Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, milyonlarca çalışanı ilgilendiren bir kararında, işçinin yıllık iznini kullandığı döneme denk gelen hafta tatili günlerinin izin süresinden sayılamayacağına hükmetti. Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz istemini yerinde bulan Daire, yerel mahkemenin kararını -sonuca etkili olmamak üzere- bozdu.
Olayda ne yaşandı?
İstanbul’da bir iş yerinde çalışan işçi, iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından kullandırılmayan yıllık izin ücretlerinin ödenmesi talebiyle dava açtı. Dosyadaki izin belgelerine göre işçi, çalışma süresine karşılık 28 gün yıllık ücretli izne hak kazanmış ve bu izni kullanmıştı; ancak izin dönemlerine toplam 4 hafta tatili günü denk geliyordu.
Kanun ne diyor?
Karara dayanak yapılan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesinin beşinci fıkrasına göre, yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. Daire ayrıca, Kanun’un 59. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretin son ücret üzerinden ödenmesi gerektiğini hatırlattı.
Sonuç ne oldu?
Bu değerlendirme ışığında Yargıtay, izin dönemine denk gelen 4 hafta tatili gününün izinden düşülmesinin hatalı olduğunu, dolayısıyla işçinin kullanmadığı 4 günlük yıllık izin alacağının bulunduğunu kabul etti. Karar, izin sürelerinin doğru hesaplanması ve sözleşme sonunda ödenecek izin ücreti yönünden işçiler ve işverenler açısından önemli bir ölçü ortaya koyuyor.
📚 İlgili Rehberler
- İş Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- Yer altı işçilerine yıllık izinde dört gün ek hak: 4857 sayılı Kanun’a
- Kıdem Tazminatı Davası: Zamanaşımı, Faiz ve Güncel Yargıtay Uygulaması
- Yargıtay’dan emsal karar: İş kazasında kalıcı sakatlık olmasa da maddi
- Yargıtay’dan emsal karar: ‘Kişisel sebeplerle’ istifa eden işçi kıdem
