ÇED Kararına Karşı İptal Davası 2026: Maden ve Enerji Projelerinde 30 Günlük Süre, Dava Ehliyeti, Yürütmeyi Durdurma ve Bilirkişi; 2026 ÇED Yönetmeliği Değişikliği ve “ÇED Gerekli Değildir” Kararının Kaldırılması (2872 m.10, İYUK m.20/A)
19 Nisan 2026

ÇED Kararına Karşı İptal Davası 2026: Maden ve Enerji Projelerinde 30 Günlük Süre, Dava Ehliyeti, Yürütmeyi Durdurma ve Bilirkişi; 2026 ÇED Yönetmeliği Değişikliği ve “ÇED Gerekli Değildir” Kararının Kaldırılması (2872 m.10, İYUK m.20/A)

Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) sonucunda verilen kararlara karşı dava, İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesindeki ivedi yargılama usulüne tabidir. Bu nedenle dava açma süresi genel kuraldaki altmış gün değil otuz gündür. Yürütmenin durdurulması kararlarına itiraz edilemez. Nihai karara karşı istinaf yolu yoktur; tebliğden itibaren on beş gün içinde doğrudan Danıştay’da temyiz yoluna başvurulur. 5 Mart 2026 tarihli Yönetmelik değişikliğiyle (RG 33187) karar türleri de değişmiştir. “ÇED Gerekli Değildir” kararı kaldırılmış, karar türleri “ÇED Olumlu”, “ÇED Olumsuz” ve “ÇED Raporu Hazırlanmalıdır” olarak belirlenmiştir. Karar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün internet sayfasında süresiz olarak ilan edilir ve otuz takvim günü askıda kalır. Maden projelerinde ÇED kararı, işletme izninin ve 3213 sayılı Maden Kanunu m.7 kapsamındaki izin zincirinin temel halkasıdır. Bu nedenle hem projeye itiraz eden yöre halkı hem de ÇED Olumsuz kararı alan proje sahibi için otuz gün belirleyicidir. Bu rehber süreyi, dava ehliyetini, yürütmeyi durdurma stratejisini ve maden projelerine özgü inceleme konularını mevzuat ve kararlarla anlatır. Askıdaki karar için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

Askıya çıkan ÇED kararına mı itiraz edeceksiniz?

Otuz günlük süre kısadır ve yürütmeyi durdurma kararına itiraz yolu yoktur. İlan tarihini, ÇED raporunu ve sahaya ilişkin fotoğraf ve belgeleri WhatsApp üzerinden gönderin; dava dilekçesini ve yürütmeyi durdurma talebini birlikte hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Kısa cevap: ÇED kararına nasıl dava açılır?

1. Süreyi otuz gün olarak hesaplayın. ÇED sonucu alınan kararlar ivedi yargılamaya tabidir ve dava süresi otuz gündür (İYUK m.20/A). Kararın internet sayfasında ilan edildiği ilk günü esas almak en güvenli yoldur.

2. Kararın türünü belirleyin. 5 Mart 2026’dan sonra karar türleri ÇED Olumlu, ÇED Olumsuz ve ÇED Raporu Hazırlanmalıdır olarak belirlenmiştir. Ek-2 projelerinde de artık ÇED Olumlu kararı verilir.

3. Ehliyetinizi somutlaştırın. Projenin etki alanında yaşadığınızı, arazinizin veya su kaynağınızın etkilendiğini ya da derneğinizin tüzük amacını belgeyle gösterin. Ehliyet yokluğundan ret kararları da verilmektedir.

4. Yürütmenin durdurulmasını ilk dilekçede eksiksiz isteyin. İvedi yargılamada bu karara itiraz edilemez (İYUK m.20/A, m.27).

5. Keşif ve bilirkişi isteyin. Su kaynakları, patlatma, toz, kümülatif etki ve alternatifler gibi teknik iddiaları somut sorular hâlinde yazın.

6. Kanun yolunu bilin. İstinaf yoktur. Nihai karara karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulur.

2026 değişikliği: Karar türleri ve ilan kuralı

Çevresel etki değerlendirmesinin kanuni dayanağı 2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesidir. Uygulama ise 29.7.2022 tarihli ve 31907 sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğiyle yürütülür. Bu yapı 2025 ve 2026 yıllarında iki önemli değişiklik geçirmiştir. İlki kanun düzeyindedir. 7554 sayılı Kanunun 1. maddesiyle 2872 m.10’un ikinci fıkrasından “veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı” ibaresi çıkarılmıştır. Fıkraya da “Ancak, bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez.” cümlesi eklenmiştir. Buna göre ÇED süreci devam ederken teşvik, onay, izin ve ruhsat başvuruları yapılabilir. Ancak bu değişiklik, ÇED kararı olmadan projeye başlanabileceği anlamına gelmez.

İkinci değişiklik yönetmelik düzeyindedir. 5 Mart 2026 tarihli ve 33187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle ÇED Yönetmeliği geniş ölçüde yeniden düzenlenmiştir. “ÇED Gerekli Değildir” kararı kaldırılmış ve karar türleri yeniden belirlenmiştir. Değişikliğin uygulamaya doğrudan yansıyan başlıca sonuçları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

ÇED Yönetmeliği: 5 Mart 2026 değişikliğinin başlıca sonuçları

KonuKural
Karar türleriÇED Olumlu, ÇED Olumsuz, ÇED Raporu Hazırlanmalıdır
Ek-2 projelerinde (ön inceleme) kararÖnceden ÇED Gerekli Değildir / ÇED Gereklidir; artık ÇED Olumlu / ÇED Raporu Hazırlanmalıdır
Ek-2 kararında yetkiBakanlık, sınırlarını belirleyerek yetkisini il müdürlüğüne devredebilir
Kararın duyurulmasıİl müdürlüğünün internet sayfasında süresiz ilan ve 30 takvim günü askı
Kararın geçerliliğiÇED Olumlu kararından sonra mücbir sebep olmaksızın 5 yıl içinde yatırıma başlanmazsa karar geçersiz sayılır
Eski Ek-2 kararları7554 sayılı Kanunun 1. maddesinin yürürlüğünden önce verilmiş ve geçerliliği devam eden “sakınca görülmediğine” ilişkin kararlara ÇED Olumlu hükümleri uygulanır (Geçici 1/2)
Ek-1 madencilik eşiğiAçık işletmede 25 hektar ve üzeri
Alansal revizyonKapasite artışı olmadan alansal revizyon, revizyon başvuru bedeli ödenerek yapılabilir

Bu değişiklik dava açacak kişiler bakımından iki sonuç doğurur. Ek-2 listesindeki bir maden veya enerji projesi için 5 Mart 2026’dan sonra verilen karar artık “ÇED Olumlu” adını taşır ve aynı usulle dava konusu edilir. Bu tarihten önce verilmiş “ÇED Gerekli Değildir” kararları ise geçiş hükmü uyarınca ÇED Olumlu kararı gibi işlem görür. Dava süresi geçmemiş veya görülmekte olan davalar bakımından bu kararların yargısal denetimi devam eder. Enerji projelerindeki genel çerçeve için Enerji Hukuku Tam Rehberi, maden projeleri için Maden Hukuku Rehberi sayfalarımıza bakılabilir.

Hangi kararlara dava açılır?

ÇED sürecinde verilen kararlar idari işlemdir ve iptal davasına konu edilebilir. Davayı kimin açacağı kararın türüne göre değişir. Projeye itiraz eden yöre sakinleri, dernekler, belediyeler ve meslek kuruluşları için dava konusu genellikle ÇED Olumlu kararıdır. Proje sahibi şirket için ise ÇED Olumsuz kararı ve projeyi ağır bir rapor sürecine sokan ÇED Raporu Hazırlanmalıdır kararı önem taşır. Proje sahibinin ÇED Raporu Hazırlanmalıdır kararına karşı dava açıp açamayacağı, kararın kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliği taşıyıp taşımadığına göre değerlendirilir. Bu nedenle dava açmadan önce kararın sonuçları ayrıca incelenmelidir.

ÇED kararları ve dava açabilecekler

KararAnlamıTipik davacıSüre
ÇED Olumlu (Ek-1)Projenin çevre açısından sakıncalı görülmediği kararYöre sakinleri, dernekler, belediyeler, meslek kuruluşları30 gün (İYUK m.20/A)
ÇED Olumlu (Ek-2, 2026 sonrası)Ön inceleme sonunda rapor istenmeden verilen olumlu kararYöre sakinleri, dernekler, belediyeler30 gün
ÇED Gerekli Değildir (2026 öncesi)Ek-2 projelerinde eski karar türü; geçiş hükmüyle ÇED Olumlu gibi işlem görürYöre sakinleri, derneklerKarar tarihindeki ilan ve süre kurallarına göre
ÇED OlumsuzProjenin çevre açısından sakıncalı görüldüğü kararProje sahibi30 gün
ÇED Raporu HazırlanmalıdırEk-2 projesi için ÇED raporu istenmesiProje sahibi (işlemin niteliğine göre)30 gün

Süre: Otuz gün ve ilanın önemi

İYUK m.20/A, ÇED sonucu alınan kararlardan doğan davaları ivedi yargılama usulüne tabi tutar ve bu usulde dava açma süresini otuz gün olarak belirler. Aynı madde, Çevre Kanunu kapsamındaki idari yaptırım kararlarını bu usulün dışında tutar. Bu nedenle ÇED kararı ile çevre mevzuatına aykırılık nedeniyle verilen idari para cezası farklı kurallara tabidir. Çevre cezaları için Çevre Kanunu İdari Para Cezaları rehberimize bakılabilir. İnternette ve eski kaynaklarda hâlâ “altmış gün” bilgisi dolaşmaktadır. ÇED kararlarında genel dava süresine güvenmek davanın süre aşımından reddine yol açar.

Sürenin başlangıcı, kararın kime tebliğ edildiğine göre değişir. Proje sahibi için başlangıç kararın kendisine tebliğidir. Projeden etkilenen üçüncü kişilere ise karar tebliğ edilmez, ilan yoluyla duyurulur. 2026 değişikliğiyle karar, il müdürlüğünün internet sayfasında süresiz olarak ilan edilir ve otuz takvim günü askıda kalır. Sürenin ilan tarihinden mi yoksa askı süresinin bitiminden mi başlayacağı somut dosyada tartışma konusu olabilir. Hak kaybını önlemenin güvenli yolu, kararın internet sayfasında ilan edildiği ilk günden itibaren otuz günü esas almaktır. Bu nedenle bölgede proje bulunan yöre sakinleri ve dernekler il müdürlüğünün ilan sayfasını düzenli olarak izlemelidir.

ÇED davasında süreler

AşamaSüreDayanak
Dava açma30 günİYUK m.20/A
Kararın askıda kalması30 takvim günü (internet sayfasında ilan süresiz)ÇED Yönetmeliği m.17 (2026 değişikliği)
Dilekçenin ilk incelemesi ve tebliğe çıkarılması7 günİYUK m.20/A
Davalının savunma süresiTebliğden itibaren 15 gün; bir defaya mahsus en fazla 15 gün uzatılabilirİYUK m.20/A
Yürütmenin durdurulması kararına itirazİtiraz yolu yokturİYUK m.20/A
Nihai kararDosya tamamlandıktan sonra en geç 1 ayİYUK m.20/A
TemyizTebliğden itibaren 15 gün; istinaf yokİYUK m.20/A
Danıştay’ın temyiz incelemesiEn geç 2 ayİYUK m.20/A

İvedi yargılama usulü adım adım

İvedi yargılama, ÇED davalarını olağan idari davalardan daha hızlı ve daha az aşamalı hâle getirir. Dava dilekçesi yedi gün içinde ilk incelemeden geçirilir ve ekleriyle birlikte tebliğe çıkarılır. Davalı idarenin savunma süresi tebliğden itibaren on beş gündür ve bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabilir. Ara kararı, keşif, bilirkişi incelemesi veya duruşma gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır. Dosya tamamlandıktan sonra en geç bir ay içinde karar verilir. Nihai karara karşı istinaf yolu yoktur. Tebliğden itibaren on beş gün içinde doğrudan temyiz yoluna başvurulur. Temyiz istemi en geç iki ay içinde karara bağlanır.

Bu takvimin pratik sonucu açıktır: ivedi yargılamada sonradan toparlama imkânı sınırlıdır. Dava dilekçesi, yürütmeyi durdurma gerekçesi, bilirkişiye sorulacak sorular ve deliller ilk dilekçede eksiksiz yer almalıdır. Proje sahibi şirket bakımından da durum aynıdır. Davaya müdahil olarak katılmak ve savunmayı teknik belgelerle desteklemek, kısa süreler içinde yapılmalıdır. Üçüncü kişilerin davaya katılması, keşif ve bilirkişi incelemesi konularında İYUK m.31 uyarınca Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. İdari yargıdaki genel dava yolları için İdari Davalar (İptal ve Tam Yargı) sayfamıza bakılabilir.

ÇED Olumsuz kararı mı aldınız?

Proje sahibi bakımından da süre otuz gündür ve istinaf yolu yoktur. ÇED raporunu, komisyon görüşlerini ve karar gerekçesini birlikte inceleyelim; teknik eksiklik iddialarına karşı bilirkişi stratejisini baştan kuralım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Kim dava açabilir? Dava ehliyeti

İptal davası, idari işlem nedeniyle menfaati ihlal edilenler tarafından açılır (İYUK m.2/1-a). Anayasa m.56, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu ve çevreyi geliştirmenin, çevre sağlığını korumanın ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşların ödevi olduğunu öngörür. Çevre davalarında menfaat ilişkisi bu çerçevede değerlendirilir. Projenin etki alanında yaşayanlar, arazisi, suyu veya geçim kaynağı etkilenenler, tüzük amacı çevrenin korunmasıyla bağlantılı dernekler ve görev alanı etkilenen belediyeler dava açmaktadır. Artvin’de Cerattepe bakır madeni için 2013’te verilen ÇED Olumlu kararına karşı dava, Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde bir araya gelen 283 kişi tarafından Rize İdare Mahkemesinde açılmıştır. Mahkemenin iptal kararı Danıştay 14. Dairesince onanmıştır (Hürriyet, 21.07.2016).

Ehliyet sınırsız da değildir. Çanakkale’de bir altın-gümüş madeni açık ocak işletmesi projesine verilen ÇED Olumlu kararına karşı açılan davada Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, 2025/1050 E., 2025/1333 K. sayılı kararıyla davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığına hükmederek davayı reddetmiştir (CNBC-e, 16.01.2026). Bu nedenle dava dilekçesinde ehliyet soyut bir çevre hakkı iddiasıyla bırakılmamalıdır. İkametgâh belgesi, tapu veya kira kaydı, su kaynağının kullanımı, tarım faaliyeti ve projeye mesafe gibi somut bağlar belgelenmelidir. Dernek davalarında tüzük amacının ve derneğin faaliyet alanının projeyle ilişkisi gösterilmelidir. Uygulamada yöre sakinleri, dernek ve belediye gibi farklı davacıların birlikte dava açması, ehliyet itirazlarının etkisini azaltır.

Görevli ve yetkili mahkeme, taraflar

ÇED kararlarına karşı davalar idare mahkemesinde açılır. Yetki bakımından İYUK m.32 genel kuralı koyar: kanunda veya özel kanunlarda aksine hüküm yoksa yetkili mahkeme, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Ancak İYUK m.34/1, imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmazlarla ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesini yetkili kılar. Basına yansıyan maden ÇED davalarında da davalar projenin bulunduğu bölgedeki idare mahkemelerinde görülmüştür. Cerattepe davası Rize İdare Mahkemesinde, Didim Akbük’teki taş ocağı ve kırma-eleme tesisi davası Aydın 2. İdare Mahkemesinde, Çanakkale’deki altın-gümüş madeni davası Çanakkale 2. İdare Mahkemesinde açılmıştır. Yetki kamu düzenindendir (İYUK m.32). Tereddüt hâlinde dava süresinin kaçırılmaması için dilekçe en erken tarihte verilmelidir.

Davalı, kararı veren idaredir. Ek-1 projelerinde bu genellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıdır. Ek-2 projelerinde yetkinin il müdürlüğüne devredildiği hâllerde davalı idare, kararı veren makama göre belirlenir. Proje sahibi şirket davanın tarafı değildir. Ancak dava sonucundan doğrudan etkilendiği için davaya müdahil olarak katılır ve uygulamada fiilî karşı taraf olarak dosyanın her aşamasında yer alır.

Yürütmenin durdurulması

ÇED davalarının sonucu çoğu zaman yürütmeyi durdurma talebinde belirlenir. Dava sürerken orman kesilir, kazı ve dolgu yapılır, şantiye kurulur. Yürütmeyi durdurma kararı alınmazsa sonradan verilen iptal kararı fiilen etkisiz kalabilir. Yürütmenin durdurulması için idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartları birlikte aranır (İYUK m.27). İvedi yargılama usulünde yürütmenin durdurulması isteminin kabulü veya reddi hakkındaki kararlara itiraz edilemez (İYUK m.20/A). Bu nedenle talep ilk dilekçede somut delillerle ve eksiksiz gerekçelendirilmelidir.

Yürütmeyi durdurma talebinde güçlü argümanlar

ArgümanSomutlaştırma yolu
Faaliyetin başlamak üzere olmasıŞantiye fotoğrafları, iş makineleri, ağaç kesim izni, yol yapımı
Geri dönülemez doğal kayıpOrman, zeytinlik, mera, dere yatağı, su kaynağı; harita ve fotoğraflar
Su kaynaklarına riskKaynak, kuyu ve içme suyu havzası koruma alanı bilgileri; hidrojeolojik uzman görüşü
Koruma statüsüSit alanı, tabiat parkı, yaban hayatı alanı kayıtları
Yerleşime mesafeKöy ve okul mesafesi; patlatma, toz ve gürültü etkisi
Açık hukuka aykırılıkHalkın katılımı usulsüzlüğü, eksik veya çelişkili rapor, kümülatif etkinin incelenmemesi

Yürütmeyi durdurma kararı keşif ve bilirkişi incelemesinden sonraya bırakılabilir. Davacı, mevcut delillerle talebin ivedilikle karara bağlanmasını isteyebilir. İnşaatın veya kazının başlaması gibi her yeni gelişme ek dilekçeyle mahkemeye bildirilmelidir. Proje sahibi açısından ise yürütmeyi durdurma kararı, kararın uygulanmasını ve buna bağlı izin süreçlerini durdurur. Bu kararın etkisini sınırlamanın yolu, teknik eksiklik iddialarını belgeyle karşılamak ve keşfin bir an önce yapılmasını sağlamaktır.

Maden projelerinde ÇED

Maden projelerinde ÇED kararı, üretim aşamasının ön şartıdır. İşletme ruhsatı tek başına üretim yetkisi vermez. ÇED kararı ve 3213 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamındaki orman, mera ve diğer kurum izinleri tamamlanmadan üretime geçilemez. 2872 m.10 da ÇED süreci tamamlanmadan projeye başlanmasına izin vermez. Bu izinlerin süresinde alınamamasına bağlanan idari para cezası ve kusur şartı Maden Kanunu İdari Para Cezaları rehberimizde anlatılmıştır. 7554 sayılı Kanunla 2872 m.10’a eklenen cümle, ÇED süreci sürerken diğer izin ve ruhsat başvurularının yapılabilmesine imkân tanır. Bu, maden yatırımcıları için zaman kazandırır. Ancak ÇED kararı iptal edilirse ona dayanılarak yürütülen izin süreçlerinin dayanağı tartışmalı hâle gelir.

2026 değişikliğiyle Ek-1 listesinde açık işletme madenciliği için 25 hektar ve üzeri eşiği öngörülmüştür. Bu eşiğin altındaki birçok maden ve taş ocağı projesi Ek-2 kapsamında ön incelemeye tabidir. Taş ocakları ve kırma-eleme tesisleri de bu kapsamda dava konusu olmaktadır. Didim’e bağlı Akbük’te planlanan taş ocağı ve kırma-eleme tesisi için verilen ÇED Gerekli Değildir kararı Aydın 2. İdare Mahkemesince iptal edilmiştir. Akbük Doğa ve Yaşam Derneğinin açıklamasına göre bu karar Danıştay incelemesinden sonra onanmıştır (Aydın Denge, 21.09.2026). Altın madeni projelerinde ÇED ve izin süreci Altın Madeni Ruhsatı 2026 rehberimizde ayrıca ele alınmıştır.

Maden projelerine özgü inceleme konuları bellidir. Patlatma kaynaklı titreşim ve toz, su kaynakları ve yeraltı suyu, maden atıkları ve atık depolama tesisleri, sit alanları ve tarihi eserler, orman ve mera varlığı, nakliye güzergâhı ve yerleşim yerlerine mesafe bu konuların başında gelir. Altın madenlerinde siyanürlü liç tesisi ve atık barajı ÇED Yönetmeliği Ek-1 madde 25(b) kapsamındadır ve maden atık yönetim planı ÇED raporunun eki olarak incelenir; ayrıntılar Siyanürlü Liç ve Maden Atık Tesisi İzni rehberimizdedir. Danıştay 8. Dairesinin 21.02.2023 tarihli, 2019/5063 E., 2023/702 K. sayılı kararı bir ÇED davası değil, bir kalker ocağının işletme ruhsatına karşı açılmış davadır. Ancak dosyadaki bilirkişi raporunda patlatmanın titreşim ve toz etkileri için hesap yapılmadığı, çevredeki su kaynakları ile SİT alanları ve tarihi eserlerin risk altında olduğu ve atık depolama ile iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğu tespit edilmişti. Danıştay, çelişkili bilirkişi tespitleri giderilmeden ve keşif yapılmadan verilen kararı eksik inceleme gerekçesiyle bozmuştur. Bu tespitler, maden ÇED davalarında bilirkişiye sorulacak soruların da haritasıdır. Orman ve mera izinleri için Orman Arazisinde İzin ve Maden, Petrol ve Jeotermal Faaliyetlerde Mera rehberlerimize bakılabilir.

Maden ÇED davalarında sık incelenen konular

KonuBilirkişiye sorulabilecek soru
Patlatma, titreşim ve tozRaporda yerleşime ve yapılara etkisi hesaplanmış mı; ölçüm noktaları yeterli mi?
Su kaynaklarıKaynak, kuyu ve yeraltı suyuna etkisi ve içme suyu havzasıyla ilişkisi incelenmiş mi?
Maden atıklarıAtık türü, depolama yöntemi ve sızıntı riski için alınan önlemler yeterli mi?
Kültür ve tabiat varlıklarıSit alanı ve tarihi eser riski değerlendirilmiş, kurum görüşü alınmış mı?
Orman, mera, tarımArazi kullanım değişikliği ve geri kazanım planı gerçekçi mi?
Kümülatif etkiAynı bölgedeki diğer ocak ve tesislerle birlikte etki değerlendirilmiş mi?
AlternatiflerAlternatif alan, yöntem ve güzergâh incelenmiş mi?
Halkın katılımıToplantı usulüne uygun duyurulmuş, görüşler raporda karşılanmış mı?

Bergama-Ovacık altın madeni uyuşmazlığı, ÇED ve izin kararlarının yargı denetiminin neden önemli olduğunu gösteren bilinen örnektir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Taşkın ve Diğerleri/Türkiye kararında (başvuru no. 46117/99, 10.11.2004), yargı kararlarına rağmen faaliyetin sürdürülmesini özel ve aile hayatına saygı hakkının ihlali olarak değerlendirmiştir. Proje sahibi bakımından ise ruhsat ve izin uyuşmazlıklarının bütünü Maden Ruhsatı Uyuşmazlıkları, ruhsat iptaline karşı izlenecek yol Maden Ruhsatı İptali ve Teminatın İrat Kaydı rehberimizde anlatılmıştır.

İspat: Keşif, bilirkişi ve iptal sebepleri

ÇED davası hukuki olduğu kadar teknik bir davadır. Mahkeme çoğu dosyada mahallinde keşif yapar ve çevre mühendisliği, hidrojeoloji, maden mühendisliği, ziraat, orman ve biyoloji gibi alanlardan oluşan bilirkişi heyeti görevlendirir. Hüküm büyük ölçüde bu rapora dayanır. Bu nedenle davacının görevi, heyetin önüne doğru soruları koymaktır. Bilirkişi raporuna karşı itiraz ve ek rapor talebi her iki taraf için de açıktır. Taraflar kendi uzman görüşlerini dosyaya sunarak tartışmayı bilimsel zeminde sürdürebilir.

Uygulamada öne çıkan iptal sebepleri şunlardır. Halkın katılımı toplantısındaki usulsüzlükler sık görülür; duyurunun eksik yapılması veya toplantının etkilenen yerleşim yerlerinden uzak bir yerde düzenlenmesi bu kapsamdadır. Kümülatif etkinin değerlendirilmemesi de önemli bir sebeptir. Projeyi bölerek eşiklerin altında tutma girişimleri bu başlıkta tartışılır. Alternatif alan ve yöntem analizinin bulunmaması, su, tarım, mera ve koruma alanları üzerindeki etkilerin eksik veya yanlış incelenmesi de iptal sebebi olarak ileri sürülür. Kurum görüşlerine ve halk itirazlarına raporda gerekçeli cevap verilmemesi de bu sebepler arasındadır. 2026 değişikliğiyle halkın katılımı toplantısı internet sayfasında ilan edilir. İl müdürlüğü ayrıca askıda ilan veya anons yoluyla halkı bilgilendirir. Toplantıya ilgililerin katılmaması hâlinde toplantı bir defaya mahsus ertelenir, ikinci kez katılmama hâlinde ÇED süreci sonlandırılır. Proje yeri inceleme ve toplantı tutanakları Çevrimiçi ÇED Süreci Yönetim Sistemine yüklenir. Bu kayıtlar, usul iddialarının ispatında temel belgelerdir.

Karardan sonra: Geçerlilik, revizyon ve durdurma

ÇED Olumlu kararı süresiz değildir. 2026 değişikliğine göre karar verilen projede mücbir sebep olmaksızın beş yıl içinde yatırıma başlanmazsa karar geçersiz sayılır. Yatırıma başlanmamış projelerde proje sahibinin talebi ve Bakanlığın uygun görmesiyle karar geçersiz sayılabilir. Geçersiz sayılan kararlar internet sayfasında ilan edilir. Kapasite artışı olmaksızın yapılacak alansal revizyonlar ise revizyon başvuru bedeli ödenerek yapılabilir. Revizyon ve kapasite artışı işlemleri yeni bir ÇED kararı veya yeni bir idari işlem doğurduğunda, bu işlemlere karşı da ayrıca dava açma imkânı doğabilir. Bu nedenle süresi geçmiş bir ÇED kararına sahip projelerde de sonraki revizyon kararları izlenmelidir.

ÇED kararı alınmadan başlanan faaliyetler ÇED Yönetmeliği m.19 kapsamında durdurulur. Çevre mevzuatına aykırılık hâlinde 2872 sayılı Kanun m.15 uyarınca faaliyet durdurma ve m.20 uyarınca idari para cezası gündeme gelir. Bu yaptırımlara karşı dava yolu ve süresi ÇED kararlarından farklıdır, çünkü İYUK m.20/A idari yaptırım kararlarını ivedi yargılamanın dışında tutar. Ayrıntılar için Çevreye Verilen Zarar ve İdari Yaptırımlar rehberimize bakılabilir. Çevreye verilen zarar aynı zamanda suç oluşturabilir; bu konu Çevrenin Kasten Kirletilmesi (TCK 181) ve Çevrenin Taksirle Kirletilmesi (TCK 182) sayfalarımızda anlatılmıştır.

Sık yapılan hatalar

  • ÇED kararına karşı altmış günlük genel dava süresine güvenmek; doğru süre otuz gündür.
  • Askı süresinin bitmesini beklemek; güvenli yol ilk ilan gününden itibaren otuz günü esas almaktır.
  • Yürütmeyi durdurma talebini genel ifadelerle yazmak; ivedi yargılamada bu karara itiraz edilemez.
  • Ehliyeti somut belgelerle göstermemek; ehliyet yokluğundan ret kararları verilmektedir.
  • Karar türündeki 2026 değişikliğini gözden kaçırmak; Ek-2 projelerinde artık ÇED Olumlu kararı verilmektedir.
  • Bilirkişiye sorulacak teknik soruları dilekçede belirtmemek.
  • İstinaf yolu olduğunu sanıp temyiz için on beş günlük süreyi kaçırmak.
  • ÇED kararı ile çevre idari para cezasını aynı süreye bağlamak.
  • Proje sahibi olarak davaya müdahil olmamak ve teknik savunmayı geciktirmek.
  • Revizyon ve kapasite artışı kararlarını izlememek.

🧭 Bu yazı Maden Hukuku Rehberi’nin parçasıdır

Maden sahası araştırması, arama ve işletme ruhsatı, ÇED ve arazi izinleri, Devlet hakkı, ruhsat devri ve rödovans, altın madeni ve rafineri, ruhsat iptali, idari para cezaları ve dava süreleri; tüm maden rehberleri tek sayfada: Maden Hukuku Rehberi

Sıkça Sorulan Sorular

ÇED kararına karşı dava açma süresi kaç gündür?

Otuz gündür. ÇED sonucu alınan kararlardan doğan davalar İYUK m.20/A’daki ivedi yargılama usulüne tabidir ve bu usulde dava açma süresi otuz gündür. Altmış günlük genel süre uygulanmaz.

Süre ne zaman başlar?

Proje sahibi için kararın tebliğiyle başlar. Üçüncü kişiler için karar il müdürlüğünün internet sayfasında ilan edilir ve otuz takvim günü askıda kalır. Hak kaybını önlemek için ilk ilan gününden itibaren otuz günü esas almak en güvenli yoldur.

ÇED Gerekli Değildir kararı kaldırıldı mı?

Evet. 5 Mart 2026 tarihli Yönetmelik değişikliğiyle (RG 33187) karar türleri ÇED Olumlu, ÇED Olumsuz ve ÇED Raporu Hazırlanmalıdır olarak belirlenmiştir. Ek-2 projelerinde de artık ÇED Olumlu kararı verilmektedir.

Eski ÇED Gerekli Değildir kararlarına ne olacak?

Geçiş hükmüne göre 7554 sayılı Kanunun 1. maddesinin yürürlüğünden önce Ek-2 kapsamında verilmiş ve geçerliliği devam eden kararlara ÇED Olumlu kararına ilişkin hükümler uygulanır (ÇED Yönetmeliği Geçici 1/2).

ÇED kararına kimler dava açabilir?

İdari işlem nedeniyle menfaati ihlal edilenler (İYUK m.2/1-a). Uygulamada projenin etki alanında yaşayanlar, arazisi veya su kaynağı etkilenenler, tüzük amacı çevrenin korunmasıyla bağlantılı dernekler ve belediyeler dava açmaktadır. Ehliyet somut belgelerle gösterilmelidir.

Dernek ÇED davası açabilir mi?

Tüzük amacı ve faaliyet alanı projeyle bağlantılıysa açabilir. Cerattepe davası Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde 283 kişi tarafından açılmıştır. Ehliyet her dosyada ayrıca değerlendirildiğinden tüzük ve faaliyet belgeleri dosyaya konulmalıdır.

Hangi mahkemede dava açılır?

İdare mahkemesinde. Taşınmazlarla ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir (İYUK m.34/1). Basına yansıyan maden ÇED davaları da projenin bulunduğu bölgedeki idare mahkemelerinde görülmüştür.

Yürütmenin durdurulması kararına itiraz edilebilir mi?

Hayır. İvedi yargılama usulünde yürütmenin durdurulması istemi hakkındaki kararlara itiraz edilemez (İYUK m.20/A). Bu nedenle talep ilk dilekçede eksiksiz gerekçelendirilmelidir.

ÇED davasında istinaf var mı?

Hayır. Nihai karara karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde doğrudan Danıştay’da temyiz yoluna başvurulur ve temyiz istemi en geç iki ay içinde karara bağlanır (İYUK m.20/A).

ÇED Olumsuz kararına proje sahibi dava açabilir mi?

Evet. ÇED Olumsuz kararı da ÇED sonucu alınan bir karardır ve otuz günlük ivedi yargılama usulüne tabidir.

ÇED Olumlu kararı ne kadar geçerlidir?

2026 değişikliğine göre ÇED Olumlu kararı verilen projede mücbir sebep olmaksızın beş yıl içinde yatırıma başlanmazsa karar geçersiz sayılır.

Maden projesinde hangi büyüklükte ÇED raporu gerekir?

2026 değişikliğiyle Ek-1 listesinde açık işletme madenciliği için 25 hektar ve üzeri eşiği öngörülmüştür. Bu eşiğin altındaki projeler Ek-2 kapsamında ön incelemeye tabi olabilir. Somut proje için Yönetmeliğin ekleri ayrıca incelenmelidir.

ÇED süreci bitmeden maden için diğer izinlere başvurulabilir mi?

7554 sayılı Kanunla 2872 m.10’a eklenen cümleye göre ÇED süreci, teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. Ancak bu, ÇED kararı olmadan projeye başlanabileceği anlamına gelmez.

ÇED kararı iptal edilirse maden faaliyeti durur mu?

ÇED kararı işletme izninin dayanaklarından biri olduğundan, iptali ona dayanan izin süreçlerinin dayanağını tartışmalı hâle getirir. Faaliyetin fiilen durması için yürütmenin durdurulması kararı ve gerektiğinde bağlı izinlere karşı ayrıca hukuki yol izlenmesi önem taşır.

ÇED davasında bilirkişi incelemesi zorunlu mu?

Teknik konular hâkimin genel bilgisiyle çözülemediğinden çoğu dosyada keşif ve bilirkişi incelemesi yapılır. Danıştay, bir maden ruhsatı davasında çelişkili bilirkişi tespitleri giderilmeden ve keşif yapılmadan verilen kararı eksik inceleme gerekçesiyle bozmuştur (8. D., 2019/5063 E., 2023/702 K.).

Çevre idari para cezası da otuz günlük usule mi tabidir?

Hayır. İYUK m.20/A, Çevre Kanunu kapsamındaki idari yaptırım kararlarını ivedi yargılama usulünün dışında tutar. Bu cezaların dava yolu ve süresi ayrıca belirlenmelidir.

Halkın katılımı toplantısına katılmadım, dava açabilir miyim?

Toplantıya katılmamak dava açmaya engel değildir. Toplantının usulüne uygun duyurulmaması veya etkilenen yerleşim yerlerinden uzak bir yerde yapılması gibi usulsüzlükler ise iptal sebebi olarak ileri sürülebilir.

Çevre hukuku rehberlerimiz: çevre idari para cezaları · çevreye verilen zarar · çevrenin kasten kirletilmesi · çevrenin taksirle kirletilmesi · akaryakıt istasyonu kirliliği

ÇED davalarında yanınızdayız

ÇED Olumlu kararına karşı yöre halkı ve dernekler adına iptal davası, ÇED Olumsuz veya ÇED Raporu Hazırlanmalıdır kararına karşı proje sahibi adına dava, yürütmeyi durdurma ve bilirkişi süreci için ilan edilen kararı WhatsApp üzerinden iletin. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Önemli not: Bu yazı 15.10.2026 tarihinde 2026 ÇED Yönetmeliği değişikliği ve maden projeleri esas alınarak yeniden yazılmıştır. Önceki sürümde bazı yerlerde yer alan altmış günlük süre ifadesi düzeltilmiştir. ÇED kararlarına karşı dava süresi otuz gündür. Yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir dosya için hukuki görüş yerine geçmez. Dayanılan mevzuat şunlardır. 2872 sayılı Çevre Kanunu m.10, 15, 20 (7554 sayılı Kanunla değişik hâliyle); Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği (RG 29.07.2022, 31907), 26.06.2025 (32938) ve 05.03.2026 (33187) tarihli değişiklikleriyle birlikte; 2577 sayılı İYUK m.2, 20/A, 27, 31, 32, 34; Anayasa m.56; 3213 sayılı Maden Kanunu m.7, 24. Kararlar şunlardır: Danıştay 8. Dairesi 2019/5063 E., 2023/702 K.; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Taşkın ve Diğerleri/Türkiye (46117/99). Cerattepe, Akbük ve Çanakkale örnekleri, yazıda belirtilen tarihlerde basına yansıyan haberlere dayanır. Mevzuat değişebilir; her dosyada güncel metin esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk