (m.7/3) ve işlem kendilerine itiraz haklarıyla birlikte tebliğ edilir (m.7/2).

Kanun’un 8. maddesi bu hükümlerin sınırını çizer: 5, 6 ve 7. maddelerdeki şartlar, uluslararası koruma başvurusu yapmayı engelleyici şekilde yorumlanamaz ve uygulanamaz. Sınır kapısında kolluk birimlerine yapılan koruma başvuruları derhâl valiliğe bildirilir (m.65/2). Geri çevirme de bir gönderme işlemi olduğundan, kişi koruma talep etmişse 4. maddedeki yasak ve Yönetmeliğin 4. maddesindeki araştırma yükümlülüğü sınır kapısında da uygulanır. Talebin hangi makama, hangi tarihte ve hangi dilde yapıldığı ile bir belge veya kayıt numarası verilip verilmediği not edilmelidir.

Geçici Koruma Kapsamındakiler

Geçici Koruma Yönetmeliği’nin 6. maddesinin birinci fıkrası, 6458 sayılı Kanun’un 4. maddesini aynen tekrar eder: Yönetmelik kapsamındaki hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya hayatının ya da hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez. İkinci fıkraya göre ilgili mevzuata göre ülkeden gönderilmesi gerektiği hâlde bu yasak nedeniyle gönderilemeyecek yabancılar hakkında Başkanlık idari tedbirler alabilir. Geçici koruması iptal edilen veya sona eren kişi bakımından da 6458 sayılı Kanun’un 4. maddesi uygulanmaya devam eder. Ayrıntılar için Geçici Koruma Statüsü yazımıza bakabilirsiniz.

Tehlike Nasıl Gösterilir? Delil ve İspat

Yönetmeliğin 4. maddesi araştırma yükünü valiliğe yükler; ancak tehlikeyi en iyi bilen kişi yabancının kendisidir ve davada bu tehlike somut olarak ortaya konulmalıdır. Uluslararası koruma değerlendirmesinde menşe, ikamet ve transit ülkelerle ilgili birden fazla kaynaktan bilgi toplanır (Yönetmelik m.115/1). Aynı yaklaşım sınır dışı etme davasında da kullanılmalıdır: genel ülke bilgisi ile kişinin kendi durumu birleştirilmelidir.

Geri gönderme yasağında delil

DelilNeyi gösterirDikkat edilecek nokta
Menşe ülke raporlarıÜlkedeki genel durumu, belirli gruplara yönelik uygulamalarıGüncel ve birden fazla kaynaktan olmalı
Kişiye ait resmî belgelerHakkında açılmış dava, yakalama kararı, arama kaydıTercümesi yapılmalı
Sağlık raporlarıGeçmişte uğranılan kötü muamelenin izleriMümkün olan en erken aşamada alınmalı
Tehdit mesajları, haberlerKişiye yönelen somut tehditTarih ve kaynak gösterilmeli
Aile üyelerinin durumuAynı gruptaki yakınların karşılaştığı muameleKişiyle bağlantısı açıklanmalı
Koruma başvurusu kayıtlarıTehlikenin daha önce ileri sürüldüğüKayıt ve mülakat örnekleri istenmeli

Anlatım geçmiş olaylarla değil, dönüş hâlinde doğacak sonuçla ilişkilendirilmelidir. Kişinin geçmişte kötü muameleye uğramış olması güçlü bir işarettir; ancak sorulacak soru, bugün o ülkeye gönderilmesi hâlinde ne ile karşılaşacağıdır. Genel bir şiddet ortamı tek başına her zaman yeterli görülmeyebilir; kişinin profilini, mensup olduğu grubu veya hakkındaki takibi gösteren unsurlar tehlikeyi kişiselleştirir. Delil yokluğu tek başına iddianın reddi için yeterli değildir; tutarlı ve ayrıntılı bir anlatım da değerlendirilmelidir.

Dava Yolu: İdare Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi

Geri gönderme yasağı ayrı bir dava türü değildir; kişi hakkında alınan her işleme karşı ileri sürülebilen bir ilkedir. Sınır dışı etme kararına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde dava açılır. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla dava açma süresi içinde ve yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez (m.53/3). Bu kuralın arka planında Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararları vardır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun 30.5.2019 tarihli Y.T. kararında (B. No: 2016/22418), o tarihte yürürlükte olan düzenleme nedeniyle belirli bentlere dayanan sınır dışı etme kararlarına karşı açılan davaların işlemi kendiliğinden durdurmaması, kötü muamele yasağıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkı bakımından değerlendirilmiştir. Bugünkü metin bu durma etkisini bütün sınır dışı etme kararları bakımından kanunla güvence altına alır.

İdare mahkemesinin sınır dışı etme kararına ilişkin kararı kesindir (m.53/3). Bu karardan sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılır. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesine göre kanunda öngörülen başvuru yollarının tüketilmesi gerekir; 47. maddesinin beşinci fıkrasına göre başvuru, yolların tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır. Kanun’un 49. maddesinin beşinci fıkrası ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 73. maddesi tedbir kararı verilmesini düzenler: başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması üzerine gerekli tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verilebilir; tedbir kararı verilen başvurunun esası hakkında en geç altı ay içinde karar verilmesi gerekir. Sınır dışı işleminin uygulanması yakınsa tedbir talebi başvuru dilekçesinde açıkça ve gerekçeli olarak yazılmalıdır.

Geri gönderme yasağının ileri sürüldüğü yollar

İşlemBaşvuru yolu ve süreUygulamayı durdurma
Sınır dışı etme kararıİdare mahkemesi, tebliğden itibaren 7 gün (m.53/3)Dava süresince sınır dışı edilmez
Kabul edilemez başvuru (m.72-74)İdare mahkemesi, 15 gün (m.80/1-ç)Kesin karara kadar sınır dışı kararı alınmaz (Yönetmelik m.52/1-g)
Uluslararası koruma ret kararıKomisyon 10 gün, idare mahkemesi 30 gün (m.80)Süreç sonuçlanıncaya kadar kalış (m.80/1-e)
İdare mahkemesinin kesin kararıAnayasa Mahkemesi, 30 gün (6216 m.47/5)Tedbir kararı (6216 m.49/5; İçtüzük m.73)

Anayasa Mahkemesi yolu da tüketildikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulabilir; bu Mahkeme de İç Tüzüğü’nün 39. maddesine göre geçici tedbir kararı verebilir. Bu yolun koşulları ayrı bir değerlendirme gerektirir. Sınır dışı kararına karşı dava için Deport Kararına İtiraz ve Sınır Dışı Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği yazılarımıza bakabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruda Tedbir Talebi

Aşağıdaki metin, sınır dışı etme kararına karşı açılan davanın idare mahkemesince kesin olarak reddedilmesinden sonra yapılacak bireysel başvurunun tedbir talebine ilişkin bölümü için hazırlanmıştır. Bireysel başvuru formu ve ekleri Anayasa Mahkemesinin belirlediği şekilde ayrıca doldurulmalıdır. Köşeli parantez içindeki yerler dosyaya göre doldurulmalıdır.

ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
(Bireysel Başvuru Bürosu)

BAŞVURUCU: [Ad Soyad], [uyruğu] uyruklu, Yabancı Kimlik No: [ … ], [ … ] Geri Gönderme Merkezi
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad], [adres]
KONU: Başvurucu hakkında verilen [tarih] tarihli ve [sayı] sayılı sınır dışı etme kararının uygulanmasının, başvurunun esası hakkında karar verilinceye kadar durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Başvuru yolları tüketilmiş ve başvuru süresinde yapılmıştır (6216 sayılı Kanun m.45/2, m.47/5)
Başvurucu hakkındaki sınır dışı etme kararına karşı açılan dava [ … ] İdare Mahkemesinin [tarih] tarihli ve [E./K.] sayılı kararıyla reddedilmiştir. 6458 sayılı Kanun’un 53. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bu karar kesindir. Karar [tarih] tarihinde tebliğ edilmiş olup başvuru otuz günlük süre içinde yapılmıştır.

2. Başvurucunun yaşamına ve maddi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike vardır (Anayasa m.17; İçtüzük m.73)
Başvurucu [ülke] vatandaşıdır. [Tarih] tarihinde [olay] nedeniyle [kurum] tarafından gözaltına alınmış ve gözaltında [muamele] ile karşılaşmıştır. Bu durum ekli [sağlık raporu / belge] ile sabittir. Başvurucu hakkında [ülke]de [yakalama kararı / dava] bulunmaktadır. Başvurucunun mensup olduğu [grup] bakımından [ülke]deki durum ekli güncel raporlarla ortaya konulmuştur. Başvurucunun bu ülkeye gönderilmesi hâlinde işkence veya insanlık dışı muameleye maruz kalacağına dair ciddi emareler bulunmaktadır.

3. Gönderilmeden önce yapılması gereken araştırma yapılmamıştır (6458 sayılı Kanun m.4; Yönetmelik m.4)
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 4. maddesi, sınır dışı etmeden önce gönderilecek yerdeki tehlikenin valilik tarafından resen araştırılmasını emreder. Sınır dışı etme kararında ve işlem dosyasında böyle bir araştırmanın yapıldığını gösteren herhangi bir değerlendirme yoktur. Başvurucunun idareye yaptığı [tarih] tarihli açıklama da kararda karşılanmamıştır.

4. İdare mahkemesi tehlike iddiasını incelememiştir (Anayasa m.17 ve m.40)
Başvurucu dava dilekçesinde ülkesine gönderilmesi hâlinde karşılaşacağı tehlikeyi belgeleriyle ileri sürmüştür. İdare mahkemesi kararında bu iddia ve belgeler değerlendirilmeden yalnızca [sınır dışı etme sebebinin varlığına] dayanılmıştır. Kötü muamele iddiasının bağımsız ve titiz biçimde incelenmemesi, başvurucuyu etkili bir başvuru imkânından yoksun bırakmıştır.

5. Gönderilecek ülke bakımından da tehlike vardır
Kararda başvurucunun [ülke]ye gönderileceği belirtilmiştir. [Ülke], başvurucuyu menşe ülkesine iade etme uygulamasıyla bilinen bir ülkedir ve başvurucunun orada etkili bir koruma elde etme imkânı yoktur. Bu nedenle bu ülkeye gönderilmesi de başvurucuyu dolaylı olarak aynı tehlikeye maruz bırakacaktır.

6. Tedbir kararı verilmezse başvuru anlamını yitirecektir
Başvurucu [ … ] Geri Gönderme Merkezinde tutulmaktadır ve sınır dışı işleminin her an uygulanması mümkündür. Başvurucunun sınır dışı edilmesi hâlinde ileri sürülen ihlal telafisi imkânsız biçimde gerçekleşecek ve başvurunun incelenmesi anlamsız hâle gelecektir.

SONUÇ VE İSTEM
Açıklanan nedenlerle, başvurunun esası hakkında karar verilinceye kadar başvurucu hakkındaki sınır dışı etme kararının uygulanmasının durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini ve kararın ilgili makamlara derhâl bildirilmesini saygıyla arz ederiz.

Başvurucu Vekili
Av. [Ad Soyad]

EKLER: Sınır dışı etme kararı, idare mahkemesi kararı ve tebliğ belgesi, dava dilekçesi, sağlık raporu, menşe ülkeye ilişkin belgeler ve tercümeleri, vekâletname.

Gönderilemeyen Kişinin Hukuki Durumu

Geri gönderme yasağı nedeniyle gönderilemeyen kişi hukuki bir boşlukta bırakılmaz. Yönetmeliğin 4. maddesinin üçüncü fıkrasına göre bu kişiler hakkında Kanunun uluslararası koruma, ikamet veya sınır dışı etmeye ilişkin diğer hükümlerine göre işlem yapılır. 55. madde kapsamında olduğu için hakkında sınır dışı etme kararı alınmayan yabancılardan belli bir adreste ikamet etmeleri ve istenilen şekil ve sürelerde bildirimde bulunmaları istenebilir (m.55/2). Hakkında sınır dışı etme kararı alındığı hâlde çıkışı yaptırılamayan veya Türkiye’den ayrılması makul ya da mümkün görülmeyen yabancıya da insani ikamet izni verilebilir (m.46/1-b). İnsani ikamet izni alan yabancı, iznin veriliş tarihinden itibaren yirmi iş günü içinde adres kayıt sistemine kayıt yaptırmak zorundadır (m.46/2).

Kişinin uluslararası koruma ihtiyacı varsa en doğru yol koruma başvurusudur. Hürriyeti kısıtlanan kişilerin başvuruları valiliğe derhâl bildirilir (m.65/5) ve başvuru sahibinin kalışı itiraz ve yargılama süreci sonuçlanıncaya kadar güvence altındadır (m.80/1-e). Koruma başvurusu ile sınır dışı etme kararına karşı dava birbirinin yerine geçmez; ikisi birlikte yürütülmelidir. Ayrıntılar için Uluslararası Koruma Başvurusu ve Sınır Dışı yazımıza bakabilirsiniz.

Uygulamadan Örnek Durumlar

Ülkesinde muhalif bir gazetede çalıştığı için hakkında dava açılan bir yabancının ikamet izni süresi dolmuş ve hakkında sınır dışı etme kararı alınmıştır. Kararda yalnızca ikamet ihlaline dayanılmış, gönderilecek ülke ve tehlike değerlendirmesi yer almamıştır. Bu dosyada sınır dışı etme sebebinin varlığı tartışılmasa bile, Yönetmeliğin 4. maddesindeki araştırmanın yapılmaması ve 55. maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki ciddi emarelerin değerlendirilmemesi davanın esasını oluşturur.

Menşe ülkesine gönderilmesinde sakınca görülen bir yabancı hakkında idare, kişinin daha önce transit geçtiği bir ülkeye gönderilmesine karar vermiştir. Savunma bu kez o ülke bakımından kurulmalıdır: kişinin orada koruma başvurusu yapma imkânı, o ülkenin geri göndermeme ilkesini uygulayıp uygulamadığı ve kişiyi menşe ülkesine iade etme riski. Kişinin o ülkeyle aile, dil veya uzun süreli yerleşim gibi bir bağının bulunmaması da ileri sürülmelidir (Yönetmelik m.77/2).

Ağır bir suçtan mahkûm olup cezası infaz edilen yabancı hakkında TCK’nın 59. maddesi uyarınca sınır dışı değerlendirmesi yapılmıştır. Kişinin ülkesinde ölüm cezası veya işkence tehlikesi bulunuyorsa, mahkûmiyet bu tehlikeyi ortadan kaldırmaz; 55. madde 54. madde kapsamındaki kişiler için de uygulanır. Bu durumda kişi hakkında sınır dışı etme kararı alınamaz ve 55. maddenin ikinci fıkrasındaki yükümlülükler getirilebilir.

Kontrol Listesi

  1. Sınır dışı etme kararında gönderilecek ülkenin gösterilip gösterilmediğini kontrol edin.
  2. Kararda veya dosyada Yönetmeliğin 4. maddesindeki resen araştırmanın yapıldığını gösteren bir değerlendirme olup olmadığını inceleyin.
  3. Kötü muamele tehlikesini ve zulüm tehlikesini ayrı ayrı yazın.
  4. Her gösterilen ülke için tehlikeyi ve zincirleme gönderme riskini ayrı değerlendirin.
  5. Tehlikeyi kişiselleştiren belgeleri toplayın ve tercüme ettirin.
  6. Tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde dava açın (m.53/3).
  7. Koruma ihtiyacı varsa uluslararası koruma başvurusunu da yapın (m.65).
  8. Kesin karar tebliğ edildiğinde otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine başvurun ve tedbir talep edin.

Geri gönderme yasağına dayanan dava ve bireysel başvuru süreçleri için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Uluslararası koruma başvurusu reddedildi diye geri gönderme yasağının artık uygulanmayacağını düşünmek.
  • Yalnızca menşe ülkeye karşı savunma yapıp kararda gösterilen üçüncü ülkeyi tartışmamak.
  • Ülkedeki genel durumu anlatıp kişiye yönelen tehdidi belgelememek.
  • Suç işlemiş olmanın veya kamu düzeni gerekçesinin işkence tehlikesi bulunan ülkeye gönderilmeyi mümkün kıldığını sanmak.
  • İdare mahkemesinin kesin kararından sonra Anayasa Mahkemesine başvurmayı ve tedbir talep etmeyi geciktirmek.
  • Sınırda dile getirilen koruma talebinin kaydını almamak.

Sıkça Sorulan Sorular

Geri gönderme yasağı nedir?

Kanun kapsamındaki hiç kimsenin işkence, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele ya da ırk, din, tabiiyet, toplumsal grup veya siyasi fikir nedeniyle hayat veya hürriyet tehdidi bulunan bir yere gönderilememesidir (6458 m.4).

Geri gönderme yasağından kimler yararlanır?

Kanun kapsamındaki bütün yabancılar. Statü sahibi, başvuru sahibi veya düzensiz göçmen ayrımı yapılmaz (6458 m.4; Yönetmelik m.4/1).

Uluslararası koruma başvurum reddedildi, yine de yasaktan yararlanır mıyım?

Evet. Başvurunun reddi, gönderilecek ülkede kötü muamele veya zulüm tehlikesi bulunmadığı anlamına gelmez; yasak ayrıca değerlendirilir.

Valilik tehlikeyi araştırmak zorunda mı?

Evet. Yönetmeliğin 4. maddesine göre sınır dışı etmeden önce gönderilecek yerdeki tehlike valilik tarafından resen araştırılır.

Suç işleyen yabancı işkence tehlikesi olan ülkeye gönderilebilir mi?

Hayır. 6458 m.4 ve AİHS m.3 kötü muamele tehlikesi bakımından istisna tanımaz. 55. madde de 54. madde kapsamındaki kişiler için uygulanır.

Ülkeme gönderilemiyorsam başka bir ülkeye gönderilebilir miyim?

Mümkündür. Yasak yere ilişkindir; ancak o ülkede de tehlike veya sizi menşe ülkenize gönderme riski varsa aynı yasak uygulanır (Yönetmelik m.51, m.76/1-b).

Tehlikeyi kesin olarak ispatlamam gerekir mi?

Hayır. 55. madde “ciddi emare” arar. Tutarlı anlatım, belgeler ve güncel ülke bilgileri birlikte değerlendirilir.

Sınır dışı kararına karşı dava açarsam gönderilir miyim?

Rızanız olmadıkça dava açma süresi içinde ve yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilmezsiniz (m.53/3).

İdare mahkemesi davamı reddederse ne yapabilirim?

Karar kesindir. Otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapabilir ve tedbir talep edebilirsiniz (6216 m.47/5, m.49/5).

Anayasa Mahkemesi tedbir kararını hangi durumda verir?

Başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması üzerine (İçtüzük m.73).

Sınırda geri çevrilirken koruma talep edebilir miyim?

Evet. Giriş şartları koruma başvurusunu engelleyecek şekilde uygulanamaz (m.8) ve sınır kapısında yapılan başvuru valiliğe derhâl bildirilir (m.65/2).

Geçici koruma kapsamındakiler bu yasaktan yararlanır mı?

Evet. Geçici Koruma Yönetmeliği’nin 6. maddesi aynı yasağı düzenler.

Gönderilemeyen kişiye ikamet izni verilir mi?

55. madde nedeniyle hakkında sınır dışı kararı alınmayan veya çıkışı yaptırılamayan kişiye insani ikamet izni verilebilir (m.46/1-b, c).

Geri gönderme yasağı için ayrı bir dava mı açılır?

Hayır. Yasak, sınır dışı etme, kabul edilemez başvuru ve ret kararlarına karşı açılan davalarda ileri sürülen bir ilkedir.

İlgili Rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk