Kira Sözleşmesinde Kefalet: Şekil Şartları ve Kefilin Sorumluluğu (TBK m. 583)
25 Temmuz 2026

Kira Sözleşmesinde Kefalet: Şekil Şartları ve Kefilin Sorumluluğu (TBK m. 583)

Kefil olduğunuz kira borcu için icra takibi mi başlatıldı?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Kira sözleşmelerinde kefalet, uygulamada en çok hataya düşülen konulardan biridir. Kiraya veren, alacağını güvence altına aldığını düşünerek sözleşmenin altına bir kefil imzası alır; kefil ise çoğu zaman ne kadarlık bir yük altına girdiğini bilmez. Oysa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, kefili korumak amacıyla son derece katı şekil şartları öngörmüştür. Bu şartlardan yalnızca biri eksikse kefalet kesin olarak geçersizdir ve kiraya veren kefilden tek kuruş tahsil edemez.

Bu rehberde kira sözleşmesindeki kefaletin geçerlilik şartlarını, kefilin sorumluluğunun sınırlarını, eş rızası kuralını, uzayan kira dönemlerindeki durumu ve geçersiz kefalete karşı izlenecek yolu adım adım ele alıyoruz.

📍 Bu rehber şunu cevaplar: Kefaletin geçerli olup olmadığını: el yazısı şartı (azami tutar, tarih, müteselsillik), eşin rızası ve geçersizlik hâlleri.

Şunu arıyorsanız → Sözleşmedeki Kefil Ne Kadar ve Ne Süreyle Sorumlu? (Kefil ne kadar tutarla ve hangi dönem için sorumlu?)

Kefalet Nedir, Kira Sözleşmesinde Ne İşe Yarar?

Kefalet, kefilin, asıl borçlunun (kiracının) borcunu ödememesi hâlinde bu borçtan kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği bir sözleşmedir. Kira ilişkisinde kefalet, kiraya verenin kira alacağını, yan giderleri ve çoğu zaman kiralananın hasarından doğan tazminatı güvence altına almasını sağlar.

Kefaletin kritik özelliği, kefilin tüm malvarlığıyla sorumlu olmasıdır. Depozito belirli bir tutarla sınırlıyken, kefalette kefilin evi, aracı, maaşı ve banka hesapları risk altına girer. Kanun koyucu tam da bu ağır sonuç nedeniyle kefaleti sıkı şekil şartlarına bağlamıştır.

Kira ilişkisinde güvence türlerinin karşılaştırması

Güvence türüSorumluluğun kapsamıŞekil şartı
Depozito (güvence bedeli)Kararlaştırılan tutarla sınırlı; konut ve çatılı işyeri kirasında en çok üç aylık kira bedeli (TBK m.342)Sözleşmede kararlaştırılması yeterli
KefaletKefilin tüm malvarlığı; azami tutarla sınırlıTBK m.583 el yazısı + m.584 eş rızası
Müteselsil kefaletKiraya veren doğrudan kefile başvurabilirEl yazısında ayrıca belirtilmeli
Adi kefaletÖnce kiracıya başvurulup sonuç alınamaması gerekirEl yazısı şartı aynı

Geçerlilik Şartı 1: Yazılı Şekil ve El Yazısı Zorunluluğu (TBK m.583)

Türk Borçlar Kanunu m.583 uyarınca kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli değildir. Ancak kanun burada durmaz: sözleşmenin bazı unsurlarının mutlaka kefilin kendi el yazısıyla yazılmış olmasını arar. Bu unsurlar şunlardır:

  • Kefilin sorumlu olacağı azami tutar: Rakamla ve/veya yazıyla, kefilin kendi eliyle yazılmalıdır. “Sözleşmeden doğan tüm borçlardan sorumluyum” gibi sınırsız ifadeler bu şartı karşılamaz.
  • Kefalet tarihi: Gün/ay/yıl olarak kefilin el yazısıyla belirtilmelidir.
  • Müteselsil kefil olma iradesi: Kefil müteselsil sorumluluk üstleniyorsa, bu irade de el yazısıyla ifade edilmelidir. Aksi hâlde kefalet adi kefalet sayılır.
Uygulamadaki en sık hata

Kira sözleşmesi bilgisayarda hazırlanır, matbu metinde “müşterek ve müteselsil kefil” ibaresi basılıdır ve kefil yalnızca alta imza atar. Bu durumda azami tutar ve tarih kefilin el yazısıyla yazılmadığı için kefalet baştan geçersizdir. Kefil imza attığını inkâr etmese bile sonuç değişmez; çünkü sakatlık imzada değil, şekildedir.

TBK m.583/2 gereği, bir kişinin başkası adına kefil olması için verilecek özel yetki de aynı şekil şartlarına tabidir. Yani şirketi temsile yetkili kişinin, üçüncü bir kişiyi şirket adına kefil olmak üzere yetkilendirmesi hâlinde, bu yetkinin de el yazısıyla düzenlenmesi gerekir.

Aynı katılık, kefaletin kapsamının sonradan genişletilmesinde de geçerlidir: kefilin sorumluluğunu artıran her değişiklik, kefaletin kendisi için aranan şekil şartlarına uyularak yapılmadıkça hüküm doğurmaz.

Geçerlilik Şartı 2: Eşin Rızası (TBK m.584)

Kefil evliyse, kefalet sözleşmesinin geçerliliği için diğer eşin yazılı rızası aranır. Bu kural aile ekonomisini koruyan emredici bir geçerlilik şartıdır; taraflar sözleşmeyle bu kuralı bertaraf edemez, kefil bu haktan önceden feragat edemez.

Rızanın zamanlaması belirleyicidir: rıza, kefalet sözleşmesinden önce veya en geç kurulduğu anda verilmelidir. Sözleşme imzalandıktan sonra alınan “onay” beyanları hukuki sonuç doğurmaz, çünkü eş rızası kurucu niteliktedir.

Buna karşılık rızanın şekli, kefaletin kendisine göre daha esnektir: eş rızası adi yazılı şekle tabidir. Eşin beyanını el yazısıyla yazması gerekmez; kefalet belgesini imzalaması yeterlidir.

Eş rızası kuralının uygulama alanı

DurumEş rızası aranır mı?Dayanak / açıklama
Kefil evli, kişisel kefaletEvetTBK m.584/1 — yazılı rıza, sözleşme anına kadar
Kefaletin kapsamı sonradan artırılıyorEvet, yenidenTBK m.584/2 — sorumluluk artışı, adi kefaletin müteselsile dönüşmesi, güvencelerin önemli ölçüde azalması
Ticari işletme sahibi / ortak / yönetici, işletmeyle ilgili kefaletHayırTBK m.584/3 istisnası
Mahkeme kararıyla ayrılık veya kanundan doğan ayrı yaşama hakkı varHayırTBK m.584/1 istisnası
Kambiyo senedinde avalHayırYİBBGK 20.04.2018, E.2017/4, K.2018/5
Kefil bekârHayırHüküm yalnızca evli kefiller için
İki katmanlı denetim

Geçerlilik denetimi iki aşamalıdır: (i) kefaletin kendi şekli (TBK m.583), (ii) eşin rızası (TBK m.584). Bu iki katmandan biri eksikse kefalet ayakta durmaz. Önemli bir nokta: eş rızası eksiksiz olsa dahi, m.583’teki el yazısı eksikliğini telafi etmez. Tersi de geçerlidir.

Kefalet sözleşmenizin geçerli olup olmadığını incelettirmek ister misiniz?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Kefilin Sorumluluğu Ne Kadar Sürer? Uzayan Dönemler Sorunu

Uygulamada en çok uyuşmazlık doğuran mesele budur. Bir yıllık kira sözleşmesine kefil olan kişi, sözleşme kendiliğinden uzadığında sonraki yılların kirasından da sorumlu olur mu?

Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı nettir: kefilin sorumluluğu, kefalet verilen kira süresiyle sınırlıdır. Sözleşmenin TBK m.347 uyarınca kendiliğinden uzaması, kefaletin de kendiliğinden uzaması sonucunu doğurmaz. Uzama dönemleri için kefilin ayrıca ve açık rızası bulunmuyorsa, sorumluluk bu dönemlere genişletilemez.

Bu ilke, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 25.02.2004 tarihli, E.2004/431, K.2004/537 sayılı kararında ve sonraki içtihatlarda istikrarlı biçimde vurgulanmıştır. Uygulamada kiraya verenler “süresiz kefalet” zannıyla yıllar sonrasının kirası için takip başlatmakta, ancak Yargıtay çizgisi bunun geçersiz olduğunu ortaya koymaktadır.

Kiraya veren için pratik sonuç

Takip talebinde istenen kira dönemi, kefaletin kapsadığı sürenin dışındaysa kefilin sorumluluğuna gidilemez. Bu nedenle sözleşme uzatılırken kefaletin de yenilenmesi, azami tutarın güncellenmesi ve (kefil evliyse) eşin yeniden rızasının alınması gerekir.

Kefaletin Kapsamı: Neyi Güvence Altına Alır?

Geçerli bir kefalet varsa kefil, el yazısıyla yazdığı azami tutarı aşmamak kaydıyla şunlardan sorumlu olur:

  • Ödenmeyen kira bedelleri
  • Yan giderler (kefalet metninde açıkça kapsama alınmışsa aidat, ısınma vb.)
  • Kiralananın olağan kullanımı aşan hasarından doğan tazminat (kefalet metninde açıkça üstlenilmişse)
  • Asıl borca ilişkin işlemiş temerrüt faizi ve takip giderleri (azami tutar sınırı içinde)

Buna karşılık kefil, kira sözleşmesinde yer alsa dahi geçersiz sözleşme hükümlerinden sorumlu tutulamaz. Örneğin TBK m.346 uyarınca geçersiz olan cezai şart ve muacceliyet kayıtları, kefil yönünden de sonuç doğurmaz; asıl borç geçersizse kefalet de fer’i niteliği gereği o kalem bakımından hükümsüz kalır.

Adi Kefalet ile Müteselsil Kefalet Farkı

Kefalet türlerinin karşılaştırılması

Karşılaştırma ölçütüAdi kefaletMüteselsil kefalet
Kiraya veren kime başvurur?Önce kiracıya; ondan sonuç alınamazsa kefileDoğrudan kefile başvurabilir
Tartışma def’iKefil, önce asıl borçluya gidilmesini isteyebilirBu def’i kural olarak yok
Nasıl kurulur?El yazısı şartı sağlanmış, müteselsillik belirtilmemişMüteselsil kefil olma iradesi el yazısıyla yazılmış
Şüphe hâlindeKanun kefil lehine yorumu esas alır — adi kefalet sayılırAçıkça yazılmalıdır

“İcra Kefaleti” ve Benzeri Teminatlar

Uygulamada haciz sırasında tutanağa düşülen kısa kayıtlar “icra kefaleti” olarak anılır. Bu kayıtların da TBK m.583 ve m.584’ün şekil ve rıza rejimine aynen tabi olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Haciz zaptındaki standart ibare, kefilin el yazısıyla azami tutarı ve tarihi içermiyorsa ve eş rızası da yoksa kefalet geçerli değildir.

Ayrıca TBK m.603 gereği; garanti sözleşmesi, borca katılma, kredi emri ve üçüncü kişinin fiilini üstlenme gibi teminat amacı güden sözleşmelerde de kefaletin şekil ve ehliyet kuralları kıyasen uygulanır. Bu düzenleme, kefaletin adını değiştirerek şekil denetimini dolanma girişimlerine karşı bir filtre işlevi görür.

Kefalet Geçersizse Ne Yapılmalı? Adım Adım

  1. Sözleşmenin aslını inceleyin. Azami tutar, tarih ve müteselsillik ibaresinin kefilin el yazısıyla yazılıp yazılmadığı fiziksel olarak tespit edilmelidir. Fotokopi üzerinden değerlendirme yanıltıcıdır.
  2. Kefilin medeni hâlini ve rıza belgesini kontrol edin. Kefalet tarihinde evli miydi? Eş rızası var mı, varsa tarihi kefalet tarihinden sonra mı?
  3. Takip başlatılmışsa süresinde itiraz edin. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal süre içinde icra dairesine itiraz edilmelidir; süre kaçırılırsa takip kesinleşir.
  4. Doğru mahkemeyi seçin. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 25.10.2022 tarihli kararında belirtildiği üzere, eş rızası eksikliğine dayalı kefaletin geçersizliği iddialarının incelenmesinde genel mahkemeler görevlidir.
  5. Ödeme yapıldıysa iade talebini değerlendirin. Kefil, icra tehdidi altında veya iyi niyetle ödeme yapmışsa, kefaletin geçersizliği tespit edildiğinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade talep edebilir.
Emredici kural, resen dikkate alınır

TBK m.583 ve m.584’teki şartlar kamu düzenindendir. Yargıtay, “taraflar şekil şartlarına aykırılığa dayanamaz” yönündeki savunmaları geçersiz saymış; bu kuralların her hâlükârda uygulanacağını vurgulamıştır. Yani şekil eksikliği, taraflarca ileri sürülmese bile hâkim tarafından gözetilir.

Kiraya Veren İçin Kontrol Listesi

  • Azami sorumluluk tutarı kefilin el yazısıyla yazıldı mı?
  • Kefalet tarihi kefilin el yazısıyla yazıldı mı?
  • Müteselsil kefalet isteniyorsa bu irade el yazısıyla belirtildi mi?
  • Kefil evliyse eş rızası alındı mı ve tarihi kefaletten sonraya mı sarkıyor?
  • Sözleşme uzatıldığında kefalet de yenilendi mi?
  • Kefalet, TBK m.346 uyarınca geçersiz kalemleri kapsayacak biçimde mi kurgulandı?

TBK m.583-584’ün Metni ve Zaman Bakımından Uygulanması

Kefalete ilişkin şekil kuralının çekirdeği TBK m.583/1’dir: kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması hâlinde bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi de şarttır. Başkası adına kefalet sözleşmesi yapmak için özel yetki verilmesi ile kefalet sözleşmesi yapma vaadi de aynı şekle tabidir (TBK m.583/2). Eş rızasına ilişkin TBK m.584/1 ise eşlerden birinin, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceğini ve bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmesi gerektiğini düzenler.

Bu hükümlerin zaman bakımından uygulanması da önemlidir. Türk Borçlar Kanunu 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe girdiğinden, yargı uygulamasında kefalette eş rızasını arayan TBK m.584’ün bu tarihten önce düzenlenmiş kefalet sözleşmelerine uygulanamayacağı kabul edilmektedir; mülga Borçlar Kanunu döneminde verilmiş kefaletler, o dönemin şekil kurallarına göre değerlendirilir. TBK m.584’e 2013 yılında eklenen ve ticari işletme sahipleri, şirket ortakları ve yöneticilerinin işletmeyle ilgili kefaletleri gibi hâlleri eş rızası şartından ayrık tutan istisnaların da yürürlük tarihinden önce verilmiş kefaletlere geriye dönük uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle uzun süredir devam eden kira ilişkilerinde kefaletin hangi tarihte ve hangi kanun döneminde verildiği ilk incelenecek husustur.

Kefalet şartlarının zaman bakımından uygulanması

KonuKuralDayanak
Yazılı şekil, azami miktar, tarihKefilin el yazısıylaTBK m.583/1
Müteselsil kefalet iradesiKefilin el yazısıylaTBK m.583/1
Başkası adına kefalet yetkisi ve kefalet vaadiAynı şekle tabiTBK m.583/2
Eş rızasıYazılı; en geç sözleşme anındaTBK m.584/1
01.07.2012 öncesi kefaletTBK m.584 uygulanmaz; eski kanun şekliYargı uygulaması
2013’te eklenen eş rızası istisnalarıGeriye yürümezTBK m.584/3

Eş rızasının şekli ise kefaletin kendisinden daha esnektir: kanun rızanın yazılı olmasını arar, ancak eşin rıza beyanını kendi el yazısıyla yazmasını ayrıca öngörmez; yargı uygulamasında eşin kefalet belgesi üzerinde veya ayrı bir belgede imzasını taşıyan yazılı muvafakatinin yeterli görüldüğü kararlar bulunmaktadır. Rızanın tarihi ise belirleyicidir; sözleşmenin kurulmasından sonra verilen onay, sonradan icazet niteliğinde olup TBK m.584’ün aradığı şartı karşılamaz. Kefaletin kapsamını genişleten sonraki değişikliklerde, örneğin azami miktarın artırılmasında, adi kefaletin müteselsil kefalete dönüştürülmesinde veya kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azaltılmasında eşin yeniden rızası gerekir (TBK m.584/2).

İcra Kefaleti: İİK m.38, Şekil Şartı ve Başvuru Yolu

Kira alacağına ilişkin takip sırasında, özellikle haciz veya tahliye aşamasında borçlu kiracı için icra dairesinde verilen kefalet, icra kefaleti olarak adlandırılır. İcra dairesindeki kefaletler ilam niteliğindedir ve ilamların icrasına ilişkin hükümlere göre yerine getirilir (İİK m.38); bu nedenle alacaklı, icra kefiline doğrudan icra emri gönderebilir. Ancak Yargıtay uygulamasında, ilam hükmünde olan icra kefalet işleminin ilamlı takibe konu edilebilmesi, yani icra kefiline icra emri gönderilebilmesi için icra kefaletinin kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerektiği kabul edilmekte ve icra kefalet tutanağının TBK m.583’teki şartlara uygun düzenlenip düzenlenmediğinin incelenmesi aranmaktadır.

Buna göre kefilin sorumlu olacağı azami miktarı kendi el yazısıyla yazmadığı veya evli kefilin eşinin yazılı rızasının bulunmadığı bir icra kefalet tutanağı, İİK m.38 anlamında ilam niteliğindeki belgelerden sayılmayabilir. Yargıtay kararlarında bu iddianın ilama aykırılık niteliğinde olduğu ve süresiz şikâyet yoluyla icra mahkemesinde ileri sürülebileceği kabul edildiği gibi, kefaletin geçersizliği nedeniyle iptalinin yargılamayı gerektirdiği ve genel mahkemede ileri sürülmesi gerektiği yönünde kararlar da bulunduğundan, somut dosyada her iki yolun birlikte değerlendirilmesi gerekir. Kefalete rıza gösterecek eşin takip borçlusunun kendisi olduğu hâllerde ise eş rızasının ayrıca aranmayacağı kabul edilmiştir.

İcra kefaletinde kurallar

KonuKuralDayanak
Niteliğiİlam hükmünde; icra emri gönderilirİİK m.38
Şekil şartıİcra emri için TBK şekline uygunluk aranırTBK m.583, yargı uygulaması
Eş rızasıEvli kefilde aranır; eş borçlunun kendisiyse aranmazTBK m.584, yargı uygulaması
İleri sürme yoluSüresiz şikâyet veya genel mahkemede geçersizlikİİK m.16, yargı uygulaması
Kefalet tutanağıAzami miktar ve tarih kefilin el yazısıylaTBK m.583/1

El Yazısı Şartının İspatı: İmza ve Yazı İncelemesi

Kefalet geçersizliği iddiası çoğu zaman kefilin, sözleşmedeki azami miktar veya tarih bölümünün kendi el yazısıyla yazılmadığını ileri sürmesiyle başlar. Kefil, kendisine gönderilen ödeme emrine yedi gün içinde itiraz ederek borca ve imzaya itirazını bildirmelidir (İİK m.62); imzaya itirazın açıkça bildirilmemesi hâlinde imza kabul edilmiş sayılabilir. Kiraya veren itirazın kaldırılmasını istediğinde icra mahkemesi, imza ve yazının kefile ait olup olmadığını incelettirir; yazının kefilin el yazısı olmadığı anlaşılırsa itiraz kaldırılmaz ve kiraya verenin genel mahkemede dava açma hakkı saklı kalır (İİK m.68, m.68/a).

Genel mahkemede açılan itirazın iptali veya alacak davasında ise senetteki imza veya yazının inkâr edilmesi hâlinde hâkim, inkâr edilen yazıyı veya imzayı taraflardan birine ait olduğu kabul edilen başka yazı ve imzalarla karşılaştırır, gerekirse kefile yazı yazdırarak ve bilirkişi incelemesi yaptırarak sonuca ulaşır (HMK m.209-211). Uygulamada kira sözleşmesinin matbu olduğu, azami miktarın ve tarihin sonradan kiraya veren veya emlakçı tarafından doldurulduğu ya da bu bölümlerin bilgisayarla yazıldığı iddiaları sıkça ileri sürülür; bu nedenle kiraya veren, kefalet bölümünün kefil tarafından onun huzurunda el yazısıyla doldurulmasını sağlamalı ve mümkünse imzanın noterde tasdik ettirilmesini tercih etmelidir. Şekil şartına aykırılık hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir.

El yazısı şartının ispatı

AşamaKuralDayanak
Ödeme emrine itiraz7 gün içinde borca ve imzaya itirazİİK m.62
İtirazın kaldırılmasıİcra mahkemesinde imza ve yazı incelemesiİİK m.68, m.68/a
Genel mahkemede inkârKarşılaştırma, yazı yazdırma, bilirkişiHMK m.209-211
Matbu veya bilgisayarla doldurmaEl yazısı şartı karşılanmazTBK m.583/1
Şekle aykırılıkHâkim kendiliğinden gözetirTBK m.12
Kiraya veren için tedbirHuzurda el yazısıyla doldurma; noter tasdikiTBK m.583

Azami Tutar ve Kira Artışı: Kefilin Sorumluluğunun Hesaplanması

Kefilin el yazısıyla yazdığı azami tutar, kefaletin bütün kalemleri bakımından tek bir üst sınırdır. Kefil her durumda sadece kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktarı aşmamak üzere, asıl borçtan, borçlunun kusuru veya temerrüdünün yasal sonuçlarından, alacaklının asıl borçluya karşı yaptığı takip ve dava masraflarından ve işlemiş bir yıllık ile işlemekte olan yıla ait sözleşmeden doğan faizlerden sorumludur (TBK m.589). Bu nedenle kira alacağı, faiz ve takip masrafları toplamı azami tutarı aştığında, aşan kısım kefilden istenemez; azami tutar kira artışlarıyla kendiliğinden artmaz.

Varsayımsal olarak kefilin el yazısıyla “en fazla 300.000 TL” yazdığı bir kefalette, kiracının kira sözleşmesinin ilk yılında 200.000 lira kira borcu ile 30.000 lira faiz ve 20.000 lira takip masrafı biriktirmişse kefilin sorumluluğu toplam 250.000 liradır; aynı dönemde borç 350.000 liraya ulaşmışsa kefil yalnızca 300.000 lira ile sorumlu olur. Kefilin daha önce bu kefalet kapsamında yaptığı ödemeler de azami tutardan düşülür. Kira artışı nedeniyle azami tutarın yetersiz kalacağı öngörülüyorsa, azami tutarın artırılması ancak kefaletin şekline uygun yeni bir yazılı beyanla ve kefil evliyse eşin yeniden rızasıyla mümkündür (TBK m.583, m.584/2). “Kira sözleşmesinden doğacak tüm borçlardan” gibi rakam içermeyen ifadeler ise azami miktar belirlemesi sayılmaz.

Azami tutar hesabı (varsayımsal)

KalemTutarKefilden istenebilecek
Azami tutar (el yazısıyla)300.000 TLÜst sınır
Kira borcu + faiz + masraf250.000 TL250.000 TL
Borcun 350.000 TL’ye çıkması350.000 TL300.000 TL
Kefilin önceki ödemesi 100.000 TL—Kalan en fazla 200.000 TL
Azami tutarın artırılmasıYeni şekle uygun beyan ve eş rızasıTBK m.583, m.584/2
“Tüm borçlardan” ifadesiRakam yokKefalet geçersiz

Borca Katılma, Müşterek Borçlu ve Garantör İmzaları: TBK m.603

Kiraya verenlerin kefalet şekil şartından kaçınmak için kira sözleşmesine üçüncü kişiyi “müşterek borçlu”, “garantör” veya “müteselsil sorumlu” adıyla imzalatması, kanunun öngördüğü korumayı ortadan kaldırmaz. Kefalete ilişkin şekil ve ehliyet kuralları, gerçek kişiler tarafından kişisel güvence verilmesi amacıyla kurulan garanti sözleşmesi, borca katılma, kredi mektubu ve kredi emri gibi benzeri niteliklerdeki sözleşmelere de uygulanır (TBK m.603). Bu nedenle kiralananı kullanmayan ve kira ilişkisinden kendisine bir yarar sağlanmayan bir gerçek kişinin kiracının borcunu güvence altına almak için sözleşmeye eklenmesi, adı ne olursa olsun kefalet şekline tabi tutulur.

Buna karşılık kiralananı fiilen kullanan ve kira sözleşmesinin asıl borçlusu olarak imza atan kişi, örneğin evi birlikte kiralayan eşler veya ev arkadaşları, kefil değil kiracıdır. Birden fazla kişinin aynı sözleşmeyle birlikte kiracı olması hâlinde, sözleşmede kararlaştırılmışsa kiracılar kiraya verene karşı müteselsilen sorumlu olur ve bu sorumluluk için kefalet şekil şartı aranmaz (TBK m.162). Aradaki sınırı belirleyen ölçüt, imza atan kişinin kiralananın kullanımından yararlanıp yararlanmadığı ve kendi borcunu mu yoksa başkasının borcunu mu üstlendiğidir; bu değerlendirme sözleşme metni, kiralananda kimin oturduğu ve tarafların iradesi birlikte incelenerek yapılır.

İmza atan üçüncü kişinin konumu

KonumNitelikŞekil ve eş rızası
Kiralananı kullanmayan, borcu güvenceleyen gerçek kişiKefalet veya kişisel güvenceAranır (TBK m.583-584, m.603)
“Müşterek borçlu” veya “garantör” adıGüvence amacı varsa kefalet hükümleriAranır (TBK m.603)
Kiralananı birlikte kullanan ortak kiracıAsıl borçluAranmaz; müteselsillik sözleşmeyle (TBK m.162)
Tüzel kişi garantörTBK m.603 gerçek kişilerle sınırlıGenel hükümler
Belirleyici ölçütKullanımdan yararlanma ve kendi borcunu üstlenmeSomut değerlendirme

Kira kefaletinde şekil, sorumluluğun kendisidir: el yazısıyla yazılmamış bir azami tutar, ne kadar büyük olursa olsun sıfırdır.

Kefalet TBK m.583 uyarınca azami miktar, tarih ve varsa müteselsillik kefilin el yazısıyla yazılmadıkça, evli kefilde TBK m.584 uyarınca eşin en geç sözleşme anında verdiği yazılı rıza bulunmadıkça geçersizdir; 2012 öncesi kefaletlerde eş rızası aranmaz. İcra kefaleti de icra emri için bu şekle uygun olmalıdır; müşterek borçlu veya garantör adıyla alınan gerçek kişi imzaları TBK m.603 uyarınca aynı korumaya tabidir ve kefil azami tutarı aşan borçtan sorumlu değildir. Kefalet geçerliliği veya kefile karşı takip uyuşmazlığınız için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: kefilin sorumluluk kapsamı ve takip · kefaletin sona ermesi · TBK m.346 ve kefil · kira alacağının güvenceleri · kira artışı ve sınır · kira ilişkisinin devri

Sık Sorulan Sorular

Kira sözleşmesinde kefil imzası tek başına yeterli mi?

Hayır. Yalnızca imza atılması kefaleti geçerli kılmaz. TBK m.583 gereği azami sorumluluk tutarının, kefalet tarihinin ve varsa müteselsil kefil olma iradesinin kefilin kendi el yazısıyla yazılmış olması zorunludur. Bu unsurlardan biri eksikse kefalet kesin olarak geçersizdir.

Kefil evliyse eşinin rızası olmadan kefalet geçerli olur mu?

Kural olarak hayır. TBK m.584 gereği evli kefil için diğer eşin yazılı rızası geçerlilik şartıdır ve rıza en geç kefalet sözleşmesinin kurulduğu anda verilmelidir. Ticari işletme sahibi, ortak veya yöneticinin işletmeyle ilgili kefaletleri ile mahkeme kararıyla ayrılık hâli bu kuralın istisnalarıdır.

Eş rızası sonradan alınabilir mi?

Hayır. Eş rızası kurucu nitelikte olduğundan, kefalet sözleşmesi kurulduktan sonra verilen onay beyanları geçersizliği gidermez. Rıza, sözleşmeden önce veya en geç sözleşme anında verilmiş olmalıdır.

Kefil, sözleşme uzadığında sonraki yılların kirasından da sorumlu mu?

Kural olarak hayır. Yargıtay uygulamasına göre kefilin sorumluluğu, kefalet verilen kira süresiyle sınırlıdır. Sözleşmenin kendiliğinden uzaması kefaleti de uzatmaz; uzama dönemleri için kefilin ayrıca açık rızası gerekir.

Kefaletin azami tutarı yazılmamışsa ne olur?

Azami tutar el yazısıyla yazılmamışsa kefalet geçersizdir. “Tüm borçlardan sorumluyum” gibi sınırsız ifadeler kanunun aradığı belirlilik şartını karşılamaz ve kefaleti geçerli hâle getirmez.

Haciz sırasında imzalanan icra kefaleti geçerli midir?

Yalnızca TBK m.583 ve m.584’teki şartları taşıyorsa geçerlidir. Haciz tutanağına düşülen standart kayıtlar, kefilin el yazısıyla azami tutar ve tarih içermiyorsa ve eş rızası yoksa kefalet geçerli olmaz.

Kefil, geçersiz cezai şarttan sorumlu tutulabilir mi?

Hayır. TBK m.346 uyarınca kira bedelinin zamanında ödenmemesine bağlanan cezai şart ve muacceliyet kayıtları geçersizdir. Asıl borç bu kalem bakımından doğmadığından, kefalet de fer’i niteliği gereği bu kalemi kapsamaz.

Kefaletin geçersizliği hangi mahkemede ileri sürülür?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 25.10.2022 tarihli kararına göre, TBK m.584’teki eş rızası eksikliğine dayalı geçersizlik iddialarının incelenmesinde genel mahkemeler görevlidir. İcra takibine itiraz süreci ise ayrıca ve süresinde yürütülmelidir.

Depozito ile kefalet aynı anda istenebilir mi?

Evet, ikisi farklı güvence türleridir ve birlikte kararlaştırılabilir. Ancak konut ve çatılı işyeri kiralarında depozito TBK m.342 uyarınca en çok üç aylık kira bedeli ile sınırlıdır; kefalet ise el yazısıyla belirlenen azami tutar kadardır.

Kefil olarak takibe maruz kaldıysanız süre kaybetmeyin
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğinden, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk