Mal Ayrılığı Rejimi Seçimi (TMK m.242-243) — Mal Rejimi Sözleşmesi Nasıl Yapılır? 2026
10 Temmuz 2026

Mal Ayrılığı Rejimi Seçimi (TMK m.242-243) — Mal Rejimi Sözleşmesi Nasıl Yapılır? 2026

Türkiye’de evlenen çiftlerin çoğu, hangi mal rejimine tabi olduklarını sormadan evlenir. Oysa Türk Medeni Kanunu (TMK) eşlere birden fazla mal rejimi arasından seçim yapma hakkı verir. TMK m.202 uyarınca yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır ve eşler aksini kararlaştırmadıkça bu rejim uygulanır. Ancak eşler evlenmeden önce veya evlilik devam ederken bir mal rejimi sözleşmesi yaparak seçimlik rejimlerden birine geçebilir. Bu rejimlerin başında, “kime aitse ona kalır” ilkesini benimseyen mal ayrılığı rejimi gelir.

Bu yazıda mal ayrılığı rejiminin hukuki çerçevesini (TMK m.242-243), seçim usulünü (TMK m.203-207), noter aşamasını, sözleşmenin sona ermesini ve boşanma anındaki paylaşım mantığını mevzuata dayalı olarak açıklıyoruz.

Türkiye’de Mal Rejimleri: Yasal Rejim ve Seçimlik Rejimler

TMK m.202 açık bir hüküm getirir: “Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler.” Yani mal rejimi sözleşmesi yapmayan çiftler, hukuki durumları ne olursa olsun, evlendikleri anda edinilmiş mallara katılma rejimine tabi hâle gelir.

Kanunun tanıdığı seçimlik rejimler şunlardır:

  • Mal ayrılığı rejimi — TMK m.242-243
  • Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi — TMK m.244-255
  • Mal ortaklığı rejimi — TMK m.256-281

Yasal rejim olan edinilmiş mallara katılmada, evlilik süresince edinilen mallar rejimin sona ermesinde tasfiye edilir ve prensip olarak katılma alacağı yoluyla eşit paylaşıma tabi tutulur. Mal ayrılığında ise böyle bir tasfiye yoktur; her eş kendi malının maliki olarak kalır. Bu iki sistem arasındaki farkı bilerek seçim yapmak, evlilik boyunca ekonomik güvence düzenini şekillendirir.

Mal Ayrılığı Rejimi Nedir? TMK m.242-243

Mal ayrılığı rejimi, TMK’nın Dördüncü Kitap, Beşinci Bölümünde m.242 ve m.243 arasında düzenlenmiştir. Rejimin temel ilkesi şudur: eşlerden her biri kendi malvarlığının maliki olarak kalır ve mal varlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını yasal sınırlar içinde kendisi kullanır. Evlilik süresince edinilen mallar, o malı edinen eşin kişisel mülkiyetinde kalır; diğer eşin ortak mülkiyet iddiası doğmaz.

TMK m.243 diğer hükümler açısından paylaşmalı mal ayrılığı rejimine ilişkin bazı düzenlemelere yollama yapar. Buna göre:

  • Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispatla yükümlüdür (m.245 uyarınca).
  • Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar, eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır.
  • Eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur (m.246 uyarınca).

Mal ayrılığı rejiminde evlilik sona erdiğinde edinilmiş mallara katılmadaki gibi bir katılma alacağı doğmaz. Her eş, adına kayıtlı ya da kendisine ait olduğunu ispatlayabildiği malı alır. Bu yönüyle mal ayrılığı, yasal rejimden temelden ayrılan bir sistemdir. Rejimin en belirgin özelliği; tapu, banka hesabı, araç ruhsatı, şirket hissesi gibi belge üzerindeki adın doğrudan mülkiyet karinesi yaratmasıdır.

Sözleşme ile Mal Ayrılığı Seçilmesi: TMK m.203-207

Mal ayrılığı rejiminin uygulanabilmesi için eşlerin bunu bir mal rejimi sözleşmesi ile açıkça tercih etmesi gerekir. TMK m.203 şu düzenlemeyi getirir:

“Mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar, seçtikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde diledikleri gibi düzenleyebilirler.”

Bu hüküm iki temel ilkeyi getirir. Birincisi, mal rejimi sözleşmesinin zaman bakımından esnekliği: sözleşme evlilikten önce yapılabilir, ama evlilik başladıktan sonra da yapılabilir. İkincisi, tipe bağlılık ilkesi: eşler yalnızca kanunda öngörülen dört rejimden birini (edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığı) seçebilir; kendine özgü yepyeni bir sistem kuramaz.

TMK m.204 — Ehliyet. Mal rejimi sözleşmesi ancak ayırt etme gücüne sahip olanlarca yapılabilir. Küçükler ile kısıtlıların yasal temsilcilerinin rızası aranır.

TMK m.205 — Şekil. Bu düzenleme, sözleşmenin geçerlilik şartı olan biçimi belirler: mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama biçiminde yapılır. Ek olarak, taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler. Bu iki yol dışında yapılan anlaşma geçersizdir; sözlü bir mutabakat veya adi yazılı bir belge sonuç doğurmaz.

TMK m.206 — Olağanüstü mal rejimi. Haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesine karar verebilir. Haklı sebep sayılan haller arasında; diğer eşin borca batık olması, ortaklık payına haciz gelmesi, diğer eşin mala ilişkin işlem için gereken onayı vermekten haklı sebep olmaksızın kaçınması, mal varlığı, gelir ve borçlar hakkında bilgi vermekten kaçınması yer alır.

TMK m.207 — Eski rejime dönüş. Mal ayrılığına geçilmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde, alacaklıların ya da eşlerden birinin istemiyle önceki rejime dönülmesine karar verilebilir.

Evlilik Öncesi ve Evlilik Sırasında Mal Ayrılığı Sözleşmesi: Noter ve Evlilik Başvurusu

Mal ayrılığı rejimini seçmek için kanunun tanıdığı iki temel yol vardır:

1) Noter Huzurunda Düzenleme veya Onaylama

Eşler ya da nişanlılar, birlikte notere başvurup mal ayrılığı rejimini seçtiklerini içeren bir sözleşme yaparlar. Noterin düzenleme veya onaylama şeklinde bir işlem yapması sözleşmenin geçerlilik şartıdır. Düzenleme şeklinde sözleşmede noter, iradelerin serbestçe verildiğini denetler ve sözleşme metnini bizzat oluşturur. Onaylama biçiminde ise metin taraflarca hazırlanır ve noter yalnızca imzaları onaylar.

Sözleşme metninde en azından şu unsurların açıkça bulunması beklenir: eşlerin kimlik bilgileri, hangi mal rejiminin seçildiği (mal ayrılığı — TMK m.242), rejimin başlangıç tarihi ve tarafların imzaları. Eşler dilerlerse, kanunun sınırları içinde bazı düzenleyici hükümler de ekleyebilir; örneğin ispat kolaylığı için mevcut malların listesini sözleşme ekinde belirtmek uygulamada sıkça karşılaşılan bir yöntemdir.

2) Evlenme Başvurusu Sırasında Yazılı Bildirim

Nişanlılar, evlenme cüzdanı için evlendirme memurluğuna başvururken hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirebilir. Bu yolun avantajı, ayrıca notere gitmeye gerek kalmamasıdır; ancak seçim iradesinin açık ve yazılı olması şarttır. Evlenme başvurusunu takiben evlilik gerçekleştiğinde seçilen rejim doğrudan yürürlüğe girer.

Evlilikten sonra da bu yol açıktır. Eşler, hâlihazırda yasal rejim (edinilmiş mallara katılma) altında olsalar bile birlikte notere giderek mal ayrılığına geçtiklerine dair yeni bir sözleşme yapabilir. Sözleşme, imza ve şekil şartlarının tamamlanmasıyla yürürlüğe girer.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Sözleşmenin Sona Ermesi, Değiştirilmesi ve Geriye Yürümezlik İlkesi

Mal rejimi sözleşmesi, tarafların yeni bir sözleşme yapmasıyla değiştirilebilir veya kaldırılabilir. Değişiklik veya kaldırma da aynı şekil şartına tabidir; yani noterde düzenleme veya onaylama gereklidir. Sözleşmenin tek taraflı feshi mümkün değildir; iki tarafın da iradesi aranır.

TMK m.247 uyarınca mal rejimi şu hallerde sona erer:

  • Eşlerden birinin ölümüyle,
  • Başka bir mal rejiminin kabulüyle,
  • Mahkemece evliliğin iptali, boşanma veya mal ayrılığına geçilmesi kararı verilmesiyle.

Mahkeme kararıyla sona erme halinde mal rejimi, dava tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkar. Bu tarih, boşanma davasında paylaşımın kilit tarihidir.

Geriye yürümezlik ilkesi son derece önemlidir. Yargıtay içtihatları, sonradan yapılan mal ayrılığı sözleşmesinin evlilik başlangıcından itibaren değil, sözleşme tarihinden ileriye doğru sonuç doğurduğunu istikrarla uygulamaktadır. Yani eşler önce edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olarak beş yıl evli kalmış ve sonra mal ayrılığına geçmişse; ilk beş yıllık dönemde edinilmiş mallar için katılma alacağı hakları saklı kalır. Yeni sözleşme, ancak imza tarihinden sonra edinilen mallar için mal ayrılığı ilkesini uygulatır. Bu ayrım pratikte sıkça atlanan bir noktadır ve sözleşme yapılmadan önce bir hukukçuyla değerlendirilmelidir.

Boşanmada Mal Ayrılığında Paylaşım ve Katkı Payı Hakkı

Mal ayrılığı rejiminde boşanma halinde eşler arasında yasal anlamda bir tasfiye ve katılma alacağı doğmaz. Her eş kendi malını alır. Ancak bu durum, hiçbir ekonomik talep hakkının doğmayacağı anlamına gelmez. Yargıtay istikrarlı içtihadında mal ayrılığı döneminde de eşler arasında bazı denkleştirme hakları tanımıştır.

Katkı payı alacağı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Aile Dairelerinin yerleşik içtihadı uyarınca mal ayrılığı rejimi altında da, bir eş diğerinin adına kayıtlı bir malın edinilmesine, korunmasına veya iyileştirilmesine parasal ya da emek yoluyla katkıda bulunmuşsa, mal rejiminin sona ermesi sırasında katkısı oranında bir alacak talep edebilir. Bu hakkın kaynağı, TMK’nın genel hükümleri ve paylaşmalı mal ayrılığında düzenlenen katkı payı ilkesi (m.249) ile şekillenmiştir.

Ev içi emek katkısı. Ev işleri, çocuk bakımı ve aile birliğine yönelik hizmetler de mal ayrılığı döneminde katkı olarak dikkate alınabilir. Yargıtay bu görüşü çok sayıda kararında kabul etmiş; ekonomik olmayan katkının da denkleştirmeye konu olabileceğini vurgulamıştır.

Aile konutu ve ev eşyası. Paylaşmalı mal ayrılığında TMK m.254, iptal veya boşanma halinde hâkimin, hakkaniyet gerektiriyorsa aile konutunda hangi eşin kalmaya ve ev eşyasını hangi eşin kullanmaya devam edeceğine karar vereceğini düzenler. Bu hüküm, mal ayrılığı rejiminde doğrudan uygulanmaz; ancak TMK m.194 uyarınca aile konutuna ilişkin genel koruma her rejimde geçerlidir.

Boşanmanın diğer ekonomik sonuçları etkilenmez. Mal ayrılığı sözleşmesi yapılması; yoksulluk nafakası (TMK m.175), iştirak nafakası (TMK m.182) ve maddi-manevi tazminat (TMK m.174) taleplerini ortadan kaldırmaz. Bu haklar mal rejiminden bağımsız olup boşanma hukukunun ayrı bir alanını oluşturur. Aynı şekilde mal ayrılığı seçimi, sağ kalan eşin miras hakkını (TMK m.499) da etkilemez.

Sıkça Sorulan Sorular

Mal ayrılığı rejimi ile edinilmiş mallara katılma rejimi arasındaki temel fark nedir?

Yasal rejim olan edinilmiş mallara katılmada (TMK m.202, m.218 vd.) evlilik süresince edinilen mallar rejimin sona ermesinde tasfiye edilir ve prensip olarak eşit paylaşıma tabi tutulur. Mal ayrılığında (TMK m.242-243) her eş kendi malının maliki olarak kalır; tasfiye ve katılma alacağı doğmaz. Belge üzerindeki ad, mülkiyet karinesi olarak esas alınır.

Mal ayrılığı sözleşmesi noterde nasıl yapılır?

Eşler ya da evlenecek olanlar birlikte notere başvurur; noter TMK m.205 uyarınca sözleşmeyi düzenleme veya onaylama biçiminde hazırlar. Her iki tarafın imzası zorunludur. Sözlü anlaşma veya adi yazılı belge geçersizdir. Evlenme başvurusu sırasında yazılı bildirim yolu da alternatif olarak açıktır.

Evlilikten sonra mal ayrılığına geçilebilir mi?

Evet. TMK m.203 uyarınca mal rejimi sözleşmesi evlilikten sonra da yapılabilir. Ancak sözleşmenin geriye yürümezliği ilkesi gereği, önceki dönemde edinilmiş mallar için katılma alacağı hakları korunur. Yeni sözleşme yalnızca imza tarihinden sonra edinilecek mallar için mal ayrılığı ilkesini uygulatır.

Mal ayrılığında ev hanımının hiçbir hakkı yok mudur?

Böyle bir sonuç doğmaz. Mal ayrılığı rejiminde bile katkı payı alacağı Yargıtay içtihadıyla korunur; ev işleri ve çocuk bakımı da katkı olarak kabul edilebilir. Ayrıca boşanmada yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve maddi-manevi tazminat hakları mal rejiminden bağımsızdır.

Mal ayrılığı sözleşmesi geriye yürür mü?

Hayır. Yargıtay istikrarlı içtihadı uyarınca sözleşme yalnızca imza tarihinden sonra edinilen mallar için etkili olur. Önceki dönem malları, o dönemde yürürlükte olan rejime tabi kalır. Bu ayrımı sözleşme öncesinde bir avukatla değerlendirmek uygulama açısından önemlidir.

Mal ayrılığı rejiminde miras hakları etkilenir mi?

Hayır. Mal rejimi seçimi, TMK m.495 vd. hükümlerinde düzenlenen yasal mirasçılık haklarını etkilemez. Sağ kalan eş, mal rejimi ne olursa olsun, murisin mirasçısı sıfatını korur. Mal ayrılığı yalnızca sağ eşin katılma alacağı doğmayacağı anlamına gelir; miras payı ayrı bir hesaptır.

İlgili Kaynaklar ve Bağlantılar

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olayın koşullarına göre değişebilir. Kesin bir hukuki değerlendirme için avukatınıza danışınız.

{ “@context”: “https://schema.org”, “@type”: “FAQPage”, “mainEntity”: [ { “@type”: “Question”, “name”: “Mal ayrılığı rejimi ile edinilmiş mallara katılma rejimi arasındaki temel fark nedir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Yasal rejim olan edinilmiş mallara katılmada (TMK m.202, m.218 vd.) evlilik süresince edinilen mallar rejimin sona ermesinde tasfiye edilir ve prensip olarak eşit paylaşıma tabi tutulur. Mal ayrılığında (TMK m.242-243) her eş kendi malının maliki olarak kalır; tasfiye ve katılma alacağı doğmaz. Belge üzerindeki ad, mülkiyet karinesi olarak esas alınır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Mal ayrılığı sözleşmesi noterde nasıl yapılır?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Eşler ya da evlenecek olanlar birlikte notere başvurur; noter TMK m.205 uyarınca sözleşmeyi düzenleme veya onaylama biçiminde hazırlar. Her iki tarafın imzası zorunludur. Sözlü anlaşma veya adi yazılı belge geçersizdir. Evlenme başvurusu sırasında yazılı bildirim yolu da alternatif olarak açıktır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Evlilikten sonra mal ayrılığına geçilebilir mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Evet. TMK m.203 uyarınca mal rejimi sözleşmesi evlilikten sonra da yapılabilir. Ancak sözleşmenin geriye yürümezliği ilkesi gereği, önceki dönemde edinilmiş mallar için katılma alacağı hakları korunur. Yeni sözleşme yalnızca imza tarihinden sonra edinilecek mallar için mal ayrılığı ilkesini uygulatır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Mal ayrılığında ev hanımının hiçbir hakkı yok mudur?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Böyle bir sonuç doğmaz. Mal ayrılığı rejiminde bile katkı payı alacağı Yargıtay içtihadıyla korunur; ev işleri ve çocuk bakımı da katkı olarak kabul edilebilir. Ayrıca boşanmada yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve maddi-manevi tazminat hakları mal rejiminden bağımsızdır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Mal ayrılığı sözleşmesi geriye yürür mü?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Hayır. Yargıtay istikrarlı içtihadı uyarınca sözleşme yalnızca imza tarihinden sonra edinilen mallar için etkili olur. Önceki dönem malları, o dönemde yürürlükte olan rejime tabi kalır. Bu ayrımı sözleşme öncesinde bir avukatla değerlendirmek uygulama açısından önemlidir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Mal ayrılığı rejiminde miras hakları etkilenir mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Hayır. Mal rejimi seçimi, TMK m.495 vd. hükümlerinde düzenlenen yasal mirasçılık haklarını etkilemez. Sağ kalan eş, mal rejimi ne olursa olsun, murisin mirasçısı sıfatını korur. Mal ayrılığı yalnızca sağ eşin katılma alacağı doğmayacağı anlamına gelir; miras payı ayrı bir hesaptır.” } } ] }
Post by Av. Fatma Öztürk