İş kazaları, işçinin bedensel ve ekonomik bütünlüğünü zedeleyen ağır sonuçlar doğurabilir. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ile kaza sonrası doğan tazminat sorumluluğu, iş hukukunun en önemli koruyucu alanlarındandır. Bu makale, iş kazasında işverenin sorumluluğunu ve tazminat kalemlerini ele almaktadır.
İşverenin yükümlülükleri
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işvereni, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak için gerekli her türlü tedbiri almakla yükümlü kılar. İşveren, risk değerlendirmesi yapmak, gerekli eğitimleri vermek, koruyucu donanımları sağlamak ve denetimleri gerçekleştirmekle görevlidir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, iş kazası hâlinde işverenin kusur sorumluluğunun temelini oluşturur.
Tazminat kalemleri
İş kazası sonucu zarar gören işçi veya hak sahipleri, çeşitli tazminat taleplerinde bulunabilir. Bunlar arasında, işçinin çalışamadığı dönem için geçici iş göremezlik kaynaklı zararlar; kalıcı maluliyet hâlinde iş gücü kaybına dayalı sürekli iş göremezlik tazminatı; ölüm hâlinde destekten yoksun kalan yakınların tazminatı ve yaşanan acı ve elem nedeniyle manevi tazminat yer alır. Önemli bir nokta, tazminat sorumluluğunun yalnızca kalıcı sakatlık hâlleriyle sınırlı olmamasıdır; kalıcı bir sakatlık oluşmamış olsa dahi, işçinin kaza nedeniyle uğradığı geçici iş göremezlik ve diğer zararlar için işverenin tazminat sorumluluğu doğabilir.
Sorumluluğun belirlenmesi
İş kazasında tazminat, tarafların kusur durumuna göre belirlenir. Mahkeme, işverenin güvenlik tedbirlerini alıp almadığını, işçinin kusurunun bulunup bulunmadığını ve kazanın oluş biçimini bilirkişi incelemesiyle değerlendirir. Sosyal Güvenlik Kurumu’nca yapılan ödemeler ile işverenden istenebilecek tazminat arasındaki ilişki de hesaba katılır.
Sonuç olarak işveren, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüklerin ihlali hâlinde, kalıcı sakatlık bulunmasa dahi doğan zararlardan sorumlu tutulabilir.
