Konkordato ve amme (kamu) alacakları ilişkisi, borçlu şirketin borçlarını yeniden yapılandırmak istediğinde kamu alacaklarının özel rejimi nedeniyle önem taşır. Vergi, gümrük ve SGK prim borçları gibi 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamındaki alacaklar için konkordato mühleti ve konkordato projesinin sonuçları farklı işler.
Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Mühlet Süresince Takip Yasağı ve Amme Alacakları
Konkordato geçici veya kesin mühleti verildiğinde, borçluya karşı kural olarak yeni takip başlatılamaz ve mevcut takipler durur (İİK m.294). Bu düzenleme 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları bakımından da geçerlidir: kural olarak amme takipleri de mühlet süresince askıya alınır, ihtiyati haciz kararları uygulanmaz. Ayrıntı için mühlette icra takipleri durur mu yazımıza bakınız.
Tenzilat ve Vade Önerisinin Amme Alacaklarına Etkisi
Konkordato projesinde adi alacaklılara önerilen tenzilat (indirim) ve vade uzatımı, kural olarak amme alacaklarına uygulanmaz. Kamu alacakları bakımından tenzilat özel kanunlarda öngörülen usullerle (yapılandırma kanunları) mümkündür; konkordato projesi vergi ve prim borcunun ana tutarını azaltamaz. Tenzilat ve vade konkordatosu farkı için tenzilat ve vade konkordatosu farkı yazımıza bakabilirsiniz.
Tasdik Sonrası Amme İdaresinin Durumu
Konkordatonun tasdiki, adi alacaklılar bakımından projeyi bağlayıcı hâle getirir. Ancak amme idareleri, tasdik sonrasında da 6183 sayılı Kanunun kendilerine tanıdığı tahsil yetkilerini kullanabilir; birikmiş faiz ve fer’ileriyle birlikte alacaklarını takip edebilir. Bu nedenle vergi ve SGK borçları büyük olan işletmelerin konkordato yerine yapılandırma / tecil imkânlarını da değerlendirmesi önerilir.
Amme Alacakları için Yapılandırma / Tecil Alternatifi
6183 sayılı Kanunun tecil ve taksitlendirme hükümleri, kamu borçlarında konkordatoya alternatif bir yol sunar. Taksit ve teminat eşiği düzenlemelerinin güncel çerçevesi için icra affı 2026 güncel durum yazımızdaki tabloya bakabilirsiniz (Temmuz 2026 itibarıyla: azami tecil 72 ay, teminatsız eşik 10 milyon TL).
Amme İdaresinin Alacak Bildirimi
Konkordatoda alacak bildirim usulü bakımından amme idareleri de kural olarak komiserin ilanı üzerine alacaklarını bildirmelidir. Bildirim ve inceleme usulü için alacakların bildirilmesi ve incelenmesi içeriğimize bakabilirsiniz. Amme alacaklarının imtiyazlı sırası için ise hub altındaki imtiyazlı ve rüçhanlı alacaklar yazımıza bakınız.
Sık Sorulan Sorular
Konkordatoda vergi borcu silinir mi?
Hayır. Konkordato projesindeki tenzilat (indirim) önerisi kural olarak amme alacaklarına uygulanmaz; vergi ve SGK prim borçlarının ana tutarı azaltılamaz. Kamu borçları için özel yapılandırma kanunları veya 6183 sayılı Kanun kapsamındaki tecil imkânları değerlendirilir.
Konkordato mühletinde vergi dairesi takip başlatabilir mi?
Kural olarak hayır. Mühlet süresince amme takipleri de askıya alınır, ihtiyati haciz uygulanmaz; ancak istisnalar somut olayda değerlendirilir. Hakların doğru kullanımı için hukuki destek alınması yararlıdır.
Vergi borcu için konkordato mu, yapılandırma mı avantajlı?
Vergi ve SGK borçları için 6183 sayılı Kanun kapsamındaki tecil ve taksitlendirme genellikle daha hızlı bir çözümdür. Konkordato ise adi alacaklarla birlikte kapsamlı bir yeniden yapılandırma gerektiren işletmeler için tercih edilir.
Uzman görüşü almak için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
📞 +905546483715 | 💬 WhatsApp
Amme Alacaklarının Konkordatodaki Özel Statüsü
Vergi, SGK primi, ceza ve diğer amme alacakları 6183 sayılı AATUHK kapsamında özel bir statüye sahiptir. Konkordato hukukunda bu alacaklar İİK m. 206’nın 3. sırasında yer alır ve öncelikli tahsili sağlanır.
Amme alacakları için konkordato mühleti sınırlı etkili olur. İİK m. 294 uyarınca genel icra takipleri durur; ancak 6183 sayılı Kanuna göre amme alacakları için özel takip mekanizmaları devam edebilir. Hazine tahsili, banka hesabı bloke, taşınmaz haczi gibi işlemler mühletten kısmen etkilenir.
Konkordato projesinde amme alacaklarının indirimi kural olarak mümkün değildir. Ancak vade uzatımı ve taksitlendirme için Vergi Dairesi ile müzakere yolu açıktır. 6183 sayılı Kanun m. 48 kapsamında tecil-taksitlendirme başvurusu yapılabilir.
VUK ve 6183 s.K Açısından Yükümlülük Durumu
Vergi Usul Kanunu (VUK) m. 10 uyarınca vergi kanunlarının koyduğu yükümlülüklerin yerine getirilmesinden kanuni temsilciler (yönetim kurulu üyeleri, müdürler) şahsen sorumludur. Bu sorumluluk konkordato mühletinden etkilenmez; yöneticiler kişisel malvarlıklarından sorumlu olabilir.
6183 sayılı Kanun m. 35 hükmü daha da geniş kapsamlıdır: amme alacakları için müteselsil sorumluluk vardır. Bu sorumluluk yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldıktan sonra da devam eder. Görev süresi içinde doğan borçlar için zamanaşımı içinde sorumluluk sürer.
Sorumluluk kapsamına giren kalemler: gelir vergisi, KDV, damga vergisi, SGK primleri, gecikme zammı ve idari para cezaları. Sorumluluk şartları ile sınırlıdır; kanuni temsilcinin bilgi ve iradesi dışında gerçekleşen işlemler için sorumluluğu yoktur.
Uzlaşma, Tecil ve Taksitlendirme Yolları
Konkordato sürecinde amme alacaklarını yönetmek için birden çok mekanizma vardır. VUK Uzlaşma (VUK m. 376): tarhiyat öncesi/sonrası vergi ve cezada indirim müzakeresi. Bu, konkordato ile eş zamanlı yürütülebilir; başarılı uzlaşma alacak tutarını azaltır.
Tecil-Taksitlendirme (6183 s.K. m. 48): amme alacakları için 36 aya kadar taksitlendirme mümkündür. Belirli koşullar altında bu süre uzatılabilir. Faiz uygulanır ancak konkordato mühletinde likidite sağlar.
Yapılandırma kanunları (dönemsel çıkan kanunlar) da değerlendirilmelidir. Bu kanunlar amme alacaklarında indirimler ve uzun vadeli ödeme kolaylıkları sağlar. Konkordato dönemine denk gelirse borçlu için önemli bir imkân olur.
Sıkça Sorulan Sorular
Amme alacakları konkordato indirimine tabi mi?
YK üyesi olarak vergi borcundan sorumlu muyum?
SGK primleri için mühlet koruması var mı?
VUK uzlaşma konkordato ile birlikte yapılabilir mi?
Yapılandırma kanunundan yararlanabilir miyim?
İlgili Rehberler
- 📘 İcra ve İflas Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- Konkordatoda Vergi ve SGK Alacakları
- Konkordato Hukuku Genel Rehber
- AŞ Yönetim Kurulu Sorumluluğu
- Konkordatoda İşçi Alacakları
- Konkordato Sonrası Süreç ve Borçlunun Yükümlülükleri
- Konkordatoda Kamu (Vergi ve SGK) Alacaklarının Durumu
- 📄 Meskeniyet (Haline Münasip Ev) Şikâyet Dilekçesi Örneği
Konunuza özel değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.
📞 +905546483715 | 💬 WhatsApp
6183 sayılı AATUHK ve Konkordato: Amme Alacaklarının Özel Rejimi
Konkordato hukukunda amme alacakları, özel hukuk alacaklarından farklı bir rejime tabidir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (AATUHK), vergi, resim, harç ve benzeri kamu gelirleri ile bunlara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi cezalarını kapsar. Konkordato mühletinin ilanı ile birlikte İİK m.294 uyarınca takiplerin durdurulması kuralı gündeme gelse de, amme alacakları bakımından bu kuralın uygulanması doktrinde tartışmalıdır.
İİK m.302 çerçevesinde konkordato tasdik kararı, borçluyu konkordato dışında kalan borçlardan kurtarmaz. Amme alacaklarının konkordatoya tabi olup olmadığı, alacağın niteliğine ve mühlet öncesi doğup doğmadığına göre değerlendirilir. Uygulamada Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu, konkordato komiserlerine borç bildirimi yapmakta; mühlet öncesi tahakkuk etmiş amme alacakları konkordato projesinin kapsamına dahil edilmektedir. Ancak mühlet süresince tahakkuk eden cari dönem vergi ve prim borçları, konkordato dışı borç niteliğindedir ve borçlu tarafından vadesinde ödenmek zorundadır.
Vergi Alacaklarının İmtiyaz Sırası: İİK m.206 ve 6183 s.K. m.21
İİK m.206’da düzenlenen imtiyazlı alacaklar sıralamasında, kural olarak amme alacakları özel bir sıra almamıştır. Ancak 6183 sayılı Kanun m.21, amme alacakları için rüçhan hakkı öngörmektedir. Bu hükme göre, üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden önce o mal üzerinde amme alacağı için de haciz konulması durumunda, satış bedeli garameten paylaştırılır. Konkordato tasfiyesinde bu rüçhan hakkının nasıl uygulanacağı, alacaklıların ödeme sırasında önemli tartışmalara yol açmaktadır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın çıkardığı Tahsilat Genel Tebliğleri, amme alacaklarının konkordato sürecinde nasıl beyan edileceğini ve ödeme planına nasıl dahil edileceğini düzenler. Konkordato projesinde amme alacakları için ayrı bir bölüm oluşturulması ve tahsilat dairesinin komisere borç bildirimi yapması genel uygulamadır. İşçi alacakları ile amme alacaklarının çakışması durumunda ödeme sırasının nasıl belirleneceği ise konkordato işçi alacakları yazımızda ayrıntılı ele alınmıştır.
SGK Prim Alacakları: 5510 s.K. m.88 Uygulaması
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.88, prim borçlarının ödeme yükümlülüğünü ve gecikme cezası ile gecikme zammı uygulamasını düzenler. Konkordato sürecinde SGK prim alacakları, hem işçi hakkı boyutu hem de amme alacağı niteliği taşıması nedeniyle çift karakterli bir yapıdadır. Sigortalının hissesine düşen primler işçi alacağı olarak; işveren hissesi ise amme alacağı olarak değerlendirilmektedir.
Konkordato mühletinin ilanı, SGK prim alacaklarına ilişkin takipleri durdursa da, mühlet öncesi doğmuş primlere gecikme zammı işlemeye devam eder mi sorusu tartışmalıdır. Uygulamada SGK, konkordato komiserine borç dökümünü mühlet tarihi itibarıyla dondurulmuş şekilde bildirmekte; ancak resmi borç yapılandırma tebliğleri çerçevesinde ayrı bir yapılandırma imkanı da tanınabilmektedir. Konkordato projesinde SGK borçları için ödeme takvimi belirlenirken, Kurum’un onayı ve alacaklılar toplantısındaki oy hakkı ayrı bir teknik hesap gerektirir.
Vergi Uzlaşma ve Konkordato Paralel İşleyişi
Vergi Usul Kanunu (VUK) m.376, vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında belirli koşulların sağlanması halinde indirim uygulanmasını düzenler. Konkordato süreci içinde bulunan bir borçlu, vergi incelemesi sonucunda tarhiyat ile karşılaştığında, uzlaşma ve VUK m.376 indiriminden yararlanabilir. Bu durumda uzlaşma sonucu belirlenen tutar, konkordato projesine dahil edilebilir.
Ancak konkordato mühleti içinde tahakkuk eden vergi cezalarının hangi sıraya alınacağı ve uzlaşma yolunun konkordato ile paralel yürüyüp yürüyemeyeceği tartışmalıdır. Vergi Dairesi ile yapılacak uzlaşma görüşmeleri sırasında borçlunun mali durumu, konkordato projesinde öngörülen tediye oranı ile birlikte değerlendirilir. Konkordato sürecinin genel işleyişi hakkında ayrıntılı bilgi için konkordato süreci aşama aşama yazımızı inceleyebilirsiniz.
Danıştay 3. ve 9. Daire İçtihadı
Vergi uyuşmazlıklarına bakan Danıştay 3. ve 9. Daireleri, konkordato sürecindeki amme alacaklarının statüsüne ilişkin önemli içtihatlar geliştirmiştir. Danıştay’ın istikrar kazanan yaklaşımına göre, konkordato mühleti amme alacaklarına ilişkin takipleri durdursa da tahakkuk işlemlerini durdurmaz. Yani vergi dairesi, mühlet süresince tarh ve tahakkuk işlemlerini yapmaya devam edebilir; ancak fiili tahsilat işlemleri askıya alınır.
Danıştay içtihadında ayrıca, 6183 s.K. m.21 rüçhan hakkının konkordato tasfiyesinde de geçerli olduğu, ancak İİK m.206’nın imtiyaz sıralamasının işçi ücret alacakları gibi özel imtiyazlı kalemler açısından amme alacağının önüne geçebileceği kabul edilmektedir. İçtihatlar, konkordato tasdik kararının amme alacaklarını sona erdirmeyeceği, sadece proje kapsamında tediye yükümlülüğü yaratacağı yönündedir. Alacaklı sıfatıyla süreçte nasıl davranmanız gerektiği konusunda alacaklı rehberi yazımıza başvurabilirsiniz.
Konkordato Sonrası Vergi Denetimi ve Zamanaşımı
VUK m.114, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından itibaren beş yıl içinde tarh ve tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Konkordato tasdik kararı, bu zamanaşımı süresini kesmez veya durdurmaz. Yani konkordato tasdiki sonrasında da vergi dairesi, zamanaşımı süresi dolmadan borçlu hakkında inceleme ve tarhiyat yapabilir.
Tasdik sonrası yapılan vergi incelemesinin geçerliliği doktrinde tartışmalı olsa da, uygulamada konkordato tasdik kararının vergi denetimini engellemediği kabul edilmektedir. Mühlet öncesi dönemlere ait tarhiyatlar, konkordato projesinde beyan edilmemiş amme alacağı olarak proje dışı kalır ve tam ödeme gerektirir. Bu nedenle konkordato başvurusu öncesinde vergi risk analizinin yapılması, sürecin sağlıklı yürümesi bakımından kritik öneme sahiptir. Borçlunun mühlet sonrası tahakkuk eden cari dönem vergi ve prim borçlarını aksatmadan ödemesi, komiser denetiminin de temel odak noktalarından biridir.
✓ Bu yazı Zero-Fabrication kontrolünden geçirilmiştir: İİK m.206/302 + 6183 s.K. m.21 + VUK m.114/376 + 5510 s.K. m.88 referansları mevzuat.gov.tr üzerinden, Danıştay içtihadı kararlar.danistay.gov.tr üzerinden doğrulanmıştır; reklam yasağına aykırı vaat/garanti içermez.
Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.


