Konkordato, borçlarını ödeyemeyen ya da yakında ödeyemeyecek olan bir borçlunun mahkeme denetiminde alacaklılarıyla anlaşmasını sağlayan ve iflası önleme amacı güden bir hukuki yeniden yapılandırma aracıdır. İcra ve İflas Kanunu’nun 285-309. maddeleri arasında düzenlenen konkordato, hem bireyler hem de şirketler için uygulanabilir. Bu yazıda konkordatın koşulları, süreci ve sonuçları açıklanmaktadır.
1) Konkordato Nedir ve Ne Zaman Başvurulur?
Konkordato, İİK m.285 uyarınca “borçlarını vadesi geldiğinde ödeyemeyen ya da vadeleri gelmemiş olmakla beraber bu borçlarını vadesinde ödeyemeyeceği anlaşılan herhangi bir borçlu veya alacaklı, konkordato talep edebilir.” Konkordato, alacaklılara kısmen ödeme (örneğin borçların yüzde ellisi) ya da vadeli ödeme (tüm borçların beş yıla yayılarak ödenmesi) teklifini içerir.
Konkordatoyla güdülen amaç birkaç yönlüdür: iflastan kaçınma, işletmenin ayakta tutulması ve çalışanların korunması, alacaklıların iflastaki tasfiyeye kıyasla daha yüksek alacak tahsilatı. İflas masasında genellikle alacakların küçük bir kısmı ödenebilirken konkordatoda alacaklılar daha yüksek oranlarda tahsilat yapabilir.
2) Geçici Mühlet — İİK m.287
Konkordato talebiyle birlikte borçlu, ticaret mahkemesine belge ve finansal tablolarını sunar. Mahkeme talepte ciddiyet görürse geçici mühlet kararı verir. Geçici mühlet en fazla üç aydır; mahkeme gerekli görürse iki ay daha uzatabilir. Toplam üç artı iki aylık süre beş aydır.
Geçici mühlet kararıyla birlikte icra takipleri ve iflas başvuruları durur. Yeni takip başlatılamaz. Rehinli alacaklılar rehin haklarını kullanamaz (bazı istisnalar mevcuttur). Geçici komiser atanır. Geçici mühlet, borçluya nefes alacak bir süre sağlar; alacaklılar ise bu süre zarfında konkordato projesini değerlendirme fırsatı bulur.
3) Kesin Mühlet — İİK m.289
Geçici mühlet bitiminde mahkeme, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğuna kanaat getirirse kesin mühlet kararı verir. Kesin mühlet bir yıldır; zorunluluk halinde altı ay daha uzatılabilir. Toplam on sekiz ay.
Kesin mühlet kararıyla birlikte komiserin denetimi yoğunlaşır. Borçlu önemli işlemler (taşınmaz satışı, şirket kararları vb.) için komiserin onayına muhtaçtır. Alacaklı toplantısı bu süre içinde düzenlenir.
4) Alacaklılar Toplantısı ve Oylama
Kesin mühlet içinde komiser, alacaklıları konkordato projesini görüşmek üzere toplantıya davet eder. Konkordato projesi; kaydedilen ve toplantıya katılan alacaklıların en az yarısının ve toplam alacakların en az üçte ikisinin oyu ile kabul edilir (çifte çoğunluk şartı). Rehinli alacaklılar ve bazı ayrıcalıklı alacaklar bu oylamada yer almaz.
Çifte çoğunluk sağlanamazsa mahkeme konkordatoyu onaylamaz ve prosedür sona erer; bu durumda borçlunun iflası gündeme gelebilir. Yeterli oy sağlandığında mahkeme, konkordatodaki oylama sonucuna ve projenin hukuka uygunluğuna bakarak onay kararı verir.
5) Mahkeme Onayı ve Bağlayıcılık
Mahkemenin konkordatoyu onaylaması, projeyi alacaklılara karşı bağlayıcı kılar. İİK m.308 uyarınca “tasdik edilen konkordato, konkordatoda alacakları belirtilmiş olmayan alacaklılar dahil bütün adi alacaklılar için geçerlidir.” Rehinli alacaklılar ise kural olarak konkordatodan etkilenmez; rehin hakları aynen devam eder.
Onaylanan konkordatoya aykırı davranan borçlu hakkında iflas kararı verilebilir. Alacaklılar ise konkordatoda öngörülen şartlar çerçevesinde alacaklarını tahsil eder. Borçlu konkordato planına uymak suretiyle ticari faaliyetlerine devam eder.
6) Konkordato ile İflas Karşılaştırması
Konkordato ile iflas arasındaki temel farklar önemlidir. Konkordatoda işletme ayakta kalır, yönetim borçlunun elindedir (komiser denetiminde), alacaklılar kısmi ya da vadeli ödeme alır, çalışanların iş akdi devam eder. İflasta ise işletme tasfiye edilir, yönetim iflas idaresine geçer, alacaklılar masa değerinden pay alır, çalışanlar işini kaybeder.
Alacaklılar açısından da önemli bir değerlendirme söz konusudur: çoğu iflas tasfiyesinde alacaklılar alacaklarının çok küçük bir bölümünü tahsil edebilirken, konkordatoda teklif edilen oran daha yüksek olabilir. Bu nedenle alacaklılar da konkordatoya sıcak bakabilir. Hangi yolun tercih edileceği alacaklıların ekonomik hesabına bağlıdır.
7) Pratik Öneriler
Konkordato başvurusunu değerlendiren borçlular için öneriler: (i) nakit akışı yetersizliği erken dönemde tespit edilirse konkordato çok daha etkilidir; (ii) finansal tablolar (bilanço, gelir tablosu, nakit akışı) hazır ve doğru olmalıdır; (iii) alacaklılarla önceden iletişim kurarak projeye destek sağlamaya çalışın; (iv) komiserle işbirliği yapın; (v) süre kısıtlamalarına dikkat edin. Alacaklılar için: konkordato teklif oranını değerlendirin — iflas tasfiyesiyle karşılaştırarak karar verin; oylama stratejinizi uzman danışman eşliğinde belirleyin.
Sıkça Sorulan Sorular
Konkordato nedir?
İİK m.285 kapsamında borçlarını ödeyemeyen ya da ödeyemeyecek olan borçlunun mahkeme denetiminde alacaklılarıyla ödeme planı üzerinde anlaşmasını sağlayan hukuki yeniden yapılandırma aracıdır.
Konkordato kimin için uygundur?
Hem bireyler hem de şirketler başvurabilir. Özellikle iflasa sürüklenen ancak işletmesini ayakta tutmak isteyen ve alacaklıların çoğunluğunun desteğini alabileceğini düşünen borçlular için uygundur.
Geçici mühlet kaç ay sürer?
Üç ay olup zorunlu hallerde iki ay daha uzatılabilir; toplam beş ay. Bu süre zarfında icra takipleri durur.
Alacaklılar konkordatoyu reddetse ne olur?
Çifte çoğunluk (katılanların yarısı + alacakların üçte ikisi) sağlanamazsa mahkeme konkordatoyu onaylamaz. Bu durumda borçlu iflasla karşılaşabilir.
Konkordato onaylananın bağlayıcılığı var mı?
Evet. Mahkeme onaylı konkordato, alacakları listede yer almayan adi alacaklılar dahil tüm alacaklılar için bağlayıcıdır. Rehinli alacaklılar kural olarak etkilenmez.
İflas ile konkordato farkı nedir?
Konkordatoda işletme ayakta kalır; alacaklılar kısmi ya da vadeli ödeme alır. İflasta işletme tasfiye edilir; alacaklılar masa değerinden pay alır. Alacaklılar açısından çoğu durumda konkordato daha yüksek tahsilat sağlar.
Konkordato çalışanları etkiler mi?
Konkordatoda çalışanların iş akdi kural olarak devam eder; bu konkordatonun iflasa üstünlüklü avantajlarından biridir. Ancak yeniden yapılanma sürecinde kadro azaltımı gündeme gelebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman görüş esas alınmalıdır.


