# Franchise (Bayilik) Sözleşmesi: TBK Genel Hükümler, Lisans Hakkı, ROY Unsurları ve Rekabet YasağıFranchise sözleşmesi, günümüz ticari hayatında zincir mağaza, yeme-içme, hizmet, perakende ve eğitim sektörlerinde çok yaygın kullanılan bir iş birliği modelidir. Bir tarafın (franchise veren) sahip olduğu marka, iş modeli, know-how, tanıtım materyalleri, standartlar ve satış sistemini belirli bir ücret karşılığında diğer tarafa (franchise alan) kullandırdığı bu sözleşme; Türk hukukunda özel bir kanun ile düzenlenmemiştir. Doktrin ve uygulama; franchise sözleşmesini 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.26 sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde ortaya çıkmış tipik olmayan (adsız, sui generis) bir sözleşme olarak nitelendirir. Bu yazıda franchise sözleşmesinin hukuki niteliği, temel unsurları, acentelik sözleşmesiyle karşılaştırılması, sona erme rejimi, sona erme sonrası rekabet yasağı ve uyuşmazlıkların çözüm yolları TBK ve TTK hükümleri esas alınarak açıklanmaktadır.## 1) Franchise Sözleşmesi Nedir — Tipik Olmayan (Adsız) SözleşmeFranchise sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda ya da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda özel olarak tanımlanmış bir sözleşme tipi değildir. Türk hukukunda satış, kira, vekâlet, hizmet, eser, komisyon, acentelik gibi tipik (adı konmuş) sözleşmelerin dışında; taraflarca serbestçe kurulan ve karma unsurlar taşıyan sözleşmeler adsız (tipik olmayan) sözleşme olarak nitelendirilir. Franchise sözleşmesi bu grubun içinde yer alır. TBK m.26 uyarınca taraflar bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler; TBK m.27 hükmü ise kanunun emredici hükümlerine, ahlâka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olacağını düzenler. Bu ilkeler franchise sözleşmesinin geçerlilik sınırlarını çizer.Franchise sözleşmesinin karma niteliği; içerdiği yükümlülüklerin farklı sözleşme tiplerinden unsurlar barındırmasından kaynaklanır. Marka ve işaret kullanım hakkının tanınması yönüyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.24 vd. anlamında lisans sözleşmesi unsurları taşır; belirli bir işi görme borcu içerdiğinden hizmet (TBK m.393 vd.) veya vekâlet (TBK m.502 vd.) sözleşmesine yaklaşan yönler barındırır; sürekli mal tedariki söz konusu olduğunda satım sözleşmesi hükümleri gündeme gelir; taraflar arasındaki bağımsızlık ve iş birliği ilişkisi bakımından acentelik (TBK m.102 vd.) ile karşılaştırılır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulaması; franchise sözleşmesini sözleşme özgürlüğü çerçevesinde kabul etmekte, ancak münferit uyuşmazlıklarda hangi tipik sözleşmeye yakın unsur öne çıkıyorsa o hükümlerin kıyasen uygulanabileceğini benimsemektedir.Uygulamada franchise sözleşmesi üç ana biçimde karşımıza çıkar. Ürün franchising modelinde franchise veren üretilen belirli ürünlerin franchise alan tarafından belirli marka altında satılmasına izin verir. Marka franchising modelinde markanın belirli standartlarda kullanılması esastır. İş formatı (business format) franchising modelinde ise franchise alana yalnızca marka ve ürün değil; işletme sistemi, eğitim, denetim, tedarik zinciri, tanıtım ve müşteri ilişkileri yönetimini kapsayan bütüncül bir iş modeli aktarılır. Türkiye’de en yaygın uygulama iş formatı franchising’idir; taraflar arasındaki hak ve borç ilişkisi de en yoğun bu modelde ortaya çıkar.## 2) Franchise Sözleşmesinin Temel Unsurları — Marka Lisansı, Know-How, ROY ve İş ModeliFranchise sözleşmesinin uygulamada karşımıza çıkan temel unsurları; her ne kadar kanunda ayrıca sayılmamış olsa da yerleşik ticari teamül ve doktrin ışığında bellidir. Birinci unsur, marka ve işaret kullanım hakkının tanınmasıdır. Franchise veren, kendi adına 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu çerçevesinde tescilli olan markasını, logo, işletme adı, mimari standart, ambalaj tasarımı ve tanıtım materyallerini franchise alanın belirli bir bölgede ve belirli süreyle kullanmasına izin verir. Bu izin, 6769 sayılı Kanun m.24 anlamında marka lisansı unsuru taşır ve marka hakkının münhasır veya inhisari olmayan biçimde tanınması sözleşmede açıkça düzenlenmelidir.İkinci unsur, know-how (ticari bilgi birikimi) aktarımıdır. Franchise veren; işletmenin nasıl kurulacağı, tedarik zincirinin nasıl işletileceği, ürün ve hizmetin nasıl sunulacağı, müşteri ilişkilerinin nasıl yönetileceği, personelin nasıl eğitileceği ve mağazanın nasıl işletileceği konusundaki gizli, özgün ve ekonomik değer taşıyan bilgi birikimini franchise alana aktarır. Bu bilgi birikimi; işletme el kitabı (operations manual), eğitim programları, denetim standartları, tedarikçi listesi, fiyat politikası, tanıtım stratejisi biçiminde somutlaşır. Know-how gizlilik yükümlülüğüne tabidir; franchise alan bu bilgileri üçüncü kişilere aktaramaz ve sözleşme sona erdikten sonra da makul bir süre gizli tutmak zorundadır.Üçüncü unsur ise franchise ücretidir. Ücret genellikle iki katmanlı yapılandırılır. Giriş ücreti (initial fee) franchise sisteminden yararlanmaya başlarken tek seferlik ödenir. Süregen ücret olarak royalty (kısaca ROY veya isim hakkı bedeli) ise sözleşme süresi boyunca ciroya oranlı, aylık sabit veya belirli formülle hesaplanan biçimde ödenir. Buna ek olarak tanıtım fonu katkı payı, eğitim ücreti, denetim ücreti gibi kalemler de sözleşmede kararlaştırılabilir. Ücret ödeme yükümlülüğüne aykırılık; franchise verene TBK m.117 ve m.125-126 çerçevesinde temerrüt hükümlerine göre sözleşmeden dönme ve tazminat talep etme hakkı verir.Dördüncü unsur bağımsızlık ve denetim dengesidir. Franchise alan hukuki ve mali bakımdan bağımsız bir işletmedir; kendi ticari kaydını, vergi mükellefiyetini, çalışanlarını ve muhasebesini kendisi yürütür. Ancak franchise veren, marka standartlarının korunması amacıyla franchise alanın işletmesini periyodik olarak denetleme, personel eğitimini zorunlu tutma, belirli tedarikçilerden alım yaptırma ve fiyat politikası konusunda tavsiye verme hakkına sahiptir. Bu denetim ilişkisi bağımlılık ilişkisine dönüşmediği ölçüde sözleşmenin karakterini bozmaz; aşırı bağımlılık, sözleşmenin franchise’dan çıkıp iş hukuku kapsamında değerlendirilmesine yol açabileceğinden pratik önem taşır.## 3) Acentelik ile Karşılaştırma — TBK m.102-116 Hükümleri Işığında FarklarFranchise sözleşmesinin niteliğini kavramak için, ona en yakın tipik sözleşme olan acentelik (TBK m.102-116) ile karşılaştırılması önemlidir. TBK m.102 hükmüne göre acentelik; ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kişinin, belirli bir bölge içinde daimi bir ilişkiyle bu faaliyeti yürütmesidir. Acente, müvekkilinin ad ve hesabına iş yapar; asıl edim müvekkilin işletmesine ait ürün ve hizmetlerin satışına aracılık etmektir. Buna karşılık franchise alan; franchise verenin adı altında değil, kendi adı ve hesabı için işlem yapar. Franchise alanın kestiği fatura kendi ticari işletmesine aittir; ürünün mülkiyeti onun envanterine geçer; müşteriye satış sonrası sorumluluk kural olarak onun üzerinedir.İkinci fark; ücret yapısındadır. Acente TBK m.113 uyarınca aracılık ettiği ya da doğrudan yaptığı sözleşmelerden komisyona hak kazanır; komisyon esas olarak müvekkilin geliriyle bağlantılıdır ve müvekkil ödemekle yükümlüdür. Franchise alan ise franchise verene ROY (royalty) ve giriş bedeli öder; yani parasal akış tam ters yöndedir. Bu yönüyle franchise sözleşmesi acentelikten temelden ayrılır. Üçüncü fark; portföy tazminatı (denkleştirme tazminatı) bakımındandır. Acenteye TBK m.122 çerçevesinde denkleştirme (portföy) tazminatı hakkı tanınmıştır; sözleşme sona erdiğinde acentenin sağladığı müşteri portföyünden müvekkilin yararlanmaya devam etmesi ve hakkaniyet gerekçesiyle acenteye tazminat ödenmesi öngörülmüştür.Franchise sözleşmesi bakımından denkleştirme tazminatı kanunda öngörülmemiş olmakla birlikte, doktrinde ve Yargıtay uygulamasında; franchise alanın franchise verenin markası altında yaratmış olduğu müşteri çevresinden sözleşme sonrası franchise verenin yararlanmaya devam ettiği ve hakkaniyet gerektirdiği hâllerde TBK m.122 hükmünün kıyasen uygulanabileceği tartışılmaktadır. Bu, uyuşmazlık hâlinde somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gereken bir husustur ve her franchise sözleşmesi için otomatik olarak sonuç doğurmaz. Dördüncü fark; rekabet yasağı hükmüdür. Acente TBK m.104 uyarınca sözleşme süresince inhisar bölgesinde başka müvekkillerin ürünleri için aracılık etmeme yükümlülüğü altındadır; franchise alan ise sözleşme süresince rekabet yasağı ile bağlıdır ve bu yasak sözleşme metnine mutlaka yansıtılmalıdır.## 4) Franchise Sözleşmesinin Sona Ermesi — Süre, Fesih ve Haklı SebepFranchise sözleşmesi kural olarak belirli süreli kurulur; uygulamada süre beş ile on yıl arasında değişmektedir. Belirli süreli franchise sözleşmesi, kararlaştırılan sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona erer. Sözleşmede yenileme (opsiyon) klozu bulunduğu takdirde tarafların rızasıyla veya belirlenen koşulların gerçekleşmesiyle sözleşme yeni bir dönem için yenilenebilir. Belirsiz süreli franchise sözleşmelerinde ise TBK genel hükümleri çerçevesinde tarafların makul bir bildirim süresi vererek sözleşmeyi olağan yolla feshedebileceği kabul edilir; bildirim süresinin makullüğü sözleşmenin süresi, yapılan yatırım, tarafların birbirine bağımlılığı ve sektörün nitelikleri dikkate alınarak belirlenir.Süreye bağlı olmaksızın her franchise sözleşmesi, haklı sebeple derhal fesih hakkına konu olabilir. Türk hukukunda sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşmelerde tarafların dürüstlük kuralı gereği sözleşmeye devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hâle geldiği durumlarda derhal fesih hakkı tanındığı genel bir ilkedir; TBK m.435 hizmet sözleşmesi bakımından, TBK m.331 kira sözleşmesi bakımından, TBK m.512 vekâlet sözleşmesi bakımından bu ilkeyi somutlaştırır. Franchise sözleşmesi için de aynı ilke kıyasen uygulanır. Haklı sebep hâlinde; sözleşmeyi fesheden taraf ihbar süresi tanımadan ve süre bitmeden sözleşmeyi derhal sonlandırma hakkına sahiptir; karşı taraf kusurlu ise ayrıca tazminat talep edebilir.Uygulamada haklı sebep olarak nitelendirilen başlıca hâller şunlardır: ROY ve diğer sözleşmesel ücretlerin sürekli veya kısmi olarak ödenmemesi, marka standartlarına ağır ve tekrarlanan aykırılık, gizli tutulması gereken know-how’ın üçüncü kişilere aktarılması, franchise verenin belirlediği tedarik zincirinin dışına çıkılması, franchise alanın markanın itibarını zedeleyici davranışlarda bulunması, franchise verenin işletme desteğini vermekten kaçınması, sistemin tamamen çökmesi ve markanın piyasadan çekilmesi. Fesih iradesi karşı tarafa yazılı bildirim ile ulaştırılmalı; mümkünse noter kanalıyla ihtarname gönderilmelidir. Fesih bildiriminden önce, sürekli borç ilişkilerinde uygulanan kural gereği karşı tarafa makul bir süre içinde aykırılığın giderilmesi için ihtar verilmesi (ifaya davet) uygun olur; bu, ilerideki tazminat ve haksızlık iddiaları bakımından ispat kolaylığı sağlar.Sözleşmenin sona ermesi ile birlikte tarafların tasfiye borçları doğar. Franchise alan; marka, logo ve tanıtım materyallerini kullanmaya derhal son vermek, mağaza mimarisini franchise verenin standartlarını çağrıştırmayacak biçimde uyarlamak, elindeki işletme el kitabı ve gizli bilgileri iade etmek ile yükümlüdür. Franchise veren ise; sözleşme uyarınca depozito olarak aldığı bedelleri iade etmek, franchise alanın hakları saklı kalmış giriş ücreti veya reklam fonu katkı payına ilişkin hesabı vermek durumundadır. Tasfiye hükümleri sözleşmede ayrıntılı düzenlenmemişse; TBK genel hükümleri, dürüstlük kuralı (TMK m.2) ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde uygulama yapılır.## 5) Rekabet Yasağı — TBK m.444 vd. Kıyasen Uygulama ve TTK m.55 Haksız RekabetFranchise sözleşmesinin sona ermesi ile birlikte gündeme gelen en önemli hukuki mesele; franchise alanın aynı sektörde rekabet edip edemeyeceğidir. Franchise veren; kendi know-how’ını, marka değerini ve müşteri portföyünü franchise alan üzerinden yatırım yapmıştır. Franchise alanın sözleşme sona erer ermez aynı bölgede aynı sektörde faaliyete geçmesi, franchise verenin ekonomik menfaatlerine ağır zarar verebilir. Türk hukukunda bu meselede iki farklı kaynak bir arada dikkate alınır: birincisi sözleşmesel rekabet yasağı, ikincisi TTK m.54-63 haksız rekabet hükümleridir.Sözleşmesel rekabet yasağı bakımından franchise sözleşmesi için özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte; TBK m.444-447 hükümleri hizmet sözleşmesi çerçevesinde işçinin sözleşme sona erdikten sonra üstlenebileceği rekabet yasağını düzenler ve bu hükümler franchise ilişkisi bakımından kıyasen uygulama alanı bulur. TBK m.444/2 uyarınca rekabet yasağı ancak yer, zaman ve konu bakımından sınırlanmışsa geçerlidir. TBK m.445 hükmüne göre yasak; iş türü ve yeri bakımından hakkaniyete aykırı biçimde geniş tutulamaz ve süresi özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Bu hüküm işçi bakımından öngörülmüş olsa da rekabet yasağı sözleşmelerinde genel ilke olarak uygulanmakta; franchise sözleşmesinde de aşırı geniş, süresi belirsiz veya coğrafi olarak orantısız rekabet yasakları geçersiz sayılmakta ya da hâkim tarafından TBK m.445/2 uyarınca sınırlandırılmaktadır.TTK m.54-63 haksız rekabet hükümleri; sözleşmesel yasaktan bağımsız olarak, dürüstlüğe aykırı ticari uygulamaları yasaklar. TTK m.55 dürüstlüğe aykırı davranışlar arasında; başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma, iş şartlarına uymama, üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etme, işletme sırlarını izinsiz kullanma, iyi niyet kurallarına aykırı biçimde iş sözleşmesini ihlal etmeye teşvik etme gibi davranışları sayar. Sözleşme sona erdikten sonra franchise alanın; franchise verene ait know-how’ı, müşteri listesini, iş modelini birebir kullanarak faaliyet yürütmesi hâlinde TTK m.54 vd. haksız rekabet hükümleri gündeme gelir. TTK m.56 franchise verene tespit, men, eski hâle iade ve maddi-manevi tazminat talep etme hakkı tanır. TTK m.60 uyarınca haksız rekabet davası; öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde beş yıllık zamanaşımına tabidir.Franchise verenin markasına ait ürünlerin sözleşme sona erdikten sonra franchise alan tarafından izinsiz satılmaya devam edilmesi hâlinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.29 vd. marka hakkına tecavüz hükümleri de uygulama alanı bulur. Marka hakkının tescili tecavüz iddiasında temel dayanak olduğundan; franchise veren bakımından markanın SMK çerçevesinde tescilli olması pratik önem taşır. Marka tescili konusundaki ayrıntılı çerçeve için marka tescili ve marka hakkına tecavüz — SMK 6769 rehberimize; haksız rekabet davasının yürütülmesi konusundaki ayrıntılı bilgi için TTK m.54-63 haksız rekabet ve tazminat davası rehberimize; işçilerin sadakat ve rekabet yasağı konusundaki iki yıllık sınır için işçinin sadakat ve rekabet yasağı (TBK m.396 ve m.444) rehberimize başvurulabilir.## Uzman Görüşü İçin İletişimFranchise sözleşmesinin müzakeresi, hazırlanması, uygulanması ve sona ermesi süreçlerinde her sözleşme somut ekonomik gerçekliğe göre farklı hükümler barındırır. ROY hesabı, süre, bölge tanımı, denetim yetkileri, rekabet yasağı ve tazminat kalemleri konusunda hukuki destek almak; taraflar bakımından hak kaybını önler.– Telefon: +90 554 648 37 15
– WhatsApp: wa.me/905546483715## 6) Uyuşmazlıkların Çözümü — Asliye Ticaret Mahkemesi, Tahkim ve ZamanaşımıFranchise sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar; TTK m.4/1-a hükmü uyarınca her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve TTK’da düzenlenen konulara ilişkin olması ölçüsünde mutlak veya nispi ticari dava niteliği taşır. Franchise verenin tacir sıfatı bulunması ve franchise alanın da işletmesini ticari işletme biçiminde yürütmesi hâlinde uyuşmazlıklar TTK m.5/1 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme bakımından HMK m.6 vd. hükümleri esas alınır; sözleşmede yetkili mahkeme kararlaştırılmışsa tarafların tacir olması koşuluyla HMK m.17 uyarınca yetki sözleşmesi geçerlidir.Franchise sözleşmelerinde uygulamada tahkim şartına da sık rastlanır. Tarafların tacir olması hâlinde HMK m.407 vd. hükümleri uyarınca tahkim geçerli olarak kararlaştırılabilir; uluslararası unsur içeren franchise sözleşmelerinde 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu uygulama alanı bulur. Tahkim şartı sözleşmeye açıkça yazılmalı; tahkim yeri, dili, uygulanacak hukuk ve kurumsal tahkim tercihi (ITOTAM, ICC vb.) belirtilmelidir. Tahkim şartının bulunması durumunda taraflar uyuşmazlığı doğrudan devlet mahkemelerine götüremez.Zamanaşımı bakımından franchise sözleşmesinden doğan alacaklar için özel bir zamanaşımı süresi bulunmadığından, TBK m.146 hükmü çerçevesinde on yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır. Ancak somut talebe göre farklı süreler devreye girebilir; haksız rekabet talepleri TTK m.60 uyarınca öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde beş yıllık, haksız fiil talepleri TBK m.72 uyarınca öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde on yıllık zamanaşımına tabidir. Marka hakkına tecavüz talepleri bakımından ise 6769 sayılı SMK m.157 hükmü uyarınca özel zamanaşımı süreleri işler. Bu nedenle her uyuşmazlık türünde talebe uygulanacak zamanaşımı süresinin doğru tespit edilmesi belirleyici önem taşır.Uyuşmazlığın konusuna göre farklı hukuki yollar aynı olayda birlikte kullanılabilir. Aynı olayda; sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat talebi TBK genel hükümlerine göre asliye ticaret mahkemesinde, marka hakkına tecavüz talebi 6769 sayılı SMK m.156 uyarınca fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde, haksız rekabet talebi TTK m.54 vd. çerçevesinde asliye ticaret mahkemesinde, ceza yönü bulunan durumlarda ise Cumhuriyet başsavcılığına yapılacak suç duyurusu ile takip edilebilir. Aynı olaya ilişkin birden fazla yargılamanın koordinasyonu ve delil düzeni bakımından davanın açılış sırası ve strateji tercihleri önemlidir. Ticaret hukuku genel çerçevesi için ticaret hukuku ana rehberi sayfamıza başvurulabilir.## Görüşme TalebiFranchise sözleşmesinin hazırlanması, müzakere edilmesi, ihtilaf hâlinde fesih ve tazminat talepleri konusunda somut olayınızın değerlendirilmesi için ön görüşme yapılabilir.– Telefon: +90 554 648 37 15
– WhatsApp: wa.me/905546483715## Sık Sorulan Sorular**Franchise sözleşmesi Türk hukukunda hangi kanunda düzenlenmiştir?**
Franchise sözleşmesi Türk hukukunda özel bir kanun ile düzenlenmemiştir. Uygulama; TBK m.26 sözleşme özgürlüğü çerçevesinde tipik olmayan (adsız, sui generis) bir sözleşme olarak kabul edilmiş olup TBK’nın genel hükümleri, sözleşmenin içerdiği unsurlara göre lisans, hizmet, satım veya vekâlet hükümlerinin kıyasen uygulanmasıyla yürütülür.**Franchise sözleşmesi ile acentelik sözleşmesi arasındaki temel fark nedir?**
Acentelik TBK m.102-116 arasında düzenlenmiş tipik bir sözleşme olup acente müvekkilin ad ve hesabına iş yapar ve müvekkilden komisyon alır. Franchise alan ise kendi ad ve hesabına iş yapar; franchise verene ROY (royalty) ve giriş ücreti öder. Yani ekonomik akış acentelikte müvekkilden acenteye, franchise’da franchise alandan franchise verene doğrudur.**Franchise sözleşmesi belirsiz süreli kurulabilir mi ve nasıl feshedilir?**
Franchise sözleşmesi belirli veya belirsiz süreli kurulabilir. Belirsiz süreli sözleşmelerde; TBK genel hükümleri çerçevesinde tarafların makul bir bildirim süresi vererek olağan yolla feshedebilecekleri kabul edilir. Bildirim süresinin makullüğü; sözleşmenin süresi, yatırımın büyüklüğü ve sektör koşullarına göre belirlenir.**Franchise sözleşmesi sona erdikten sonra rekabet yasağı ne kadar süre uygulanabilir?**
Rekabet yasağı için franchise sözleşmesi bakımından özel bir üst sınır kanunda öngörülmemiş olmakla birlikte; TBK m.445/2 hükmü işçi bakımından iki yıllık bir üst sınır belirlemektedir ve rekabet yasağının genel ölçütü olarak kıyasen dikkate alınır. Yer, zaman ve konu bakımından hakkaniyete aykırı biçimde geniş rekabet yasakları hâkim tarafından sınırlandırılabilir ya da geçersiz sayılabilir.**Franchise sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar hangi mahkemede görülür?**
Tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerini ilgilendirmesi hâlinde uyuşmazlıklar TTK m.5/1 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülür. Marka hakkına tecavüz iddiası varsa 6769 sayılı SMK m.156 uyarınca fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yetkilidir. Sözleşmede geçerli bir tahkim şartı bulunuyorsa uyuşmazlık hakem heyeti tarafından çözülür.**Franchise sözleşmesinden doğan alacaklarda zamanaşımı süresi kaç yıldır?**
Franchise sözleşmesinden doğan alacaklar için özel bir zamanaşımı süresi bulunmadığından TBK m.146 uyarınca on yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır. Haksız rekabete dayalı talepler TTK m.60 uyarınca öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde beş yıllık; haksız fiile dayalı talepler ise TBK m.72 uyarınca öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde on yıllık zamanaşımına tabidir.{
“@context”: “https://schema.org”,
“@type”: “FAQPage”,
“mainEntity”: [
{
“@type”: “Question”,
“name”: “Franchise sözleşmesi Türk hukukunda hangi kanunda düzenlenmiştir?”,
“acceptedAnswer”: {
“@type”: “Answer”,
“text”: “Franchise sözleşmesi Türk hukukunda özel bir kanun ile düzenlenmemiştir. Uygulama; TBK m.26 sözleşme özgürlüğü çerçevesinde tipik olmayan (adsız, sui generis) bir sözleşme olarak kabul edilmiş olup TBK’nın genel hükümleri, sözleşmenin içerdiği unsurlara göre lisans, hizmet, satım veya vekâlet hükümlerinin kıyasen uygulanmasıyla yürütülür.”
}
},
{
“@type”: “Question”,
“name”: “Franchise sözleşmesi ile acentelik sözleşmesi arasındaki temel fark nedir?”,
“acceptedAnswer”: {
“@type”: “Answer”,
“text”: “Acentelik TBK m.102-116 arasında düzenlenmiş tipik bir sözleşme olup acente müvekkilin ad ve hesabına iş yapar ve müvekkilden komisyon alır. Franchise alan ise kendi ad ve hesabına iş yapar; franchise verene ROY (royalty) ve giriş ücreti öder. Yani ekonomik akış acentelikte müvekkilden acenteye, franchise’da franchise alandan franchise verene doğrudur.”
}
},
{
“@type”: “Question”,
“name”: “Franchise sözleşmesi belirsiz süreli kurulabilir mi ve nasıl feshedilir?”,
“acceptedAnswer”: {
“@type”: “Answer”,
“text”: “Franchise sözleşmesi belirli veya belirsiz süreli kurulabilir. Belirsiz süreli sözleşmelerde; TBK genel hükümleri çerçevesinde tarafların makul bir bildirim süresi vererek olağan yolla feshedebilecekleri kabul edilir. Bildirim süresinin makullüğü; sözleşmenin süresi, yatırımın büyüklüğü ve sektör koşullarına göre belirlenir.”
}
},
{
“@type”: “Question”,
“name”: “Franchise sözleşmesi sona erdikten sonra rekabet yasağı ne kadar süre uygulanabilir?”,
“acceptedAnswer”: {
“@type”: “Answer”,
“text”: “Rekabet yasağı için franchise sözleşmesi bakımından özel bir üst sınır kanunda öngörülmemiş olmakla birlikte; TBK m.445/2 hükmü işçi bakımından iki yıllık bir üst sınır belirlemektedir ve rekabet yasağının genel ölçütü olarak kıyasen dikkate alınır. Yer, zaman ve konu bakımından hakkaniyete aykırı biçimde geniş rekabet yasakları hâkim tarafından sınırlandırılabilir ya da geçersiz sayılabilir.”
}
},
{
“@type”: “Question”,
“name”: “Franchise sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar hangi mahkemede görülür?”,
“acceptedAnswer”: {
“@type”: “Answer”,
“text”: “Tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerini ilgilendirmesi hâlinde uyuşmazlıklar TTK m.5/1 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülür. Marka hakkına tecavüz iddiası varsa 6769 sayılı SMK m.156 uyarınca fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yetkilidir. Sözleşmede geçerli bir tahkim şartı bulunuyorsa uyuşmazlık hakem heyeti tarafından çözülür.”
}
},
{
“@type”: “Question”,
“name”: “Franchise sözleşmesinden doğan alacaklarda zamanaşımı süresi kaç yıldır?”,
“acceptedAnswer”: {
“@type”: “Answer”,
“text”: “Franchise sözleşmesinden doğan alacaklar için özel bir zamanaşımı süresi bulunmadığından TBK m.146 uyarınca on yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır. Haksız rekabete dayalı talepler TTK m.60 uyarınca öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde beş yıllık; haksız fiile dayalı talepler ise TBK m.72 uyarınca öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde on yıllık zamanaşımına tabidir.”
}
}
]
}


