Yıllık ücretli izin, işçinin dinlenme hakkının somutlaştığı, Anayasa ve İş Kanunu güvencesi altındaki temel bir haktır. Uygulamada en çok tartışılan konuların başında, izin süresinin nasıl hesaplanacağı ve izin günlerine denk gelen hafta tatili ile genel tatillerin bu süreye dâhil edilip edilmeyeceği gelir. Bu makale, yıllık iznin hesaplanmasına ilişkin yasal çerçeveyi ve uygulamadaki esasları ele almaktadır.
Yasal çerçeve: 4857 sayılı İş Kanunu
Yıllık ücretli izin, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53 ila 60. maddelerinde düzenlenmiştir. Kanuna göre işyerinde bir yıldan az olmamak üzere çalışan her işçi yıllık ücretli izne hak kazanır. İzin süreleri kıdeme göre belirlenir: bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dâhil) kıdemi olanlar için en az on dört gün, beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlar için en az yirmi gün, on beş yıl ve daha fazla kıdemi olanlar için en az yirmi altı gündür. Yer altı işlerinde çalışanlar için bu süreler dörder gün artırılır.
Hafta tatili ve genel tatil günleri izinden sayılmaz
Kanunun 56. maddesinin açık hükmü uyarınca, yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. Bu, işçinin dinlenme hakkını koruyan emredici bir kuraldır. Örneğin on dört günlük yıllık izin kullanan bir işçinin izin süresine denk gelen pazar günleri ve resmî tatiller, izin gününden düşülemez; işçi bu günler kadar fiilen daha uzun dinlenir. Yargıtay’ın yerleşik uygulaması da bu hükmü titizlikle korumakta, hafta tatillerinin izinden mahsup edilmesini hukuka aykırı saymaktadır.
İzin ücreti ve kullanılmayan iznin akıbeti
İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. İş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine ödenir. Bu alacak, iş ilişkisi devam ederken talep edilemez; yalnızca fesihle birlikte muaccel hâle gelir.
Sonuç olarak yıllık izin hesabında işçi lehine yorum esastır: dinlenme süresine denk gelen tatiller izinden düşülemez, izin ücreti peşin ödenir ve kullanılmayan izin fesihte son ücret üzerinden nakde çevrilir. İşçilerin izin kayıtlarını, işverenlerin ise izin defteri ve ücret bordrolarını düzenli tutması, olası uyuşmazlıkların önüne geçer.
Bu içerik İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku alanındadır.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Rehberi · Bu alandaki 135 rehber · Tüm hukuk dalları
