Yürürlük durumu — 17 Ağustos 2026: Karar, Anayasa Mahkemesinin 18/2/2026 tarihli ve 2025/52228 başvuru numaralı bireysel başvuru kararıdır; 6 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bireysel başvuru kararı olduğu için bir kanun hükmünü yürürlükten kaldırmaz; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun dava şartı arabuluculuğa ilişkin hükümleri aynen yürürlüktedir. Kararın etkisi, derece mahkemelerinin benzer olaylardaki yorumu bakımından emsal niteliğindedir.
Anayasa Mahkemesi, dava şartı arabuluculuk sürecindeki şekli eksiklikler gerekçe gösterilerek işe iade davasının esasa girilmeden reddedilmesini, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlali saydı. Karar oybirliğiyle alındı ve uygulamada sıkça yaşanan bir mağduriyet alanına doğrudan temas ediyor.
Kararın Konusu: Grup Şirketleri Arasında Düşülen Yanılgı
Başvuruya konu olayda işçi, fiilen bir hizmet ve işletmecilik şirketi bünyesinde çalışıyordu. Ancak arabuluculuk sürecini, isim benzerliği bulunan ve aynı grup içinde yer alan bir güvenlik şirketiyle yürüttü. Görüşmeler anlaşmazlıkla sonuçlanınca işe iade davasını da bu şirkete karşı açtı.
Uygulamada bu tablo hiç ender değil. Aynı grup içinde birbirine çok benzeyen unvanlar taşıyan şirketler bulunabiliyor; bordro bir şirketten, talimat başka bir şirketten gelebiliyor. İşçinin eline geçen belgelerde hangi tüzel kişinin işveren olduğu her zaman net olmuyor.
Derece Mahkemeleri İki Ayrı Sonuca Ulaştı
İlk derece mahkemesi, iki şirket arasındaki organik bağı gözeterek davacının taraf değişikliği talebini kabul etti ve işe iade kararı verdi. Bölge adliye mahkemesi ise asıl işveren şirketle arabuluculuk süreci yürütülmediği gerekçesiyle bu kararı kaldırdı ve davayı dava şartı yokluğundan kesin olarak reddetti.
Aynı dosyada üç farklı değerlendirme
| Mercii | Yaklaşım | Sonuç |
|---|---|---|
| İlk derece mahkemesi | Şirketler arasındaki organik bağ gözetildi, taraf değişikliği kabul edildi | Esasa girildi, işe iade kararı verildi |
| Bölge adliye mahkemesi | Asıl işverenle arabuluculuk yürütülmediği kabul edildi | Dava şartı yokluğundan kesin ret |
| Anayasa Mahkemesi | Yorum aşırı katı ve şekilci bulundu | Mahkemeye erişim hakkı ihlali, yeniden yargılama |
AYM’nin Gerekçesi: Aşırı Şekilcilik Yasağı
Yüksek Mahkeme, mahkemelerin asıl görevinin uyuşmazlığın esasını çözmek olduğunu vurguladı. Arabuluculuk tutanağına veya başvuru formuna talebin tam yansımaması ya da süreçte usuli bir hata yapılması, davanın doğrudan usulden reddi için tek başına yeterli bir gerekçe sayılamaz. Bu yaklaşım aşırı şekilci olarak nitelendirildi.
Kararda ayrıca, şekli bir eksikliğin uyuşmazlığın esasının hiç incelenmemesi sonucunu doğurmasının ölçülülük ilkesine aykırı bir müdahale oluşturduğu belirtildi. 7036 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun amacı ve usul ekonomisi gözetildiğinde, dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek işin esasına girilmesi gerektiği ifade edildi.
HMK 124 ve Dürüstlük Kuralı: Yanılgı Ne Zaman Kabul Edilebilir?
Kararın hukuk tekniği bakımından en dikkat çekici yönü, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesine yapılan atıf. AYM, organik bağa sahip grup şirketleri arasında düşülen yanılgının dürüstlük kuralına uygun ve kabul edilebilir bir hata olduğunu belirtti.
HMK 124 uyarınca tarafta iradi değişiklik kural olarak karşı tarafın açık rızasına bağlıdır. Ancak maddi bir hatadan kaynaklanan ve dürüstlük kuralına aykırı olmayan bir yanılgı varsa, karşı tarafın rızası aranmaksızın taraf değişikliğine izin verilebilir. Kararda bu istisnanın grup şirketleri bakımından işletilebileceği ortaya konmuş oluyor.
Pratik sonuç: Organik bağın varlığı, hem taraf değişikliğinin kabulü hem de arabuluculuk şartının yerine getirilmiş sayılması bakımından belirleyici hâle geliyor. Bu nedenle dava dilekçesinde organik bağın somut delillerle ortaya konması, karara dayanmak isteyen taraf için ilk sırada geliyor.
Dava Şartı Arabuluculuk: Çerçeve Değişmedi
Bu kararın arabuluculuk zorunluluğunu kaldırdığı yönünde bir okuma hatalı olur. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ile işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılacak davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Arabulucuya hiç başvurulmadan açılan dava, herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Kararın kapsamı, bu şartın şekli yönden nasıl yorumlanacağıyla sınırlıdır.
Hangi Eksiklik Şekli, Hangisi Esaslı?
Karar sonrasında ortaya çıkan ayrımı şu şekilde özetlemek mümkün. Bu tablo bir kesinlik iddiası taşımaz; her dosya kendi koşullarında değerlendirilir, ancak yaklaşımın yönünü gösterir.
Şekli ve esaslı eksiklik ayrımı
| Durum | Nitelik | Beklenen yaklaşım |
|---|---|---|
| Arabulucuya hiç başvurulmamış | Esaslı eksiklik | Dava şartı yokluğundan ret |
| Başvuru formunda işe iade talebi açıkça yazılmamış | Şekli eksiklik | Esasa girilmesi beklenir |
| Organik bağlı grup şirketiyle görüşülmüş | Kabul edilebilir yanılgı | Taraf değişikliği + esasa giriş |
| Son tutanakta anlaşmazlık kaydı eksik/hatalı | Şekli eksiklik | Giderilebilir nitelikte değerlendirilir |
| Tamamen ilgisiz üçüncü bir kişiyle görüşülmüş | Esaslı eksiklik | Dava şartı gerçekleşmemiş sayılabilir |
| Arabuluculuk süresi dolmadan dava açılmış | Esaslı eksiklik | Sürecin tamamlanması beklenir |
İşe iade davanız usulden mi reddedildi?
Arabuluculuk tutanağınızı ve süreleri birlikte inceleyelim; bu emsalin dosyanıza uygulanabilirliğini değerlendirelim.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppİşe İade Davasında Süreler ve Arabuluculuğun Etkisi
İşe iade sürecinde iki süre birlikte işler ve ikisi de hak düşürücü niteliktedir. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir. Anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır.
Son tutanağın tarihi bu nedenle sadece bir formalite değil; dava açma süresinin başlangıcını belirleyen kritik veridir. Tutanaktaki tarihin doğruluğu imza anında kontrol edilmelidir.
- Fesih bildiriminin tebliğ tarihini belgeleyin; tebliğ tarihi tartışmalıysa bu ayrıca ispat konusu olur.
- Arabuluculuk başvurusunda işveren unvanını ticaret sicilinden teyit ederek yazın.
- Başvuru formunda işe iade talebini ayrıca ve açıkça belirtin.
- Son tutanağı imzalamadan önce taraf unvanlarını, uyuşmazlık konusunu ve tarihi kontrol edin.
- Tutanağın bir nüshasını mutlaka alın ve tarihini takvime işleyin.
İşçi Tarafında Yapılması Gerekenler
Bu karar, şekli bir eksiklik nedeniyle esası hiç incelenmemiş dosyalar bakımından somut bir dayanak sunuyor. Derdest bir dosyanız varsa karar emsal olarak sunulabilir. Kesinleşmiş dosyalarda ise yargılamanın iadesi ya da yeni dava imkânının bulunup bulunmadığı, hak düşürücü sürelerin durumuna göre ayrıca incelenmelidir.
Fiilen kim için çalıştığınızı ortaya koyan deliller bu noktada belirleyici olur: talimat veren kişinin kimliği, ücret ödemesinin geldiği hesap, SGK hizmet dökümü, iş yeri giriş kayıtları ve yazışmalar.
İşveren Tarafında Risk Yönetimi
İşveren cephesinde tablo tersine döndü. Şekli bir arabuluculuk eksikliğine dayanarak davanın usulden reddini beklemek artık güvenli bir strateji değil. Dosyaların esastan görülme olasılığı arttığına göre, fesih gerekçesini destekleyen belgelerin fesih anında oluşturulmuş olması gerekiyor.
- Geçerli veya haklı neden iddiasını destekleyen savunma yazısı (İş Kanunu m.19) eksiksiz alınmalı.
- Performans temelli fesihlerde ölçülebilir kriterler ve uyarı yazışmaları dosyada bulunmalı.
- Devamsızlık iddiasında tutanaklar ve ihtarlar tarih sırasıyla saklanmalı.
- Grup şirketleri arasında görev yapan personelde hangi tüzel kişinin işveren olduğu sözleşmede net olmalı.
- Arabuluculuk masasına doğru tüzel kişi ve doğru vekâletle çıkılmalı.
Kararın Emsal Etkisi ve Sınırları
Anayasa Mahkemesi ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verdi; tazminat talebini reddetti ve yargılama gideri ile vekâlet ücretinin başvuruculara müştereken ödenmesine hükmetti.
Kararda, benzer değerlendirme için Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 15/10/2024 tarihli ve E.2024/8908, K.2024/13583 sayılı kararına da atıf yapıldı. Bu, yaklaşımın yalnızca AYM ile sınırlı olmadığını, Yargıtay içtihadında da karşılığı bulunduğunu gösteriyor.
Sınırı doğru çizmek gerekiyor: karar, arabuluculuk şartını ortadan kaldırmıyor ve her şekli eksikliğin otomatik olarak affedileceği anlamına gelmiyor. Kendi dosyanızdaki durumun bu emsalle örtüşüp örtüşmediği, arabuluculuk tutanağının içeriğine ve şirketler arasındaki bağın niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Kesin Olduğunda Ne Yapılır?
Bu dosyanın kritik özelliği, bölge adliye mahkemesinin davayı kesin olarak reddetmesiydi. İşe iade davalarında bölge adliye mahkemesi kararı kesin olduğunda temyiz yolu kapalıdır. Bu, olağan kanun yollarının tükendiği anlamına gelir.
Olağan kanun yolları tükendiğinde kalan yol bireysel başvurudur. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, nihai kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır. Bu süre kesindir ve mazeret dışında uzatılamaz. İncelediğimiz dosyada başvurucu nihai kararı öğrendikten sonra bu süre içinde başvurmuş, dolayısıyla esas incelemesine geçilebilmiştir.
Pratikte en sık yapılan hata, kesin bir kararın ardından temyiz denemesiyle zaman kaybedilmesi ve otuz günlük bireysel başvuru süresinin kaçırılmasıdır. Kararın kesin olup olmadığı, karar metninin kanun yolu bölümünden baştan tespit edilmelidir.
İşe İade Kazanılırsa: Boşta Geçen Süre ve İşe Başlatmama Tazminatı
Bu kararın işçi bakımından değeri, davanın esastan görülme kapısını açmasıdır. Esasa girildiğinde ve fesih geçersiz bulunduğunda ortaya çıkan mali sonuçlar şu şekilde işler.
İşe iade kararının mali sonuçları
| Kalem | Kapsam | Not |
|---|---|---|
| Boşta geçen süre ücreti | En çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar | İşçinin işe başlatılıp başlatılmamasından bağımsız olarak doğar |
| İşe başlatmama tazminatı | En az dört, en çok sekiz aylık ücret | İşveren süresinde işe başlatmazsa ödenir; miktarı mahkemece belirlenir |
| Kıdem ve ihbar tazminatı | Fesih geçersiz sayıldığında yeniden hesaplanır | Önceden ödenmişse mahsup edilir |
| Başvuru yükümlülüğü | Kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü | İşçi süresinde başvurmazsa fesih geçerli hâle gelir |
Sık yapılan hata: Kararı kazanan işçinin, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene işe başlamak için başvurmayı ihmal etmesi. Bu başvuru yapılmazsa fesih geçerli hâle gelir ve işe iade kararının sağladığı korumadan yararlanılamaz.
Arabuluculuk Tutanağı: Satır Satır Kontrol Listesi
Karar, şekli eksikliklere karşı bir güvence getiriyor; ancak en iyi strateji eksikliği hiç doğurmamak. Tutanağı imzalamadan önce kontrol edilmesi gereken kalemler:
Son tutanak kontrol listesi
| Kalem | Neden önemli |
|---|---|
| Taraf ticaret unvanlarının tam yazımı | Yanlış tüzel kişi, taraf değişikliği tartışmasına yol açar |
| Vergi numarası veya MERSİS bilgisi | Benzer unvanlı grup şirketlerini birbirinden ayırır |
| Uyuşmazlık konusunun işe iadeyi kapsaması | Talebin tutanağa yansımaması ret gerekçesi olarak öne sürülür |
| Anlaşma sağlanamadığının açık kaydı | Dava açma hakkının doğduğunu belgeler |
| Son tutanak tarihi | İki haftalık dava açma süresinin başlangıcını belirler |
| Katılımcıların imzaları ve vekâlet durumu | Yetkisiz temsil iddiasını önler |
| Tutanağın bir nüshasının teslim alınması | Süre hesabında ispat aracıdır |
Bu kalemlerden herhangi biri eksikse, tutanak imzalanmadan düzeltilmesini talep etmek en güvenli yoldur. Arabulucunun tutanağı düzenleme yetkisi vardır ve tarafların bu yönde talebi olağandır.
Sıkça Sorulan Sorular
Arabuluculuk başvuru formunda işe iade talebini yazmayı unuttum, davam reddedilir mi?
AYM’nin bu kararından sonra bu gerekçeyle otomatik ret verilmesi güçleşti. Yüksek Mahkeme, arabuluculuk tutanağına veya başvuru formuna talebin tam yansımamasının tek başına davanın usulden reddi için yeterli sayılamayacağını, bunun aşırı şekilci bir yaklaşım olduğunu belirtti. Ancak bu, formu özensiz doldurmanın risksiz olduğu anlamına gelmez; her dosya kendi koşullarında değerlendirilir.
Yanlış şirketle arabuluculuk yaptım. Yeniden arabulucuya gitmem gerekir mi?
AYM’nin incelediği olayda şirketler arasında organik bağ vardı ve mahkeme taraf değişikliğini kabul etmişti. Bu koşullarda dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek esasa girilmesi gerektiği belirtildi. Şirketler arasında organik bağ yoksa durum farklı değerlendirilebilir; bu yüzden bağın niteliği kritik.
Organik bağ nedir, nasıl ispatlanır?
Organik bağ; şirketlerin ortaklık yapısı, yönetim kadrosu, adresi, çalışanların fiilen kimin talimatıyla çalıştığı, ücret ödemelerinin kaynağı ve SGK kayıtları gibi verilerle ortaya konur. Ticaret sicil kayıtları, imza sirküleri, e-posta trafiği ve tanık beyanları başlıca delillerdir.
Bu karar arabuluculuk zorunluluğunu kaldırdı mı?
Hayır. İşe iade talebinde arabuluculuğa başvurmak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca hâlâ dava şartıdır. Karar yalnızca bu şartın şekli yönden nasıl yorumlanacağıyla ilgilidir. Arabulucuya hiç başvurmadan açılan dava yine dava şartı yokluğundan reddedilir.
Davam bu gerekçeyle daha önce reddedildi. Şimdi ne yapabilirim?
Kararın kesinleşme durumu ve süreler belirleyicidir. Derdest bir dosyanız varsa bu karar emsal olarak sunulabilir. Kesinleşmiş dosyalarda ise yargılamanın iadesi veya yeni dava imkânının bulunup bulunmadığı, hak düşürücü sürelerin durumuna göre ayrıca incelenmelidir. Bu değerlendirme dosya özelinde yapılmalıdır.
HMK 124 taraf değişikliğine her zaman izin verir mi?
Hayır. HMK 124 uyarınca tarafta iradi değişiklik kural olarak karşı tarafın açık rızasına bağlıdır. Ancak maddi bir hatadan kaynaklanan ve dürüstlük kuralına uygun bir yanılgı varsa rıza aranmaksızın değişikliğe izin verilebilir. AYM, grup şirketleri arasındaki bu yanılgıyı kabul edilebilir bir hata saydı.
İşveren olarak bu karardan nasıl etkilenirim?
Şekli bir arabuluculuk eksikliğine dayanıp davanın usulden reddini beklemek artık güvenli bir strateji değil. Dosyaların esastan görülme olasılığı arttığı için fesih gerekçesini destekleyen savunma yazısı, ihtar, performans kaydı ve devamsızlık tutanaklarının fesih anında eksiksiz oluşturulması önem kazandı.
İşe iade davasında süreler nedir?
Fesih bildiriminden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması hâlinde işe iade talebi incelenemez.
Arabuluculuk son tutanağını imzalarken neye dikkat etmeliyim?
Tarafların ticaret unvanının tam ve doğru yazıldığını, uyuşmazlık konusunun işe iade talebini de kapsadığını, anlaşma sağlanamadığının açıkça belirtildiğini ve tutanağın tarihinin doğru olduğunu kontrol edin. Tutanak tarihi, dava açma süresinin başlangıcını belirlediği için özellikle önemlidir.
Bu karar bireysel başvuru kararı mı, kanunu değiştirdi mi?
Bireysel başvuru kararıdır; bir kanun hükmünü yürürlükten kaldırmaz. Dava şartı arabuluculuğa ilişkin mevzuat aynen yürürlüktedir. Kararın etkisi, derece mahkemelerinin benzer olaylardaki yorumu bakımından emsal niteliğinde olmasıdır.
Arabuluculuk masasına doğru hazırlıkla çıkın
Fesih dosyanızı, tutanak metnini ve süreleri birlikte gözden geçirelim.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp📚 İlgili Rehberler
- İşçi–İşveren Davaları (Ana Rehber)
- İşe İade Davası: İş Kanunu 20-21 ve Arabuluculuk
- İş Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk
- İşe İade Davasında Başvuru, İşe Başlatmama ve Boşta Geçen Süre
- İşe İade Davası: İş Güvencesi Kimi, Hangi Şartlarda Korur?
- İş Güvencesi: 30 İşçi ve 6 Ay Kıdem Şartı
- Arabuluculukta Düşük Rakama Anlaştım: Sonradan Dava Açabilir miyim?
- Hukuk Rehberleri (22 Hukuk Dalı)
- Güncel Hukuk Gündemi
