Kira Sözleşmesinde Kefalet: Şekil Şartları ve Kefilin Sorumluluğu (TBK m. 583)
25 Temmuz 2026

Kira Sözleşmesinde Kefalet: Şekil Şartları ve Kefilin Sorumluluğu (TBK m. 583)

Ev sahibi, kirayı garanti altına almak için bir yakınınızın kefil olmasını ister; siz de iyi niyetle imza atarsınız. Ancak yıllar sonra kira borcu için icra takibi geldiğinde, pek çok kefil kendini savunurken tek bir şeyle karşılaşıyor: sözleşmedeki kefalet metni geçerlilik şartlarını taşımıyor. Türk Borçlar Kanunu, kefalet sözleşmelerine olağanın çok üzerinde sıkı şekil şartları getirmiştir. Bu rehberde, kira sözleşmelerinde kefaletin geçerlilik koşulları, kefilin sorumluluğunun sınırları ve en sık karşılaşılan geçersizlik sebepleri anlatılmaktadır.

Kefil olarak icra takibiyle mi karşılaştınız, kefaletin geçerliliğini mi sorguluyorsunuz?
Hukukçular Evi Ankara olarak dosyanızı değerlendiriyoruz.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

1. TBK m. 583: Kefaletin “Nitelikli Yazılı Şekil” Şartı

Kanun metni şu şekildedir:

Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.

Bu, sıradan bir “yazılı şekil” şartı değildir; öğretide “nitelikli yazılı şekil” olarak adlandırılır. Kanunun aradığı üç unsur — azami sorumluluk tutarı, kefalet tarihi ve (varsa) müteselsil kefalet ibaresi — kefilin bizzat kendi el yazısıyla, bilgisayar çıktısı, daktilo veya matbu olmayan bir biçimde yazılmış olmalıdır. Bu kuralın amacı, kefilin üstlendiği mali riski rakamları kendi eliyle yazarken somut olarak idrak etmesini sağlamaktır.

2. Şekil Şartına Uyulmazsa Ne Olur?

Yargıtay uygulaması nettir: azami tutar ve/veya kefalet tarihi el yazısıyla belirtilmemişse, kefalet geçersizdir. Kira borcunun fiilen sözleşme süresi içinde doğmuş olması, bu geçersizliği ortadan kaldırmaz — yani “madem borç zaten sözleşme döneminde doğdu, şekil eksikliği önemli değil” savunması Yargıtay tarafından kabul edilmemektedir. Şekil şartı, kefaletin bir geçerlilik koşuludur; eksik olduğunda kefil hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz, taraflar tanık dinleterek veya ikrarda bulunarak da bu eksikliği telafi edemez.

3. Kefilin Evli Olması Hâlinde Eş Rızası

TBK m. 584 uyarınca, kefil evliyse kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için eşin yazılı rızası gerekir. Kritik bir ayrıntı: bu rızanın kefalet sözleşmesinin imzalanmasından önce veya en geç imza anında verilmiş olması gerekir; sonradan verilen bir rıza geçerlilik kazandırmaz. Eş rızası aranmasının amacı, aile birliğinin ekonomik varlığını tek bir eşin tek taraflı kararıyla riske atmasının önüne geçmektir.

4. Adi Kefalet mi, Müteselsil Kefalet mi?

Kanun iki kefalet türü öngörür:

  • Adi kefalet: Alacaklı (kiraya veren), önce asıl borçluya (kiracıya) başvurmak, onun ödeme gücü olmadığını göstermek zorundadır; ancak bundan sonra kefile başvurabilir.
  • Müteselsil kefalet: Alacaklı, kiracıya hiç başvurmadan doğrudan kefile başvurabilir. Ancak bu sıfatın geçerli olabilmesi için, “müteselsil kefil” ibaresinin veya bu anlama gelen bir ifadenin de kefilin kendi el yazısıyla yazılmış olması şarttır.

Uygulamada kira sözleşmelerinin büyük çoğunluğunda müteselsil kefalet tercih edilir; ancak bu ibarenin matbu olarak basılı gelmesi (kefilin kendi elinden çıkmaması) hâlinde, kefil sadece adi kefil sayılabilir ya da kefalet tümüyle geçersiz kabul edilebilir.

5. Kefilin Sorumluluğu Ne Zaman Sona Erer?

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre kefil, kural olarak yalnızca kefalet sözleşmesinde belirtilen kira süresi boyunca sorumludur. Kira sözleşmesi süresi dolup da kiracı oturmaya devam ederek sözleşme kendiliğinden yenilenirse (uzama dönemi), kefilin bu uzayan dönemlerden sorumluluğu — sözleşmede veya kefalet beyanında aksi açıkça belirtilmedikçe — bulunmamaktadır. Bu, kefilleri süresiz bir sorumluluk altında bırakmamak için getirilmiş önemli bir korumadır.

6. Şirket Adına Kefalet Verilmesi

Bir şirketi temsile yetkili kişinin, üçüncü bir kişiyi şirket adına kefil kılması veya şirket adına kefalet vermesi söz konusu olduğunda, hem bu yetkinin hem de kefalet sözleşmesinin aynı nitelikli yazılı şekil kurallarına (el yazısı dahil) tabi olduğu unutulmamalıdır.

7. Kefilin Ödemek Zorunda Kaldığında Rücu Hakkı

Kefil, kiracının ödemediği kira borcunu kiraya verene öderse, bu ödemeyle birlikte kiraya verenin kiracıya karşı sahip olduğu haklara kanunen halef olur; yani kefil, ödediği tutarı asıl borçlu olan kiracıdan geri isteyebilir (rücu hakkı). Bu, kefaletin doğası gereği bir sonuçtur: kefil nihai olarak kendi borcunu değil, başkasının borcunu üstlenmiş bir kişidir. Uygulamada kefiller, ödeme yaptıktan sonra kiracıya karşı bu rücu hakkını kullanmak için ayrıca icra takibi başlatmak durumunda kalabilir; bu nedenle kefalet ilişkisine girerken kiracının ödeme gücü ve güvenilirliği hakkında gerçekçi bir değerlendirme yapılması önerilir.

8. Kefaletten Kurtulmanın Yolları Var mı?

Kefil, kefalet süresi dolmadan tek taraflı bir irade beyanıyla kefaletten kurtulamaz; kefalet, kural olarak kefalet sözleşmesinde belirtilen sürenin (kira süresinin) sonuna kadar geçerlidir. Ancak bazı hâllerde kefilin sorumluluğu sona erer veya azalır: kira sözleşmesinin kiraya verenin yazılı rızasıyla devredilmesi hâlinde (TBK m. 323), kefilin devralan yeni kiracının borçlarından da sorumlu tutulup tutulmayacağı ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur; kural olarak kefalet, kefilin rıza göstermediği yeni bir borç ilişkisini kapsamaz. Bu nedenle kira sözleşmesi devredilirken kefilin durumunun da netleştirilmesi önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Kira sözleşmesindeki kefalet maddesi bilgisayarda yazılmışsa geçerli mi?
Hayır. Azami tutar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalet ibaresi kefilin kendi el yazısıyla yazılmadıkça kefalet geçersizdir.

2. Kefilin evli olması kefaleti etkiler mi?
Evet, TBK m. 584 uyarınca eşin yazılı rızası (imzadan önce veya imza anında) gereklidir; sonradan verilen rıza geçerli sayılmaz.

3. Adi kefil ile müteselsil kefil arasındaki fark nedir?
Adi kefile, alacaklı ancak asıl borçluya başvurup sonuç alamazsa başvurabilir; müteselsil kefile ise doğrudan başvurulabilir.

4. Kefil, kira sözleşmesi uzadıktan sonra da sorumlu mudur?
Kural olarak hayır; Yargıtay kefilin sorumluluğunu kefalet sözleşmesinde belirtilen kira süresiyle sınırlı tutmaktadır.

5. Şekil şartı eksik bir kefalet, borç sözleşme süresinde doğmuşsa geçerli sayılır mı?
Hayır; Yargıtay’a göre şekil eksikliği varsa, borcun sözleşme süresinde doğmuş olması sonucu değiştirmez.

6. Kefalet tanıkla ispat edilebilir mi?
Hayır; yazılı (ve el yazısı) şekil şartı olmadan kefaletin varlığı tanık, yemin veya ikrarla ispat edilemez.

Kefalet geçerliliği, icra takibine itiraz veya kefil sorumluluğu uyuşmazlıklarında
Av. Fatma Öztürk’e danışın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Post by Av. Fatma Öztürk