Emlak Vergisinde Bildirim, Vergi Değeri ve Muafiyetler 2026: İndirimli Oran, Değerli Konut Vergisi ve Düzeltme (1319 sayılı Kanun)
05 Eylül 2026

Emlak Vergisinde Bildirim, Vergi Değeri ve Muafiyetler 2026: İndirimli Oran, Değerli Konut Vergisi ve Düzeltme (1319 sayılı Kanun)

Emlak vergisi, beyan üzerine değil bildirim ve idarece belirlenen vergi değeri üzerinden alınır; ancak bu değer aynı zamanda tapu harcının tabanını, değer artışı kazancının maliyetini ve değerli konut vergisinin eşiğini belirler. Bu yüzden hatalı bir vergi değeri, tek bir vergiyle sınırlı kalmaz. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bina vergisine, arazi ve arsalar arazi vergisine tabidir (1319 m.1, 12).
  • Verginin mükellefi malik, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa malik gibi tasarruf edenlerdir (m.3, 13).
  • Vergi değeri, Vergi Usul Kanunu’nun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre belirlenen değerdir (m.29).
  • Bina ve arazi vergisi, bildirim verilmesi gereken hâllerde ilgili belediyeye bildirimde bulunularak tarh ve tahakkuk ettirilir (m.23, 33).
  • Vergi, birinci taksiti Mart-Mayıs, ikinci taksiti Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenir (m.30).

Mükellefiyet ve bildirim yükümlülüğü

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 3. maddesi, bina vergisinin mükellefini binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler olarak belirler. 13. madde arazi vergisi bakımından aynı düzeni öngörür. Bir binaya paylı mülkiyet hâlinde malik olanlar hisseleri oranında, elbirliği mülkiyette malik olanlar ise müteselsilen sorumludur.

Bildirim yükümlülüğü ise 23. maddede düzenlenmiştir. Maddeye göre, bu Kanun’un 33. maddesinde yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması hâlinde emlak vergisi bildirimi verilmesi zorunludur; devir ve ferağı yapılan bina ve arazinin, devir ve ferağın yapıldığı yıl ile geçmiş yıllara ait ödenmemiş emlak vergisinin ödenmesinden devreden ve devralan müteselsilen sorumlu tutulur. 33. madde vergi değerini tadil eden sebepleri sayar: yeni bina inşa edilmesi, binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi, arazinin parsellenmesi, bir binanın yanması ya da yıkılması, mülkiyetin devri ve intikali gibi hâller bu kapsamdadır. Bu sebeplerden birinin doğması hâlinde bildirimin kanunda öngörülen süre içinde ilgili belediyeye verilmesi gerekir; verilmemesi hâlinde vergi idarece tarh edilir ve usulsüzlük hükümleri işler.

Vergi değerinin belirlenmesi ve etkileri

Kullanım alanıEtkisiDayanak
Emlak vergisi matrahıDoğrudan matrah1319 m.29
Tapu harcıBeyan edilecek değerin tabanı492 sayılı Kanun
Emsal kira bedeliVergi değerinin kanuni oranıGVK m.73
Değerli konut vergisiEşik ve matrah1319 m.42 vd.
Veraset ve intikal vergisiTaşınmaz değerlemesi7338 sayılı Kanun
Çevre temizlik vergisiBina bazlı tarife2464 mük. m.44

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Kanun’un 29. maddesi, vergi değerini bina ve araziler için Vergi Usul Kanunu’nun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre belirlenen değer olarak tanımlar ve bu değerin her yıl yeniden değerleme oranının belirli bir kısmı nispetinde artırılmasını öngörür. Arsalarda ve arazilerde asgari birim değerler, takdir komisyonlarınca dört yılda bir tespit edilir; bu takdirlere karşı, kanunda öngörülen usul çerçevesinde dava açılabilir. Bu nedenle takdir dönemlerinin takip edilmesi, dört yıl boyunca etkisini sürdürecek bir değerin oluşumuna müdahale imkânı verir.

Muafiyet ve indirimli oran uygulaması

Kanun geniş bir muafiyet listesi içerir. 4. madde daimî muafiyetleri sayar: kanunda belirtilen şartlarla kamu kurumlarına ait binalar, ibadethaneler, kanunda sayılan eğitim ve sağlık tesisleri, dernek ve vakıflara ait kanunda öngörülen nitelikteki binalar bu kapsamdadır. 5. madde ise geçici muafiyetleri düzenler: mesken olarak kullanılmak üzere yeni inşa edilen binalar, kanunda öngörülen şartlarla ve süreyle bina vergisinden muaf tutulur; ayrıca turizm, sanayi ve kanunda sayılan diğer amaçlarla inşa edilen binalar bakımından süreli muafiyetler öngörülmüştür.

Uygulamada en çok kullanılan düzenleme ise indirimli orandır. Kanun, Türkiye sınırları içinde brüt yüzölçümü kanunda belirlenen ölçüyü geçmeyen tek meskeni olan; hiçbir geliri bulunmayanlar, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanlar, engelliler, gaziler ile şehitlerin dul ve yetimlerinin bu meskenlerine ait bina vergisi oranını sıfıra kadar indirmeye Cumhurbaşkanını yetkili kılar. Bu imkândan yararlanmak için başvuru yapılması ve şartların devam ettiğinin bildirilmesi gerekir; şartların kaybedilmesi hâlinde durumun bildirilmemesi, alınmayan verginin cezalı olarak istenmesine yol açar. Muafiyet şartlarını emlak vergisi muafiyeti yazımızda ele aldık.

Değerli konut vergisi ve eşik hesabı

1319 sayılı Kanun’a eklenen hükümlerle, Türkiye sınırlarında bulunan mesken nitelikli taşınmazlardan bina vergi değeri kanunda belirlenen tutarı aşanlar değerli konut vergisine tabi tutulmuştur. Verginin mükellefi mesken nitelikli taşınmazların maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa malik gibi tasarruf edenlerdir.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi ölçüttür: verginin konusuna girip girmediği, bina vergi değeri üzerinden belirlenir; piyasa değeri değil, emlak vergisine esas vergi değeri esas alınır. İkincisi nitelik şartıdır: taşınmazın mesken nitelikli olması gerekir; işyeri ve arsalar kapsam dışıdır, ancak tapudaki nitelik ile fiilî kullanımın farklı olması hâlinde durum tartışmalı hâle gelir. Üçüncüsü matrahtır: verginin matrahı, bina vergi değerinin kanunda belirlenen tutarı aşan kısmıdır ve artan oranlı bir tarife uygulanır. Dördüncüsü istisnalardır: kanun, tek meskeni bulunanlar ile kanunda sayılan kurum ve kuruluşlara ait taşınmazlar bakımından muafiyet öngörür; birden fazla meskeni olanlarda düşük değerli olanın durumu ayrıca düzenlenmiştir. Beşincisi beyandır: emlak vergisinden farklı olarak bu vergi, mükellef tarafından beyanname ile bildirilir ve kanunda öngörülen taksitlerde ödenir. Bu ayrımın bilinmemesi, beyanname verilmemesi nedeniyle ceza doğurur. Değerli konut vergisini değerli konut vergisi yazımızda ele aldık.

Ödenmeyen emlak vergisi ve tahsil süreci

Emlak vergisi bir amme alacağıdır ve ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edilir. Süreç, vadesinde ödenmeyen alacak için ödeme emri düzenlenmesiyle başlar; Kanun’un 55. maddesi ödeme emrinin düzenlenmesini, 58. maddesi ise ödeme emrine karşı dava açılmasını düzenler.

Bilinmesi gereken noktalar şunlardır. Birincisi süredir: ödeme emrine karşı, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabilir; bu süre kısadır ve kaçırıldığında alacak kesinleşir. İkincisi itiraz sebepleridir: kanun, böyle bir borcu bulunmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarını sınırlı itiraz sebepleri olarak sayar; bu nedenle dilekçenin bu çerçevede kurulması gerekir. Üçüncüsü zamanaşımıdır: amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yıl başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar; zamanaşımını kesen ve durduran hâller kanunda sayılmıştır. Dördüncüsü tecil ve taksitlendirmedir: borcun vadesinde ödenmesinin çok zor duruma düşüreceği hâllerde teminat karşılığında taksitlendirme talep edilebilir. Beşincisi haczdir: taşınmaz üzerine haciz konulabilir ve satış aşamasına kadar gidebilir; bu nedenle birikmiş borçların erken yapılandırılması önemlidir. Altıncısı, devir işlemlerinde borcun sorgulanmasıdır. Ödeme emrine itiraz usulünü ödeme emrine itiraz yazımızda ele aldık.

Arsa ve arazi ayrımı ile imar etkisi

Arazi vergisinde en çok tartışılan konu, taşınmazın arsa mı arazi mi sayılacağıdır; çünkü uygulanacak oran ve birim değer buna göre değişir. 1319 sayılı Kanun’un 12. maddesi, belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazinin arsa sayılacağını ve belediye sınırları dışında olsa dahi kanunda öngörülen şartları taşıyan arazilerin arsa kabul edileceğini düzenler; hangi arazilerin arsa sayılacağı Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.

Bu ayrımın sonuçları şunlardır. Birincisi orandır: arsalarda uygulanan oran, arazilere göre daha yüksektir; bu nedenle nitelik değişikliği vergi yükünü belirgin biçimde artırır. İkincisi birim değerdir: arsalarda cadde ve sokak bazında takdir edilen asgari birim değerler uygulanırken, arazilerde farklı bir esas geçerlidir. Üçüncüsü imar durumudur: imar planı değişikliği ve parselasyon işlemleri, taşınmazın niteliğini değiştirerek vergi değerini yükseltir ve bu bir bildirim sebebidir. Dördüncüsü muafiyetlerdir: Kanun’un 14. maddesi arazi vergisinde muaf tutulan taşınmazları sayar; kanunda öngörülen büyüklüğü aşmayan ve bizzat işlenen tarım arazileri bakımından öngörülen düzenlemeler bu kapsamdadır. Beşincisi ispat yönüdür: taşınmazın fiilen tarımsal amaçla kullanıldığının belgelenmesi, nitelik tartışmasında kullanılabilir. Altıncısı, nitelik değişikliğinin değer artışı kazancı hesabında maliyet bedelini de etkilemesidir.

Kayıt hatalarının düzeltilmesi

Emlak vergisi uyuşmazlıklarının önemli bir kısmı hukuki bir görüş farkından değil, belediye kayıtlarındaki maddi hatalardan doğar. Sık rastlanan hatalar şunlardır: yüzölçümünün brüt yerine farklı hesaplanması, inşaat sınıfının olduğundan yüksek belirlenmesi, binanın kullanım şeklinin mesken yerine işyeri gösterilmesi, asansör ve kalorifer gibi unsurların fiilen bulunmadığı hâlde hesaba katılması ve arsa payının hatalı gösterilmesi.

Bu tür hatalarda izlenecek yol düzeltme talebidir. Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesi vergi hatasını, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlar; 117. madde hesap hatalarını, 118. madde ise vergilendirme hatalarını sayar. Bu kapsamda kalan hatalar için 122. madde uyarınca düzeltme talep edilir; talebin reddi hâlinde 124. madde uyarınca şikâyet yoluyla üst makama başvurulur ve buradan alınacak cevaba karşı dava açılır. Düzeltme zamanaşımı ise 126. maddede düzenlenmiştir. Pratik öneriler şunlardır: dilekçeye yapı ruhsatı, mimari proje, yapı kullanma izni ve varsa tespit tutanağı eklenmeli; talebin hangi hata türüne dayandığı açıkça yazılmalı; hata açık ve tereddütsüz değilse bunun bir düzeltme konusu değil dava konusu olduğu gözetilmelidir. Bu ayrım yapılmadığında süre kaybı yaşanır.

Belediye vergileriyle birlikte değerlendirme

Bir taşınmazın maliki bakımından yükümlülük emlak vergisiyle sınırlı değildir; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamındaki kalemler de aynı taşınmaz üzerinden doğar. Bunların birlikte planlanması, hem ödeme takvimini hem itiraz imkânlarını görünür kılar.

Başlıca kalemler şunlardır. Birincisi çevre temizlik vergisidir: mükerrer 44. madde, belediye sınırları ve mücavir alanlarda bulunan ve belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binaları verginin konusuna alır; konutlarda su tüketim miktarı esas alınarak su faturasıyla, işyerlerinde ise tarifeye göre tahsil edilir. İkincisi harcamalara katılma paylarıdır: yol, kanalizasyon ve su tesisleri harcamalarına katılma payları, kanunda öngörülen esaslara göre taşınmaz maliklerinden alınır ve tahakkuk işlemine karşı dava açılabilir. Üçüncüsü ilan ve reklam vergisidir: taşınmazda bulunan tabela ve panolar için doğar. Dördüncüsü işgal harcı ve diğer harçlardır. Beşincisi imar ve iskân işlemlerinde alınan harçlardır: yapı ruhsatı, iskân ve kanunda sayılan diğer işlemler harca tabidir. Bu kalemlerin tamamının bir tabloda izlenmesi ve tahakkuk işlemlerinin süresinde kontrol edilmesi gerekir; itiraz süreleri kaçırıldığında tahakkuk kesinleşir ve tahsil aşamasına geçilir. Belediye vergilerini belediye vergi ve harçları yazımızda ele aldık.

Devir, miras ve intikallerde emlak vergisi

Taşınmazın el değiştirmesi, emlak vergisi bakımından hem mükellefiyet hem sorumluluk sonuçları doğurur. 1319 sayılı Kanun’un 23. maddesi, devir ve ferağı yapılan bina ve arazinin, devir ve ferağın yapıldığı yıl ile geçmiş yıllara ait ödenmemiş emlak vergisinin ödenmesinden devreden ve devralanı müteselsilen sorumlu tutar; devralanın ödediği vergiler için devredene rücu hakkı saklıdır.

Bu düzenlemenin pratik sonuçları şunlardır. Birincisi alıcı için kontroldür: satın alma öncesinde belediyeden borcu yoktur yazısı alınması, sonradan geçmiş yıl borçlarıyla karşılaşılmasını önler. İkincisi mükellefiyetin başlangıcıdır: Kanun, mükellefiyetin vergi değerini tadil eden sebeplerin doğduğu tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağını öngörür; bu nedenle devrin yapıldığı yıl için verginin kimin üzerinde olduğu bu kurala göre belirlenir. Üçüncüsü mirastır: ölüm hâlinde mükellefiyet mirasçılara geçer ve payları oranında sorumlu olurlar; ayrıca veraset ve intikal vergisi bakımından taşınmazın değerlemesi emlak vergisi değeri üzerinden yapılır. Dördüncüsü bildirimdir: intikal de vergi değerini tadil eden sebeplerdendir ve bildirim yükümlülüğü doğurur. Beşincisi, mirasçıların taşınmazı satması hâlinde geçmiş yıl borçlarının satış sürecini kilitleyebilmesidir. Bu nedenle miras kalan taşınmazlarda ilk iş, belediye kayıtlarının ve borç durumunun sorgulanmasıdır.

Taşınmaz sahipleri için yıllık kontrol takvimi

Taşınmaza bağlı yükümlülükler yıl içine dağıldığından, tek bir takvimde izlenmesi gerekir. Önerilen düzen şu adımlardan oluşur. Yıl başında: belediye kayıtlarının kontrolü (yüzölçüm, nitelik, inşaat sınıfı, kullanım şekli), indirimli oran şartlarının devam edip etmediğinin gözden geçirilmesi ve varsa değişikliklerin bildirilmesi.

Mart-Mayıs döneminde: emlak vergisi birinci taksitinin ödenmesi, kira geliri varsa yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi ve değerli konut vergisi kapsamına girilip girilmediğinin kontrolü. Yıl ortasında: taşınmazda yapılan tadilat ve ilavelerin bildirim gerektirip gerektirmediğinin değerlendirilmesi, kira sözleşmelerinin ve tahsilat kanallarının gözden geçirilmesi. Kasım ayında: emlak vergisi ikinci taksitinin ödenmesi. Dört yılda bir: asgari birim değer takdir dönemlerinin izlenmesi ve gerekirse dava yolunun değerlendirilmesi. Devir öncesinde: borcu yoktur sorgusu, vergi değerinin öğrenilmesi ve tapu harcı için beyan edilecek değerin belirlenmesi. Bu takvimin bir dosyada tutulması ve taşınmaza ait tüm belgelerin (tapu, ruhsat, iskân, proje, tahakkuk fişleri) tek klasörde toplanması, hem ödeme disiplinini hem olası itirazlarda belge hazırlığını sağlar. Nitekim bu alandaki uyuşmazlıkların çoğu, belgesizlik ve süre kaçırma nedeniyle kaybedilir.

İşletmelerde emlak vergisinin gider yönü

Ticari işletmelerin aktifinde bulunan taşınmazlar için ödenen emlak vergisi, bir maliyet kalemidir ve kazancın tespitinde dikkate alınır. Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesi, işletme ile ilgili olmak şartıyla bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçların safi kazancın tespitinde indirilebileceğini öngörür.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi ilgililiktir: verginin işletmeyle ilgili bir taşınmaza ait olması gerekir; işletme sahibinin şahsi konutuna ait emlak vergisi indirilemez. İkincisi dönemdir: gider yazma, tahakkuk esasına göre ilgili dönemde yapılır; ödemenin geciktirilmesi gider yazmayı engellemez ancak gecikme zammı gider yazılamaz. Üçüncüsü kiralanan taşınmazlardır: kiracı, malike ait olması gereken emlak vergisini üstlenmişse bu tutar kira bedelinin bir parçası niteliğindedir ve buna göre değerlendirilir. Dördüncüsü aktifleştirmedir: taşınmaz iktisabı sırasında ödenen harç ve vergilerin maliyete eklenmesi ya da doğrudan gider yazılması bakımından mükellefe tanınan tercih hakkı gözetilmelidir. Beşincisi, kurumlar bakımından aynı kuralın Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesi yollamasıyla uygulanmasıdır. Altıncısı, gayrimenkul sermaye iradı elde edenlerde emlak vergisinin gerçek gider yönteminde indirilebilmesidir.

Ruhsatsız yapılar ve kayıt dışı taşınmazlar

Vergi hukuku ile imar hukuku farklı amaçlara hizmet ettiğinden, bir yapının ruhsatsız olması onu emlak vergisinin dışında bırakmaz. 1319 sayılı Kanun’un 2. maddesi bina tabirini, yapıldığı madde ne olursa olsun gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsi olarak tanımlar; bu tanım, yapının ruhsatlı olup olmadığına bakmaz.

Pratik sonuçlar şunlardır. Birincisi mükellefiyettir: ruhsatsız yapıda da bina vergisi mükellefiyeti doğar ve bildirim yükümlülüğü işler; bildirim yapılmaması hâlinde idarece tarhiyat yapılır. İkincisi muafiyetlerdir: yeni inşa edilen meskenler için öngörülen geçici muafiyetten yararlanma, kanunda aranan şartların sağlanmasına bağlıdır. Üçüncüsü vergi ödemenin hukuki sonucudur: emlak vergisi ödenmesi, yapıya imar hukuku bakımından bir meşruiyet kazandırmaz; yıkım ve idari para cezası süreçleri ayrı yürür. Buna karşılık ödenen vergi ve tahakkuk fişleri, zilyetlik ve kullanım iddialarında bir delil unsuru olarak ileri sürülebilir. Dördüncüsü yapı kayıt belgesidir: bu belgeye sahip yapılarda emlak vergisi bakımından kayıtların güncellenmesi gerekir. Beşincisi elektrik ve su aboneliğidir: abonelik kayıtları, taşınmazın kullanımına ilişkin idari tespitlerde kullanılır. Altıncısı, kayıt dışı taşınmazların devir ve miras işlemlerinde ortaya çıkardığı güçlüklerdir. Bu nedenle taşınmazın hukuki durumu ile vergi kayıtlarının birlikte düzeltilmesi gerekir.

Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği

…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres

DAVALI: …… Belediye Başkanlığı

DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı emlak vergisi tarh ve tahakkuk işleminin iptali istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026

AÇIKLAMALAR

1. Müvekkil, …… ada …… parselde kayıtlı taşınmazın malikidir. Tapu kaydı ektedir.

2. Davalı idarece, taşınmazın vergi değeri hatalı belirlenerek tarhiyat yapılmıştır. Taşınmazın yüzölçümü, kullanım şekli ve inşaat sınıfı bakımından kayıtlarda hata bulunmaktadır; yapı ruhsatı, mimari proje ve tespit tutanağı ektedir.

3. (Alternatif) Müvekkilin Türkiye sınırları içinde brüt yüzölçümü kanuni ölçüyü geçmeyen tek meskeni bulunmakta ve geliri münhasıran sosyal güvenlik kurumundan aldığı aylıktan ibarettir; bu nedenle indirimli oran uygulanması gerekirken tam oran üzerinden tarhiyat yapılmıştır. Aylık belgesi ve tapu kayıtları ektedir.

4. (Alternatif) Taşınmaz, Kanun’un 5. maddesi kapsamında geçici muafiyetten yararlanmakta olup muafiyet süresi dolmamıştır; yapı kullanma izin belgesi ektedir.

5. (Alternatif) Taşınmaz ……/……/…… tarihinde devredilmiş olup, devir tarihinden sonraki dönemler bakımından mükellefiyet müvekkile ait değildir; tapu devir belgesi ektedir.

6. Açıklanan nedenlerle işlemin iptali gerekmektedir.

HUKUKİ SEBEPLER: 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu m.3, 4, 5, 8, 13, 23, 29, 33; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

DELİLLER: Tarh ve tahakkuk işlemi, tapu kaydı, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni, mimari proje, aylık ve gelir belgeleri, keşif ve bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle işlemin iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026

Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza

Kontrol listesi

  1. Vergi değerini tadil eden sebep doğduğunda süresinde bildirim verin.
  2. Devir ve intikallerde müteselsil sorumluluğu gözetin; geçmiş borçları sorgulayın.
  3. Belediyedeki kayıtlarınızı (yüzölçüm, inşaat sınıfı, kullanım) kontrol edin.
  4. Asgari birim değer takdir dönemlerini takip edin.
  5. İndirimli oran şartlarını taşıyorsanız başvuru yapın.
  6. Şartların kaybedilmesi hâlinde durumu bildirin.
  7. Yeni binalarda geçici muafiyet süresini izleyin.
  8. Taksit tarihlerini takvime alın.

Sık sorulan sorular

Emlak vergisinin mükellefi kimdir?

Malik, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa malik gibi tasarruf edenlerdir (m.3, 13).

Paylı mülkiyette kim öder?

Paydaşlar hisseleri oranında; elbirliği mülkiyette malikler müteselsilen sorumludur.

Ne zaman bildirim vermeliyim?

Vergi değerini tadil eden sebeplerin doğduğu hâllerde kanunda öngörülen sürede (m.23, 33).

Vergi değeri nasıl belirlenir?

Vergi Usul Kanunu’nun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre; her yıl kanuni oranda artırılır (m.29).

Asgari birim değere itiraz edilebilir mi?

Takdir komisyonu kararlarına karşı kanunda öngörülen usulle dava açılabilir.

Vergi ne zaman ödenir?

Birinci taksit Mart-Mayıs, ikinci taksit Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte (m.30).

Kimler indirimli orandan yararlanır?

Kanuni ölçüyü geçmeyen tek meskeni olan gelirsizler, sosyal güvenlik aylığı dışında geliri olmayanlar, engelliler, gaziler ile şehit dul ve yetimleri.

İndirimli oran için başvuru gerekir mi?

Evet. Şartların taşındığının belgelenmesi ve sonradan kaybedilmesi hâlinde bildirilmesi gerekir.

Yeni yaptırdığım evde muafiyet var mı?

Mesken olarak inşa edilen binalarda kanunda öngörülen şartlar ve süreyle geçici muafiyet uygulanır (m.5).

Evimi sattım; vergi kime ait?

Devir tarihinden sonraki dönemler alıcıya aittir; ancak ödenmemiş geçmiş yıl vergilerinden devreden ve devralan müteselsilen sorumludur.

Vergi değeri neden önemli?

Tapu harcı tabanı, emsal kira bedeli ve değerli konut vergisi eşiği bu değere bağlıdır.

Bina yıkıldıysa ne yapmalıyım?

Vergi değerini tadil eden sebep doğduğundan bildirimde bulunulması gerekir.

Ödediğim emlak vergisini gider yazabilir miyim?

İşletmeyle ilgili taşınmazlarda evet (GVK m.40); kira geliri beyan edenlerde gerçek gider yönteminde indirilebilir.

Miras kalan taşınmazda vergi kime ait?

Mükellefiyet mirasçılara geçer ve payları oranında sorumlu olurlar; intikal ayrıca bildirim sebebidir.

Belediye kaydımda hata var; ne yapmalıyım?

Vergi hatası niteliğindeki açık hatalar için VUK m.122 uyarınca düzeltme talep edilir; red hâlinde m.124 şikâyet yolu işler.

Değerli konut vergisi beyanname gerektirir mi?

Evet. Emlak vergisinden farklı olarak mükellef tarafından beyanname ile bildirilir ve kanuni taksitlerde ödenir.

Ödeme emrine kaç günde itiraz edilir?

Tebliğden itibaren on beş gün içinde; itiraz sebepleri kanunda sınırlı sayılmıştır (6183 m.58).

Çevre temizlik vergisi ayrı mı?

Evet. 2464 sayılı Kanun kapsamında ayrı bir vergidir ve meskenlerde su faturasıyla tahsil edilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu m.1-33 ve 42 ve devamı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine dayanır. Oran, tutar ve tarifeler her yıl güncellenir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk