İdarenin, usulüne uygun bir kamulaştırma yapmadan ve bedelini ödemeden bir taşınmaza el koyması, Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının ağır bir ihlalidir. Kamulaştırmasız el atma olarak adlandırılan bu durumda, taşınmaz maliki çeşitli hukuki yollara başvurarak hakkını arayabilir. Bu sürecin doğru kurgulanması, hem görevli mahkemenin doğru tespiti hem de tazminatın gerçek değer üzerinden belirlenmesi açısından kritiktir.
Fiili El Atma ile Hukuki El Atma Ayrımı
Kamulaştırmasız el atma, müdahalenin niteliğine göre ikiye ayrılır:
- Fiili el atma: İdarenin taşınmaza fiziksel olarak müdahale etmesidir; örneğin taşınmazdan yol geçirilmesi, üzerine kamu binası inşa edilmesi veya enerji nakil hattı çekilmesi. Bu hâlde taşınmazın zilyetliği fiilen idareye geçer.
- Hukuki el atma: İdarenin fiziksel bir müdahalesi olmaksızın, imar planı gibi düzenlemelerle taşınmazın kullanımının hukuken kısıtlanmasıdır; örneğin taşınmazın imar planında uzun süre umumi hizmet alanına ayrılması.
Görevli Mahkeme
Bu ayrım, görevli mahkemeyi belirler. Fiili el atmadan kaynaklanan tazminat davaları kural olarak Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde; hukuki el atmadan kaynaklanan davalar ise İdare Mahkemeleri’nde görülür. Görevli mahkemenin doğru belirlenmesi, sürecin sağlıklı yürümesi için ilk ve en önemli adımdır.
Tazminatın Belirlenmesi
Tazminat, taşınmazın dava tarihindeki gerçek değeri üzerinden, bilirkişi heyeti marifetiyle belirlenir. Değerlemede, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun değerlemeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır; arsa niteliğindeki taşınmazlarda emsal satış karşılaştırması, arazilerde ise gelir yöntemi esas alınabilir. İdarenin haksız kullanım dönemi için ise geriye dönük olarak ecrimisil talep edilebilir.
Güncel İçtihat ve Faiz
Yargıtay’ın güncel içtihadı, kamulaştırmasız el atma tazminatına uygulanacak faiz konusunda belirleyicidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2026 tarihli güncel ilke kararıyla, bu davalarda Anayasa’nın ilgili hükmü doğrultusunda kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması benimsenmiştir. Bu yaklaşım, mülkiyet hakkı ihlal edilen malikin uğradığı zararın daha gerçekçi biçimde karşılanmasını amaçlamaktadır.
Uzlaşma Şartı
Belirli tarihsel dönemlerdeki el atmalar bakımından dava öncesi uzlaşma zorunluluğu öngörülmüş olsa da, bu zorunluluk yalnızca kanunda belirtilen geçmiş döneme ilişkin el atmalar için geçerlidir. Sonraki dönemde gerçekleşen fiili el atmalarda uzlaşma, dava şartı olarak aranmaz.
Danışmanlık Hizmetlerimiz
Hukukçular Evi Ankara olarak, kamulaştırmasız el atma uyuşmazlıklarında el atma türünün tespiti, görevli mahkemenin belirlenmesi, tazminat ve ecrimisil taleplerinin hazırlanması ve dava sürecinin güncel içtihat ışığında yürütülmesinde destek sunuyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular
Arsama yıllar önce yol yapıldı, hâlâ dava açabilir miyim?
Fiili el atmalarda dava hakkı belirli bir zamanaşımı süresine tabidir. Güncel içtihat fiili el koyma tarihinden itibaren uzun bir zamanaşımı süresi kabul etmekle birlikte, hak kaybı yaşanmaması için durumun bir an önce değerlendirilmesi önemlidir.
Tazminat hangi tarihteki değere göre hesaplanır?
Tazminat, idarenin ilk el attığı tarihteki değil, dava tarihindeki gerçek değer üzerinden hesaplanır.
İdare bütçe yok diyerek taksitle ödeyebilir mi?
Kural olarak hayır. Mahkemece belirlenen tazminatın peşin ödenmesi esastır; taksitlendirme ancak tarafların serbest iradesiyle anlaşmasına bağlıdır.
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda — ilk değerlendirme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp