Patolojik (Hatalı) Tahkim Klozları ve Yorumu
24 June 2026

Patolojik (Hatalı) Tahkim Klozları ve Yorumu

Uluslararası ticari sözleşmelerde uyuşmazlık çözüm maddesi çoğu zaman müzakerelerin son anında, gözden geçirilmeden eklenir. Oysa kusurlu yazılmış bir tahkim şartı, uyuşmazlık doğduğunda tarafları aylarca sürecek bir yetki tartışmasına sürükleyebilir. Bu yazıda patolojik (hatalı) tahkim klozlarını ve bunların nasıl yorumlandığını sade bir dille açıklıyoruz.

Patolojik Kloz Nedir?

Geçerli bir tahkim anlaşmasından söz edebilmek için tarafların uyuşmazlığı tahkime götürme iradesinin açık ve kesin olması gerekir. Açık ve kesin olmayan, tereddüt içeren ya da çelişkili ifadeler taşıyan tahkim şartları, tarafların iradesini tam yansıtmadığından geçersiz kabul edilebilir. Uygulamada bu kusurlu kayıtlara “patolojik tahkim klozları” denir. Tahkim sözleşmesi hem bir usul hukuku hem de borçlar hukuku işlemi olduğundan, geçerliliği ehliyet, şekil (yazılılık) ve irade açıklığı gibi koşulların sağlanmasına bağlıdır (Milletlerarası Tahkim Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.412).

Sık Görülen Patoloji Türleri

En yaygın hatalardan biri yetkili tahkim kurumunun adının yanlış veya eksik yazılması ya da hiç var olmayan bir kurumun gösterilmesidir. İkinci sık hata, aynı sözleşmede hem tahkimi hem de devlet mahkemelerini yetkili kılan çelişkili (hibrit) ifadelerdir; bu durumda tahkime gitme iradesinin kesinliği tartışmalı hâle gelir. Bir diğer sorunlu tür, yalnızca taraflardan birine tahkime başvurma imkânı tanıyan asimetrik kayıtlardır. Ayrıca hakem sayısı, tahkim yeri veya uygulanacak usul gibi temel unsurların belirsiz bırakılması da yetki uyuşmazlıklarına yol açabilir.

Yargıtay’ın Yaklaşımı ve Geçersizlik

Yargıtay, tahkim iradesinin hiçbir şüpheye yer vermeyecek biçimde kesin olmasını arar. Bu çerçevede “tahkime başvurulabilir” gibi tercihli ifadelerin ya da “uyuşmazlık öncelikle tahkim yoluyla çözülmeye çalışılacaktır” biçimindeki mahkemeye başvuru hakkını açık bırakan ibarelerin, tahkime gitme iradesini kesin yansıtmadığı gerekçesiyle tahkim şartını geçersiz saymıştır. Benzer şekilde, önce arabulucuya gidileceği kararlaştırılırken tahkim iradesinin kesin biçimde ortaya konmadığı bir olayda tahkim şartı geçersiz kabul edilmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 15.04.2025, 2025/225 E., 2025/2164 K.). Asimetrik kayıtlar da taraflar arası eşitliği bozduğu için kural olarak geçersiz sayılır; ancak Sigortacılık Kanunu m.30 gibi özel hâllerde farklı değerlendirme yapılabilir.

Nasıl Önlenir?

Uluslararası uygulamada, klozdaki küçük hataların tarafların açık tahkim iradesini ortadan kaldırmadığı, mahkemelerin olabildiğince anlaşmayı ayakta tutması gerektiği yönündeki yaklaşım (favor arbitrandum) yaygındır; örneğin kurumun merkezinin yanlış belirtilmesi, hangi kurumun kastedildiği metinden anlaşılıyorsa tek başına geçersizlik sebebi sayılmayabilir. Yine de en güvenli yol, riski baştan ortadan kaldırmaktır: ICC, İSTAC veya benzeri kurumların resmi sitelerindeki test edilmiş model tahkim şartını birebir kullanmak, sözleşmenin esasına uygulanacak maddi hukuk ile tahkim usulüne uygulanacak kuralları ayrı ayrı ve net yazmak, tahkim yerini, dilini ve hakem sayısını açıkça belirtmek çoğu uyuşmazlığı baştan önler.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Hukukçular Evi Ankara