İflasın Ertelenmesinden Konkordatoya: Borca Batık Şirketlerde Seçenekler

Mali sıkıntıya düşen ve borca batık hâle gelen şirketler için, geçmişte iflasın ertelenmesi önemli bir kurtarma yoluydu. Ancak bu kurum yürürlükten kaldırılmış ve yerini, daha şeffaf ve denetlenebilir bir mekanizma olan konkordatoya bırakmıştır. Borca batık şirketlerin bugün önündeki seçeneklerin doğru değerlendirilmesi, hem şirketin sürdürülebilirliği hem de alacaklıların korunması açısından kritiktir.

İflasın Ertelenmesinin Kaldırılması

İflasın ertelenmesi kurumu, 2018 yılında yapılan kanun değişikliğiyle hukuk sistemimizden çıkarılmıştır. Bu değişiklikle birlikte, borca batık şirketlerin başvurabileceği temel yeniden yapılandırma yolu olarak konkordato öne çıkmıştır. Konkordato, hem işleyişi hem de denetim mekanizmaları bakımından daha kapsamlı bir çerçeve sunar.

Konkordato Nedir?

Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya bulunan borçluların, alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasına imkân tanıyan bir kurumdur. Amaç, ticari faaliyetin sürdürülmesini sağlarken alacaklıların menfaatini de dengeli biçimde korumaktır.

Geçici ve Kesin Mühlet

Konkordato sürecinde mahkeme, başvuru üzerine öncelikle geçici mühlet kararı verir ve bir konkordato komiseri görevlendirir. Geçici mühlet, borçlunun malvarlığını korumaya ve süreci hazırlamaya yöneliktir. Koşulların uygun bulunması hâlinde kesin mühlete geçilir. Mühlet süresince borçluya karşı kural olarak takip yapılamaz ve mevcut takipler durur; bu, borçluya nefes alma ve yeniden yapılanma imkânı sağlar.

Konkordato Komiserinin Rolü

Konkordato komiseri, sürecin denetlenmesinde merkezî bir rol oynar. Komiser, borçlunun faaliyetlerini gözetir, alacaklıların menfaatini korur ve sürecin sağlıklı yürümesini sağlar. Borçlu, mühlet süresince komiserin gözetiminde işlerini sürdürür; belirli işlemler ise mahkemenin iznine tabidir.

Sürecin Sonuçlanması

Konkordato projesinin alacaklılar tarafından kanunda öngörülen çoğunlukla kabul edilmesi ve mahkemece tasdik edilmesi hâlinde, borçlu ile alacaklılar arasındaki ilişki yeniden yapılandırılmış olur. Tasdik edilen konkordato, projeye dâhil tüm alacaklılar bakımından bağlayıcıdır. Projenin reddi hâlinde ise şartların varlığına göre iflas gündeme gelebilir.

Danışmanlık Hizmetlerimiz

Hukukçular Evi Ankara olarak, borca batık şirketlerin durumunun analizi, konkordato başvurusunun ve projesinin hazırlanması, mühlet süreçlerinin yönetimi ve alacaklı ile borçlu menfaatlerinin korunmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesinde destek sunuyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular

İflasın ertelenmesi hâlâ mümkün mü?

Hayır. İflasın ertelenmesi kurumu yürürlükten kaldırılmıştır; borca batık şirketlerin temel yeniden yapılandırma yolu artık konkordatodur.

Mühlet süresince şirkete takip yapılabilir mi?

Kural olarak hayır. Mühlet süresince borçluya karşı yeni takip yapılamaz ve mevcut takipler durur; ancak kanunda öngörülen istisnalar saklıdır.

Konkordato projesi tüm alacaklıları bağlar mı?

Kanunda öngörülen çoğunlukla kabul edilen ve mahkemece tasdik edilen konkordato, projeye dâhil alacaklılar bakımından bağlayıcı hâle gelir.

Uzman görüşü almak için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

İflas Ertelemesinden Konkordatoya Geçiş

Türk hukukunda 2018 yılına kadar uygulanan iflas erteleme kurumu, 7101 sayılı Kanunla kaldırılmış ve yerine konkordato getirilmiştir. Bu değişiklik, ödeme aczine düşen şirketler için önemli hukuki dönüşümdür.

İflas ertelemesi, borca batık şirketlerin belirli süre iflasını ötelemesine imkân veriyordu. Ancak sistem zamanla kötüye kullanılmış, alacaklıların menfaatlerini korumada yetersiz kalmıştı. Denetimsiz uzun süreler ve şeffaflık eksikliği eleştirilerin odak noktalarıydı.

Konkordato, iflas ertelemesinin yerini alan modern bir yeniden yapılandırma aracıdır. Komiser denetimi, alacaklı katılımı ve mahkeme kontrolü ile daha şeffaf bir süreç sunar. Ayrıca alacaklıların oy hakkı ile projeye müdahil olma imkânı vardır.

Borca Batıklık Kavramı ve TTK m. 376

Borca batıklık (aciz), şirket aktiflerinin borçlarını karşılamamış olması durumudur. Türk Ticaret Kanunu m. 376 uyarınca yönetim kurulu, borca batıklık durumunda derhâl mahkemeye başvurmalıdır. Bu başvuru konkordato veya iflas talebi şeklinde olabilir.

TTK m. 376/1 hükmüne göre sermayenin üçte ikisinin karşılıksız kalması hâlinde yönetim kurulu iyileştirme tedbirleri almak zorundadır. Bu tedbirler arasında konkordato başvurusu da yer alır. Zamanında başvuru yapılmaması yönetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluğunu doğurur.

Borca batıklık tespiti için ara bilanço düzenlenmelidir. Bu bilanço, aktiflerin gerçek değerini ve borçların tam miktarını gösterir. SMMM veya YMM tarafından hazırlanmalı, tarafsız değerleme yapılmalıdır. Ara bilanço konkordato başvurusuna ek olarak sunulur.

Yönetim Kurulu Sorumluluğu ve Zamanaşımı

Yönetim kurulu, borca batıklık durumunda derhâl konkordato veya iflas başvurusu yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali şahsi sorumluluk doğurur (TTK m. 553). Alacaklılar ve ortaklar, uğradıkları zararı yönetim kurulundan tazmin edebilir.

İflasa sebebiyet verme suçu ve hileli iflas suçu (İİK m. 345, 349) bu bağlamda değerlendirilebilir. Bu suçların cezaları 1 yıldan 5 yıla kadar hapistir. Yönetim kurulunun gecikmesi kastı, taksirli iflas suçunu; bilinçli olarak alacaklıları zarara uğratma ise hileli iflas suçunu oluşturur.

Zamanaşımı bakımından şirket zararı için üç yıllık özel zamanaşımı süresi uygulanır (TTK m. 560). Ancak müteakiben iflas kararı verilirse iflas idaresi de kendi adına dava açabilir. Süreler dikkatle takip edilmelidir; kaçırılan süre alacak kaybı doğurur.

Sıkça Sorulan Sorular

İflas ertelemesi hala uygulanır mı?
Hayır. 7101 sayılı Kanunla 2018’de kaldırılmıştır. Yerine konkordato getirilmiştir. Şu an ödeme aczine düşen şirketler için tek yeniden yapılandırma yolu konkordatodur.
Borca batıklık ne demek?
Şirket aktiflerinin borçlarını karşılamıyor olmasıdır (aciz). TTK m. 376 uyarınca sermayenin üçte ikisi karşılıksız kalırsa yönetim kurulu iyileştirme tedbirleri almak zorundadır.
Konkordato başvurusu yapılmazsa YK üyesi sorumlu olur mu?
Evet. Zamanında başvuru yapılmaması TTK m. 553 kapsamında şahsi sorumluluk doğurur. Ayrıca iflasa sebebiyet suçu (İİK m. 345, 349) gündeme gelebilir.
Ara bilanço nedir ve neden gerekli?
Şirketin aktif-pasif durumunu gösteren SMMM/YMM onaylı bilançodur. Konkordato başvurusuna ek olarak sunulur; borca batıklığın tespiti için hukuki delildir.
Şirket zararı için zamanaşımı süresi nedir?
TTK m. 560 uyarınca üç yıllık özel zamanaşımı vardır. Süre kaçırılmamalıdır; alacak kaybı doğurur.

İlgili Rehberler

Konunuza özel değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp