Miras bırakan hayatta iken yaptığı bağışlar ya da vasiyetle saklı paylı mirasçılarını zarara uğratan tasarruflarda bulunmuşsa, saklı pay sahibi mirasçılar bu tasarrufların yasal sınıra çekilmesini tenkis davası ile talep edebilir. Türk Medeni Kanunu m.505 ve 506 hangi mirasçıların hangi oranda saklı paya sahip olduğunu; m.560-571 ise tenkis davasının konusu, kapsamı, sırası ve süresi gibi noktaları düzenler. Bu rehberde tenkis davası saklı pay ilişkisi, muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) ile bağlantısı ve uygulamada sık karşılaşılan sorulara ilişkin pratik açıklamalar ele alınmaktadır.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Saklı Paylı Mirasçılar ve Saklı Pay Oranları (TMK m.505-506)
Türk Medeni Kanunu m.505 uyarınca miras bırakan; mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunuyorsa mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir. Bunun anlamı, kanun koyucunun bazı yakın mirasçıları miras bırakanın tasarruf özgürlüğüne karşı asgari bir orana kadar koruduğudur. Bu asgari orana saklı pay denir. 4721 sayılı TMK m.506 ise saklı pay sahibi mirasçıları ve oranlarını açıkça belirlemiştir:
- Altsoy (çocuk ve altsoyu): Yasal miras payının yarısı (1/2).
- Ana ve babadan her biri: Yasal miras payının dörtte biri (1/4).
- Sağ kalan eş: Altsoy veya ana-baba zümresi ile birlikte mirasçı olduğunda yasal miras payının tamamı; diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü (3/4).
10.05.2007 tarihli 5650 sayılı Kanun değişikliği ile kardeşler saklı pay sahibi mirasçılar arasından çıkarılmıştır. Yani miras bırakanın kardeşleri yasal mirasçı sıfatına sahip olsa dahi tenkis davası açma yetkisine sahip değildir. Uygulamada saklı pay hesabı yapılırken önce gerçek terekenin toplam değeri belirlenir; ardından davacının yasal miras payı hesaplanır ve son olarak bu paya TMK m.506’daki oran uygulanarak saklı pay tutarı ortaya çıkarılır. Davacının fiilen aldığı miktarın bu tutarın altında kaldığı ölçüde tenkis talebi gündeme gelir.
Tenkis Davasının Konusu (TMK m.560)
TMK m.560’a göre saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini isteyebilir. Böylece dava; saklı payı zedeleyen tasarrufların iptalini değil, bu tasarrufların saklı pay tutarı ile sınırlı olarak iadesini ya da azaltılmasını amaçlar. Tenkis davası kural olarak bozucu yenilik doğuran nitelikte bir davadır; hakim kararıyla saklı payı ihlal eden tasarruflar oran nispetinde geçersiz kılınır ve iade sağlanır.
Davanın davacısı yalnızca saklı payı ihlal edilen mirasçılar; davalısı ise saklı payı zedeleyen kazandırmadan yararlanan kişi ya da kişilerdir. Miras bırakanın alacaklıları veya mirasçının şahsi alacaklıları da belirli koşullarla tenkis talebinde bulunabilir. Ayrıca tenkis yalnızca dava yoluyla değil, savunma (def’i) yoluyla da her zaman ileri sürülebilir. Bu nedenle hak düşürücü süre geçmiş olsa dahi karşı taraftan gelen talep karşısında saklı pay itirazı canlıdır ve mahkemece dikkate alınır.
Ölüme Bağlı ve Sağlararası Kazandırmaların Tenkisi (TMK m.562-563, 569)
Tenkise tabi tasarruflar iki temel gruba ayrılır. Birincisi ölüme bağlı tasarruflar; yani vasiyetname ile yapılan atamalar, miras sözleşmeleri ve belirli mal vasiyetleridir (TMK m.562-563). İkincisi, miras bırakanın hayatta iken yaptığı sağlararası kazandırmalardır. TMK m.565, aşağıdaki karşılıksız kazandırmaların ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tabi olduğunu düzenler:
- Mirasçılık sıfatını kaybetmiş yasal mirasçıya miras hissesine mahsuben yapılan sağlararası kazandırmalar,
- Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalar (çeyiz, kuruluş sermayesi vb.),
- Miras bırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ile ölümünden önceki bir yıl içinde yapılan olağan hediyeler dışındaki bağışlamalar,
- Miras bırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla açıkça yaptığı kazandırmalar.
TMK m.567 uyarınca miras bırakanın kendi ölümünde ödenmek üzere üçüncü kişi lehine yaptırdığı hayat sigortasının ölüm anındaki satın alma değeri; TMK m.568 uyarınca ise intifa hakkı veya irat yüklenmiş tasarruflar da tenkise tabidir. TMK m.569, sağlararası kazandırmalarda geri verme borcunun kapsamını düzenler. Kazandırmadan yararlanan iyi niyetli ise yalnızca mirasın açılması anında elinde kalan zenginleşmeyi iade eder; kötü niyetli ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade yükümlülüğü daha ağır tutulur.
Muvazaalı Satış: Mirastan Mal Kaçırma (1974/1-2 İBK)
Uygulamada saklı payı ihlal eden en sık karşılaşılan işlem, miras bırakanın taşınmazını mirasçılarından kaçırmak amacıyla görünürde satış olarak devretmesidir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 01.04.1974 tarih, 1974/1 E. ve 1974/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı bu meseleyi çözüme kavuşturmuştur. Karara göre miras bırakan; aslında bağışlamak istediği taşınmazı, mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla tapuda satış gibi göstermişse, bu görünürdeki işlem mutlak butlan yaptırımına tabidir ve mirasçılar tapu iptali ile tescil davası açabilir.
Muris muvazaası davası, tenkis davasından farklı olarak saklı paylı mirasçı olma şartı aramaz; yasal mirasçı sıfatı yeterlidir. Muvazaa davasında iade tutarı saklı pay ile sınırlı değildir; işlemin bütünü üzerinden hüküm kurulabilir. Buna karşılık tenkis davasında yalnızca saklı payı zedeleyen kısım geri istenebilir. Yargıtay yerleşik uygulaması, davacı vekilinin talep etmesi hâlinde mahkemenin muris muvazaası talebini reddetse dahi şartları oluşmuşsa tenkis talebini alternatif olarak inceleyebileceğini kabul etmektedir. Bu nedenle dava dilekçelerinde terditli talep (asıl olarak muris muvazaası, olmazsa tenkis) çoğu zaman tercih edilir. Yasal mirasçı sıfatının doğrudan reddi veya feragat yoluyla sona ermesi meselesi için mirastan feragat sözleşmesi ve TMK m.528-530 rehberi incelenebilir.
Tenkis Sırası ve Şekli (TMK m.565-568, 570)
TMK m.570, tenkiste izlenecek sırayı düzenler. Buna göre saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan başlanır; bu yetmezse sağlararası kazandırmalara geçilir. Sağlararası kazandırmalar arasında en yeni tarihli olandan en eskisine doğru geriye gidilerek tenkis uygulanır. Aynı tarihli birden fazla kazandırma varsa, tenkis orantılı olarak yapılır.
Tenkisin şekli bakımından TMK m.564 ve 566 önem taşır. Miras bırakanın sağ kalan eş lehine yaptığı bazı tasarruflar (aile konutu, ev eşyaları gibi) özel hükümlere tabidir. Öte yandan bölünmez nitelikte kazandırmalarda dava konusu malın aynen iadesi mümkün değilse, yararlanan kişiye seçimlik hak tanınır: ya saklı payı tamamlayan bedeli mirasçıya öder ya da malın tamamını iade ederek tasarruf edilebilir kısım kadar bedeli geri alır. Bu düzenleme özellikle taşınmazlar açısından belirleyicidir; hakim, bilirkişi raporu ile ihlal edilen saklı pay tutarını tespit eder ve uygun iade biçimine karar verir.
Uygulamada saklı pay hesabı için gerçek terekenin doğru belirlenmesi zorunludur. Ölüm tarihindeki aktif değerlere sağlararası tenkise tabi kazandırmalar mahsuben eklenir; borçlar, cenaze masrafları ve terekenin mühürlenmesi giderleri düşülür. Ortaya çıkan net değere yasal miras payı ve saklı pay oranı uygulanarak, davacı mirasçının fiilen almadığı fark ortaya çıkarılır. Bu fark tenkis talebinin üst sınırını oluşturur. Saklı payı azaltılan mirasçının haklarının vesayet altındaki bir kişi için kullanılması gündemdeyse, işlemin geçerliliği bakımından kısıtlama sebepleri ve vesayet kararı rehberi incelenmelidir.
Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme (TMK m.571)
TMK m.571’e göre tenkis davası açma hakkı; mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda ise mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. Bu süreler zamanaşımı değil, hak düşürücü süre niteliğindedir; hakim tarafından resen gözetilir ve süre içinde dava açılmaması hakkın kaybına yol açar.
Bununla birlikte tenkis def’i her zaman ileri sürülebilir. Kendisine yöneltilen bir talep karşısında mirasçı, süreden bağımsız olarak “saklı payım zedelenmiştir” savunmasını yapabilir. Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme HMK m.11 uyarınca miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır (HMK m.12). Boşanma sonrası eşin miras hakkının ve saklı pay ilişkisinin çözümü için ise anlaşmalı boşanma protokolü ve TMK m.166/3 şartları ayrıntılı olarak incelenebilir. Eşin miras hakkı, boşanma davasının kesinleşmesi ile kural olarak sona erdiğinden, boşanma davası derdest iken ölümün gerçekleşmesi ayrı bir hukuki nitelendirme gerektirir.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Sık Sorulan Sorular
Tenkis davasını kimler açabilir?
Tenkis davasını yalnızca saklı paylı mirasçılar (altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş) ile bunların halefleri (temlik alanlar ve belirli koşullarda alacaklılar) açabilir. Kardeşler 2007 yılındaki değişiklikten sonra saklı pay sahibi olmadığından tenkis talebinde bulunamaz; ancak yasal mirasçı sıfatıyla muris muvazaası davası açabilirler.
Saklı pay nasıl hesaplanır?
Öncelikle miras bırakanın gerçek terekesi tespit edilir; ölüm anındaki aktif değerlere sağlararası tenkise tabi kazandırmalar eklenir, borç ve cenaze masrafları düşülür. Bulunan net değere davacının yasal miras payı çarpılır; sonuç TMK m.506’daki saklı pay oranıyla çarpılarak saklı pay tutarı ortaya çıkar. Fiilen alınan miktar bu tutarın altında ise aradaki fark tenkis konusu olur.
Muris muvazaası ile tenkis davası arasındaki fark nedir?
Muris muvazaası; miras bırakanın gerçekte bağışladığı taşınmazı görünürde satış olarak devrettiği durumlarda açılan tapu iptali ve tescili davasıdır. İade tam kapsamlıdır ve saklı pay şartı aranmaz. Tenkis davası ise yalnızca saklı payı zedeleyen kısımla sınırlıdır ve yalnızca saklı paylı mirasçılar tarafından açılabilir. Uygulamada iki dava genellikle terditli olarak birlikte açılır.
Sağlararası bağışlamalar tenkise tabi midir?
Evet. TMK m.565 uyarınca olağan hediyeler dışındaki bağışlamalar ile saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacıyla yapılan kazandırmalar tenkise tabidir. Sıralamada önce ölüme bağlı tasarruflar tenkise tabi tutulur; saklı pay hâlâ tamamlanmamışsa en yeni tarihli sağlararası kazandırmadan başlanarak en eskisine doğru geriye gidilir.
Tenkis davasının zamanaşımı süresi nedir?
TMK m.571’e göre tenkis davası açma hakkı; saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl, her hâlde vasiyetnamenin açılmasından veya mirasın açılmasından itibaren 10 yıl geçmekle düşer. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir. Ancak tenkis def’i her zaman, süre şartı olmaksızın ileri sürülebilir.
Tenkis davası, saklı paylı mirasçıların anayasal ve kanuni güvence altına alınmış miras haklarını korumaya yönelik en önemli hukuki mekanizmadır. Doğru dava türünün seçilmesi, saklı pay hesabının bilirkişi raporuyla desteklenmesi ve zamanaşımı sürelerinin özenle takibi davanın başarısı için belirleyicidir. Mirastan mal kaçırma şüphesi olan durumlarda muris muvazaası ile tenkis davasının terditli olarak açılması, hak kaybını asgariye indirir; taşınmazlar üzerinde tasarrufu engellemek için ihtiyati tedbir talep edilmesi de somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
{ “@context”: “https://schema.org”, “@type”: “FAQPage”, “mainEntity”: [ { “@type”: “Question”, “name”: “Tenkis davasını kimler açabilir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Tenkis davasını yalnızca saklı paylı mirasçılar (altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş) ile halefleri açabilir. 2007 değişikliğinden sonra kardeşler saklı pay sahibi değildir; ancak yasal mirasçı sıfatıyla muris muvazaası davası açma hakları vardır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Saklı pay nasıl hesaplanır?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Ölüm tarihindeki tereke aktifine sağlararası tenkise tabi kazandırmalar eklenir, borç ve masraflar düşülür. Bulunan değere yasal miras payı ve TMK m.506’daki saklı pay oranı uygulanarak saklı pay tutarı bulunur; fiilen alınandan eksik kalan kısım tenkis konusu olur.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Muris muvazaası ile tenkis davası arasındaki fark nedir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Muris muvazaası, bağışlamanın satış olarak gösterildiği durumlarda açılan tapu iptali davasıdır; saklı pay şartı aranmaz ve iade tam kapsamlıdır. Tenkis davası ise saklı payı zedeleyen kısımla sınırlıdır ve yalnızca saklı paylı mirasçılar tarafından açılır. Uygulamada genellikle terditli olarak birlikte talep edilir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Sağlararası bağışlamalar tenkise tabi midir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Evet. TMK m.565 uyarınca olağan hediyeler dışındaki bağışlamalar ile saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapılan kazandırmalar tenkise tabidir. Sıralamada önce ölüme bağlı tasarruflar, ardından en yeni tarihliden başlayarak sağlararası kazandırmalar tenkise tabi tutulur.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Tenkis davasının zamanaşımı süresi nedir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “TMK m.571 uyarınca tenkis davası; saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl, her hâlde vasiyetnamenin açılmasından veya mirasın açılmasından itibaren 10 yıl geçmekle düşer. Süreler hak düşürücüdür; ancak tenkis def’i her zaman ileri sürülebilir.” } } ] }

