Nişanlanmanın Bozulması ve Hediyelerin İadesi (TMK 118-123)
10 Temmuz 2026

Nişanlanmanın Bozulması ve Hediyelerin İadesi (TMK 118-123)

Nişanlanma, Türk Medeni Kanunu m.118’de düzenlenen ve evlenme vaadine dayanan bir sözleşmedir; ancak evlenmeye zorlama sonucu doğurmaz (TMK m.119). Nişan bozulduğunda taraflar arasında maddi tazminat (TMK m.120), manevi tazminat (TMK m.121) ve nişan hediyelerinin iadesi (TMK m.122) talepleri gündeme gelebilir. Bütün bu talepler nişanlılığın sona erdiği tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımına tabidir (TMK m.123). Bu rehberde nişanın bozulması, hediyelerin iadesi ve tazminat sorumluluğunun sınırları uygulama esasları çerçevesinde ele alınır.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Nişanlanma Sözleşmesi ve Hukuki Niteliği (TMK m.118)

Nişanlanma, iki kişinin evlenme iradelerini karşılıklı ve birbirine uyumlu biçimde açıklamalarıyla kurulan bir aile hukuku sözleşmesidir (TMK m.118). Kanun nişanlanma için özel bir şekil şartı öngörmemiştir; sözlü olarak, yüzük takma veya nişan töreni gibi geleneksel davranışlarla, hatta örtülü irade beyanı ile de kurulabilir. Nişanın geçerliliği için tarafların evlenme ehliyetine sahip olmaları ve iradelerinin sakat olmaması aranır.

Küçüklerin ve kısıtlıların nişanlanabilmesi, TMK m.118/II uyarınca yasal temsilcilerinin rızasına bağlıdır. Yasal temsilcinin rızası bulunmadan yapılan nişanlanma, küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz; ancak fiilen kurulan nişanlılık ilişkisinden doğan maddi-manevi tazminat ve hediye iadesi sorumluluğu bakımından somut olayın koşulları ayrıca değerlendirilir. Nişan, tarafların birlikte yaşama yükümlülüğü doğurmaz; taraflar aynı çatı altına girmek zorunda değildir.

Nişanı Bozma Hakkı ve Sonuçları (TMK m.119)

Türk hukukunda nişandan dönmek serbesttir. TMK m.119 uyarınca nişanlanma, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez. Yani nişanlı taraflardan biri diğerini evlenmeye mecbur bırakamaz; evlenme cebri icra edilemez. Bunun karşısında nişanı bozan taraf, kusurlu ise aşağıdaki hukuki sonuçlarla karşılaşır:

  • Karşı taraf ve ailesi lehine maddi tazminat (TMK m.120)
  • Kişilik hakkı ihlal edilen taraf lehine manevi tazminat (TMK m.121)
  • Tarafların ve ailelerin birbirlerine verdiği alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesi (TMK m.122)

Nişanın sona erme sebepleri; taraflardan birinin ölümü, evlenme engelinin ortaya çıkması, tarafların ortak iradeyle nişandan cayması, evlenmenin gerçekleşmesi ya da tek taraflı olarak nişanın bozulması olabilir. Hediye iadesi bakımından kusur aranmaz; buna karşın maddi ve manevi tazminat sorumluluğunun doğması için nişanı bozan tarafın haklı sebep olmaksızın kusurlu olması gerekir.

Maddi Tazminat: Hazırlık Masraflarının Karşılanması (TMK m.120)

TMK m.120, nişanlılardan birinin haklı sebep olmaksızın nişanı bozması ya da nişanın taraflardan birine yükletilebilecek bir sebeple bozulması halinde, kusuru bulunan tarafın diğerine ve onun ana-babasına ya da onlar gibi davrananlara, dürüstlük kuralına uygun olarak evlenme amacıyla yaptıkları harcamalar ve katlandıkları maddi fedakârlıklar karşılığında uygun bir maddi tazminat vermekle yükümlü olduğunu düzenler.

Uygulamada maddi tazminat kapsamında değerlendirilen başlıca kalemler şunlardır:

  • Düğün salonu, davetiye, çiçek ve organizasyon giderleri
  • Nişan ve düğün elbisesi, kuaför, gelin arabası masrafları
  • Alınan ev eşyaları ve mobilya için yapılan hazırlık giderleri
  • Ortak konut için ödenen kira, depozito ve kaporalar
  • Balayı için önceden yapılan uçak-otel rezervasyonlarının bedeli
  • Nişan giderleri ve nişan yemeği organizasyon masrafları

Tazminatın miktarı, harcamanın dürüstlük kuralına uygun olması ve evlenme amacı ile yapılmış bulunması ölçütlerine göre belirlenir. Aşırı, göstermelik ya da evlenme amacıyla bağdaşmayan harcamalar tazminat kapsamına girmez. Nişanın kusursuz bir sebeple (ör. ortak iradeyle sona erdirilmesi ya da mücbir sebeple bozulması) sona ermesi halinde maddi tazminat talep edilemez. Harcamaların ispatı bakımından fatura, banka dekontu, sözleşme örnekleri ve tanık beyanları önem taşır.

Manevi Tazminat: Kişilik Hakkının Korunması (TMK m.121)

TMK m.121, nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebileceğini öngörür. Manevi tazminat talebinin koşulları şunlardır:

  • Nişanlanmanın geçerli biçimde kurulmuş olması
  • Nişanın bozulmuş olması
  • Nişanı bozan tarafın kusurunun bulunması
  • Kişilik hakkına yönelik somut bir saldırının doğması (onur, itibar, cinsel dokunulmazlık, sosyal çevrede küçük düşme vb.)
  • Kusur ile zarar arasında illiyet bağının bulunması

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararlarında; nişanı bozan tarafın karşı tarafı aşağılayıcı, itibar zedeleyici, sosyal çevrede küçük düşürücü davranışları sonucunda kişilik hakkının ihlal edildiği durumlarda manevi tazminatın koşullarının oluştuğu vurgulanmaktadır. Örneğin nişan bozulduktan sonra karşı tarafa ait mahrem bilgilerin yayılması, sadakatsizlik veya bir başkasıyla evlenme gibi davranışlar somut olayın koşullarına göre manevi tazminatı gerekçelendirebilir. Manevi tazminat miktarı; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusurun ağırlığı, saldırının niteliği ve olayın gelişimi dikkate alınarak hâkim tarafından takdir edilir (TBK m.58 çerçevesinde). Nişan sürecinde başlayan ve nişan bozulduktan sonra süren kişilik hakkı ihlalleri için TMK m.24-25 kapsamında ayrıca genel hükümlere başvurulabileceği hakkında bkz. Kişilik Hakkına Saldırı ve Manevi Tazminat.

Hediyelerin İadesi: Alışılmışın Dışındaki Hediyeler (TMK m.122)

TMK m.122, nişanlılık evlenme dışında bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirine ya da ana-baba ve onlar gibi davranan kişilerin verdiği alışılmışın dışındaki hediyelerin geri istenebileceğini düzenler. Hediyenin aynen iadesi mümkün değilse sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır (TBK m.77 vd.). Bu davada kusur aranmaz; nişanın bozulmuş olması yeterlidir. Bu yönüyle hediye iadesi davası, maddi ve manevi tazminat davalarından ayrılır.

Yargıtay uygulamasında iadeye tabi (alışılmışın dışı) hediyeler ile iadesi istenemeyecek (alışılmış, gündelik) hediyeler şu şekilde ayrılır:

  • İadesi gereken (alışılmışın dışı) hediyeler: Nişan yüzüğü ve nişan takıları (bilezik, kolye, set), altın ve ziynet eşyaları, değerli saat, pahalı elektronik cihazlar, otomobil, taşınmaz, önemli miktarda nakit para, mobilya ve önemli değere sahip ev eşyaları.
  • İadesi istenemeyecek (alışılmış / gündelik) hediyeler: Kullanmakla eskiyen kıyafet ve ayakkabı, çiçek, şekerleme, pasta, gündelik parfüm, düşük bedelli takı ve aksesuar, kuaför giderleri, yiyecek-içecek harcamaları.

Yargıtay yerleşik uygulamasına göre nişan yüzüğü dışındaki tüm altın ve ziynet eşyaları, kadına özgü olsun ya da olmasın alışılmışın dışında hediye sayılır ve iadeye tabidir. Hediyeler aynen mevcut değilse dava tarihindeki değeri üzerinden bedel iadesi istenir. Nişan sırasında takılan altınların türü, gramı ve ayarı — davanın ispatı bakımından dava dilekçesinde açıkça belirtilmeli; nişan videoları, fotoğraflar ve tanık beyanları delil olarak sunulmalıdır. Hediyeler nişanlının değil ana-babanın adına verilmişse, iade davasını hediyeyi veren kişi kendi adına açar.

Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme (TMK m.123)

TMK m.123 uyarınca nişanlılıktan doğan dava hakları, nişanlılığın sona ermesinin üzerinden 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu süre hak düşürücü süre değil zamanaşımı süresidir; nitelik itibarıyla dava sırasında def’i olarak ileri sürülmedikçe hâkim tarafından re’sen dikkate alınmaz. Maddi tazminat, manevi tazminat ve hediyelerin iadesi taleplerinin tümü aynı 1 yıllık süreye tabidir; süre nişanın sona erdiği tarihten itibaren başlar.

Görevli mahkeme, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca Aile Mahkemesi‘dir. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakar. Yetkili mahkeme, HMK m.6 kapsamında davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Maddi-manevi tazminat ve hediye iadesi talepleri, aynı dava dilekçesinde birlikte ileri sürülebileceği gibi ayrı davalar olarak da açılabilir.

Dava dilekçesinde harcama kalemlerinin, hediyelerin ve manevi zararın kaynağı olan olayların ayrıntılı biçimde açıklanması; harç ve vekâlet ücreti bakımından her bir talep türünün ayrıca miktarlandırılması gerekir. Nişanın bozulmasının yanı sıra evlilik ve boşanma süreçleriyle ilgili başlıklar için Anlaşmalı Boşanma Protokolü (TMK m.166/3) ve Ayrılık Davası (TMK m.167-172) incelenebilir.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Sık Sorulan Sorular

Nişan atıldığında yüzük ve takılar geri istenebilir mi?
Evet. TMK m.122 kapsamında nişan yüzüğü ve nişan takıları alışılmışın dışında hediye sayılır ve nişan evlenme dışında bir sebeple sona erdiğinde iadesi istenebilir. Hediye aynen mevcut değilse dava tarihindeki değeri üzerinden bedel iadesi talep edilir. Hediye iadesi bakımından tarafların kusuru aranmaz.

Nişanı bozan taraf her durumda tazminat öder mi?
Hayır. Maddi ve manevi tazminat için nişanı bozan tarafın haklı sebep olmaksızın kusurlu olması gerekir. Ortak iradeyle ya da haklı sebeple sona eren nişanlarda tazminat sorumluluğu doğmaz; ancak hediye iadesi kusurdan bağımsız olarak gündeme gelir.

Aile bireylerinin verdiği hediyeler de iadeye tabi midir?
Evet. TMK m.122 uyarınca nişanlıların yanı sıra ana-baba ve onlar gibi davranan yakınların verdiği alışılmışın dışındaki hediyeler de iadeye tabidir. İade davasını, hediyeyi veren kişi kendi adına açar; küçük değerli ve gündelik hediyeler iade kapsamı dışında kalır.

Nişan bozulduktan sonra kaç yıl içinde dava açmam gerekir?
Nişanlılığın sona erdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde. TMK m.123 zamanaşımı süresini 1 yıl olarak belirlemiştir. Süre içinde açılmayan davada karşı taraf zamanaşımı def’ini ileri sürerse talep reddedilir; bu nedenle delillerin bir an önce toplanması ve dava dilekçesinin hazırlanması önerilir.

Bu davaya hangi mahkeme bakar?
Nişanın bozulmasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat ve hediye iadesi davalarına Aile Mahkemesi bakar. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatıyla davayı görür. Yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

Nişanın bozulması hem duygusal hem hukuki bakımdan tarafları etkileyen bir süreçtir. TMK m.118-123 çerçevesinde maddi tazminat, manevi tazminat ve hediye iadesi taleplerinin birlikte ya da ayrı ayrı yönlendirilmesi mümkündür. 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde delillerin — harcama makbuzları, banka kayıtları, nişan fotoğrafları, tanık listesi ve hediye envanteri — özenle toplanması ve dava dilekçesinin somut vakalara dayanan biçimde hazırlanması sonucu doğrudan etkiler. Nişanın sona ermesinin ardından resmi süreçlere ilişkin diğer başlıklar için Resmi Nikah – Dini Nikah ve kişilik haklarının korunması bakımından Kişilik Hakkına Saldırı ve Manevi Tazminat (TMK 24-25) rehberlerimiz de incelenebilir.

{ “@context”: “https://schema.org”, “@type”: “FAQPage”, “mainEntity”: [ { “@type”: “Question”, “name”: “Nişan atıldığında yüzük ve takılar geri istenebilir mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Evet. TMK m.122 kapsamında nişan yüzüğü ve nişan takıları alışılmışın dışında hediye sayılır ve nişan evlenme dışında bir sebeple sona erdiğinde iadesi istenebilir. Hediye aynen mevcut değilse dava tarihindeki değer üzerinden bedel iadesi talep edilir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Nişanı bozan taraf her durumda tazminat öder mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Hayır. Maddi ve manevi tazminat için nişanı bozan tarafın haklı sebep olmaksızın kusurlu olması gerekir; hediye iadesi ise kusurdan bağımsız olarak istenir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Aile bireylerinin verdiği hediyeler de iadeye tabi midir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Evet. TMK m.122 uyarınca nişanlıların yanı sıra ana-baba ve onlar gibi davrananlar tarafından verilen alışılmışın dışındaki hediyeler de iadeye tabidir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Nişan bozulduktan sonra kaç yıl içinde dava açmam gerekir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Nişanlılığın sona erdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde. TMK m.123 zamanaşımı süresini 1 yıl olarak belirler.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Bu davaya hangi mahkeme bakar?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Aile Mahkemesi. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla davayı görür. Yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir.” } } ] }
Post by Av. Fatma Öztürk