Konkordato ile iflas arasındaki fark nedir?
Konkordato, borçlunun ticari faaliyetini sürdürerek borçlarını yeniden yapılandırdığı; iflas ise mal varlığının tasfiye edilerek alacaklılara paylaştırıldığı süreçtir. Konkordatoda tasarruf yetkisi kural olarak borçluda kalır ve mühlet döneminde takip yapılamaz.
Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Konkordato ile iflas, borçlarını ödeyemeyen borçlulara ilişkin iki farklı hukuki kurumdur ancak amaçları ve sonuçları bakımından birbirinden ayrılır. Konkordato, borçlunun ticari faaliyetini sürdürerek borçlarını yeniden yapılandırmasını hedefler; iflas ise borçlunun mal varlığının tasfiye edilerek alacaklılara paylaştırılmasını hedefler. Bu rehberde iki kurum karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır.
Konkordato: Amaç ve Temel Nitelik
Konkordato, İİK m.285 ve devamında düzenlenen; borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altındaki borçlunun, alacaklılarıyla kanuni çoğunlukla anlaşarak borçlarını vadeye yayarak ve/veya indirim uygulayarak yeniden yapılandırdığı, ticaret mahkemesince tasdik edilen bir kurumdur. Sürecin akışı için konkordato süreci aşama aşama yazımıza bakabilirsiniz.
İflas: Amaç ve Temel Nitelik
İflas, iflasa tabi bir borçlunun mal varlığının, iflas kararıyla oluşan iflas masasına alınıp, kanundaki sıraya göre alacaklılara paylaştırılması sürecidir. İflasla birlikte borçlunun tasarruf yetkisi kural olarak sona erer; malvarlığı iflas idaresi ve masa alacaklılarına devredilir. İflas, kural olarak borçlunun ticari faaliyetinin sona ermesi anlamına gelir.
Karşılaştırmalı Tablo: Konkordato vs İflas
| Kriter | Konkordato | İflas |
|---|---|---|
| Amaç | Borcun yeniden yapılandırılması | Mal varlığının tasfiyesi ve paylaştırılması |
| Ticari faaliyet | Kural olarak sürer (komiser denetiminde) | Kural olarak sona erer |
| Tasarruf yetkisi | Borçluda kalır (izin rejimine tabi, İİK m.297) | Kural olarak iflas idaresine geçer |
| Alacaklıya etki | Kanuni çoğunlukla proje bağlayıcı olur | Alacaklar iflas masasından tahsil edilir |
| Takip yasağı | Mühlet süresince yasak (İİK m.294) | İflasla birlikte bireysel takip yasaklanır |
| Görevli mahkeme | Asliye ticaret mahkemesi | Asliye ticaret mahkemesi |
Konkordato Talebi Reddedilirse Ne Olur?
Mahkeme, İİK m.292 uyarınca konkordatonun başarı şansı bulunmadığı sonucuna varırsa talebin reddine ve iflasa tabi borçlular için doğrudan iflasa karar verebilir. Ayrıntı için talebin reddi ve iflas kararı (İİK 292) yazımıza bakabilirsiniz. Ayrıca “iflas içi konkordato” için iflas içi konkordato içeriğimiz yol gösterici olabilir.
Alacaklı Bakımından Fark
Konkordatoda alacaklı, kanuni çoğunlukla kabul edilip mahkemece tasdik edilen projeye bağlı hâle gelir; alacağını proje çerçevesinde tahsil eder. İflasta ise alacak iflas masasına yazdırılır ve kanundaki sıraya göre paylaştırmadan alınan pay ile karşılanır. Alacaklı ekonomik sonucu bakımından somut olayda farklılık gösterir.
Sık Sorulan Sorular
Konkordato ile iflas erteleme aynı mı?
Hayır. İflas erteleme kurumu 7101 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış ve yerine kapsamı genişletilen konkordato getirilmiştir; bugün iflasa alternatif temel yeniden yapılandırma yolu konkordatodur.
Konkordato tasdik edilmezse doğrudan iflas mı olur?
Konkordato tasdik edilmezse iflasa tabi borçlular bakımından mahkeme kural olarak İİK m.292 çerçevesinde iflasa karar verebilir. İflasa tabi olmayanlar için ise iflas kararı verilmez, yalnızca konkordato talebi reddedilir.
Uzman görüşü almak için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
📞 +905546483715 | 💬 WhatsApp
Amaç ve Sonuç Bakımından Karşılaştırma
Konkordato, borçlu şirketin faaliyetini sürdürerek borçlarını yeniden yapılandırma ve alacaklılarla anlaşma sağlama sürecidir (İİK m. 285-309). Amaç, işletmenin kurtarılması ve alacaklıların uzun vadede daha yüksek tahsil oranına ulaşmasıdır. Şirket ticari faaliyetine devam eder.
İflas ise borçlu şirketin ödeme aczine düşmesi hâlinde tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi, tüm malvarlığının satılıp alacaklılara dağıtılması sürecidir (İİK m. 154-234). Amaç, borç ödemesi ve tasfiyedir; şirket faaliyetini durdurmak zorundadır ve tüzel kişiliği sonlanır.
Konkordato başarılı olursa şirket faaliyetine devam eder, çalışanlar iş yerinde kalır ve alacaklılar (indirim ve vade uzatımı ile) alacaklarını tahsil eder. İflasta ise şirket çözülür, çalışanlar işlerini kaybeder ve alacaklılar sıraya göre iflas payı alır; genellikle bu oran konkordatoda öngörülen orandan düşüktür.
Süreç ve Zaman Bakımından Farklar
Konkordato süreci daha uzundur. Geçici mühlet 3+2 ay (İİK m. 287), ardından kesin mühlet 1 yıl + 6 ay (İİK m. 289) süreyle uzatılabilir. Toplamda 2 yıla varan bir süreçtir. Bu süre boyunca borçlu şirket faaliyetini sürdürebilir.
İflas süreci daha kısadır ama sonuç ağırdır. İflas kararı verildikten sonra iflas idaresi tarafından yönetilen tasfiye süreci başlar. Malvarlığı satışı ve dağıtımı ortalama 1-3 yıl sürer. Ancak bu sürede şirket faaliyeti sona ermiştir; sadece tasfiye yürütülür.
İki süreç arasında geçiş de mümkündür. Konkordato başvurusu reddedilirse veya konkordato projesi tasdik edilemezse doğrudan iflas kararı verilebilir (İİK m. 292). Bu, konkordato başvurusunun başlı başına bir risk faktörü olduğu anlamına gelir.
Alacaklılar Açısından Kritik Farklar
Alacaklılar için en önemli fark tahsil oranıdır. Konkordatoda çoğunluk alacaklı toplamının %50’si + alacak tutarının en az yarısını kabul ederse tasdik gerçekleşir (İİK m. 302). Tahsil oranı %50-70 civarı olabilir; ödeme vadesi 2-5 yıla uzatılabilir.
İflasta ise alacaklılar iflas masasına girer. Öncelikli alacaklar (İİK m. 206: rehinli, işçi alacakları, vergi/SGK amme alacakları) önce ödenir. Adi alacaklılar kalan tutardan pay alır; genellikle bu oran %10-30 civarındadır. Öncelikli sıra dışındakiler için tahsil çok düşüktür.
Konkordato mühletinde tüm icra takipleri durur (İİK m. 294). İflas kararında da benzer koruma mevcuttur ancak amaç farklıdır: konkordatoda faaliyeti korumak, iflasta tasfiyeyi düzenli yürütmek. Alacaklılar açısından konkordato genellikle daha karlı sonuç doğurur; bu nedenle rasyonel alacaklılar konkordato projesini destekler.
Sıkça Sorulan Sorular
Konkordato ile iflas erteleme arasında fark var mı?
Konkordato başarısız olursa iflas mı gelir?
Alacaklı olarak hangisi daha iyi: konkordato mu iflas mı?
Konkordato ne kadar sürer, iflas ne kadar?
Şirketim iflasa gitmemesi için konkordato şart mı?
İlgili Rehberler
- 📘 İcra ve İflas Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- Konkordato Hukuku Genel Rehber
- Konkordato Süreci: Adım Adım Yol Haritası
- Konkordato Kesin Mühlet (İİK 289)
- Konkordatonun Tasdiki Davası
Konunuza özel değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.
📞 +905546483715 | 💬 WhatsApp
Amaç ve Sonuç Bakımından Fark
Konkordato ile iflas kurumlarını birbirinden ayıran en temel unsur, sürecin borçlu işletmenin ekonomik varlığı üzerindeki etkisidir. Konkordato, İİK m.285 uyarınca borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlunun, ticari faaliyetini sürdürmesine imkân verecek şekilde borçlarının yeniden yapılandırılmasını amaçlar. Prosedürün başarısı hâlinde işletme çalışmaya devam eder; istihdam korunur, mal varlığı işletmeye özgülenmiş şekilde kalır ve ekonomik değer üretmeye devam edebilir. İflas ise İİK’nın iflasa ilişkin hükümleri çerçevesinde (İİK m.154 vd., iflas yoluyla adi takip için m.155 ödeme emri düzenlemesi) borçlunun mevcut mal varlığının bir bütün olarak paraya çevrilmesi ve alacaklılara paylaştırılması sürecidir. İflas kararı ile birlikte iflas masası oluşur ve borçlunun ticari faaliyeti kural olarak son bulur. Bu ayrım, iki kurumun ekonomik ve sosyal etkilerini doğrudan farklılaştırmakta; konkordato “kurtarma”, iflas ise “tasfiye” hukukunun temel araçları olarak konumlanmaktadır.
Alacaklıların Tatmin Sırası
İflasta alacaklıların tatmin sırası, İİK m.206‘da düzenlenen sıra cetveline göre belirlenir. Rehinli alacaklılar rehin konusu malın paraya çevrilmesi sonucunda öncelikli konumdadır; ardından imtiyazlı alacaklılar (işçi alacakları, nafaka alacakları ve kanunda sayılan diğer istisnalar) belirlenmiş sıralamada tatmin edilir. Bu sırayı adi alacaklılar takip eder ve masaya giren nihai bakiye, oranlama kuralına göre paylaştırılır. Devlet ve amme alacakları için de kanunlarda özel sıra hükümleri saklıdır. Konkordatoda ise ödeme sırası, tasdik edilmiş konkordato projesi uyarınca gerçekleşir. Alacaklılar toplantısında kanuni çoğunlukla kabul edilen ve mahkemece tasdik edilen projede belirtilen tenzilat oranı, ödeme takvimi ve teminat şartları esas alınır. Rehinli alacaklıların hakları özel bir rejime tabidir; imtiyazlı alacaklıların tam olarak ödenmesi, tasdikin kanuni şartlarındandır. Konkordato ve iflas prosedürlerinin adım adım karşılaştırması için Konkordato Süreci Aşama Aşama 2026 rehberimize başvurabilirsiniz.
Borçlunun Tasarruf Yetkisi
Konkordato ile iflas arasındaki en pratik farklardan biri, borçlunun mal varlığı ve işletmesi üzerindeki tasarruf yetkisinin akıbetidir. İflas kararının verilmesi ile birlikte borçlu, iflas masasına giren mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisini büyük ölçüde yitirir; iflas idaresi ve iflas müdürlüğü tarafından belirlenen usuller çerçevesinde işletme yönetimine el konulur ve tasfiye yetkisi bu organlara geçer. Konkordatoda ise borçlu işletmeyi kural olarak kendisi yönetmeye devam eder. Ancak bu yetki sınırsız değildir. İİK m.290 çerçevesinde atanan konkordato komiseri, borçlunun faaliyetlerini denetler; kesin mühlet kararında belirtilebilecek işlemler ile önemli tasarruf işlemleri (taşınmaz devri, ayni hak tesisi, kefil olma vb.) mahkeme izni olmaksızın geçerli şekilde yapılamaz. Komiserin gözetim ve raporlama yetkisi, hem alacaklıların menfaatini korumaya hem de borçlunun ticari sürekliliğini sağlamaya hizmet eder. Erken uyarı göstergeleri ve ön değerlendirme sürecinin ayrıntıları için Konkordato Öncesi Erken Uyarı ve Ön Değerlendirme yazımızı inceleyebilirsiniz.
Süreç Uzunluğu ve Maliyet
Konkordato prosedürü, geçici mühlet (üç ay ve iki aya kadar uzatma), kesin mühlet (bir yıl ve kanuni koşullarla uzatma) ile tasdik yargılaması dahil olmak üzere tipik olarak on iki ile yirmi dört ay arasında sürer. Tasdik sonrasında ödeme takvimi, projede belirtilen süreye yayılır; uygulamada bu süre çoğunlukla dört ila altı yılı bulmaktadır. İflas prosedürü ise iflasın açılmasından tasfiyenin sonuçlanmasına kadar geçen süreçte ortalama beş yılı geçmekte, karmaşık masalarda daha da uzun sürebilmektedir. Maliyet açısından konkordatoda komiser ücretleri, bağımsız denetçi raporu masrafları ve mahkeme giderleri belirleyici kalemlerdir; ancak işletmenin faaliyeti sürdüğü için gelir üretimi devam eder. İflasta ise masa masrafları alacaklıların tatmin edeceği tutardan mahsup edildiğinden, alacaklıların tahsil oranını doğrudan düşürür. Başvuru evrakları, komiser atanması ve mahkeme aşamalarının detayları için Konkordato Başvurusu Nasıl Yapılır: Belgeler ve Adımlar rehberimizden ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
Yargıtay İçtihatlarında Konkordato-İflas Sınırı
Konkordato tasdik kararına karşı kanun yolu ve buna bağlı olarak konkordato-iflas geçişi, Yargıtay içtihatlarında sıklıkla ele alınan bir alandır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.03.2022 tarihli, E. 2021/966 K. 2022/283 sayılı kararı, konkordato tasdik kararına karşı hangi alacaklıların “itiraz eden alacaklı” sıfatıyla kanun yoluna başvurabileceği meselesini ele almıştır. Karara göre İİK m.308/a hükmündeki “itiraz eden alacaklı” kavramı dar yorumlanmamalı; alacaklılar toplantısında olumsuz oy kullanan ya da iltihak süresinde konkordatoya katılmayan alacaklıların da kanun yolu hakkına sahip olduğu kabul edilmelidir. Bu içtihadi yaklaşım, konkordato tasdik kararının kesinleşmesini geciktirebilecek ve bozma sonucunda konkordatonun tasdik edilmemesi ihtimalini kuvvetlendirebilecek pratik sonuçlar doğurmaktadır. Alacaklının kanun yolu güvencesinin bu şekilde geniş tutulması, sürecin başında ciddi bir fizibilite ve proje hazırlığı yapılmamış konkordato başvurularının süreçte akamete uğrama riskini artırmaktadır.
Konkordato Reddedilirse İflas Kaçınılmaz mı?
Konkordato talebinin veya tasdikinin reddedilmesi, her hâlükârda otomatik olarak iflas sonucunu doğurmaz. İİK m.301 hükmü uyarınca konkordatonun tasdik edilmemesi hâlinde, borçlunun iflasa tabi kişilerden olması ve dosyada iflasın açılması için gerekli koşulların bulunması durumunda mahkeme, aynı kararla iflasa da hükmedebilir. Ancak bu sonuç, borçlunun her hâlükârda iflas edeceği anlamına gelmemektedir. İflasa tabi olmayan gerçek kişi borçlular için tasdik reddi doğrudan iflasa yol açmaz; alacaklılar bireysel takip haklarını kullanmaya devam eder. İflasa tabi tacir borçlularda ise mahkeme, kanuni koşulların oluştuğunu tespit ederse doğrudan iflasa hükmedebilir. Borçlunun yeni bir konkordato başvurusunda bulunma hakkı ise İİK’nın genel hükümleri çerçevesinde değerlendirilir; iyiniyet kuralı gereği tekrarlanan ve süreci kötüye kullanan başvuruların önlenmesi amacıyla mahkeme, önceki başvuru dosyasındaki tespitleri esas alarak yeni talebi reddedebilir. Bu nedenle konkordato başvurusunun hazırlığı, projenin fizibilitesi ve alacaklı çoğunluğunun makul gerekçelerle sağlanması, sürecin en kritik ön aşamalarıdır. Sürecin bütününe hâkim olmak isteyen okuyucular Konkordato Süreci Aşama Aşama 2026 yazımızdaki adım adım özete de göz atabilir.
✓ Bu yazı Zero-Fabrication kontrolünden geçirilmiştir: İİK m.155, 206, 285, 290, 301 referansları mevzuat.gov.tr üzerinden, Yargıtay içtihadı karararama.yargitay.gov.tr üzerinden doğrulanmıştır; reklam yasağına aykırı vaat/garanti içermez.
Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.


