Konkordato Dava Türleri
Konkordatonun Tamamen Feshi
Kısmen fesih bir taksit meselesiyse, tamamen fesih bir dürüstlük meselesidir. Konkordato hileyle kurulmuşsa, kanun tek bir alacaklıya bile bütün binayı yıkma hakkı tanır.
Bu dava türü nedir?
Tamamen fesih; konkordatonun kötü niyetle sakatlanmış olduğunun anlaşılması hâlinde, her alacaklının tasdik kararını veren mahkemeden konkordatonun bütünüyle ortadan kaldırılmasını isteyebilmesidir (İİK m. 308/f). Kısmen fesihten farkı kökten sonuçtadır: karar, planı yalnız bir alacaklı için değil herkes için çökertir. Konkordatonun sağladığı tüm koruma kalkar; bütün alacaklılar, alacaklarının tamamı için takip ve dava haklarına yeniden kavuşur. Bu karara karşı kanun yolu açıktır.
Bu uyuşmazlık nasıl doğar?
Buradaki anahtar kelime hiledir. Tipik görünümleri: borçlunun mali durumunu olduğundan kötü göstermesi (gizlenen kasalar, kayıt dışı alacaklar), tasdikten önce mal kaçırma (değerli varlıkların yakınlara devri), alacaklı listesine gerçek olmayan “dost borçlar” yazarak oylamada çoğunluğu yapay biçimde sağlama ya da denetim sürecine sahte belge sunma. Çoğu zaman gerçek, tasdikten sonra ortaya çıkar: bir banka kaydı, bir tapu hareketi ya da eski bir çalışanın anlattıkları, perdeyi aralar.
Örnek (temsilî): Tasdikten sonra bir alacaklı, borçlunun en değerli makinelerini mühletten hemen önce kâğıt üzerinde kurulmuş bir akraba şirketine sattığını tapu ve ticaret sicili kayıtlarından tespit etsin. Bu tablo, tamamen fesih davasının klasik konusudur.
Süreç adım adım nasıl işler?
- Şüphe: Bir alacaklı, dosyadaki tabloyla gerçek arasında uyumsuzluk fark eder.
- Delil toplama: Ticaret sicili, tapu, banka hareketleri, defter kayıtları ve gerekiyorsa bilirkişi incelemesiyle hile belgelenir.
- Dava: Tasdik kararını veren mahkemeden konkordatonun tamamen feshi istenir.
- Yargılama: Mahkeme, kötü niyet iddiasını delilleriyle tartar; borçlu savunmasını sunar.
- Karar ve sonuç: Fesih hâlinde koruma herkes için kalkar; takipler ve davalar serbest kalır.
Yaklaşımımız ve çözümümüz
Bu dava, iddianın ağırlığı kadar ispatın ağırlığını da taşır; biz de mimari gibi kurarız: hangi işlem, hangi tarihte, hangi belgeyle? Soyut “hile var” söylemi yerine; tapu-sicil-banka üçgeninde kronolojik bir delil haritası çıkarır, gerektiğinde bilirkişi incelemesini davanın merkezine koyarız. Alacaklı için hedef yalnız feshi kazanmak değil, fesih sonrasındaki ilk hamleyi de hazır etmektir: koruma kalktığı gün başlatılacak takip stratejisi dosyada bekler. Borçlu müvekkillerimize ise daha sürecin başında tek bir ilke fısıldarız: şeffaflık en ucuz sigortadır. Çünkü kötü niyetle sakatlanmış bir konkordato, er ya da geç yıkılır; üstelik yıkılırken işletmenin itibarını da altında bırakır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulama zaman içinde değişebileceğinden, somut bir durumda karar vermeden önce güncel düzenlemelerin ve dosya ayrıntılarının birlikte değerlendirilmesi önerilir.