Yürürlük bilgisi
Bu düzenleme, 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile getirilmiş ve 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Hukuk sorusu olduğu belli dosyaların bile bilirkişiye tevdiine karar verilmesi, Türk yargısının uzun süredir eleştirilen alışkanlıklarından biriydi. 7589 sayılı Kanun bu alışkanlığa ilk kez kişisel bir disiplin yaptırımı bağlamıştır.
Bu yazı konuyu madde numaralarıyla ele alır: 2802 sayılı Kanunun 63 üncü maddesine eklenen yeni bent, maddenin yapısı ve hangi cezayı gerektirdiği, HMK m.266 ile CMK m.63’teki mevcut yasak, düzenlemenin gerekçesi, sınır sorunu, taraf ve vekil bakımından kullanım ile disiplin sürecinin işleyişi.
1) Eklenen Yeni Bent
Değişiklik, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasına, mevcut (e) bendinden sonra gelmek üzere yeni bir bent eklenmesi biçimindedir. Sonraki bent buna göre teselsül ettirilmiştir.
Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak.
| Unsur | İçeriği |
|---|---|
| Kanun | 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu |
| Madde | 63, ikinci fıkra |
| Konumu | Mevcut (e) bendinden sonra |
| Fiil | Hukuki bilgiyle çözümlenebilecek konuda bilirkişiye başvurmak |
| Muhatap | Hâkim ve savcılar |
Dikkat edilmesi gereken nokta, bendin nereye eklendiğidir: mevcut (e) bendi zaten bilirkişiyle ilgilidir.
2) Hangi Ceza? (2802 m.63)
2802 sayılı Kanun, disiplin cezalarını ayrı maddelerde düzenler. Bu nedenle bendin hangi maddeye eklendiği, doğrudan hangi cezanın uygulanacağını belirler.
| Madde | Ceza | Tanımı |
|---|---|---|
| m.63 | Uyarma | Görevde daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesi |
| m.64 | Aylıktan kesme | Belirlenen hâllerde aylıktan kesinti |
| m.65 | Kınama | Belli bir eylem veya davranışın kusurlu sayıldığının yazı ile bildirilmesi |
Yeni bent 63 üncü maddeye eklendiğinden, öngörülen yaptırım uyarma cezasıdır. Bu husus kimi kaynaklarda yanlış aktarılmakta ve kınama olarak gösterilmektedir; oysa kınama 65 inci maddede düzenlenmiştir.
Maddenin mevcut bentleri
Yeni bendin yanına eklendiği bentler, uyarma cezasını gerektiren fiilleri sayar:
| Bent | Fiil |
|---|---|
| b | Meslektaşlarına, emrindeki personele, görevi nedeniyle muhatap olduğu kişilere veya iş sahiplerine karşı kırıcı davranmak |
| c | Mazeretsiz olarak göreve geç gelmek ve görevden erken ayrılmak |
| d | Kanun ve diğer mevzuat ile karar ve talimatlarda açık olarak belirtilen konularda, işi uzatacak şekilde davranışlarda bulunmak; yazı ve tekitleri zamanında cevaplandırmamak |
| e | Bilirkişi seçimi ve görevlendirmesi sırasında kanunlarla belirlenen kurallara uymamak |
| f (yeni) | Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak |
| g | Nitelik ve ağırlıkları itibariyle yukarıda belirtilen benzeri eylemlerde bulunmak |
Artık maddede iki ayrı bilirkişi bendi bulunmaktadır ve ikisi farklı şeyleri yasaklar:
| Bent | Neyi yasaklar |
|---|---|
| (e) | Bilirkişi seçimi ve görevlendirmesi usulüne aykırılık |
| (f) | Bilirkişiye başvurulmasının esastan mümkün olmadığı konuda başvurmak |
Ayrım incedir ancak pratikte önemlidir: (e) bendi nasıl görevlendirildiğine, (f) bendi ise görevlendirilip görevlendirilemeyeceğine ilişkindir.
Dosyanızda hukuki konu bilirkişiye mi gitti?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
3) Yasak Zaten Vardı: HMK m.266 ve CMK m.63
Düzenleme yeni bir yasak getirmemektedir. Hukuki konuda bilirkişiye başvurulamayacağı, usul kanunlarında açıkça yazılıdır.
Hukuk yargılaması
Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.
Aynı maddeye eklenen cümle uyarınca: hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.
Ceza yargılaması
Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.
| Kanun | İzin verilen | Yasaklanan |
|---|---|---|
| HMK m.266 | Hukuk dışında özel veya teknik bilgi | Genel ve hukuki bilgiyle çözülebilen konular |
| CMK m.63 | Uzmanlık, özel veya teknik bilgi | Genel bilgi veya tecrübe ile ya da hukukî bilgiyle çözülebilen konular |
CMK’daki yasak bir noktada daha geniştir: yalnızca hukuki bilgiyi değil, genel bilgi veya tecrübeyle çözülebilecek konuları da kapsar.
4) Asıl Değişiklik: Yasağa Kişisel Sonuç Bağlanması
| Dönem | Durum |
|---|---|
| Önceki | Yasak vardı; aykırılığın sonucu usulî düzeydeydi (rapora itiraz, kanun yolu) |
| Yeni | Aykırılık, hâkim veya savcı bakımından kişisel disiplin sonucu doğurur |
Düzenlemenin ağırlığı buradadır: kural değişmemiş, kurala uymamanın bedeli değişmiştir.
Gerekçe
Teklifin gerekçesinde, hâkimlik ve savcılık mesleğinin temel unsurlarından birinin uyuşmazlıkların hukuki bilgi ve değerlendirmeyle çözümlenmesi olduğu vurgulanmıştır.
Gerekçeye göre yargılama faaliyetinde bilirkişiye başvuru teknik veya özel bilgi gerektiren hâllerle sınırlıdır; hukuki nitelendirme ve değerlendirme yetkisi münhasıran hâkim ve savcıya aittir.
Eleştirilerin odağında özellikle sicil, disiplin, atama ve nakil gibi sırf hukuki değerlendirme gerektiren kamu personeli davalarında bilirkişi atanması bulunuyordu.
5) Sınır Sorunu
Düzenlemenin en tartışmalı yönü, hangi konunun hukuki bilgiyle çözümlenebilir olduğunun tespitidir.
| Alan | Değerlendirme |
|---|---|
| Sözleşmenin yorumu | Kural olarak hukuki |
| Hukuki nitelendirme | Hukuki |
| Zamanaşımı değerlendirmesi | Hukuki |
| Hesaplama ve tutar tespiti | Teknik olabilir |
| Yapının fen yönünden incelenmesi | Teknik |
| Tıbbi değerlendirme | Teknik |
| Karma hâller | Ayrıştırma gerekir |
Son satır uygulamanın gerçek zorluğudur: birçok dosyada hukuki ve teknik unsurlar iç içedir. Bu hâllerde görevlendirmenin, yalnızca teknik kısımla sınırlandırılması gerekir.
Sınırın kanunda net biçimde çizilmemiş olması nedeniyle, kapsamın uygulamada içtihat yoluyla belirlenmesi beklenmektedir.
İtirazınızı doğru kurgulayalım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
6) Taraf ve Vekil Bakımından Kullanım
Düzenleme, dosyada ileri sürülebilecek itirazları da güçlendirir.
| Aşama | Yapılabilecek |
|---|---|
| Görevlendirme öncesi | Konunun hukuki olduğunu belirterek bilirkişiye gidilmemesini talep etmek |
| Görev kapsamı belirlenirken | Soruların teknik kısımla sınırlandırılmasını istemek |
| Rapor sonrası | Raporun hukuki değerlendirme içerdiği itirazını ileri sürmek |
| Kanun yolunda | Hükmün bilirkişi görüşüne dayandırıldığını ileri sürmek |
Üçüncü satır uygulamada en sık kullanılan itirazdır ve yeni düzenlemeyle birlikte eli güçlenmiştir: hukuki değerlendirme içeren rapora dayanılması artık yalnızca usulî bir sakatlık değil, aynı zamanda disiplin hükmüne aykırılık tartışması doğurur.
Talebin dilekçede kurulması
- Uyuşmazlığın hukuki niteliğinin açıklanması,
- HMK m.266 veya CMK m.63’e açık atıf,
- Hangi soruların teknik, hangilerinin hukuki olduğunun ayrıştırılması,
- Görev kapsamının sınırlandırılması talebi,
- Talebin tutanağa geçirilmesinin istenmesi.
Son madde çoğu zaman atlanır ancak belirleyicidir: itirazın tutanağa geçirilmesi, hem kanun yolunda hem sonraki aşamalarda dayanak oluşturur.
7) Disiplin Süreci Nasıl İşler?
Bendin eklenmesi, her bilirkişi görevlendirmesinin kendiliğinden bir disiplin süreci doğuracağı anlamına gelmez.
| Aşama | Açıklama |
|---|---|
| Bildirim | Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin ilgili mercilere bildirilmesi |
| İnceleme | Fiilin bent kapsamına girip girmediğinin değerlendirilmesi |
| Soruşturma | Gerekli görülürse açılması |
| Savunma | Hâkim veya savcının savunmasının alınması |
| Karar | Ceza verilmesi veya verilmemesi |
İkinci aşama belirleyicidir: değerlendirme, konunun gerçekten hukuki bilgiyle çözülebilir olup olmadığına dayanır. Bu tespit yapılmadan bent uygulanamaz.
Disiplin kurullarının bu konuda nasıl bir yaklaşım benimseyeceği, uygulamanın yerleşmesiyle netleşecektir.
Sicilden silinme
| Ceza | Süre |
|---|---|
| Uyarma | Dört yıl |
| Aylıktan kesme | |
| Kınama | |
| Kademe ilerlemesi ve derece yükselmesini durdurma | Altı yıl |
Meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarından başka bir disiplin cezası verilen hâkim ve savcılar, cezanın kesinleşmesinden itibaren yukarıdaki süreler geçtikten sonra Kurula başvurarak bu cezaların sicillerinden silinmesini isteyebilirler.
Yargı bağımsızlığı tartışması
| Endişe | Karşı görüş |
|---|---|
| Takdir yetkisine müdahale | Kanun zaten bir yasak koymuştu; bent yalnızca yaptırım ekler |
| Çekingen davranma riski | Teknik ve özel bilgi gerektiren hâllerde başvuru meşru ve kanunîdir |
| Sınırın belirsizliği | İçtihatla somutlaşması beklenmektedir |
İkinci satır önemli bir dengedir: düzenleme bilirkişiliği ortadan kaldırmaz. Aksine, bilirkişiliğin asıl işlevine döndürülmesini amaçlar.
Gerçek risk, sınırın belirsizliği nedeniyle gerçekten teknik olan konularda da tereddüt yaşanmasıdır. Bu nedenle görevlendirme kararlarının gerekçelendirilmesi önem kazanmaktadır.
8) Gerekçelendirme Yükü
Düzenlemenin dolaylı ancak en somut etkisi, görevlendirme kararlarının gerekçesine ilişkindir.
| Unsur | Gösterilmesi beklenen |
|---|---|
| Konunun niteliği | Neden teknik veya özel bilgi gerektirdiği |
| Uzmanlık alanı | Hangi alanda bilirkişi arandığı |
| Sorular | Bilirkişiye yöneltilecek soruların teknik niteliği |
| Sınır | Hukuki nitelendirmenin mahkemede kaldığı |
Dördüncü satır, iyi kurulmuş bir görevlendirme kararının ayırt edici unsurudur: karar, bilirkişiden hukuki sonuç çıkarması istenmediğini açıkça belirtmelidir.
Bu yaklaşım hem hâkimi korur hem tarafların itiraz alanını daraltır.
Soruların kurgusu
| Uygun soru | Sorunlu soru |
|---|---|
| Yapıda fen yönünden hangi kusurlar bulunmaktadır? | Davalı kusurlu mudur? |
| Hesaplanan tutar nedir? | Alacak zamanaşımına uğramış mıdır? |
| Belge teknik olarak sahte midir? | Sözleşme geçerli midir? |
| Tıbbi bulgular nelerdir? | Tazminat gerekir mi? |
Sağ sütundaki soruların ortak özelliği, cevabın hukuki nitelendirme gerektirmesidir. Bu sorular bilirkişiye yöneltildiğinde, fiilen karar yetkisi devredilmiş olur.
Sol sütundaki sorular ise olgu ve teknik tespit düzeyinde kalır; hukuki sonucu mahkeme çıkarır.
Bu ayrım, yeni bendin uygulamada nasıl işleyeceğinin de en pratik ölçütüdür: soru teknik bir olguyu mu soruyor, yoksa hukuki bir sonucu mu istiyor?
9) Alan Alan Uygulama
Bendin etkisi her yargı kolunda aynı yoğunlukta hissedilmeyecektir. Aşağıdaki tablo, tartışmanın en çok hangi alanlarda yaşandığını gösterir.
| Alan | Tipik tartışma |
|---|---|
| İdari yargı | Sicil, disiplin, atama ve nakil işlemlerinde bilirkişi atanması |
| İş hukuku | Feshin geçerliliği gibi hukuki sonuçların bilirkişiye sorulması |
| Tazminat davaları | Kusur oranının hukuki mi teknik mi olduğu |
| Ticari davalar | Sözleşme yorumunun bilirkişiye bırakılması |
| İcra ve iflas | Hesap incelemesi ile hukuki nitelendirmenin karışması |
| Ceza yargılaması | Suç vasfının bilirkişi raporundan çıkarılması |
Birinci satır, gerekçedeki vurgunun da odağıdır: sırf hukuki değerlendirme gerektiren kamu personeli davalarında bilirkişi atanması, düzenlemenin doğrudan hedefindedir.
Altıncı satır ise ceza yargılamasının kendine özgü yönünü gösterir: suçun vasfının belirlenmesi münhasıran mahkemeye aittir ve bilirkişi raporu bu sonucu içeremez.
Karma dosyalarda ayrıştırma
| Dosya | Teknik kısım | Hukuki kısım |
|---|---|---|
| İşçilik alacağı | Hesaplama | Feshin niteliği, zamanaşımı |
| Eser sözleşmesi | Ayıbın fen yönünden tespiti | Ayıptan sorumluluk |
| Trafik kazası | Çarpışma dinamiği | Kusurun hukuki sonucu |
| Malpraktis | Tıbbi standarda uygunluk | Tazminat sorumluluğu |
| Kamulaştırma | Değer tespiti | Usulün hukuka uygunluğu |
Tablonun orta sütunu bilirkişiye, sağ sütunu ise mahkemeye aittir. Bu ayrımın görevlendirme kararında açıkça yapılması, sonradan doğacak itirazları büyük ölçüde önler.
Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, sağ sütundaki soruların da rapora taşınmasıdır. Bu hâlde rapor, teknik tespitin ötesine geçerek hüküm önerisi hâline gelir.
Rapor incelenirken bakılacaklar
- Raporda hukuki nitelendirme yapılmış mı,
- Kanun maddelerine dayanarak sonuç çıkarılmış mı,
- Kusur, sorumluluk veya geçerlilik gibi kavramlar hakkında görüş bildirilmiş mi,
- Bilirkişinin uzmanlık alanı sorulan konuyla örtüşüyor mu,
- Rapor, mahkemenin sorularının dışına çıkmış mı,
- Teknik tespitler ayrıştırılabilir durumda mı.
Son madde itirazın kurgusunu belirler: rapor tümüyle sakat değilse, hukuki değerlendirme içeren kısımlarının hükme esas alınmaması talep edilebilir.
Bu yaklaşım, raporun tümden reddini istemekten çoğu zaman daha etkilidir; çünkü teknik tespitler dosyada kalır, yalnızca hukuki sonuç çıkarımı devre dışı bırakılır.
10) Bilirkişilik Mevzuatındaki Diğer Sınırlar
Yeni bent, bilirkişiliğe ilişkin mevcut sınırlamalar zincirinin son halkasıdır. Bu zinciri bir arada görmek, itirazın hangi dayanağa oturtulacağını belirler.
| Sınır | Kaynağı |
|---|---|
| Hukuki konuda başvurulamaz | HMK m.266, CMK m.63 |
| Genel bilgi ve tecrübeyle çözülebilen konuda başvurulamaz | CMK m.63 |
| Hukukçular kural olarak bilirkişi olamaz | HMK m.266’ya eklenen cümle |
| Seçim ve görevlendirme kurallarına uyulmalıdır | 2802 m.63/2-(e) |
| Hukuki konuda başvurmak disiplin sebebidir | 2802 m.63/2-(f) |
Üçüncü satır sıkça göz ardı edilir ancak güçlü bir itiraz dayanağıdır: hukuk öğrenimi görmüş bir kişinin, hukuk dışında ayrı bir uzmanlığını belgelendirmeden bilirkişi olarak görevlendirilmesi kanuna aykırıdır.
Dördüncü ve beşinci satırlar birlikte okunduğunda, 2802 m.63’ün bilirkişilik konusunda artık hem usulî hem esasa ilişkin bir denetim öngördüğü görülür.
İtirazın dayanağını seçmek
| Sorun | Dayanak |
|---|---|
| Konu hukuki olduğu hâlde bilirkişiye gidildi | HMK m.266 / CMK m.63 |
| Bilirkişi hukukçu ve ayrı uzmanlığı belgelenmemiş | HMK m.266 ek cümle |
| Görevlendirme usulüne aykırı yapıldı | 2802 m.63/2-(e) ve ilgili mevzuat |
| Rapor hukuki değerlendirme içeriyor | Usul kanunları ve yeni bent |
| Rapor sorulan konunun dışına çıktı | Görevlendirme kararı |
Dilekçede birden çok dayanağın birlikte gösterilmesi yerinde olur; zira aynı görevlendirme hem usul hem esas bakımından sakat olabilir.
Beklenen etki
| Alan | Olası sonuç |
|---|---|
| Süre | Gereksiz bilirkişi incelemelerinin azalmasıyla kısalma |
| Gerekçe kalitesi | Hukuki değerlendirmenin kararın kendisinde yapılması |
| Masraf | Bilirkişi ücretlerinde azalma |
| İtiraz alanı | Tarafların elinde daha somut bir dayanak |
| Belirsizlik | Sınırın içtihatla oturmasına kadar tereddüt |
İkinci satır düzenlemenin asıl kazanımı olabilir: hukuki değerlendirme rapordan karara taşındığında, kararların gerekçeleri güçlenir ve kanun yolu denetimi kolaylaşır.
Beşinci satır ise geçiş dönemine ilişkin gerçekçi bir beklentidir. Sınırın kanunda net çizilmemiş olması nedeniyle, ilk dönemde uygulamada farklılıklar görülebilir.
Bu nedenle taraf ve vekiller bakımından en sağlam yaklaşım, itirazı somut sorular üzerinden kurmaktır: hangi sorunun teknik, hangisinin hukuki olduğunun gösterilmesi, soyut bir “bilirkişiye gidilmemeliydi” iddiasından çok daha etkilidir.
11) Sık Yapılan Sekiz Hata
- Cezayı kınama sanmak. Bent 63 üncü maddeye eklenmiştir; ceza uyarmadır.
- Yasağın yeni olduğunu sanmak. Yasak HMK m.266 ve CMK m.63’te zaten vardı.
- İki bilirkişi bendini karıştırmak. (e) usule, (f) esasa ilişkindir.
- CMK’daki farkı atlamak. Orada genel bilgi ve tecrübe de kapsamdadır.
- Karma dosyalarda ayrıştırma yapmamak. Görev teknik kısımla sınırlandırılmalıdır.
- İtirazı rapordan sonraya bırakmak. Görevlendirme öncesi de talep edilebilir.
- Tutanağa geçirtmemek. Kanun yolunda dayanak kalmaz.
- Bilirkişiliği tümden reddetmek. Teknik ve özel bilgi gerektiren hâllerde başvuru meşrudur.
12) Kontrol Listesi
- Uyuşmazlığın niteliğini baştan belirleyin.
- Hukuki ve teknik soruları ayrıştırın.
- Görevlendirme öncesi talebinizi sunun.
- Görev kapsamına itiraz edin.
- Raporu hukuki değerlendirme yönünden inceleyin.
- İtirazlarınızı tutanağa geçirtin.
- Kanun yolu dilekçenizde bu hususu ayrıca işleyin.
13) Özet
| Soru | Cevap |
|---|---|
| Ne eklendi? | 2802 m.63/2’ye yeni bent: hukuki bilgiyle çözülebilecek konuda bilirkişiye başvurmak |
| Hangi ceza? | Uyarma (m.63); kınama m.65’tedir |
| Yasak yeni mi? | Hayır; HMK m.266 ve CMK m.63’te zaten vardı |
| Ne değişti? | Yasağa kişisel disiplin sonucu bağlandı |
| Sınır nerede? | Teknik ve özel bilgi serbest; hukuki nitelendirme mahkemede |
| Taraf ne yapmalı? | Soruları ayrıştırıp itirazı tutanağa geçirtmeli |
Son satır bu yazının pratik özetidir: düzenlemeden yararlanmanın yolu, soyut itiraz değil soru bazında ayrıştırmadır.
Yargı paketinin diğer başlıkları için 7589 sayılı Kanunun getirdikleri, belirsiz alacak davasının kaldırılması, işçilik alacaklarında zamanaşımı, Ceza Hukuku Rehberimiz ve İdare Hukuku Rehberimiz incelemelerimize bakabilirsiniz.
Dosyanız için değerlendirme alın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Sıkça Sorulan Sorular
Yeni düzenleme nedir?
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasına, mevcut (e) bendinden sonra gelmek üzere yeni bir bent eklenmiştir: “Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak.”
Ne zaman yürürlüğe girdi?
7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile getirilmiş ve 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Hangi ceza öngörülüyor?
Uyarma. Bent 63 üncü maddeye eklenmiştir ve bu madde uyarma cezasını düzenler: “Uyarma: Görevde daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.”
Kınama cezası değil mi?
Hayır. Kınama 65 inci maddede düzenlenmiştir ve “belli bir eylem veya davranışın kusurlu sayıldığının yazı ile bildirilmesi” olarak tanımlanır. Bu husus kimi kaynaklarda yanlış aktarılmaktadır.
Kimler hakkında uygulanır?
Hâkim ve savcılar.
Maddede zaten bilirkişiyle ilgili bir bent var mıydı?
Evet. Mevcut (e) bendi “bilirkişi seçimi ve görevlendirmesi sırasında kanunlarla belirlenen kurallara uymamak” fiilini düzenler. Yeni bent bunun hemen ardına eklenmiştir.
İki bent arasındaki fark nedir?
(e) bendi bilirkişinin nasıl görevlendirildiğine, yani usule ilişkindir; yeni (f) bendi ise bilirkişiye başvurulup başvurulamayacağına, yani esasa ilişkindir.
Sonraki bent ne oldu?
Diğer bent teselsül ettirilmiştir; “nitelik ve ağırlıkları itibariyle yukarıda belirtilen benzeri eylemlerde bulunmak” fiili (g) bendi hâline gelmiştir.
Hukuki konuda bilirkişiye başvurma yasağı yeni mi?
Hayır. Yasak usul kanunlarında zaten açıkça yazılıdır. Yeni olan, bu yasağa hâkim veya savcı bakımından kişisel disiplin sonucu bağlanmasıdır.
Hukuk yargılamasındaki hüküm nedir?
HMK m.266: mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir; hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.
Hukukçular bilirkişi olabilir mi?
HMK m.266’ya eklenen cümle uyarınca hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez.
Ceza yargılamasındaki hüküm nedir?
CMK m.63: çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir; ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.
CMK’daki yasak daha mı geniş?
Evet, bir noktada. CMK yalnızca hukuki bilgiyi değil, genel bilgi veya tecrübeyle çözülebilecek konuları da kapsar.
Bilirkişi atanmasına kim karar verir?
CMK uyarınca bilirkişi atanması ve gerekçe gösterilerek sayısının birden çok olarak saptanması hâkim veya mahkemeye aittir.
Düzenlemenin gerekçesi nedir?
Gerekçede, hâkimlik ve savcılık mesleğinin temel unsurlarından birinin uyuşmazlıkların hukuki bilgi ve değerlendirmeyle çözümlenmesi olduğu vurgulanmıştır. Bilirkişiye başvuru teknik veya özel bilgi gerektiren hâllerle sınırlıdır; hukuki nitelendirme ve değerlendirme yetkisi münhasıran hâkim ve savcıya aittir.
Hangi dava türleri eleştirilerin odağındaydı?
Özellikle sicil, disiplin, atama ve nakil gibi sırf hukuki değerlendirme gerektiren kamu personeli davalarında bilirkişi atanması.
En tartışmalı yön nedir?
Hangi konunun hukuki bilgiyle çözümlenebilir olduğunun tespiti. Bu sınır kanunda net biçimde çizilmediğinden kapsamın uygulamada içtihat yoluyla belirlenmesi beklenmektedir.
Hukuki ve teknik iç içeyse ne olur?
Birçok dosyada hukuki ve teknik unsurlar iç içedir. Bu hâllerde görevlendirmenin yalnızca teknik kısımla sınırlandırılması gerekir.
Sözleşmenin yorumu hukuki midir?
Kural olarak evet; hukuki nitelendirme ve zamanaşımı değerlendirmesi gibi konular da hukukidir. Buna karşılık yapının fen yönünden incelenmesi veya tıbbi değerlendirme teknik konulardır.
Taraf olarak ne yapabilirim?
Görevlendirme öncesinde konunun hukuki olduğunu belirterek bilirkişiye gidilmemesini talep edebilir, görev kapsamı belirlenirken soruların teknik kısımla sınırlandırılmasını isteyebilir, rapor sonrasında raporun hukuki değerlendirme içerdiği itirazını ileri sürebilirsiniz.
Rapora itiraz etmenin etkisi değişti mi?
Evet, eli güçlendi. Hukuki değerlendirme içeren rapora dayanılması artık yalnızca usulî bir sakatlık değil, aynı zamanda disiplin hükmüne aykırılık tartışması doğurur.
Dilekçemde neleri göstermeliyim?
Uyuşmazlığın hukuki niteliğini, HMK m.266 veya CMK m.63’e açık atfı, hangi soruların teknik hangilerinin hukuki olduğunun ayrıştırılmasını, görev kapsamının sınırlandırılması talebini ve talebin tutanağa geçirilmesi istemini.
Talebi tutanağa geçirtmek neden önemli?
İtirazın tutanağa geçirilmesi hem kanun yolunda hem sonraki aşamalarda dayanak oluşturur. Bu adım çoğu zaman atlanır ancak belirleyicidir.
Bilirkişiye hiç başvurulmayacak mı?
Hayır. Teknik ve özel bilgi gerektiren hâllerde bilirkişiye başvuru meşrudur ve kanunen öngörülmüştür. Yasak yalnızca hukuki bilgiyle çözülebilen konulara ilişkindir.
Uyarma cezası ne anlama geliyor?
Görevde daha dikkatli olunması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir; disiplin cezaları arasında en hafif olanıdır.
Uyarma cezası sicilden silinebilir mi?
2802 sayılı Kanun uyarınca uyarma, aylıktan kesme ve kınama cezalarının kesinleşmesinden itibaren dört yıl geçtikten sonra Kurula başvurularak bu cezaların sicilden silinmesi istenebilir.
Düzenleme yargılamayı hızlandırır mı?
Amaç, yargılamaları uzatan gereksiz bilirkişi incelemelerinin önüne geçmektir. Fiilî etkisi, sınırın uygulamada nasıl çizileceğine bağlı olacaktır.
Hâkimin takdir yetkisi ortadan kalkıyor mu?
Hayır. Bilirkişi atanmasına karar verme yetkisi hâkim veya mahkemededir. Düzenleme bu yetkiyi kaldırmaz; yalnızca kanunda zaten çizilmiş sınırın aşılmasına kişisel sonuç bağlar.
Aynı Kanunla başka ne değişti?
7589 sayılı Kanun on üç temel kanunda değişiklik yapmıştır; bunlar arasında HMK, CMK, İYUK, İİK, TCK ve Noterlik Kanunu da bulunmaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Kamu ihale mevzuatı ve Kamu İhale Genel Tebliği sık güncellenmektedir; somut ihalede ilan, ihale dokümanı ve işlem tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınmalıdır.


