Motorlu Taşıtlar Vergisi: 197 Sayılı Kanun Tarife, Mükellef, İstisna ve Ödeme Dönemi Rehberi (2026)
10 Temmuz 2026

Motorlu Taşıtlar Vergisi: 197 Sayılı Kanun Tarife, Mükellef, İstisna ve Ödeme Dönemi Rehberi (2026)

Motorlu Taşıtlar Vergisi: 197 Sayılı Kanun Tarife, Mükellef, İstisna ve Ödeme Dönemi Rehberi

Motorlu taşıtlar vergisi, karayolları trafik siciline tescilli motorlu araçlar üzerinden yıllık olarak alınan servet vergisi niteliğinde bir mali yükümlülüktür. 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, verginin konusunu, mükellefini, matrahını ve tarifelerini ayrıntılı biçimde düzenler; taşıtın cinsi, silindir hacmi, yaşı ve otomobil bakımından kasko sigortası değeri, tarife uygulamasında belirleyici ölçüt olarak yer alır. Her yıl Ocak ayında Vergi Usul Kanunu m.298/B çerçevesinde ilan edilen yeniden değerleme oranı üzerinden güncellenen tarifeler, taşıt sahibinin ödeme yükümlülüğünü doğrudan etkiler. 2026 yılı için Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca ilan edilen yeniden değerleme oranı %25,49 olarak açıklanmıştır. Bu rehberde 197 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri temelinde MTV’nin kapsamı, engelli aracı istisnası dâhil istisnalar, ödeme dönemleri, gecikme zammı ve itiraz yolları bir bütün olarak ele alınmıştır.

Motorlu Taşıtlar Vergisinin Konusu — 197 Sayılı Kanun m.1

197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun 1. maddesi, verginin konusunu Karayolları Trafik Kanunu’na göre trafik şube veya bürolarına kayıt ve tescil edilmiş bulunan motorlu kara taşıtları ile Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne kayıt ve tescil edilmiş uçak ve helikopterler olarak belirlemiştir. Buna göre verginin konusuna giren taşıtlar üç ana grup hâlinde incelenir. Birinci grup, karayollarında hareket eden otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtı ve benzerleridir. İkinci grup, minibüs, otobüs, kamyon, kamyonet, çekici ve benzeri taşıtları kapsar. Üçüncü grup ise motorlu bisiklet ve motosiklet ile uçak ve helikopterlerden oluşur. Deniz taşıtları 197 sayılı Kanun kapsamı dışında olup ayrı bir vergi rejimine tabidir; nitekim 5897 sayılı Kanun ile deniz taşıtları vergisinden kaldırılmış; ancak MTV kapsamına da alınmamıştır.

Verginin konusuna girmesi bakımından belirleyici olan husus, taşıtın ilgili sicillere kayıt ve tescil edilmiş bulunmasıdır. Kayıt ve tescili terkin edilmiş bulunan taşıtlar, terkin tarihini izleyen dönemden itibaren vergiye tabi tutulmaz. Trafikten çekme (geçici tescil terkini) kararına konu olmuş bulunan taşıtlar hakkında ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve MTV Genel Tebliğleri çerçevesinde özel düzenlemeler uygulanır. Kanun kapsamına giren taşıt sahiplerinin, taşıtın kayıt tarihini izleyen ay başından itibaren mükellef sıfatı kazandığı esası benimsenmiştir.

Mükellef ve Vergiyi Doğuran Olay — 197 SK m.2 ve m.7

197 sayılı Kanun’un 3. maddesi, verginin mükellefini açık biçimde tanımlar. Mükellef, trafik sicili ile Ulaştırma Bakanlığı tarafından tutulan sivil hava vasıtaları sicilinde adlarına motorlu taşıt kayıt ve tescil edilmiş olan gerçek ve tüzel kişilerdir. Mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışlarda; bu Kanun’un uygulanmasında kayıt ve tescili yaptırmış olan alıcı, mükellef olarak kabul edilir. Kanun’un 7. maddesi ise mükellefiyetin başlangıç anını belirler: motorlu taşıtların trafik siciline kayıt ve tescili yapıldığı takvim yılı başından itibaren mükellefiyet başlar. Kayıt ve tescilin ilgili yılın Ocak ile Haziran ayları arasında yapılması hâlinde o yılın tamamı için, Temmuz ile Aralık ayları arasında yapılması hâlinde ise sadece son altı aylık dönem için vergi tahakkuk ettirilir.

Vergiyi doğuran olay, taşıtın trafik veya hava sicilinde adına kayıt tescili yapılmasıdır. Aracın fiilen kullanılıp kullanılmaması, çalıştırılıp çalıştırılmaması, garajda tutulması veya arıza sebebiyle hareketsiz kalması vergi doğuran olayı ortadan kaldırmaz. Danıştay yerleşik uygulamasına göre, tescil kaydı devam ettiği sürece MTV mükellefiyeti sürer; taşıtın çalınması, yanması, kazaya uğraması veya ekonomik ömrünü tamamlaması gibi hâllerde mükellefiyetin sona ermesi için kayıt terkini (hurdaya ayırma ya da ihraç kaydı) veya trafikten çekme işleminin yapılmış olması gerekir.

Devir hâlinde mükellefiyet, taşıtın yeni sahibi adına tescilin yapıldığı tarihe kadar eski sahibi üzerinde kalmaya devam eder. Notere yapılan satış işlemi ile trafik siciline yansıtılmayan devirlerde de vergi mükellefi sicilde adına kayıt bulunan kişidir; ancak 7061 sayılı Kanun ile 197 sayılı Kanun’a eklenen düzenlemeler çerçevesinde noter satış sözleşmesinin trafik idaresine bildirilmesi yükümlülüğü katılaştırılmış, tescil değişikliği için sürelerin işlemesi öngörülmüştür.

İstisnalar — 197 SK m.4 (Kamu Kurumları, Engelli Aracı ve Elçilikler)

197 sayılı Kanun’un 4. maddesi, motorlu taşıtlar vergisinden istisna tutulan taşıt kategorilerini üç ana başlık altında düzenler. İlk grup, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşıtlardır. Genel ve özel bütçeli idareler, sosyal güvenlik kurumları ile il özel idareleri, belediyeler ve köy tüzel kişilikleri ile bunların oluşturdukları birliklere ait taşıtlar; Türkiye Kızılay Derneği’ne ait taşıtlar; Vakıflar Genel Müdürlüğü ile mazbut vakıflara ait taşıtlar istisna kapsamındadır. Kamu kurumlarının bağlı ortaklıkları ve iktisadi devlet teşekküllerine ait taşıtlar bu istisnadan yararlanamaz; genel bütçe kapsamı ölçüsünde ayrım gözetilir.

İkinci grup, karşılıklılık ilkesi çerçevesinde tanınan diplomatik istisnadır. Karşılıklı olmak şartıyla, yabancı devletlerin Türkiye’de bulunan elçilik ve konsolosluklarıyla, elçi, maslahatgüzar ve konsoloslara (fahri konsoloslar hariç) ve o devletin uyruğundaki resmî memurlarına ait taşıtlar; uluslararası kuruluşlar ile bunların Türkiye’deki büro ve temsilciliklerine ait taşıtlar istisnadan yararlanır. İstisnanın uygulanmasında Dışişleri Bakanlığı’nın karşılıklılık teyidi esas alınır.

Üçüncü grup ve uygulamada en fazla soru getiren istisna, engelli aracı istisnasıdır. 197 sayılı Kanun m.4/c hükmü ve bağlı Genel Tebliğler çerçevesinde, sakatlık dereceleri %90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin adlarına kayıtlı taşıtlar ile diğer malûl ve engellilerin, bu durumlarına uygun hâle getirilmiş özel tertibatlı taşıtları motorlu taşıtlar vergisinden istisna tutulmuştur. İstisnanın uygulanmasında iki kategori ayırt edilir. İlk kategoride, engelli sağlık kurulu raporunda tam teşekküllü bir sağlık kuruluşundan alınan raporla belgelenen %90 ve üzeri engellilik oranı esas alınır; bu durumda taşıtın özel tertibatlı olması aranmaz. İkinci kategoride, %90’ın altında engelliliği bulunan kişiler bakımından istisnadan yararlanabilmek için taşıtın engellinin fiziksel durumuna uygun özel tertibatla donatılmış olması ve bunun ehliyet ile ruhsatta kayıt altına alınması aranır.

Engelli aracı istisnasından yararlanma her mükellef için tek bir taşıtla sınırlıdır. Aynı takvim yılı içinde farklı bir taşıt için istisna talep edilmesi durumunda önceki taşıt bakımından istisna sona erer. Danıştay Dördüncü ve Dokuzuncu Daireleri’nin yerleşik içtihadı, istisna için sağlık kurulu raporunun geçerlilik süresinin, raporun tanzim tarihinde belirtilen süre ile sınırlı olduğu; rapor süresinin sona ermesi durumunda yeni rapor ibraz edilinceye kadar istisnanın uygulanamayacağı yönündedir. Engelli aracının satılması hâlinde yeni malik istisnadan kural olarak yararlanamaz; kendisinin de %90 ve üzeri engelli olması ya da özel tertibat kaydını haiz bulunması aranır.

Matrah ve Ölçütler — 197 SK m.5-6 (Silindir Hacmi, Yaş, Kasko)

Motorlu taşıtlar vergisinde matrah, taşıtın türüne göre farklı ölçütler üzerinden belirlenir. 197 sayılı Kanun m.5 ve m.6 hükümleri, Tarife I ve Tarife II çerçevesinde uygulanacak matrah unsurlarını tarif eder. Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtı ve benzeri taşıtlar için matrah, silindir hacmi (motor hacmi), taşıtın yaşı ve taşıtın kasko sigortası değeri esas alınarak belirlenir. Silindir hacmi, üretici kayıtlarında santimetreküp (cm3) olarak yer alır ve Tarife I’de yer alan kademelerin uygulanmasında birinci ölçüt olarak kullanılır.

Silindir hacmi kademeleri Tarife I bakımından şu şekilde düzenlenmiştir: 1300 cm3’e kadar; 1301-1600 cm3 arası; 1601-1800 cm3 arası; 1801-2000 cm3 arası; 2001-2500 cm3 arası; 2501-3000 cm3 arası; 3001-3500 cm3 arası; 3501-4000 cm3 arası; 4001 cm3 ve daha yukarısı. Bu kademelerin her biri için taşıtın yaş grubuna göre ayrı vergi tutarları belirlenir. Yaş kademeleri ise 1-3 yaş; 4-6 yaş; 7-11 yaş; 12-15 yaş; 16 yaş ve üzeri olmak üzere beş grupta toplanmıştır. Taşıt yaşının hesaplanmasında model yılı esas alınır; taşıtın model yılı ile içinde bulunulan yıl arasındaki fark yaşı verir.

7061 sayılı Kanun ile 2018 yılından itibaren getirilen düzenleme ile Tarife I’de yer alan otomobil, kaptıkaçtı ve arazi taşıtları bakımından kasko sigortası değeri de matrahın belirleyicisi konumuna gelmiştir. Buna göre aynı silindir hacmi ve aynı yaş grubunda yer alan iki otomobil arasında, kasko sigortası değerine göre farklı vergi tutarları uygulanır. Kasko sigortası değeri, Türkiye Sigorta Birliği’nce yayımlanan resmî motorlu kara taşıtları kasko değer listesi esas alınarak belirlenir. Kanun; kasko değerinin listeden belirlenen tutarın %5’inin altında kalması hâlinde bir alt vergi kademesinin uygulanacağı yönünde bir düzenleme öngörmüştür.

Tarife II kapsamında yer alan minibüs, otobüs, kamyon, çekici, motosiklet, uçak ve helikopter gibi taşıtlar bakımından ise kasko değeri ölçütü uygulanmaz. Bu taşıtlar için matrah, taşıtın cinsi, silindir hacmi (motosiklet) veya oturma yeri sayısı (minibüs, otobüs), azami toplam ağırlık (kamyon, çekici) ile yaşı esas alınarak belirlenir. Uçak ve helikopterlerde ise azami kalkış ağırlığı belirleyici ölçüttür. Bu farklı ölçütler, taşıtın niteliğine uygun bir vergilendirme sağlamayı amaçlar.

Tarife I ve Tarife II — 2026 Yılı Uygulaması ve Yeniden Değerleme

197 sayılı Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde yer alan Tarife I ve Tarife II’de belirtilen vergi tutarları, her yıl bir sonraki yılda geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu m.298/B hükmü uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca ilan edilen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır. Cumhurbaşkanına Kanun ile yeniden değerleme oranını yarısına indirme veya en fazla iki katına çıkarma yetkisi tanınmıştır. Yeniden değerlenmiş tutarlarda sonucun on liranın altındaki kesirleri ise sıfıra kadar indirilmesi yönünde teknik yuvarlama kuralı işletilir. 2026 yılında uygulanacak MTV tutarlarının belirlenmesinde 2025 yılına ait yeniden değerleme oranı olarak %25,49 esas alınmıştır.

Tarife I bakımından, 1300 cm3’e kadar otomobiller için 1-3 yaş grubunda en düşük vergi tutarı; 4001 cm3 ve üstü otomobiller için 16 yaş üstü grupta en yüksek vergi tutarı uygulanır. Kasko sigortası değeri ölçütü Tarife I’e özgü bir üst-alt kademe geçişi mekanizmasıdır. Bu mekanizma sayesinde, örneğin lüks segment bir otomobilin, aynı silindir hacmindeki ekonomik bir modele göre daha yüksek MTV ödemesi hedeflenmiştir. Tarife II bakımından ise minibüs, otobüs, kamyon, çekici, motosiklet ve hava taşıtları için ayrı vergi tutarları ilan edilir. Motosiklet grubunda 100-250 cm3 arası, 251-650 cm3 arası, 651-1200 cm3 arası ve 1201 cm3 üstü olmak üzere silindir hacmine göre kademelendirme yapılmıştır.

MTV tutarlarının kesin rakamları, Gelir İdaresi Başkanlığı’nca yılbaşında yayımlanan MTV Genel Tebliği ile mükellefe ilan edilir. Mükellefler, taşıtlarına ait güncel MTV tutarlarını Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet vergi dairesi (İVD) sistemi üzerinden vergi kimlik numaraları veya T.C. kimlik numaraları ile sorgulayabilir. Ödeme hesabı otomatik olarak sistemde tahakkuk ettirilir ve mükellefe ayrıca tebliğ yapılmaz; tahakkuk, kanuni ölçütlerin doğrudan uygulanmasıyla oluşur.

Verginin Tarhı ve Ödeme Dönemi — 197 SK m.9-10 (Ocak ve Temmuz Taksitleri)

197 sayılı Kanun’un 9. maddesi, motorlu taşıtlar vergisinin tarh ve tahakkukunu düzenler. Buna göre motorlu taşıtlar vergisi, taşıtların kayıt ve tescillerinin yapıldığı yerin vergi dairesince her yıl Ocak ayının başında yıllık olarak tahakkuk ettirilmiş sayılır. Bu, tebliği zorunlu olmayan bir tarh usulüdür; tahakkuk kanun gereği kendiliğinden gerçekleşir. Yıl içinde yeni tescil edilen taşıtlar bakımından ise tescilin yapıldığı ay itibarıyla tarh ve tahakkuk yapılır ve mükellefe ödeme yapması için otuz günlük süre tanınır.

Kanun’un 10. maddesi ödeme dönemini belirler. Her yıl için tahakkuk ettirilen motorlu taşıtlar vergisi, o yılın Ocak ve Temmuz aylarında iki eşit taksit hâlinde ödenir. Bu düzenleme, yıllık MTV borcunun iki eşit taksite bölünmüş olduğunu ve mükellefin dilediği takdirde tamamını Ocak taksit döneminde peşin de ödeyebileceğini öngörür. Yıl içinde yeni işleme koyulan taşıtlarda ise tescil ayı esas alınarak ödeme süresi belirlenir; tescil işleminin ait olduğu taksit döneminden itibaren tahakkuk eden vergi otuz gün içinde ödenmelidir. Devir işlemlerinde ise, satan mükellefin ödemesi gereken taksitlerin süresinde ödenmiş olması, tescil değişikliğinin gerçekleştirilebilmesinin ön koşulu olarak aranır; MTV borcu bulunan taşıt üzerinde satış ve devir gibi işlemlerin yapılması, 197 sayılı Kanun m.13 çerçevesinde yasaklanmıştır.

Ödeme, elektronik vergi dairesi sistemi (İVD), internet bankacılığı, PTT, anlaşmalı bankalar ve mobil vergi dairesi uygulaması üzerinden yapılabilir. Elektronik ödeme durumunda mükellefe elektronik makbuz düzenlenir ve tahakkuk kayıtları anında güncellenir. Vergi ödemesinin son gününün resmî tatile denk gelmesi hâlinde ödeme, izleyen ilk iş günü mesai saati sonuna kadar yapılabilir.

Gecikme Zammı, Faiz ve İtiraz Yolları — 197 SK m.13, VUK m.376

MTV borcunun süresinde ödenmemesi hâlinde uygulanacak yaptırım rejimi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile bağlantılı olarak 197 sayılı Kanun’un 13. maddesinde ana hatlarıyla düzenlenmiştir. Süresinde ödenmeyen MTV alacağı için 6183 sayılı Kanun m.51 kapsamında gecikme zammı uygulanır. Gecikme zammı oranı, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenmekte olup her ay için hesaplanır. Ay kesirlerinde ise her gün için oranı orantılı olarak uygulanır. Gecikme zammı, esas borç üzerinden hesaplanır; bileşik faiz uygulanmaz.

197 sayılı Kanun m.13 ayrıca kritik bir yaptırım öngörür: MTV borcu bulunan taşıtların satış, devir ve fenni muayenesi işlemleri, borç ödenmedikçe yapılamaz. Trafik idareleri ve noterler tarafından işlem yapılması esnasında MTV borç sorgulaması zorunludur; borcu bulunan taşıtlar için işlem yapılmaz. Fenni muayene bakımından, süresi geçmiş MTV borçları için trafik muayene istasyonlarında da benzer bir engel uygulanır. Bu düzenleme, MTV alacağının etkin tahsilini sağlamak amacıyla getirilmiş bir dolaylı zorlama yaptırımıdır.

Mükellefin MTV tahakkukuna itiraz hakkı, Vergi Usul Kanunu ve İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde belirlenir. MTV, tarh usulü kendiliğinden gerçekleşen bir vergi olduğundan; mükellef, kendisine tahakkuk ettirilen vergi tutarında bir hata bulunduğunu ileri sürerse öncelikle Vergi Usul Kanunu m.116-126 çerçevesinde vergi hatalarının düzeltilmesi yoluna başvurabilir. Ayrıca, 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabilir. VUK m.344 uyarınca kesilecek vergi ziyaı cezası bakımından m.376 hükmü çerçevesinde indirim ve uzlaşma yollarından yararlanılabilir. MTV bakımından cezai sorumluluk genellikle geç ödeme veya gerçeğe aykırı istisna beyanı hâllerinde gündeme gelir.

Danıştay ve Anayasa Mahkemesi Yerleşik İçtihadı

Motorlu taşıtlar vergisi bakımından Danıştay Dördüncü, Yedinci ve Dokuzuncu Daireleri ile Vergi Dava Daireleri Kurulu (VDDK) yerleşik içtihatları temel yol gösterici konumundadır. Yerleşik uygulamada öne çıkan ilkeler şu şekilde özetlenebilir. Birincisi, MTV mükellefiyetinin kaynağı trafik siciline kayıt olduğundan; taşıtın çalınması, yanması veya hurdaya çıkması gibi olayların mükellefiyeti ortadan kaldırması için ilgili terkin veya trafikten çekme kaydının yapılmış olması aranır. İkincisi, engelli aracı istisnasında sağlık kurulu raporunun geçerlilik süresi katı biçimde uygulanır; raporun süresinin dolmasından itibaren yeni rapor ibraz edilinceye kadar istisna uygulanmaz. Üçüncüsü, kasko sigortası değeri esas alınarak yapılan tarife uygulamasında Türkiye Sigorta Birliği listelerinin bağlayıcılığı kabul edilmektedir; ancak mükellefin kasko değerinin gerçek durumu yansıtmadığını iddia etmesi hâlinde bilirkişi incelemesi yapılabilir.

Anayasa Mahkemesi’nin çeşitli kararlarında da MTV bakımından önemli ilkeler ortaya konulmuştur. Anayasa Mahkemesi, MTV’nin bir servet vergisi olarak öngörülmesinin anayasal vergi ilkelerine aykırı olmadığını, ancak yeniden değerleme oranı üzerinden yapılan artışların ölçülülük ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca, tescil kaydı devam ettiği sürece MTV mükellefiyetinin sürmesi kuralının, taşıtın fiilen kullanılmaması hâlinde dahi anayasaya aykırı sayılamayacağına ilişkin görüşler ortaya konmuştur; ancak somut olayın koşullarına göre farklı sonuçlara ulaşılabileceği belirtilmiştir.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

İlgili Vergi Hukuku Rehberleri

Vergi hukuku alanındaki diğer rehberler için hub sayfamıza ve kardeş içeriklerimize göz atabilirsiniz:

Sıkça Sorulan Sorular

Motorlu taşıtlar vergisinin mükellefi kimdir?

197 sayılı Kanun m.3 uyarınca MTV’nin mükellefi, trafik sicili ile sivil hava vasıtaları sicilinde adına motorlu taşıt kayıt ve tescil edilmiş bulunan gerçek ve tüzel kişilerdir. Mülkiyeti muhafaza kaydıyla yapılan satışlarda kayıt ve tescili yaptıran alıcı mükellef sayılır. Devir hâlinde mükellefiyet, taşıtın yeni sahibi adına tescilin yapıldığı tarihe kadar eski sahibi üzerinde kalır.

Motorlu taşıtlar vergisi ne zaman ödenir?

197 sayılı Kanun m.10 uyarınca yıllık MTV, o yılın Ocak ve Temmuz aylarında iki eşit taksit hâlinde ödenir. Mükellef isterse ilk taksit döneminde tamamını peşin olarak da ödeyebilir. Yıl içinde tescil edilen taşıtlarda ise tescil ayı esas alınarak ödeme süresi belirlenir. Ödeme, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın İVD sistemi, internet bankacılığı veya anlaşmalı bankalar üzerinden yapılabilir.

Engelli aracı MTV istisnasından kimler yararlanabilir?

197 sayılı Kanun m.4/c uyarınca sakatlık dereceleri %90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin adlarına kayıtlı taşıtlar herhangi bir özel tertibat aranmaksızın MTV’den istisnadır. %90’ın altında engelliliği bulunan kişiler ise ancak taşıtın engelliliğe uygun özel tertibatla donatılması ve bunun ehliyet ile ruhsatta kayıtlı olması hâlinde istisnadan yararlanabilir. İstisna her mükellef için tek bir taşıtla sınırlıdır.

MTV borcu bulunan araç satılabilir mi?

197 sayılı Kanun m.13 uyarınca MTV borcu bulunan taşıtların satış, devir ve fenni muayenesi işlemleri, borç ödenmedikçe yapılamaz. Noterler ve trafik idareleri işlem sırasında MTV borç sorgulaması yapmakla yükümlüdür. Bu nedenle taşıt satışından önce vadesi gelmiş tüm MTV taksitlerinin ve varsa gecikme zamlarının ödenmesi gerekir.

MTV tutarı hangi ölçütlerle belirlenir?

197 sayılı Kanun m.5-6 uyarınca Tarife I kapsamındaki otomobil, kaptıkaçtı ve arazi taşıtları için silindir hacmi, taşıtın yaşı ve kasko sigortası değeri birlikte belirleyicidir. 2018 yılından itibaren 7061 sayılı Kanun ile kasko değeri de tarifeye eklenmiştir. Tarife II kapsamındaki minibüs, otobüs, kamyon, çekici, motosiklet ve hava taşıtları için ise silindir hacmi, oturma yeri sayısı veya azami toplam ağırlık gibi kriterler ile yaş esas alınır.

Süresinde ödenmeyen MTV için hangi yaptırım uygulanır?

Süresinde ödenmeyen MTV alacağı için 6183 sayılı Kanun m.51 kapsamında her ay için hesaplanan gecikme zammı uygulanır. Ayrıca MTV borcu bulunan taşıtların satış, devir ve fenni muayenesi işlemleri yapılamaz. Ödenmeyen borç için ödeme emri düzenlenerek 6183 sayılı Kanun kapsamında cebri tahsil yollarına başvurulabilir. Mükellef, tahakkuka itiraz için tahakkuk tarihinden itibaren 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilir.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

{ “@context”: “https://schema.org”, “@type”: “FAQPage”, “mainEntity”: [ { “@type”: “Question”, “name”: “Motorlu taşıtlar vergisinin mükellefi kimdir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “197 sayılı Kanun m.3 uyarınca MTV’nin mükellefi, trafik sicili ile sivil hava vasıtaları sicilinde adına motorlu taşıt kayıt ve tescil edilmiş bulunan gerçek ve tüzel kişilerdir. Mülkiyeti muhafaza kaydıyla yapılan satışlarda kayıt ve tescili yaptıran alıcı mükellef sayılır. Devir hâlinde mükellefiyet, taşıtın yeni sahibi adına tescilin yapıldığı tarihe kadar eski sahibi üzerinde kalır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Motorlu taşıtlar vergisi ne zaman ödenir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “197 sayılı Kanun m.10 uyarınca yıllık MTV, o yılın Ocak ve Temmuz aylarında iki eşit taksit hâlinde ödenir. Mükellef isterse ilk taksit döneminde tamamını peşin olarak da ödeyebilir. Yıl içinde tescil edilen taşıtlarda tescil ayı esas alınarak ödeme süresi belirlenir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Engelli aracı MTV istisnasından kimler yararlanabilir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “197 sayılı Kanun m.4/c uyarınca sakatlık dereceleri %90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin adlarına kayıtlı taşıtlar herhangi bir özel tertibat aranmaksızın MTV’den istisnadır. %90’ın altında engelliliği bulunan kişiler ise ancak taşıtın engelliliğe uygun özel tertibatla donatılması ve bunun ehliyet ile ruhsatta kayıtlı olması hâlinde istisnadan yararlanabilir. İstisna her mükellef için tek bir taşıtla sınırlıdır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “MTV borcu bulunan araç satılabilir mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “197 sayılı Kanun m.13 uyarınca MTV borcu bulunan taşıtların satış, devir ve fenni muayenesi işlemleri, borç ödenmedikçe yapılamaz. Noterler ve trafik idareleri işlem sırasında MTV borç sorgulaması yapmakla yükümlüdür. Taşıt satışından önce vadesi gelmiş tüm MTV taksitlerinin ve varsa gecikme zamlarının ödenmesi gerekir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “MTV tutarı hangi ölçütlerle belirlenir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “197 sayılı Kanun m.5-6 uyarınca Tarife I kapsamındaki otomobil, kaptıkaçtı ve arazi taşıtları için silindir hacmi, taşıtın yaşı ve kasko sigortası değeri birlikte belirleyicidir. 2018 yılından itibaren 7061 sayılı Kanun ile kasko değeri de tarifeye eklenmiştir. Tarife II kapsamındaki minibüs, otobüs, kamyon, çekici, motosiklet ve hava taşıtları için silindir hacmi, oturma yeri sayısı veya azami toplam ağırlık ile yaş esas alınır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Süresinde ödenmeyen MTV için hangi yaptırım uygulanır?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Süresinde ödenmeyen MTV alacağı için 6183 sayılı Kanun m.51 kapsamında her ay için hesaplanan gecikme zammı uygulanır. Ayrıca MTV borcu bulunan taşıtların satış, devir ve fenni muayenesi işlemleri yapılamaz. Ödenmeyen borç için ödeme emri düzenlenerek 6183 sayılı Kanun kapsamında cebri tahsil yollarına başvurulabilir. Mükellef, tahakkuka itiraz için 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilir.” } } ] }{ “@context”: “https://schema.org”, “@type”: “Article”, “headline”: “Motorlu Taşıtlar Vergisi: 197 Sayılı Kanun Tarife, Mükellef, İstisna ve Ödeme Dönemi Rehberi”, “description”: “197 sayılı MTV Kanunu m.1-13 çerçevesinde verginin konusu, mükellef, engelli aracı istisnası, silindir hacmi ve kasko esaslı matrah, Tarife I-II, Ocak-Temmuz ödeme dönemi ve gecikme faizi 2026 rehberi.”, “author”: { “@type”: “Organization”, “name”: “Hukukçular Evi” }, “publisher”: { “@type”: “Organization”, “name”: “Hukukçular Evi”, “url”: “https://hukukcularevi.com” }, “datePublished”: “2026-07-10”, “dateModified”: “2026-07-10”, “mainEntityOfPage”: { “@type”: “WebPage”, “@id”: “https://hukukcularevi.com/motorlu-tasitlar-vergisi-mtv-197-2026-tarife-istisna/” }, “articleSection”: “Vergi Hukuku”, “keywords”: “motorlu taşıtlar vergisi, 197 sayılı Kanun, MTV, MTV Tarife I, MTV Tarife II, engelli aracı istisnası, silindir hacmi, kasko sigortası değeri, MTV ödeme dönemi, gecikme zammı, yeniden değerleme oranı, vergi hukuku” }
Post by Av. Fatma Öztürk