Vekaletname Türleri ve İptali: TBK 502-514 Rehber
10 Temmuz 2026

Vekaletname Türleri ve İptali: TBK 502-514 Rehber

Vekaletname, bir kişinin başka bir kişiye yaptığı iş veya işlemleri temsilcisinin yürütmesi için yetki verdiği belgedir. Türk Borçlar Kanunu m.502-514 arasında düzenlenen vekalet iliskisinin belge duzeyindeki karsiligi olan vekaletname; kapsamina, sekline ve iptaline iliskin sikca yanlis anlasilan kurallara tabidir. Bu rehberde vekaletname turleri iptali basligi altinda genel ve ozel vekaletname ayrimini, TBK m.504’te sayilan ozel yetki gerektiren islemleri, noter huzurunda duzenleme zorunlulugunu, sona erme hallerini ve azil (iptal) usulunu somut ornekleriyle ele aliyoruz.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Vekalet Sözleşmesinin Tanımı ve Vekaletname Türleri

TBK m.502’ye göre vekalet sözleşmesi, vekilin, vekalet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Bu ilişki, bir taraf (müvekkil/vekalet veren) tarafından diğer tarafa (vekil) verilen temsil yetkisini içerir. Vekaletname ise bu yetkiyi belgeleyen ve üçüncü kişilere ispatını sağlayan yazılı belgedir. Uygulamada vekaletnameler kapsamlarına göre başlıca iki türe ayrılır:

  • Genel vekaletname: Vekalet verenin olağan işlerinin yürütülmesi için verilen, sınırları TBK m.503 çerçevesinde belirlenen belgedir. Bankada hesap işlemleri, kira toplama, fatura ödemesi, resmi mercilerde belge alma gibi gündelik işler için uygundur. Bu vekaletname; taşınmaz devri, ipotek kurma, bağışlama gibi TBK m.504’te sayılan işler için yetki VERMEZ.
  • Özel vekaletname: TBK m.504’te sınırlı sayıda sayılan ve özel yetki gerektiren işler için düzenlenen, ilgili işlemi açıkça belirten belgedir. “Şu tarihli tapuda kayıtlı ada/parselin satışına yetkilidir” gibi somut ifadeler içerir.
  • Dava vekaletnamesi: 6100 sayılı HMK m.71 vd. hükümlerine göre avukatın davada müvekkilini temsili için düzenlenen; dava açma, sulh, feragat, kabul, temyiz gibi yetkilerin açıkça belirtilmesini gerektiren özel bir vekaletname türüdür.

Genel Vekaletname ve Özel Vekaletname Farkı (TBK m.503-504)

TBK m.503’e göre vekaletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Vekalet, üstlenilen işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar. Ancak bu kapsam sınırsız değildir; kanun koyucu bazı ağır sonuçlu işlemleri özel yetkiye bağlamıştır.

Genel vekaletnamede “vekilime her türlü yetki verilmiştir” ibaresi bulunsa dahi bu ifade, TBK m.504’te sayılan işlemler için geçerli değildir. Örneğin, taşınmaz devri veya ipotek tesisi yapılmak isteniyorsa vekaletnamede o işlemin ismen ve somut olarak yazılması gerekir. Aksi halde tapu sicil müdürlüğü işlemi reddeder. Bu yönüyle “genel yetkili” olmak, “her şeye yetkili” olmak anlamına gelmez.

Konu hakkında Yargıtay içtihatları da istikrarlı biçimde, TBK m.504’te sayılan işlemlerin ancak açık ve somut yetki ile yapılabileceğini, aksi halde vekalet aşımı ve yetkisiz temsil sonuçlarının doğacağını vurgulamaktadır. Konunun benzeri, mirastan feragat sözleşmesinin ancak resmi vasiyet düzeyinde ve noterde düzenlenmesi zorunluluğunda görülür.

TBK m.504 — Özel Yetki Gerektiren İşler Listesi

TBK m.504/2 hükmü, vekilin özel olarak yetkilendirilmedikçe yapamayacağı işlemleri saymaktadır. Bu işlemler, vekalet veren için ağır malvarlığı sonuçları doğurabilecek nitelikte olduğundan kanun koyucu güvence olarak açık yetki aramaktadır. Aşağıdaki işler için vekaletnamede özel yetki verilmesi zorunludur:

  • Dava açma, davadan feragat, davayı kabul, sulh olma, hakeme başvurma
  • İflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep etme
  • Kambiyo senedi (bono, çek, poliçe) düzenleme ve kambiyo taahhüdünde bulunma
  • Bağışlama (bağış) yapma
  • Kefil olma, üçüncü kişinin borcunu üstlenme
  • Taşınmaz mal devri (satış, trampa, hibe) yapma
  • Taşınmaz üzerinde ipotek, intifa, sükna gibi ayni hak kurma veya kaldırma
  • Mahkeme kararına karşı temyiz yolundan feragat, istinaftan feragat

Uygulamada en sık ihtilaf yaratan konular tapu işlemleri ile dava vekaletnamesindeki yetki eksikliğidir. Örneğin sulh yetkisi bulunmayan avukatın sulh sözleşmesi imzalaması, müvekkil bakımından yetkisiz temsil oluşturur ve icazetle geçerlilik kazanır. Benzer titizlik, ehliyet eksikliğine dayalı işlemler yönünden kısıtlanan kişinin işlem ehliyetinde de aranmaktadır.

Şekil Şartı — Noter Huzurunda Düzenleme Zorunluluğu

Vekaletname kural olarak şekle bağlı değildir; sözlü, yazılı veya örtülü davranışla dahi verilebilir (TBK m.503/2 çerçevesinde). Ancak 1512 sayılı Noterlik Kanunu m.89 hükmü uyarınca bazı işlemler için vekaletnamenin noter huzurunda düzenleme (re’sen tanzim) şeklinde yapılması ZORUNLUDUR. Bu haller:

  • Tapu ve kadastro işlemleri: Taşınmaz satışı, ipotek tesisi, ayni hak kurulması-kaldırılması, kat mülkiyeti kurulması gibi işlemlere ilişkin vekaletnameler.
  • Vasiyetname ve ölüme bağlı tasarruflar: Vekaleten vasiyet düzenlemesi genel olarak mümkün olmasa da bağlantılı işlemlerde noter şekli aranır. Ayrıntı için vasiyetname türleri rehberimize göz atabilirsiniz.
  • Evlenme, tanıma, evlat edinme: Kişiye sıkı sıkıya bağlı bu işlemlerin vekaletle yapılabildiği hallerde noter re’sen tanzim şart.
  • Mirasın taksimi sözleşmesi: Yazılı ve noter tarafından düzenlenmiş vekaletname zorunludur.

Noterlik Kanunu m.72 uyarınca noter, vekaletname düzenlerken tarafın kimliğini, ehliyetini ve gerçek iradesini araştırmakla yükümlüdür. Görme, işitme, konuşma engelli kişiler için m.73-75 arasında ayrık usul kuralları getirilmiştir (tanık, yeminli tercüman gibi). Yabancı dil bilen tarafta yeminli tercüman zorunludur (m.74).

Vekaletnamenin Sona Ermesi (TBK m.513) — Dört Temel Hal

Vekalet ilişkisi ve buna bağlı vekaletnamenin geçerliliği çeşitli sebeplerle sona erer. TBK m.512 ve m.513’te düzenlenen sona erme sebepleri şunlardır:

  • 1) İşin tamamlanması: Vekaletnamedeki konu tamamlandığında yetki kendiliğinden düşer. Örnek: “Ada 234, parsel 15’in satışı için” verilen vekaletname, tapu devri tamamlandığında sona erer.
  • 2) Ölüm, ehliyet kaybı, iflas (TBK m.513): Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekalet, vekilin veya vekalet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası hallerinde kendiliğinden sona erer. TBK m.514 uyarınca vekaletin sona ermesi, vekalet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa vekil, temsilci veya mirasçıları, işleri kendileri görebilecek duruma gelinceye kadar vekaleti sürdürmekle yükümlüdür.
  • 3) Azil (Vekalet verenin tek taraflı geri alması, TBK m.512): Vekalet veren, dilediği anda vekilin yetkilerini tek taraflı olarak geri alabilir. Buna azil denir.
  • 4) İstifa (Vekilin tek taraflı vazgeçmesi, TBK m.512): Vekil de dilediği anda vekaletten istifa edebilir. Uygunsuz zamanda istifa, tazminat doğurabilir.

Azil ve istifa, ileriye etkili sonuç doğurur (ex nunc). Yani sona ermeden önce vekilin yaptığı işlemler geçerli kalır; sonra yapılanlar ise yetkisiz temsil sayılır.

Vekaletname İptali (Azil) — Noter Azilname, Tebliğ ve Sonraki İşlemler

Uygulamada “vekaletname iptali” denildiğinde genellikle azil kastedilir. Vekaleti geri almak isteyen kişi, vekaletnamenin düzenlendiği notere veya başka bir notere başvurarak azilname çıkarır. Azilname; asıl vekaletnamenin tarihini, yevmiye numarasını, düzenleyen noteri, taraf kimliklerini ve iptal iradesini açık biçimde içerir.

Azilnamenin hüküm doğurabilmesi için iki temel unsur gerekir:

  • Vekile tebliğ: Noter aracılığıyla azilname vekilin adresine tebliğ edilir. Vekil, tebliğ tarihinden itibaren yetkisiz sayılır. Tebliğden önce yapılan işlemler kural olarak geçerlidir.
  • İlgili kurumlara bildirim: Vekaletnamenin kullanıldığı yerlere (tapu sicil müdürlüğü, banka, SGK, vergi dairesi, mahkeme kalemi, baro) azilname örneği ibraz edilir. Tapu işlemlerinde tapu müdürlüğüne bildirim önem taşır; aksi halde vekilin işlem yapması engellenemez.

HMK m.77 kapsamında dava vekaletlerinde, avukatın azli veya istifası mahkemeye bildirilmelidir. Aksi halde mahkeme, azili öğrenmediği sürece avukatı hala vekil sayar ve tebligatları ona yapar. Azledilen avukat yönünden Avukatlık Kanunu m.174 çerçevesinde ücret hakkı ayrıca değerlendirilir.

Azil sonrası yapılan işlemler yönünden vekilin iyi niyeti korunmaz; ancak vekilin bu işlemleri yaptığı üçüncü kişilerin iyi niyeti TMK m.3 çerçevesinde değerlendirilebilir. Bu nedenle özellikle tapu ve banka gibi hızlı işlem gören mercilere azilnamenin ivedilikle bildirilmesi önerilir.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Sık Sorulan Sorular

Genel vekaletname ile taşınmaz satılabilir mi?
Hayır. TBK m.504/2 uyarınca taşınmaz devri özel yetki gerektiren işlerdendir. Vekaletnamede satılacak taşınmaz somut biçimde ve satış yetkisi açıkça yazılı olmalıdır; aksi halde tapu müdürlüğü işlemi kabul etmez.

Vekaletname iptali (azil) için önce mahkemeye başvurmak gerekir mi?
Hayır. Azil, vekalet verenin tek taraflı beyanıyla yapılır ve mahkeme kararına ihtiyaç göstermez. Vekalet veren, notere başvurup azilname çıkarır ve azilnamenin vekile tebliğini sağlar.

Vekaletname verenin ölümü halinde vekaletname otomatik olarak sona erer mi?
Kural olarak evet. TBK m.513 hükmü uyarınca sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekalet, vekilin veya vekalet verenin ölümü ile sona erer. Ancak menfaatlerin tehlikeye düşmemesi için TBK m.514 çerçevesinde vekil, mirasçılar işleri devralana kadar zorunlu işleri sürdürebilir.

Azil sonrası vekilin yaptığı işlemler geçerli midir?
Azilname vekile tebliğ edilene kadar yaptığı işlemler kural olarak geçerlidir. Tebliğ sonrası işlemler yetkisiz temsil sayılır. Yetkisiz temsilin sonuçları, üçüncü kişinin iyi niyeti ve müvekkilin icazet vermesine göre değerlendirilir.

Yurt dışında düzenlenen vekaletname Türkiye’de geçerli midir?
Yurt dışında Türk konsolosluklarında düzenlenen vekaletnameler doğrudan geçerlidir. Yabancı noter huzurunda düzenlenmişse apostille şerhi veya konsolosluk onayı ile Türkçe yeminli tercümesinin eklenmesi gerekir.

Vekaletname, kapsamı ve iptali doğru kurgulanmadığında ciddi malvarlığı sonuçları doğurabilen bir belgedir. Özellikle taşınmaz, kambiyo ve dava vekaletlerinde yetkilerin açık, sınırlı ve TBK m.504’e uygun kaleme alınması; azil süreçlerinde ise noter azilnamesinin ivedi tebliği kritik önem taşır. Somut olayınıza uygun vekaletname metninin hazırlanması veya azil sürecinin yürütülmesi için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

{ “@context”: “https://schema.org”, “@type”: “FAQPage”, “mainEntity”: [ { “@type”: “Question”, “name”: “Genel vekaletname ile taşınmaz satılabilir mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Hayır. TBK m.504/2 uyarınca taşınmaz devri özel yetki gerektiren işlerdendir. Vekaletnamede satılacak taşınmaz somut biçimde ve satış yetkisi açıkça yazılı olmalıdır; aksi halde tapu müdürlüğü işlemi kabul etmez.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Vekaletname iptali için önce mahkemeye başvurmak gerekir mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Hayır. Azil, vekalet verenin tek taraflı beyanıyla yapılır ve mahkeme kararına ihtiyaç göstermez. Vekalet veren, notere başvurup azilname çıkarır ve azilnamenin vekile tebliğini sağlar.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Vekaletname verenin ölümü halinde vekaletname otomatik olarak sona erer mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Kural olarak evet. TBK m.513 hükmü uyarınca sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekalet, vekilin veya vekalet verenin ölümü ile sona erer. Menfaatlerin tehlikeye düşmemesi için TBK m.514 çerçevesinde vekil, mirasçılar işleri devralana kadar zorunlu işleri sürdürebilir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Azil sonrası vekilin yaptığı işlemler geçerli midir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Azilname vekile tebliğ edilene kadar yaptığı işlemler kural olarak geçerlidir. Tebliğ sonrası işlemler yetkisiz temsil sayılır. Yetkisiz temsilin sonuçları, üçüncü kişinin iyi niyeti ve müvekkilin icazet vermesine göre değerlendirilir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Yurt dışında düzenlenen vekaletname Türkiye’de geçerli midir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Yurt dışında Türk konsolosluklarında düzenlenen vekaletnameler doğrudan geçerlidir. Yabancı noter huzurunda düzenlenmişse apostille şerhi veya konsolosluk onayı ile Türkçe yeminli tercümesinin eklenmesi gerekir.” } } ] }
Post by Av. Fatma Öztürk