Bir borç nedeniyle maaşa haciz gelmesi endişe verici olsa da, kanun bu konuda önemli korumalar tanır. Çalışan maaşı ile emekli maaşı bakımından kurallar farklıdır; ikisini ayrı ayrı ele almak gerekir.
Çalışanın maaşı: en fazla dörtte bir
İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 83 uyarınca maaş ve ücretlerin en fazla dörtte biri haczedilebilir. Borçlunun ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimi için gerekli kısım haciz dışında tutulur. Aynı maaş üzerinde birden fazla haciz varsa, hacizler sıraya girer; önceki haczin kesintisi tamamlanmadan sonraki sıradakine geçilmez.
Emekli maaşında durum farklı
Emekli maaşları, 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine göre kural olarak haczedilemez. Bunun başlıca istisnaları nafaka borçları ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan prim/kurum alacaklarıdır. Borçlu, takip kesinleştikten sonra açıkça muvafakat verirse haciz mümkün olabilir; muvafakat yoksa icra müdürü talebi reddeder. Uygulamada bankaların emekli maaşına bloke koyması sıklıkla hukuka aykırılık tartışmasına yol açar.
Nafaka istisnası
Nafaka alacakları için maaş haczinde dörtte birlik sınır uygulanmaz; nafaka, geçimle doğrudan ilgili öncelikli bir alacak kabul edilir. Yine de kesintinin ölçülü olması, borçlunun geçimini tamamen ortadan kaldırmaması beklenir.
İtiraz ve şikâyet yolu
Diyelim ki maaşınıza ya da hesabınıza yasaya aykırı bir haciz/bloke konuldu. Bu durumda icra (hukuk) mahkemesine “haczedilmezlik şikâyeti” ile başvurmak mümkündür. İİK m. 83/a uyarınca, haciz işleminden önce verilen “maaşım haczedilebilir” yönündeki rızalar geçerli sayılmaz. Kesintinin yasal sınıra ve istisnalara uygun olup olmadığını kontrol etmek, gerekiyorsa süresinde başvurmak önemlidir.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulama zaman içinde değişebileceğinden, somut bir durumda karar vermeden önce güncel düzenlemelerin ve dosya ayrıntılarının birlikte değerlendirilmesi önerilir.
