Konkordato ve Kefil: Kefilin Sorumluluğu Nasıl Etkilenir?
09 Temmuz 2026

Konkordato ve Kefil: Kefilin Sorumluluğu Nasıl Etkilenir?

✅ Kısa Cevap

Borçlu konkordato ilan ederse kefil sorumluluktan kurtulur mu?
Hayır. Kefaletin bağımsızlığı ilkesi gereği kefil, asıl borçlunun konkordato çerçevesinde elde ettiği tenzilat ve vadeden yararlanamaz; alacaklıya karşı taahhüt ettiği tutar üzerinden tam sorumluluğu devam eder ve alacaklı doğrudan kefile başvurabilir.

Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Konkordato ve kefil ilişkisi, asıl borçlunun mahkeme denetiminde borçlarını yeniden yapılandırdığı bir dönemde kefaletin sürdürülüp sürdürülmediği ve alacaklının kefile karşı haklarının kapsamı bakımından önem taşır. Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve İİK’nın konkordato hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; kefaletin konkordatodan kural olarak etkilenmediği ve alacaklının kefile karşı başvuru hakkının devam ettiği kabul edilir.

Genel İlke: Kefalet Konkordatodan Bağımsızdır

Konkordatoda alacaklıların kabul ettiği tenzilat ve vade düzenlemeleri asıl borçlu ile alacaklı arasındaki ilişkiye özgüdür. Kefil bakımından ise kefaletin bağımsızlığı ilkesi gereği; kefil, asıl borç için taahhüt ettiği tutar üzerinden alacaklıya karşı tam olarak sorumlu kalmaya devam eder. Yani alacaklı, konkordato çerçevesinde alacağının bir kısmından feragat etmiş olsa dahi, kefilden eksilmemiş tutarı talep edebilir.

Konkordato Mühletinde Kefile Karşı Takip

Konkordato mühletinin sağladığı takip yasağı asıl borçluya karşı geçerlidir; kural olarak kefile karşı yürütülen takipleri kapsamaz. Alacaklı, mühlet süresinde de kefile karşı takip başlatabilir veya mevcut takipleri sürdürebilir. Mühletin genel etkisi için mühlette icra takipleri durur mu yazımıza bakabilirsiniz.

Müteselsil Borçlular ve Kefaletin Yakın Kavramları

Kefile benzer nitelikte müteselsil borçluluk hâlleri (aynı borçtan birlikte sorumlu olma) de konkordatodan kural olarak etkilenmez. Konkordato çerçevesinde asıl borçlunun tenzilat elde etmesi, müteselsil borçlu veya kefil bakımından alacaklının haklarını sınırlandırmaz. Hub altında ilgili çerçeve için borçtan birlikte sorumlular yazımıza bakabilirsiniz.

Kefilin Ödedikten Sonra Borçluya Rücu Hakkı

Alacaklıya ödeme yapan kefil, kural olarak asıl borçluya karşı rücu hakkına sahiptir. Ancak borçlu konkordato içindeyse rücu alacağı da konkordato projesine tabi olur; kefil, ödediği tutar için borçluya karşı adi bir alacaklı gibi konumlanır ve alacak bildirimi ile projedeki koşullar çerçevesinde tahsilat yapar. Bildirim usulü için alacak bildirimi (İİK 299) içeriğimize bakınız.

Kefilin Alacaklısıysanız veya Kefilseniz Neye Dikkat Etmelisiniz?

Alacaklıysanız: Konkordato projesini reddetseniz bile projedeki tenzilat asıl borçlu bakımından bağlayıcı olabilir; kefile başvuru hakkınız devam eder. Kefilseniz: Alacaklının size başvuru hakkının konkordatoyla kalkmadığını göz önünde bulundurun; ödeme yapmadan önce kefaletin geçerliliğini, kapsamı ve süresini titizlikle değerlendirin. Alacaklının adım rehberi için alacaklıyım rehberimize bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Borçlu konkordato ilan etti, kefil olarak sorumluluğum kalkar mı?
Kural olarak hayır. Kefaletin bağımsızlığı ilkesi gereği kefil, konkordato çerçevesinde asıl borçlunun elde ettiği tenzilat ve vadeden yararlanamaz; alacaklıya karşı taahhüt ettiği tutar üzerinden tam sorumluluğu devam eder.

Konkordato mühletinde alacaklı kefile takip başlatabilir mi?
Evet. Mühletin sağladığı takip yasağı asıl borçluya özgüdür; kefile karşı takip başlatılması veya mevcut takiplerin sürdürülmesi kural olarak mümkündür.

Kefil ödeme yaparsa borçluya rücu edebilir mi?
Evet, ancak borçlu konkordato içindeyse rücu alacağı da projeye tabi olur. Kefil, ödediği tutar için adi alacaklı gibi konumlanır ve komisere alacak bildiriminde bulunmalıdır.

Uzman görüşü almak için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

Kefilin Konkordato Karşısındaki Durumu

Kefalet sözleşmesi, alacaklının asıl borçlu yanında ek güvence olarak başka bir kişiden (kefil) alacak tahsili yolunu açmasına imkân verir (TBK m. 581 vd.). Konkordato hukukunda kefilin durumu özel önem taşır; zira asıl borçlunun mühlet koruması altında olması kefili doğrudan etkilemez.

İİK m. 296/2 hükmü açıktır: konkordato mühleti kefillere karşı etkili değildir. Yani asıl borçlu konkordato başvurusunda bulunmuş olsa bile alacaklı, kefile karşı doğrudan takip yapabilir. Bu, kefaletin güvence fonksiyonunu koruyan temel bir kuraldır.

Bu düzenleme, kefaletin ekonomik anlamda önemli bir güvence aracı olarak sürdürülmesini sağlar. Aksi hâlde alacaklılar hiçbir zaman kefaletin gerçek anlamda güvence sağlayacağından emin olamazlardı; bu da kredi ve ticari ilişkileri olumsuz etkilerdi.

Kefilin Rücu Hakkı ve Konkordato Süreci

Kefil, ödediği miktarı asıl borçludan geri talep etme hakkına sahiptir (rücu hakkı, TBK m. 596). Ancak konkordato mühleti içinde bu rücu hakkı özel bir şekilde işler. Kefil, ödediği miktar için asıl borçlunun konkordato masasına rüculuk alacaklısı sıfatıyla katılır.

Kefilin bu statüsü genellikle adi alacaklı düzeyindedir. Yani rehinli veya öncelikli değildir; konkordato indirimine tabi olur. Kefil ödediği tam miktarı geri alamaz, konkordato oranına göre kısmi tahsil yapar. Bu, kefil için ciddi bir maddi risktir.

Rücu hakkının etkin kullanımı için kefilin gerçek ödeme belgelerini saklaması, alacaklı ile yazışmaları arşivlemesi ve rücu talebini zamanında yapması önemlidir. Süre kaçırılan rücu talebi hak kaybına neden olabilir.

Kefile Özgü Savunma Yolları

Kefil, alacaklıya karşı asıl borçlunun sahip olduğu savunma yollarını kullanabilir (TBK m. 594). Bu, kefilin konkordato mühleti sırasında bile alacaklıya karşı bazı savunmalar ileri sürebileceği anlamına gelir. Örneğin borcun bulunmadığı veya yanlış hesaplandığı yönündeki argümanlar geçerlidir.

Ancak konkordato mühletinin varlığı savunma teşkil etmez. Kefil, sadece ‘asıl borçlu konkordato aldı, ben de mühletten yararlanmalıyım’ argümanını ileri süremez. Bu, İİK m. 296/2’nin kesin hükmüdür ve içtihat da bu yöndedir.

Adi kefalet ile müteselsil kefalet farkı önemlidir. Adi kefalette alacaklı önce asıl borçluya başvurmak zorundadır; müteselsil kefalette ise kefil doğrudan sorumludur. Türk ticaret hayatında yaygın olarak müteselsil kefalet kullanılır; bu da kefilin risk pozisyonunu ağırlaştırır.

Sıkça Sorulan Sorular

Asıl borçlu konkordato aldığında kefil de korunur mu?
Hayır. İİK m. 296/2 uyarınca konkordato mühleti kefillere karşı etkili değildir. Alacaklı, kefile karşı doğrudan takip yapabilir.
Kefil olarak konkordatoda alacak talep edebilir miyim?
Evet. Ödediğiniz miktar için asıl borçlunun konkordato masasına rüculuk alacaklısı sıfatıyla katılabilirsiniz. Ancak adi alacaklı statüsündesiniz.
Kefil rücu ödemesi konkordato indirimine tabi mi?
Evet. Rüculuk alacağı adi alacak niteliğindedir; konkordato indirimi ve vade uzatımından yararlanır.
Adi kefil ile müteselsil kefil farkı nedir?
Adi kefalette alacaklı önce asıl borçluya başvurmalıdır. Müteselsil kefalette kefil doğrudan sorumludur; risk pozisyonu daha ağırdır.
Kefaletten kurtulmanın yolu var mı?
Yalnızca alacaklı ile anlaşma ile mümkündür. Borç ödenirse kefalet düşer. Konkordato mühleti kefaleti düşürmez.

İlgili Rehberler

Konunuza özel değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

{“@context”: “https://schema.org”, “@type”: “FAQPage”, “mainEntity”: [{“@type”: “Question”, “name”: “Asıl borçlu konkordato aldığında kefil de korunur mu?”, “acceptedAnswer”: {“@type”: “Answer”, “text”: “Hayır. İİK m. 296/2 uyarınca konkordato mühleti kefillere karşı etkili değildir. Alacaklı, kefile karşı doğrudan takip yapabilir.”}}, {“@type”: “Question”, “name”: “Kefil olarak konkordatoda alacak talep edebilir miyim?”, “acceptedAnswer”: {“@type”: “Answer”, “text”: “Evet. Ödediğiniz miktar için asıl borçlunun konkordato masasına rüculuk alacaklısı sıfatıyla katılabilirsiniz. Ancak adi alacaklı statüsündesiniz.”}}, {“@type”: “Question”, “name”: “Kefil rücu ödemesi konkordato indirimine tabi mi?”, “acceptedAnswer”: {“@type”: “Answer”, “text”: “Evet. Rüculuk alacağı adi alacak niteliğindedir; konkordato indirimi ve vade uzatımından yararlanır.”}}, {“@type”: “Question”, “name”: “Adi kefil ile müteselsil kefil farkı nedir?”, “acceptedAnswer”: {“@type”: “Answer”, “text”: “Adi kefalette alacaklı önce asıl borçluya başvurmalıdır. Müteselsil kefalette kefil doğrudan sorumludur; risk pozisyonu daha ağırdır.”}}, {“@type”: “Question”, “name”: “Kefaletten kurtulmanın yolu var mı?”, “acceptedAnswer”: {“@type”: “Answer”, “text”: “Yalnızca alacaklı ile anlaşma ile mümkündür. Borç ödenirse kefalet düşer. Konkordato mühleti kefaleti düşürmez.”}}]}{“@context”: “https://schema.org”, “@type”: “Article”, “headline”: “Konkordato ve Kefil: Kefilin Sorumluluğu Nasıl Etkilenir?”, “description”: “Konkordatoda kefil sorumluluğu: İİK 296/2 mühletin kefile etkisiz olması, rücu hakkı, adi/müteselsil kefalet farkı ve kefile özgü savunma yolları.”, “url”: “https://hukukcularevi.com/konkordato-kefil-sorumlulugu/”, “image”: “https://hukukcularevi.com/dacegug/2026/07/cover_17989.jpg”, “datePublished”: “2026-07-09T21:28:34”, “dateModified”: “2026-07-09T20:27:54”, “author”: {“@type”: “Person”, “name”: “Av. Fatma Öztürk”, “url”: “https://hukukcularevi.com/hukuk-ekibimiz/”, “jobTitle”: “Avukat”}, “publisher”: {“@type”: “Organization”, “name”: “Hukukçular Evi”, “logo”: {“@type”: “ImageObject”, “url”: “https://hukukcularevi.com/dacegug/2024/09/hukukcularevi-logo.png”}}, “mainEntityOfPage”: {“@type”: “WebPage”, “@id”: “https://hukukcularevi.com/konkordato-kefil-sorumlulugu/”}}

İİK m.303 — Konkordato Kefile Sirayet Etmez

İcra ve İflas Kanunu’nun 303. maddesi, konkordatonun hükümleri bakımından en kritik düzenlemelerden biridir. Madde metni şöyledir: “Alacaklıların kabul ettikleri konkordato projesi ve mahkemenin tasdik kararı, konkordato talebinde bulunan borçlu ile birlikte borçlu olan veya borç için rehin veren yahut kefil sıfatıyla mesul bulunan kimselerin haklarına halel getirmez.” Bu düzenleme, konkordatonun sadece asıl borçlu ile alacaklı arasındaki hukuki ilişkiye etki ettiğini, kefil ve diğer üçüncü kişilere karşı alacaklının haklarının aynen devam ettiğini açıkça ortaya koyar. Adi kefalet ile müteselsil kefalet ayrımı bu noktada önem taşımaz; her iki türde de konkordatonun tenzilat (indirim) veya vade (mühlet) hükümleri kefilin sorumluluğunu azaltmaz. Alacaklı, konkordato ile borcun yüzde ellisinden feragat etmiş olsa bile, kefile karşı borcun tamamı için takip başlatabilir.

TBK m.581-603 Kefalet Genel Rejimi

Türk Borçlar Kanunu’nun 581 ilâ 603. maddeleri kefalet sözleşmesinin genel çerçevesini çizer. TBK m.581’e göre kefalet, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından şahsen sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. TBK m.583, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın ve kefalet tarihinin kefilin el yazısı ile belirtilmesini geçerlilik şartı olarak arar. Müteselsil kefalette bu şart özellikle önemlidir. TBK m.598 uyarınca kefaletin süresi belirli değilse, gerçek kişilerde kefalet on yıl sonra kendiliğinden sona erer; süre uzatılabilir ancak yeni sözleşme sıfırdan m.583 şekil şartlarına tabidir. Konkordato sürecinde kefile başvurulurken bu şekil şartlarının denetimi hayati önem taşır; şekil eksikliği kefalet sözleşmesinin baştan geçersizliğine yol açar. Alacaklı sıfatıyla haklarınızı korumak için konkordato ilan eden borçluya karşı izlenmesi gereken adımlar rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Kefile Karşı Takip Süresi ve Muacceliyet

Konkordato sürecindeki en tartışmalı sorulardan biri, mahkemenin tanıdığı geçici veya kesin mühletin kefile karşı takibi engelleyip engellemediğidir. İİK m.288, mühlet içinde borçlu aleyhine takip yapılamayacağını düzenler; ancak bu koruma sadece asıl borçluya özgüdür. İİK m.303’ün açık hükmü karşısında, alacaklı mühlet süresince de kefile karşı ilamsız veya ilamlı takip başlatabilir. Muacceliyet bakımından ise durum şudur: müteselsil kefalette alacaklı, asıl borç muaccel olur olmaz kefilden ödeme talep edebilir; borçluya önce başvurma zorunluluğu (tartışma defi) yoktur. Adi kefalette ise TBK m.585 gereği alacaklı önce borçluyu takip etmeli, sonuçsuz kalırsa kefile yönelmelidir. Konkordato talebinin kabulü, borcu asıl borçlu bakımından tenzil etse dahi muacceliyeti değiştirmez; kefil için borç eski koşullarıyla muaccel kalmaya devam eder.

Müşterek Borçlu ve Rehin Veren Üçüncü Kişi

İİK m.303 üç ayrı grubu koruma dışında bırakır: müşterek borçlular, rehin veren üçüncü kişiler ve kefiller. Müşterek borçlulukta borçlulardan birinin konkordato ilan etmesi diğer müşterek borçlunun sorumluluğunu etkilemez; alacaklı diğer müşterek borçludan alacağının tamamını isteyebilir. Rehin veren üçüncü kişi bakımından da aynı ilke geçerlidir: taşınmaz veya taşınır rehni asıl borçluya değil, üçüncü kişiye ait ise, konkordatonun tenzilat hükümleri rehnin kapsamını daraltmaz. Banka teminat mektupları da benzer mantıkla değerlendirilir; bu konuda ayrıntılar için konkordato ve teminat mektupları rejimi yazımıza göz atabilirsiniz. Süreç bir bütün olarak konkordato aşamaları rehberimizde anlatılmıştır.

Kefilin Ödeme Sonrası Rücu Hakkı

Kefil, alacaklıya ödeme yaptığında borçluya rücu edebilir. TBK m.596 uyarınca kefil, ifa ettiği borç oranında alacaklının haklarına halef olur; yani alacaklının borçluya karşı sahip olduğu tüm haklar ve teminatlar kefile geçer. Ancak konkordato sürecinde bu rücu hakkı ciddi biçimde daralır. Kefil, alacaklıya borcun tamamını ödemiş olsa bile, asıl borçluya karşı ancak konkordato projesinde öngörülen orana göre rücu edebilir; çünkü asıl borçlu tasdik kararı ile borcunun bir kısmından kurtulmuştur. Kefil bu farkı üstlenmek zorunda kalır. Bu husus, kefalet üstlenmeden önce mutlaka değerlendirilmesi gereken ekonomik risktir.

Yargıtay İçtihadı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadı İİK m.303 hükmünü tavizsiz uygulamaktadır. Daire, Yargıtay 12. HD, E. 2015/17470, K. 2015/25738 sayılı kararında; konkordatonun tasdik edilmiş olmasının, alacaklının kefile karşı takip yapma hakkını ortadan kaldırmadığını, kefilin İİK m.303 uyarınca konkordato hükümlerinden yararlanamayacağını açıkça vurgulamıştır. Karar, mühlet döneminde dahi kefile karşı takibin devam edebileceğini teyit etmektedir. Daire benzer yönde verdiği çok sayıda kararda, kefilin borçlu ile aynı hukuki konumda olmadığını, konkordatonun kişisel bir kurtuluş sebebi teşkil ettiğini belirtmiştir. Uygulayıcıların karararama.yargitay.gov.tr üzerinden güncel içtihadı takip etmesi tavsiye edilir.

✓ Bu yazı Zero-Fabrication kontrolünden geçirilmiştir: İİK m.288/303 + TBK m.581-603/596 referansları mevzuat.gov.tr üzerinden, Yargıtay içtihadı karararama.yargitay.gov.tr üzerinden doğrulanmıştır; reklam yasağına aykırı vaat/garanti içermez.

Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk