Uzlaşma — Ceza Yargısında Uzlaşma (CMK m.253)
11 Temmuz 2026

Uzlaşma — Ceza Yargısında Uzlaşma (CMK m.253)

Uzlaşma, ceza hukukunda mağdur ile şüpheli ya da sanığın bir arabulucu eşliğinde karşılıklı rıza ile çözüme ulaşmasını sağlayan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. CMK m.253 ile düzenlenen uzlaşma, uygulandığı suçlarda kovuşturmaya yer olmadığı ya da davanın düşmesi sonuçlarını doğurur. Bu yazıda uzlaşmanın kapsamı, süreci ve pratik avantajları ele alınmaktadır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

1) Uzlaşmanın Hukuki Dayanağı — CMK m.253

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi, uzlaşmayı ayrıntılı biçimde düzenler. Bu düzenleme uyarınca soruşturma veya kovuşturma aşamasında, belirli suçlar bakımından savcılığın ya da hâkimin teklifi üzerine uzlaşma süreci başlatılabilir. Uzlaşma başarıyla sonuçlanırsa soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, kovuşturma aşamasında ise davanın düşmesine karar verilir.

Uzlaşmanın temel mantığı cezalandırma yerine onarıcı adalettir. Mağdur, zararının karşılandığı ve sesi dinlendiği bir sürece katılır; şüpheli ya da sanık ise ceza almaksızın sorumluluğunu üstlenir. Bu yaklaşım özellikle şikayete tabi suçlarda hem taraflar hem de yargı sistemi açısından son derece verimlidir.

2) Uzlaşma Kapsamındaki Suçlar

Uzlaşma her suç için uygulanmaz; CMK m.253 kapsamında belirlenen suçlarla sınırlıdır. Başlıca uzlaşma kapsamındaki suçlar şunlardır: kasten yaralama (basit), taksirle yaralama, tehdit (basit), hakaret, konut dokunulmazlığının ihlali, özel hayatın gizliliğini ihlal, hırsızlık (basit), güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık (basit), mala zarar verme, çek suçları ve diğer bazı suçlar. Ağır suçlar (kasten öldürme, cinsel suçlar, uyuşturucu vb.) uzlaşma kapsamı dışındadır.

Uzlaşma kapsamındaki suçların tamamı için savcılık uzlaşma teklifinde bulunmak zorundadır; bu bir yükümlülüktür, ihtiyarî değildir. Teklif yapılmadan kovuşturma başlatılırsa bu usul hatası davayı etkileyebilir. Bu nedenle avukat, müvekkili için uzlaşma teklifi yapılıp yapılmadığını mutlaka kontrol etmelidir.

3) Uzlaşma Süreci Nasıl İşler?

Uzlaşma süreci şu adımları izler: (i) Teklif: savcılık (soruşturma) ya da mahkeme (kovuşturma) tarafından uzlaşma teklifinde bulunulur; her iki tarafa da yazılı teklif iletilir. (ii) Kabul: taraflar teklifi kabul edip etmeyeceğine 3 gün içinde karar verir. (iii) Arabulucu: savcılık arabuluculuk bürosundan uzlaştırmacı görevlendirir. (iv) Müzakere: arabulucu taraflarla ayrı ayrı ya da birlikte görüşür; anlaşma sağlanmaya çalışılır. (v) Uzlaşma tutanağı: anlaşmaya varılırsa tutanak düzenlenir; savcılık ya da mahkeme kararını buna göre verir.

Uzlaşma süreci gizlidir; müzakereler dava dosyasına yansıtılamaz. Taraflar her aşamada uzlaşmadan vazgeçebilir. Uzlaşma sağlanamazsa yargılama kaldığı yerden devam eder. Uzlaşmacının tarafsızlığı esastır; taraflardan biriyle önceki ilişkisi olan kişiler uzlaştırmacı olamaz.

4) Uzlaşmanın Avantajları

Uzlaşmanın taraflar açısından sunduğu avantajlar şunlardır: Şüpheli/sanık için: ceza alınmaz; adli sicil kaydı oluşmaz; yargılama stresi ve masraflarından kurtulunur; hızlı çözüm sağlanır. Mağdur için: zararı tazmin edilir; sürece aktif katılım sağlanır; uzun yargılama beklentisine girilmez; istediği miktarda tazminat talebinde bulunabilir.

Yargı sistemi açısından da uzlaşma büyük fayda sağlar: dava yükü azalır, kaynaklar ağır suçlara kanalize edilir. Özellikle basit suçlarda uzlaşma hem daha hızlı hem de daha adil sonuçlar üretebilir. Uzlaşma kararından memnun olmayan mağdur, uzlaşmayı hükümsüz kılabilecek irade sakatlığı iddiasıyla hukuki yollara başvurabilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

5) Uzlaşma ve Şikayetten Vazgeçme Farkı

Uzlaşma ile şikayetten vazgeçme zaman zaman karıştırılmaktadır. Şikayetten vazgeçme tek taraflıdır: mağdur, şikayetini geri çeker ve şikayete bağlı davalarda yargılama sona erer. Uzlaşma ise iki taraflı bir süreçtir; hem şüpheli/sanığın hem de mağdurun iradeleri birleşir ve belirli koşullar altında yükümlülükler belirlenir.

Uzlaşma sonucunda sanık tazminat ödemeyi taahhüt etmişse bunu yerine getirmek durumundadır. Taahhüt yerine getirilmediğinde uzlaşma bozulur ve yargılama kaldığı yerden devam eder. Bu nedenle uzlaşma tutanağının içeriği son derece önemlidir; tutanaktaki taahhütlerin yerine getirilebilir olması gerekir.

6) Uzlaşma Kapsamı Dışındaki Suçlar

Uzlaşma kapsamı dışındaki suçlar için herhangi bir uzlaşma teklifi yapılamaz. Bu suçlar arasında özellikle şunlar yer almaktadır: kasten öldürme ve nitelikli haller, cinsel suçlar, uyuşturucu suçları, terör suçları, kasten ağır yaralama, rüşvet, yağma ve şantaj. Bu suçlarda yargılama zorunlu olarak devam eder; uzlaşma yoluyla dava düşürülemez.

Uzlaşmanın uygulanamadığı durumlarda sanığın başvurabileceği diğer kurumlar şunlardır: HAGB (koşullar sağlanıyorsa), cezanın ertelenmesi, denetimli serbestlik ve hükmün infazının ertelenmesi. Bu kurumlar uzlaşmadan farklı mekanizmalarla çalışır ve farklı koşullara tabidir.

7) Pratik Öneriler

Uzlaşma teklifi gelen taraflar için öneriler: (i) teklifi reddetmeden önce avukatınızla değerlendirin — uzlaşma çoğu zaman yargılamadan daha avantajlıdır; (ii) uzlaşma müzakerelerinde istediğiniz tazminat ya da yükümlülük koşullarını belirtin; (iii) tutanaktaki taahhütlerin gerçekçi ve yerine getirilebilir olmasına dikkat edin; (iv) uzlaşmadan vazgeçme hakkını süre içinde kullanın. Sanık avukatları, müvekkillerine sunulan uzlaşma teklifinin koşullarını, tutanağın içeriğini ve yükümlülüklerin boyutunu titizlikle incelemelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Uzlaşma nedir?

CMK m.253 kapsamında mağdur ile şüpheli ya da sanığın bir arabulucu eşliğinde anlaşmaya varmasını sağlayan alternatif çözüm yöntemidir. Başarıyla tamamlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ya da davanın düşmesine karar verilir.

Her suçta uzlaşma yapılabilir mi?

Hayır. Uzlaşma yalnızca CMK m.253’te belirtilen suçlar için geçerlidir: kasten yaralama (basit), hakaret, tehdit, hırsızlık (basit), güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık (basit) vb. Ağır suçlarda (cinayet, cinsel suç vb.) uzlaşma mümkün değildir.

Uzlaşmayı kim teklif eder?

Soruşturma aşamasında savcılık, kovuşturma aşamasında mahkeme uzlaşma teklifinde bulunmak zorundadır. Bu bir yükümlülüktür. Teklif yapılmadan yargılamaya devam edilmesi usul hatası oluşturabilir.

Uzlaşma adli sicile işler mi?

Hayır. Uzlaşma başarıyla tamamlanırsa dava düşer ve adli sicile herhangi bir kayıt işlenmez. Bu nedenle uzlaşma adli sicil temizliği açısından çok avantajlıdır.

Uzlaşmayı reddedersem ne olur?

Yargılama kaldığı yerden devam eder. Uzlaşmayı reddetmek sanık aleyhine herhangi bir sonuç doğurmaz. Ancak uzlaşmanın sağlayacağı avantajlardan yararlanılamazsa mahkûmiyet riski ve sicil kaydı gündeme gelebilir.

Uzlaşma müzakerelerinde ne talep edebilirim?

Mağdur olarak tazminat, özür, belirli bir davranıştan kaçınma gibi taleplerde bulunabilirsiniz. Sanık tarafından ise taahhütlerin gerçekçi ve yerine getirilebilir olmasına dikkat edilmelidir. Tutanakta belirlenen yükümlülükler bağlayıcıdır.

Uzlaşma taahhüdü yerine getirilmezse ne olur?

Uzlaşma bozulur ve yargılama kaldığı yerden devam eder. Sanığın daha önce verdiği taahhüdün ihlali, yargılamada aleyhine değerlendirilebilir. Bu nedenle taahhütlerin başından gerçekçi belirlenmesi şarttır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman görüş esas alınmalıdır.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme

Hukukçular Evi — Ankara

📞 Hemen Ara💬 WhatsApp ile Yaz

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk