Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu (TCK 103): Cezalar, Nitelikli Hâller, Mağdur Çocuğun Korunması (CMK 236), Bildirim Yükümlülüğü ve Zamanaşımı (2026)
10 Temmuz 2026

Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu (TCK 103): Cezalar, Nitelikli Hâller, Mağdur Çocuğun Korunması (CMK 236), Bildirim Yükümlülüğü ve Zamanaşımı (2026)

Çocuğun cinsel istismarı, Türk Ceza Kanununun 103. maddesinde düzenlenen ve çocukların cinsel dokunulmazlığını en yüksek düzeyde koruyan ağır bir suçtur. Temel hâlde ceza sekiz yıldan on beş yıla kadar hapistir; istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis öngörülür ve mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde cezanın alt sınırı yükselir (TCK m.103/1). İstismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleşmesi hâlinde ceza on altı yıldan, mağdur on iki yaşından küçükse on sekiz yıldan az olamaz (m.103/2). Suçun aile içinde, eğitici, bakıcı veya kamu görevlisi gibi güven ve gözetim ilişkisi içindeki kişilerce işlenmesi ya da cebir, tehdit veya silahla işlenmesi cezayı yarı oranında artırır; mağdurun ölümü veya bitkisel hayata girmesi hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis öngörülür. Kanun, mağdur çocuğu yargılama sürecinde de korur: çocuk uzman eşliğinde, mümkünse bir kez ve özel ortamda dinlenir, şüpheliyle yüz yüze getirilmez ve kendisine istemi aranmaksızın vekil atanır. Bu yazıda suçun hukuki unsurlarını, ceza sistemini, mağdur çocuğun korunmasına ilişkin usul güvencelerini, bildirim yükümlülüğünü ve zamanaşımı ile infaz kurallarını yalnızca hukuki çerçevede anlatıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

⚡ Net Cevap: TCK m.103: temel ceza 8 – 15 yıl; sarkıntılıkta 3 – 8 yıl; mağdur 12 yaşından küçükse alt sınır 10 yıl (sarkıntılıkta 5). Vücuda organ veya cisim sokulmasında en az 16 yıl (12 yaş altı en az 18). Aile içi, bakıcı, eğitici, kamu görevlisi gibi hâllerde ve cebir veya silahla işlenmesinde ceza yarı oranında artar; ölümde ağırlaştırılmış müebbet. Şikâyet aranmaz, uzlaştırma yoktur. Mağdur çocuk uzman eşliğinde ve özel ortamda dinlenir; vekil atanır (CMK m.234, 236). Destek için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

📌 Ana rehber: Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar. Cinsel saldırı, cinsel taciz ve bu bölümdeki diğer suçların genel çerçevesi orada anlatılıyor.

Cinsel İstismar Kavramı

Kanundaki cinsel istismar tanımı (TCK m.103/1)
MağdurSuçun oluşması için aranan
On beş yaşını tamamlamamış çocukHer türlü cinsel davranış; rıza hukuken geçersiz
On beş yaşını tamamlamış, ancak fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocukHer türlü cinsel davranış
Diğer çocuklar (on beş – on sekiz yaş, algılama yeteneği gelişmiş)Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden

Kanun, çocuğun yaşına ve algılama yeteneğine göre iki farklı eşik belirler. On beş yaşını tamamlamamış çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, çocuğun iradesine bakılmaksızın istismar sayılır; bu yaş grubunda çocuğun rızası hukuken hiçbir sonuç doğurmaz. On beş yaşını tamamlamış çocuklar bakımından ise fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunup bulunmadığı belirleyicidir; bu yetenek gelişmemişse yine her türlü cinsel davranış istismardır, gelişmişse suçun oluşması için cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedenin bulunması gerekir. Maddenin bu yapısı 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. On beş yaşını bitirmiş çocukla cebir, tehdit ve hile olmaksızın gerçekleşen ilişki ise ayrı bir suç olan reşit olmayanla cinsel ilişki (m.104) kapsamında değerlendirilir. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçların bütünü için cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar rehberimize bakabilirsiniz.

Ceza Sistemi

TCK m.103’e göre cezalar
HâlCezaFıkra
Temel hâl8 – 15 yıl hapism.103/1
Sarkıntılık düzeyinde3 – 8 yıl hapism.103/1
Mağdur 12 yaşından küçükİstismarda alt sınır 10 yıl; sarkıntılıkta 5 yılm.103/1
Vücuda organ veya sair cisim sokulması16 yıldan az olmamak üzere; mağdur 12 yaşından küçükse 18 yıldan az olmamak üzerem.103/2
Nitelikli hâller (birlikte işleme, hısımlık, gözetim ilişkisi, nüfuz)Ceza yarı oranında artırılırm.103/3
Cebir, tehdit veya silah kullanılmasıCeza yarı oranında artırılırm.103/4
Cebir ve şiddetin ağır yaralama neticesi doğurmasıAyrıca kasten yaralama hükümlerim.103/5
Mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümüAğırlaştırılmış müebbet hapism.103/6

Kanun, suçun ağırlığını mağdurun yaşına, fiilin niteliğine, failin mağdurla ilişkisine ve kullanılan yönteme göre kademelendirir. Sarkıntılık, süreklilik göstermeyen ani ve kesik davranışları ifade eden ve daha düşük bir ceza aralığına tabi tutulan bir hâldir; bir davranışın sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığı somut olayın bütün koşullarına göre değerlendirilir. İkinci fıkradaki ağırlaşmış hâl ise suçun en ağır biçimini düzenler ve cezanın alt sınırını belirgin biçimde yükseltir. Suç vasfının hangi fıkraya girdiği, cezayı ve bütün usul kurallarını doğrudan etkilediğinden yargılamanın merkezinde yer alır. Birden fazla nitelikli hâlin aynı olayda bulunması hâlinde artırımların nasıl uygulanacağı da kanundaki sıraya ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Hukuki destek gerektiren bir durumla mı karşılaştınız? Gizlilik içinde görüşelim
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Nitelikli Hâller (m.103/3-4)

Cezayı yarı oranında artıran hâller
HâlAçıklama
Birden fazla kişi tarafından birlikteFiilin birlikte gerçekleştirilmesi (m.103/3-a)
Toplu yaşam ortamlarının sağladığı kolaylıkYurt, kurum gibi birlikte yaşama zorunluluğu bulunan ortamlar (m.103/3-b)
Aile içiÜçüncü derece dahil kan veya kayın hısımı; üvey ana, baba, kardeş veya evlat edinen (m.103/3-c)
Güven ve gözetim ilişkisiVasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile, sağlık hizmeti veren veya koruma, bakım, gözetim yükümlüsü (m.103/3-d)
Nüfuzun kötüye kullanılmasıKamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz (m.103/3-e)
Cebir, tehdit veya silahOn beş yaş altı çocuklara karşı cebir veya tehdit; diğer çocuklara karşı silah (m.103/4)

Nitelikli hâllerin ortak noktası, çocuğun korunmaya en muhtaç olduğu ilişkilerin veya ortamların kötüye kullanılmasıdır. Yurtlar, pansiyonlar ve bakım kurumları gibi toplu yaşam ortamları, eğitim kurumları ve sağlık hizmeti verilen yerler bu bakımdan özellikle önem taşır; kurumların çocukları koruyacak iç denetim mekanizmaları kurması da bu nedenle hayati önemdedir. Kanun, çocuğun güvendiği ve kendisinden koruma beklediği kişiler tarafından işlenen istismarı daha ağır bir haksızlık olarak kabul eder. Aile içindeki hâller bakımından ayrıca zamanaşımına ilişkin özel bir kural bulunur ve bu kural aşağıda ayrıca açıklanmıştır. Cebir ve şiddetin kasten yaralamanın ağır neticelerine yol açması hâlinde, istismar suçunun yanında ayrıca kasten yaralama hükümleri de uygulanır (m.103/5).

Mağdur Çocuğun Yargılamada Korunması

Mağdur çocuğa yönelik usul güvenceleri
GüvenceİçerikDayanak
VekilOn sekiz yaşından küçük mağdura, vekili yoksa istemi aranmaksızın vekil atanırCMK m.234/2
Tek dinlemeSuçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk bir defa dinlenebilir; zorunlu hâller saklıCMK m.236/2
UzmanDinlemede psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bulundurulurCMK m.236/3
Özel ortamGerekli görülürse beyan özel ortamda uzmanlar aracılığıyla alınır; şüpheliyle yüz yüze getirilmezCMK m.236/4
Hizmet merkezlerim.103/2 mağdurlarının soruşturma beyanı, bu çocuklara hizmet veren merkezlerde savcı nezaretinde uzmanlarca alınır ve kayda alınırCMK m.236/5
KovuşturmadaZorunluluk hâlinde beyan yine bu merkezlerde uzmanlar aracılığıyla alınırCMK m.236/5

Bu güvencelerin amacı, çocuğun yargılama sürecinde yeniden travmaya uğramasını önlemektir. Çocuğun tekrar tekrar dinlenmesi, olayı her seferinde yeniden anlatmak zorunda bırakılması ve şüpheliyle yüz yüze getirilmesi, çocuğun ruh sağlığı üzerinde ağır etkiler bırakabilir. Kanun bu nedenle, çocuğun beyanının bir kez, uzman eşliğinde ve kayda alınarak alınmasını öngörür; kayda alınan beyan sonraki aşamalarda kullanılabilir. Mağdur çocuğun vekili, bu güvencelerin uygulanmasını takip eder ve gerekirse ayrıca talep eder. Çocuğun beyanı alınırken ailesinden birinin yanında bulunup bulunmayacağı da çocuğun yararı gözetilerek değerlendirilir; bazı durumlarda ebeveynin varlığı çocuğu rahatlatırken, bazı durumlarda anlatımını zorlaştırabilir. Bu değerlendirme uzmanlar tarafından yapılır. Çocuğa yönelik koruyucu ve destekleyici tedbirler için Çocuk Koruma Kanunu rehberimize bakabilirsiniz.

Mağdur çocuk için vekil ve usul güvenceleri konusunda destek alın
Hukukçular Evi Ankara | 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın
Soruşturma süreci
Aşamaİçerik
BildirimSavcılığa veya kolluğa başvuru; sağlık ve eğitim kurumlarının bildirimi
İlk korumaÇocuğun güvenliğinin sağlanması; gerekirse koruyucu tedbirler
BeyanÇocuğa hizmet veren merkezde uzmanlar aracılığıyla, kayda alınarak
Muayene ve raporlarAdli tıp muayenesi, ruh sağlığı değerlendirmesi, gerekirse algılama yeteneği raporu
Şüphelinin ifadesiZorunlu müdafi ile; susma ve savunma hakları
Koruma tedbirleriTutuklama veya adli kontrol; çocukla temas yasağı gibi tedbirler
Kararİddianame veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı

Algılama Yeteneğinin Tespiti

On beş ile on sekiz yaş arasındaki mağdurlar bakımından, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunup bulunmadığı, suçun hangi hükme göre değerlendirileceğini belirleyen temel bir sorudur. Bu yeteneğin varlığı, uzman hekim veya adli tıp kurumunca düzenlenen raporlarla tespit edilir; çocuğun gelişim düzeyi, eğitim durumu ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilir. Rapor, algılama yeteneğinin gelişmediğini ortaya koyarsa her türlü cinsel davranış istismar sayılır; geliştiğini ortaya koyarsa suçun oluşması için cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedenin varlığı aranır. Bu nedenle bu yaş grubundaki dosyalarda raporun içeriği ve dayandığı gerekçeler, yargılamanın sonucunu doğrudan etkiler.

Deliller ve İspat

Bu suçlarda deliller çoğu zaman sınırlıdır ve mağdur çocuğun beyanı merkezi bir yer tutar. Bu nedenle beyanın kanunun öngördüğü güvencelere uygun olarak, uzman eşliğinde ve kayda alınarak alınması, hem çocuğun korunması hem de beyanın güvenilirliğinin değerlendirilebilmesi bakımından önemlidir. Beyanın yanında adli tıp raporları, ruh sağlığı değerlendirmeleri, tanık beyanları, dijital kayıtlar ve olayın öncesine ve sonrasına ilişkin davranış değişikliklerini gösteren kurum kayıtları da değerlendirilir. Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir (CMK m.217/1). Suçun ağırlığı, masumiyet karinesini ortadan kaldırmaz: mahkûmiyet, delillerin bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda şüpheye yer bırakmayacak bir kanaate ulaşılmasını gerektirir. Delillerin değerlendirilmesi ve hukuka aykırı delil yasağı için delil ve hukuka aykırı delil rehberimize bakabilirsiniz.

Usul Kuralları

Soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin kurallar
KonuKuralDayanak
ŞikâyetAranmaz; resen soruşturulur. İstisna: sarkıntılık düzeyinde kalan suçun faili çocuksa şikâyete bağlıTCK m.103/1
UzlaştırmaUygulanmaz; cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar uzlaştırma dışıdırCMK m.253/3
Görevli mahkemeAğır ceza (üst sınır on yılı aşar)5235 s.K. m.12
Zorunlu müdafiAlt sınır beş yıldan fazla olduğundan şüpheliye istemi aranmaksızın müdafiCMK m.150/3
TutuklamaKatalog suçlar arasındadırCMK m.100/3
Mağdur vekiliİstemi aranmaksızın atanırCMK m.234/2

Suç kamu adına resen soruşturulur; mağdurun veya ailesinin şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı veya kovuşturmayı sona erdirmez. Tek istisna, sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin de çocuk olduğu hâldir; bu durumda soruşturma ve kovuşturma mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Şüpheli bakımından da önemli güvenceler vardır: alt sınır beş yılı aştığından istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir ve masumiyet karinesi bütün yargılama boyunca geçerlidir. Şüpheli ve sanığın hakları için şüpheli ve sanığın hakları, zorunlu müdafilik için zorunlu müdafilik rehberlerimize bakabilirsiniz.

Soruşturma Sırasında Çocuğun Korunması: Tutuklama ve Adli Kontrol

Soruşturma sırasında çocuğun şüpheliyle temasının kesilmesi, çocuğun güvenliği bakımından çoğu zaman acil bir ihtiyaçtır. Çocukların cinsel istismarı, tutuklama nedeninin var sayılabileceği katalog suçlar arasındadır (CMK m.100/3); ancak tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması gerekir (m.100/1). Tutuklama yerine adli kontrole hükmedilmesi hâlinde de çocuğu korumaya yönelik yükümlülükler öngörülebilir: şüphelinin belirlenen yer veya bölgelere gitmemesi (m.109/3-l) kararıyla, örneğin çocuğun evine, okuluna veya bulunduğu çevreye yaklaşması yasaklanabilir. Mağdur vekili, bu tür tedbirlerin uygulanmasını ve ihlali hâlinde gereğinin yapılmasını ayrıca talep edebilir.

Bildirim Yükümlülüğü

Çocuğa yönelik istismarın ortaya çıkarılmasında bildirim yükümlülüğü hayati önem taşır. İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi bir yıla kadar hapisle cezalandırılır; mağdurun on beş yaşını bitirmemiş bir çocuk olması hâlinde bu ceza yarı oranında artırılır (TCK m.278/1, 278/3). Tanıklıktan çekinebilecek kişiler bakımından bu hükme göre ceza verilmez; ancak suçu önleme yükümlülüğünün varlığına bağlı sorumluluk saklıdır (m.278/4). Görevini yaptığı sırada bir suç belirtisiyle karşılaşan sağlık mesleği mensubu da durumu yetkili makamlara bildirmekle yükümlüdür (m.280). Öğretmenler, okul yöneticileri ve diğer kamu görevlileri bakımından ise görevleri sırasında öğrendikleri suçları bildirme yükümlülüğü ayrıca düzenlenmiştir (m.279). Bildirimde bulunan kişinin olayı kesin olarak bilmesi gerekmez; ciddi bir şüphenin yetkili makamlara iletilmesi yeterlidir ve durumun araştırılması bu makamların görevidir. Bir çocuğun istismara uğradığından şüphelenen kişi, Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa başvurmalıdır; çocuğun kendisine ayrıntılı sorular sorulmasından ve olayın çocuğa tekrar tekrar anlattırılmasından kaçınılmalı, bu görev uzmanlara bırakılmalıdır.

Zamanaşımı: Çocuğun On Sekiz Yaşı

Zamanaşımı kural olarak suçun işlendiği günden itibaren işler. Ancak çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda zamanaşımı, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar (TCK m.66/6). Bu kural, aile içinde veya çocuk üzerinde otorite sahibi kişilerce işlenen istismarın, çocuğun bağımsız olarak başvuru yapabileceği yaşa gelmeden zamanaşımına uğramasını önlemeye yöneliktir. Bu nedenle çocukluk döneminde yaşanan ve yıllar sonra dile getirilen olaylar bakımından zamanaşımının başlangıcı, failin mağdurla ilişkisi dikkate alınarak ayrıca hesaplanmalıdır. Suçun cezasının üst sınırının yüksek olması, zamanaşımı sürelerinin de uzun olmasını sağlar. Yetişkinliğe ulaştıktan sonra çocukluk döneminde yaşadığı bir istismarı dile getirmek isteyen kişinin, zamanaşımının dolup dolmadığını değerlendirmek için mutlaka hukuki destek alması önerilir; failin kim olduğu, olayın tarihi ve mağdurun o tarihteki yaşı bu hesabın temel verileridir.

Benzer Suçlardan Farkı

Çocuklara ilişkin cinsel suçlar
SuçÖzellikCeza
Çocuğun cinsel istismarı (m.103)Kanunda tanımlanan yaş ve algılama eşikleri8 – 15 yıl (temel)
Reşit olmayanla cinsel ilişki (m.104/1)On beş yaşını bitirmiş çocukla cebir, tehdit ve hile olmaksızın; şikâyete bağlı2 – 5 yıl
Evlenme yasağı bulunan kişi tarafından (m.104/2)Şikâyet aranmaz10 – 15 yıl
Cinsel taciz (m.105)Vücut teması olmaksızın cinsel amaçlı tacizAyrı ceza sistemi

Bu ayrımlar, fiilin niteliğine, mağdurun yaşına ve algılama yeteneğine, cebir veya tehdit bulunup bulunmadığına göre yapılır. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun temel hâli şikâyete bağlı olsa da, failin mağdurla arasında evlenme yasağı bulunan bir kişi olması veya evlat edinme öncesi bakımı ya da koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde gözetim yükümlülüğü bulunan kişi olması hâlinde şikâyet aranmaz ve ceza belirgin biçimde ağırlaşır (m.104/2-3). Yetişkinlere yönelik cinsel suçlar ise ayrı hükümlerle düzenlenmiştir. Cinsel taciz için cinsel taciz suçu rehberimize bakabilirsiniz.

Fail Çocuksa

Failin de çocuk olduğu dosyalar ayrı bir değerlendirme gerektirir. Sarkıntılık düzeyinde kalan suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır (TCK m.103/1). Çocuk failler bakımından ayrıca yaşa göre ceza sorumluluğu ve indirim hükümleri (TCK m.31) ile Çocuk Koruma Kanunundaki özel usul kuralları uygulanır; soruşturma çocuk bürosunda görevli savcı tarafından yürütülür. Her iki tarafın da çocuk olduğu bu dosyalarda, hem mağdur çocuğun korunması hem de fail çocuğun yaşına uygun bir yaklaşım birlikte gözetilmelidir. Çocukların ceza sorumluluğu için çocuğum suç işledi rehberimize bakabilirsiniz.

Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler

Ceza soruşturmasının yanında, mağdur çocuğun korunması ve iyileşmesi için Çocuk Koruma Kanunu kapsamında tedbirler de alınabilir. Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularındaki tedbirlerdir (5395 s.K. m.5). Cumhuriyet savcısı, soruşturma sırasında gerekli görüldüğünde bu tedbirlerin uygulanmasını çocuk hâkiminden isteyebilir (m.15/3). Özellikle fail aile içindeyse, çocuğun güvenli bir ortamda bakımının sağlanması ve ruh sağlığı desteğinin kesintisiz sürdürülmesi bu tedbirlerin başlıca amacıdır. Tedbirlerin uygulanması düzenli aralıklarla incelenir ve çocuğun ihtiyaçlarına göre değiştirilebilir; çocuğun eğitim hayatının kesintiye uğramaması da bu süreçte gözetilir. Tedbirlerin ayrıntıları için Çocuk Koruma Kanunu rehberimize bakabilirsiniz.

Dijital Ortam

Çocuklara yönelik istismar dijital ortamda da gerçekleşebilir ve bu durumda istismar suçunun yanında başka suçlar da gündeme gelir. Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları kullanan kişi beş yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır; bu ürünleri bulunduran, çoğaltan, yayan veya başkalarının kullanımına sunan kişiler de ayrıca cezalandırılır (TCK m.226/3). Dijital ortamda bir çocuğa yönelik uygunsuz iletişim veya içerikle karşılaşan kişi, içeriği paylaşmadan ve çoğaltmadan, cihazı ve hesap bilgilerini koruyarak durumu derhâl yetkili makamlara bildirmelidir. Bu tür içeriklerin delil amacıyla dahi başkalarına iletilmesi ayrı bir sorumluluk doğurabileceğinden, delillerin toplanması yetkili makamlara bırakılmalıdır. Ebeveynlerin çocukların dijital iletişimini yaşlarına uygun biçimde takip etmesi ve çocuklarla güvenli internet kullanımı konusunda açık bir iletişim kurması önleyici açıdan önemlidir.

Tazminat

Mağdur çocuk, ceza yargılamasından bağımsız olarak uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini de isteyebilir. Tedavi ve psikolojik destek giderleri, eğitim hayatındaki kayıplar ve manevi zarar, tazminat talebinin başlıca kalemleridir. Çocuk adına bu talepler kanuni temsilcisi veya vekili tarafından ileri sürülür. Ceza yargılamasında toplanan deliller ve raporlar, tazminat davasında da önemli delil niteliği taşır. Tazminat sürecinin de çocuğun yeniden travmaya uğramasını önleyecek biçimde yürütülmesi, çocuğun gereksiz yere tekrar dinlenmemesi gözetilmelidir. Ceza dosyasındaki kayıtlı beyanın ve raporların hukuk davasında delil olarak kullanılması, bu amaca hizmet eder.

İnfaz

TCK m.103 kapsamındaki suçlardan hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında koşullu salıverilme bakımından tekerrür hâlinde uygulanan süreler esas alınır (5275 s.K. m.108/9); buna göre süreli hapis cezasının üçte ikisinin infaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi gerekir (m.108/1-d). Bu, genel suçlarda uygulanan orandan belirgin biçimde ağırdır. Çocuğa karşı işlenen bir suçtan dolayı müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde de tekerrüre ilişkin koşullu salıverilme süreleri uygulanır (5275 s.K. m.108/8). Koşullu salıverilme oranları için koşullu salıverilme rehberimize bakabilirsiniz.

Mağdur ve Ailesi İçin

İstismardan şüphelenen veya bunu öğrenen aile için en önemli adımlar, çocuğun güvenliğini sağlamak, durumu gecikmeden Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa bildirmek ve çocuğun ruh sağlığı için profesyonel destek almaktır. Çocuğa olay hakkında ayrıntılı sorular sormaktan, onu yönlendirmekten ve olayı tekrar tekrar anlattırmaktan kaçınılmalıdır; çünkü bu durum hem çocuğa zarar verebilir hem de sonradan alınacak beyanın değerini etkileyebilir. Varsa deliller korunmalı, çocuğun giysileri gibi eşyalar değiştirilmeden saklanmalıdır. Çocuğun kendiliğinden anlattıkları, yorum katılmadan ve anlatıldığı tarih ve saatle birlikte not edilebilir; ancak çocuğa yönlendirici sorular sorulmamalıdır. Fail aile içindeyse veya çocuğun yakın çevresindeyse, ceza soruşturmasından bağımsız olarak koruyucu tedbirler istenebilir. Koruma kararı için koruma kararı talebi yazımıza bakabilirsiniz.

Şüpheli ve Sanığın Hakları

Suçun ağırlığı ve toplumsal hassasiyeti, şüpheli ve sanığın temel haklarını ortadan kaldırmaz. Alt sınırı beş yılı aşan bu suçta şüpheliye istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir; şüpheli susma hakkına sahiptir ve lehine delillerin toplanmasını isteyebilir. Mağdur çocuğun özel ortamda ve kayda alınarak dinlenmesi, savunmanın soru sorma hakkını ortadan kaldırmaz; bu hak, çocuğu koruyan usuller içinde ve uzmanlar aracılığıyla kullanılır. Kayda alınan beyanın bütünüyle dosyaya konulması ve incelenebilmesi, savunmanın denetim imkânı bakımından önemlidir. Yanlış veya asılsız bir isnat iddiası da ciddi bir inceleme gerektirir; bu nedenle delillerin bütün olarak ve çelişkiler giderilerek değerlendirilmesi, hem mağdurun hem sanığın hakkıdır. Şüpheli ve sanığın hakları için şüpheli ve sanığın hakları rehberimize bakabilirsiniz.

Aile Açısından Sık Yapılan Hatalar

İstismardan şüphelenen ailelerin en sık yaptığı hata, çocuğu ayrıntılı sorularla tekrar tekrar sorgulamaktır. Bu hem çocuğun yeniden travmaya uğramasına yol açar hem de çocuğun anlatımının yönlendirildiği yönünde itirazlara zemin hazırlar. İkinci hata, bildirimi geciktirmek veya durumu aile içinde çözmeye çalışmaktır; suç resen soruşturulur ve gecikme hem delillerin kaybolmasına hem de çocuğun korunmasının gecikmesine neden olur. Üçüncü hata, çocuğun kimliğini veya olayın ayrıntılarını sosyal medyada paylaşmaktır; bu, çocuğun ileride yeniden mağdur olmasına yol açabilir. Dördüncü hata, çocuk için psikolojik destek almayı ertelemektir. Son olarak, şüpheliyle görüşerek meseleyi kendi başına çözmeye çalışmak hem çocuk hem aile için risk oluşturur; bu süreç mutlaka yetkili makamlar aracılığıyla yürütülmelidir.

Dilekçe Örneği: Mağdur Çocuk İçin Usul Güvencelerinin Uygulanması Talebi

Aşağıdaki örnek, soruşturma evresinde mağdur çocuğun vekili tarafından, çocuğun beyanının uzman eşliğinde ve özel ortamda bir kez alınması ve şüpheliyle yüz yüze getirilmemesi talebiyle hazırlanmıştır. Bilgiler dosyaya göre düzenlenmelidir.

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA (Çocuk Bürosu)SORUŞTURMA NO: …/… MAĞDUR: … (… yaşında), velisi … aracılığıyla MAĞDUR VEKİLİ: Av. … KONU: Mağdur çocuğun beyanının alınmasına ilişkin usul güvencelerinin uygulanması istemimizin sunulmasıdır.AÇIKLAMALAR1- CMK m.236/2 ve m.236/3 bakımından: Mağdur çocuk, yaşanan olayın etkisiyle psikolojik destek almaktadır; tedavisini yürüten uzmanın raporu ekte sunulmuştur. Kanun, suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuğun tanık olarak bir defa dinlenebileceğini ve dinlenme sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişinin bulundurulacağını öngörmektedir. Çocuğun beyanının bu şartlara uygun olarak yalnızca bir kez alınmasını talep ederiz.2- CMK m.236/4 ve m.236/5 bakımından: Mağdur çocuğun şüpheliyle yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu açıktır. Çocuğun beyanının, çocuklara yönelik hizmet veren merkezde, Cumhuriyet savcısının nezaretinde uzmanlar aracılığıyla alınmasını ve beyan ile görüntülerin kayda alınmasını talep ederiz. Bu kaydın sonraki aşamalarda kullanılması, çocuğun yeniden dinlenmesi ihtiyacını ortadan kaldıracaktır.3- CMK m.234/2 bakımından: Mağdur çocuk adına vekil olarak soruşturmanın bütün aşamalarında hazır bulunmak istediğimizi, beyan alınacak tarihin tarafımıza bildirilmesini talep ederiz.4- 5395 sayılı Kanun m.15 bakımından: Çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanması için çocuk hâkiminden talepte bulunulmasını da ayrıca talep ederiz.EKLER: Uzman raporu, vekâletname.HUKUKİ SEBEPLER: 5271 sayılı CMK m.234, m.236; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.15 ve ilgili mevzuat.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, mağdur çocuğun beyanının çocuklara yönelik hizmet veren merkezde uzmanlar aracılığıyla bir defa ve kayda alınarak alınmasına, çocuğun şüpheliyle yüz yüze getirilmemesine ve gerekli koruyucu tedbirlerin istenmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/2026Mağdur Vekili Av. … İmza

Talebin somut bir uzman raporuna dayandırılması, savcılığın özel ortamda dinleme kararını hızlandırır. Beyanın kayda alınması, kovuşturma aşamasında çocuğun yeniden dinlenmesi ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırır; kovuşturmada çocuğun beyanının yeniden alınması ancak maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından zorunluluk bulunması hâlinde ve yine bu merkezlerde uzmanlar aracılığıyla yapılır. Vekilin beyan alma işleminde hazır bulunması, çocuğun haklarının korunduğunun güvencesidir; bu nedenle beyan tarihinin vekile bildirilmesi ayrıca istenmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Çocuğun cinsel istismarı suçunun cezası nedir?

Temel hâlde 8 – 15 yıl hapis; sarkıntılıkta 3 – 8 yıl (TCK m.103/1).

Mağdur 12 yaşından küçükse ceza değişir mi?

Evet; alt sınır istismarda 10, sarkıntılıkta 5 yıldır; m.103/2’de 18 yıldır.

On beş yaşından küçük çocuğun rızası geçerli mi?

Hayır; bu yaş grubunda her türlü cinsel davranış istismar sayılır.

Hangi durumlarda ceza artar?

Aile içi, gözetim ilişkisi, birden fazla kişi, nüfuz kötüye kullanımı ile cebir, tehdit veya silah hâllerinde yarı oranında (m.103/3-4).

Suç şikâyete bağlı mı?

Hayır; yalnız sarkıntılık düzeyinde kalan suçun faili çocuksa şikâyete bağlıdır.

Aile şikâyetten vazgeçerse dava düşer mi?

Hayır; suç resen soruşturulur.

Uzlaştırma var mı?

Hayır; cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar uzlaştırma dışıdır (CMK m.253/3).

Mağdur çocuk kaç kez dinlenir?

Psikolojisi bozulmuşsa bir defa; zorunlu hâller saklıdır (CMK m.236/2).

Çocuk şüpheliyle yüz yüze getirilir mi?

Sakınca varsa hayır; beyan özel ortamda uzmanlarca alınır (CMK m.236/4).

Mağdur çocuğa avukat atanır mı?

Evet; vekili yoksa istemi aranmaksızın (CMK m.234/2).

Zamanaşımı ne zaman başlar?

Üstsoy veya hüküm ve nüfuz sahibi kişilerce işlenmişse çocuğun 18 yaşını bitirdiği günden (TCK m.66/6).

Suçu bildirmemek suç mu?

İşlenmekte olan suçu bildirmemek suçtur; mağdur 15 yaşından küçükse ceza yarı oranında artar (TCK m.278).

Doktor ve öğretmenin bildirim yükümlülüğü var mı?

Evet (TCK m.279, m.280).

Hangi mahkeme bakar?

Ağır ceza mahkemesi.

Şüpheliye müdafi atanır mı?

Evet; alt sınır beş yıldan fazla olduğundan zorunlu müdafi (CMK m.150/3).

Koşullu salıverilme oranı nedir?

Süreli hapiste üçte iki (5275 s.K. m.108/9).

Reşit olmayanla cinsel ilişkiden farkı nedir?

TCK m.104, on beş yaşını bitirmiş çocukla cebir, tehdit ve hile olmaksızın ilişkiyi düzenler ve kural olarak şikâyete bağlıdır.

Ölüm hâlinde ceza nedir?

Ağırlaştırılmış müebbet hapis (TCK m.103/6).

Kamu görevlisinin bildirim yükümlülüğü var mı?

Evet; göreviyle bağlantılı öğrendiği suçu bildirmesi gerekir (TCK m.279).

Mağdur çocuk için koruyucu tedbir alınabilir mi?

Evet; savcı çocuk hâkiminden danışmanlık, bakım, sağlık gibi tedbirler isteyebilir (5395 s.K. m.5, m.15/3).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki TCK, CMK, 5275 ve 5235 sayılı Kanunlar hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk