Güncel Yargı Kararı
Kısmi Ödeme, İfa ve Kira Borcunun Sona Ermesi
Borcun tamamı belli ve muaccelse alacaklı kısmi ifayı reddedebilir; kabul ederse borçlu ikrar ettiği kısmı ifadan kaçınamaz (TBK 84). Kısmi ödeme, aksi kararlaştırılmadıkça önce işlemiş faiz ve giderlere, kalanı ana borca mahsup edilir (TBK 100). Birden çok borçta mahsup sırasını önce borçlu, sonra makbuz, sonra kanun belirler (TBK 101-102); ödeyen makbuz ve senedini isteyebilir (TBK 103-104). Asıl borç bitince kefalet, rehin ve faiz gibi fer’i haklar da kural olarak sona erer (TBK 131). Bu rehberde kısmi ödeme ve borcun sona ermesini yalın bir dille açıklıyoruz.
📚 İlgili Rehberler
Kısmi ödeme ve mahsup konusunda mı tereddüttesiniz?
Hangi ödemenin neye sayıldığını ve haklarınızı birlikte netleştirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısmi ifa: Alacaklı parça parça ödemeyi kabule zorlanamaz
Bir borç ilişkisinde borçlu, borcunun yalnızca bir kısmını ödemek isteyebilir. Peki alacaklı bunu kabul etmek zorunda mıdır? TBK 84’e göre kural, alacaklının kısmi ifayı reddedebilmesidir: borcun tamamı belli (muayyen) ve muaccel (vadesi gelmiş) ise, alacaklı borcun tümünün bir defada ödenmesini isteyebilir, parça parça ödemeyi kabule zorlanamaz.
Bu kuralın iki önemli yönü vardır. Birincisi, kısmi ifanın söz konusu olabilmesi için edimin bölünebilir olması gerekir. İkincisi, alacaklı kısmi ödemeyi kabul ederse, borçlu artık ikrar ettiği (kabul edip ödediği) o kısmı ifadan kaçınamaz; o kadarlık borç kesinleşmiş sayılır. Temerrüde düşmek istemeyen alacaklı bakımından da, borçlunun usulüne uygun sunduğu tam ifayı kabul yükümlülüğü ayrıca değerlendirilir.
Kısmi ödeme neye mahsup edilir? Faiz önceliği (TBK 100)
Borçlu kısmi bir ödeme yaptığında, bu ödemenin önce ana paraya mı yoksa faize mi sayılacağı çok önemlidir. TBK 100 bu konuda nettir: faiz veya gider ödeme borcuyla birlikte ana parayı da ödemesi gereken borçlunun yaptığı kısmi ödeme, öncelikle işlemiş faiz ve giderlere, ardından kalanı ana borca mahsup edilir.
Bunun pratik sonucu şudur: muaccel (birikmiş) faiz varken yaptığınız ödemeyi doğrudan ana paradan düşürtemezsiniz; alacaklı önce faize ve giderlere mahsup eder, artakalanı ana paraya sayar. Borçlu faiz ve gider ödemesinde gecikmemişse kısmi ödemeyi ana borçtan düşebilir; ancak aksine bir anlaşma yoksa uygulanacak genel kural faiz ve gider önceliğidir. Yargıtay da mahsupta öncelikle faiz ve giderlerin, sonra asıl alacağın dikkate alınması gerektiğini benimser.
Birden çok borç varsa hangisine sayılır? (TBK 101-102)
Borçlunun aynı alacaklıya birden fazla borcu olabilir. Bu durumda yapılan ödemenin hangi borca sayılacağı bir sıraya tabidir:
- Önce borçlu seçer (TBK 101): Birden çok borcu olan borçlu, ödeme sırasında hangi borç için ödediğini belirtebilir.
- Belirtmezse makbuz esas alınır: Borçlu bir belirleme yapmazsa, ödeme, borçlunun itiraz etmeden kabul ettiği makbuzda gösterilen borca mahsup edilir.
- Makbuzda da açıklık yoksa kanun belirler (TBK 102): Ödeme muaccel borca; birden çok muaccel borç varsa borçluya karşı ilk takip edilen borca; takip yoksa vadesi önce gelmiş borca mahsup edilir. Bunlar da eşitse borçlar orantılı olarak ödenmiş sayılır.
Ödeyenin hakları: Makbuz ve senedin geri verilmesi (TBK 103-104)
Borcunu ödeyen borçlu korumasız değildir. TBK 103’e göre ödemede bulunan borçlu, bir makbuz isteme ve borcun tamamı ödenmişse borç senedinin geri verilmesini veya iptalini isteme hakkına sahiptir. Senet geri verilemiyorsa borçlu, borcun sona erdiğinin senet üzerine yazılmasını veya ayrıca belgelenmesini isteyebilir.
TBK 104 ise ispatı kolaylaştıran iki karine getirir: (1) Faiz veya kira gibi dönemsel edimlerde, alacaklı herhangi bir çekince koymadan bir dönemin makbuzunu vermişse, önceki dönemlere ait edimlerin de ödendiği varsayılır. (2) Alacaklı ana para için makbuz vermişse, faizleri de almış olduğu kabul edilir. Bu karineler, ödeme yaparken makbuz almanın ve makbuzun kapsamını netleştirmenin önemini gösterir.
Asıl borç sona erince fer’i haklar da sona erer (TBK 131)
Borç sona erdiğinde, ona bağlı yan haklara ne olur? TBK 131’e göre asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erince, ona bağlı (fer’i) haklar da sona erer: kefalet, rehin (ipotek), işlemiş faiz ve ceza koşulu gibi. Bu haklar yalnızca açıkça saklı tutulmuşsa varlığını sürdürür.
Burada kritik bir ayrım vardır: TBK 131 asıl borcun tamamen sona ermesi haline ilişkindir. Kısmi ifada ise ödenmeyen kısım için fer’i haklar (kefalet, rehin) sona ermez; ödenmemiş bakiye oranında devam eder. Yani borcun bir bölümünü ödemeniz, kefilin veya rehnin tümüyle kurtulması anlamına gelmez; ancak borcun tamamı bittiğinde kefil de rehin de saklı tutulmadıkça serbest kalır.
İbra, takas ve ispat: Pratik öneriler
Borcu sona erdiren yollardan biri de ibradır: alacaklının borçluyu borçtan kurtarması, yani alacağından vazgeçmesidir. İbra, borcu sona erdiren bir tasarruf işlemidir ve geçerliliği kural olarak şekle bağlı değildir (sözlü de yapılabilir); ancak ispat kolaylığı için yazılı yapılması güçlü biçimde önerilir. Alacaklı, kısmi ödeme karşılığında kalan alacağından açıkça feragat ederse bu kısmen ibra sayılır ve o ölçüde borç sona erer. Borçların karşılıklı sona erdirilmesinde takas da bir yoldur; ancak taraflar takastan önceden feragat edebilir (TBK 145).
Sonuç olarak her ödemeyi belgeleyin: tutarı, tarihi ve hangi borca/döneme ilişkin olduğunu gösteren makbuz veya banka açıklaması alın; mümkünse mahsup tercihinizi (ana para mı, faiz mi) ödeme anında yazılı belirtin. Faiz önceliği, makbuz karineleri ve mahsup sırası teknik kurallar olduğundan, tutarların doğru hesaplanması ve hak kaybının önlenmesi için bir hukuk profesyonelinden destek almanız yerinde olur.
📘 İlgili Rehberler
Sıkça Sorulan Sorular
Borcumun bir kısmını ödemek istiyorum; alacaklı kabul etmek zorunda mı?
Kural olarak hayır. TBK 84’e göre borcun tamamı belli (muayyen) ve muaccel (vadesi gelmiş) ise, alacaklı kısmi ifayı reddedebilir. Yani alacaklı, borcun tamamının bir defada ödenmesini isteyebilir ve parça parça ödemeyi kabule zorlanamaz. Bunun bir istisnası şudur: alacaklı kısmi ödemeyi kabul ederse, borçlu artık ikrar ettiği (kabul ettiği) o kısmı ifadan kaçınamaz; o kadarlık kısım kesinleşmiş sayılır. Ayrıca edimin bölünebilir olması gerekir.
Yaptığım kısmi ödeme önce ana borçtan mı yoksa faizden mi düşülür?
Kural olarak önce faiz ve giderlerden düşülür. TBK 100’e göre, faiz veya gider ödeme borcuyla birlikte ana parayı da ödemesi gereken borçlunun yaptığı kısmi ödeme, öncelikle işlemiş faiz ve giderlere, kalanı ana borca mahsup edilir. Yani muaccel faiz varken yaptığınız ödemeyi doğrudan ana paradan saydıramazsınız; alacaklı önce faize mahsup eder. Borçlu faiz/gider ödemede gecikmemişse kısmi ödemeyi ana borçtan düşebilir, ancak aksine anlaşma yoksa genel kural faiz önceliğidir.
Birden fazla borcum var, hangisine ödeme yaptığımı ben mi seçerim?
Önce siz seçersiniz. TBK 101’e göre birden çok borcu olan borçlu, ödeme sırasında hangi borç için ödeme yaptığını belirtebilir. Borçlu bir belirleme yapmazsa, ödeme borçlunun kabul ettiği makbuzda gösterilen borca mahsup edilir. Makbuzda da bir açıklık yoksa TBK 102 devreye girer: ödeme muaccel borca, birden çok muaccel borç varsa borçluya karşı ilk takip edilen borca; takip yoksa vadesi önce gelmiş borca mahsup edilir. Bunlar da eşitse borçlar orantılı olarak ödenmiş sayılır.
Ödeme yapınca alacaklıdan ne talep edebilirim; makbuz veya senedimi geri isteyebilir miyim?
Evet. TBK 103’e göre borcunu ödeyen borçlu, bir makbuz isteme ve borç tamamen ödenmişse senedin geri verilmesini veya iptalini isteme hakkına sahiptir. TBK 104 ise iki önemli karine getirir: faiz veya kira gibi dönemsel edimlerde, alacaklı çekince koymadan bir dönemin makbuzunu vermişse, önceki dönemlerin de ödendiği varsayılır; alacaklı ana para için makbuz vermişse, faizleri de almış olduğu kabul edilir. Bu nedenle ödeme yaparken mutlaka makbuz almak ve makbuzun kapsamını netleştirmek önemlidir.
Asıl borcu bitirirsem kefalet, rehin ve faiz gibi bağlı haklar da sona erer mi?
Kural olarak evet. TBK 131’e göre asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erince, ona bağlı (fer’i) haklar da sona erer: kefalet, rehin (ipotek), işlemiş faiz ve ceza koşulu gibi. Bu haklar yalnızca açıkça saklı tutulmuşsa devam eder. Önemli bir ayrım: bu, asıl borcun tamamen sona ermesi haline ilişkindir. Kısmi ifada, ödenmeyen kısım için fer’i haklar (kefalet, rehin) sona ermez; ödenmemiş bakiye oranında varlığını sürdürür.
Alacaklı ‘borcun bir kısmını sildim, gerisini istemiyorum’ diyebilir mi (ibra)?
Evet, buna ibra denir. İbra, alacaklının borçluyu borçtan kurtarması; yani alacağından vazgeçmesidir ve borcu sona erdiren bir tasarruf işlemidir. Geçerliliği kural olarak bir şekle bağlı değildir; sözlü de yapılabilir. Ancak ileride ispat sorunu yaşanmaması için ibranın yazılı yapılması güçlü biçimde önerilir. Ayrıca alacaklı, kısmi ödeme karşılığında geri kalan alacağından feragat ettiğini açıkça beyan ederse, bu kısmen ibra niteliği taşır ve o ölçüde borç sona erer.
Kısmi ödeme yaptım ama anlaşmazlık çıktı; haklarımı nasıl korurum?
Her ödemeyi belgelemek esastır. Ödediğiniz tutar, tarih ve hangi borca/döneme ilişkin olduğunu gösteren makbuz veya banka açıklaması alın; mümkünse ödeme yaparken mahsup tercihinizi (hangi borca, ana para mı faize mi) yazılı belirtin. Faiz önceliği (TBK 100), makbuz karineleri (TBK 104) ve birden çok borçta mahsup sırası (TBK 101-102) gibi kurallar teknik olduğundan, tutarların doğru hesaplanması ve haklarınızın korunması için bir hukuk profesyonelinden destek almanız yerinde olur.
Kısmi ödeme ve borcun sona ermesi için yanınızdayız
Mahsup, faiz ve fer’i haklar için uzman bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.