Ticari uyuşmazlıklarda, özellikle alacak davalarında, ticari defterler belirleyici bir delil olabilir. Defter tutma yükümlülüğü Türk Ticaret Kanunu’nda (m.64 vd.) düzenlenmişken, defterlerin delil niteliği Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 222. maddesinde yer alır.
Defter Tutma Yükümlülüğü
Her tacir; ticari işlemlerini ve işletmesinin iktisadi-mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini açıkça görülebilir, eksiksiz, zamanında ve denetlenebilir bir şekilde defterlerine kaydetmek zorundadır. Başlıca defterler; yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteridir. Defterlerin açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılması, hem hukuki geçerlilik hem de çift defter kullanımının önlenmesi bakımından zorunludur.
Delil Olmanın Ön Şartı
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya talep üzerine karar verebilir. Defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için; kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve kayıtların birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2).
Sahibi Lehine Delil Olması
Usulüne uygun tutulan defterlerin sahibi lehine delil sayılması sıkı ve birlikte gerçekleşmesi gereken şartlara bağlıdır:
- Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir olmalı ve uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmalıdır.
- Diğer tarafın aynı şartlara uygun defterlerindeki kayıtlar bunlara aykırı olmamalı veya diğer taraf defterlerini ibraz etmemelidir.
- Defter kayıtlarının aksi senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olmalıdır.
Diğer tarafın usulüne uygun defterleri ilgili hususta hiçbir kayıt içermiyorsa defterler sahibi lehine kullanılamaz; ayrıca defterdeki lehe ve aleyhe kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Sahibi Aleyhine Delil Olması
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (m.222/4). Aleyhe delil olma, lehe delil olmaya göre çok daha kolaydır; tek tarafın kaydının varlığı yeterlidir ve her iki tarafın tacir olması gerekmez. Tacir olmayan bir taraf da tacir olan karşı tarafın defterlerine dayanabilir; karşı taraf ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden iddiasını ispat etmiş sayılır (m.222/5).
Pratik Sonuç
Usulüne uygun, onaylı ve tutarlı tutulan defter, bir tacirin elindeki en güçlü ispat aracıdır; buna karşılık eksik, onaysız veya çelişkili defter, sahibinin aleyhine döner. Ticari davada başarı, çoğu zaman haklılığı düzenli defterlerle destekleyebilmeye bağlıdır.
Danışmanlık
Defter düzeninin hukuki uygunluğunun önceden gözden geçirilmesi, ibraz ve delil stratejisinin belirlenmesi ve bilirkişi incelemesine hazırlık, davanın sonucunu doğrudan etkiler. Ofisimiz, tacirlere ticari alacak ve diğer ticari uyuşmazlıklarda defterlere dayalı ispat konusunda danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktadır.
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda — ilk değerlendirme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp