Limited şirket ortağının şirketten ayrılması, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 636-642. maddeleri arasında “Sona Erme ve Ayrılma” başlığı altında düzenlenmiştir. Ayrılma iki yol üzerinden gerçekleşir: ortağın kendi iradesiyle şirketten çıkması ve şirketin ortağı çıkarması. TTK m.638 esas sözleşme kaynaklı çıkma hakkı ile haklı sebeple mahkemeden çıkma davasını, TTK m.640 esas sözleşmede öngörülen sebeplerle genel kurul kararıyla çıkarma ve haklı sebeple mahkeme yoluyla çıkarmayı, TTK m.641-642 ise ayrılma akçesinin gerçek değer üzerinden hesabını ve ödenme koşullarını düzenler. Bu rehberde çıkma ile çıkarma yolları, süreler, ispat, ayrılma akçesi hesabı ve ortağın ölümüne ilişkin özel durumlar somut düzenlemeler üzerinden ele alınmıştır.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Limited Şirket Ortağı ve Esas Sermaye Payı (TTK m.573-580)
TTK m.573 uyarınca limited şirket, bir veya birden çok gerçek ya da tüzel kişi tarafından ticari unvan altında kurulan, esas sermayesi belirli ve bu sermaye esas sermaye paylarının toplamından oluşan sermaye şirketidir. TTK m.574’e göre ortak sayısı elliyi aşamaz; ortak sayısı bire düşerse tek kişilik limited şirket olarak faaliyete devam edebilir ve durum ticaret siciline tescil ettirilir. Ortaklar, koydukları sermaye borcu ile sınırlı olarak sorumluluk taşır; şirket borçlarından kural olarak kişisel malvarlığı ile sorumlu değildirler.
Asgari esas sermaye TTK m.580’de düzenlenmiştir. 7511 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ve buna dayanan Cumhurbaşkanlığı kararı uyarınca limited şirketlerin asgari sermayesi 50.000 TL’ye yükseltilmiş; 1 Ocak 2024 öncesinde tescil edilen ve sermayesi bu tutarın altında kalan şirketlere 31.12.2026 tarihine kadar uyum süresi tanınmıştır. Sermayenin nakit taahhüdü halinde esas sermaye payının itibari değerinin ödenmesi kuruluşta gereklidir. Her ortağın bir veya birden fazla esas sermaye payı bulunabilir; itibari değer en az yirmi beş Türk Lirası olacak şekilde belirlenir.
Ortağın şirketten ayrılması, sözleşmesel bir ilişkinin sona ermesi anlamına gelir ve iki temel yol üzerinden gerçekleşir: (i) ortağın kendi iradesiyle çıkması, (ii) şirketin genel kurul veya mahkeme kararıyla ortağı çıkarması. Anonim ile limited şirket karşılaştırması için anonim şirket kuruluşu ve sermaye yazımızı inceleyebilirsiniz.
TTK m.638 Haklı Sebeple Çıkma Davası
TTK m.638/1 uyarınca şirket esas sözleşmesinde ortaklara çıkma hakkı tanınabilir ve bu hakkın kullanımı belirli şartlara bağlanabilir. Esas sözleşmede öngörülen sebeplerin gerçekleşmesi halinde ortak, tek taraflı bir irade beyanıyla ortaklıktan çıkabilir. Bu beyanın şirkete ulaşmasıyla birlikte ortak sıfatı sona erer ve ayrılma akçesi (TTK m.641) hakkı doğar.
Esas sözleşmede çıkma hakkı öngörülmemişse ya da öngörülmüş olsa dahi olay bu düzenlemenin dışına taşıyorsa TTK m.638/2 devreye girer: bir ortak, haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemeden şirketten çıkmasına karar verilmesini isteyebilir. Dava, şirket tüzel kişiliğine karşı açılır; şirket ortaklarına veya müdürlere husumet yöneltilemez. Görevli mahkeme, şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesidir.
Haklı sebep somut değerlendirilir. Kanun, haklı sebep kavramını tanımlamamış; içeriği doldurma görevi öğreti ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’ne bırakılmıştır. Yerleşik uygulamada aşağıdaki hallerin haklı sebep oluşturabileceği değerlendirilir:
- Çoğunluk ortağın hakim baskısı, sürekli olarak kararların davacı ortağın aleyhine alınması.
- Kâr payı dağıtılmasının uzun süredir engellenmesi, mali bilgi ve belgelerin ortaktan gizlenmesi.
- Şirket organları ile ortak arasında süregelen ve giderilmesi güç uyuşmazlıklar.
- Ortağın kişisel veya ekonomik durumundaki temel değişiklik, sağlık gerekçesi.
- Şirketin faaliyet konusu ya da yapısında ortağın makul beklentilerini boşa çıkaran temel dönüşüm.
Mahkeme, haklı sebebi değerlendirirken şirketin ölçeği, faaliyet alanı, ortaklar arası ilişkinin niteliği ve davacının kişisel durumunu bir arada gözetir. Dava süresince hâkim, TTK m.638/2 son cümlesi uyarınca davacı ortağın hak ve borçlarından bazılarının dondurulmasına veya durumu güvence altına alacak diğer önlemlere karar verebilir. Geçici koruma niteliği taşıyan bu önlemler ihtiyati tedbir mekanizması ile birlikte değerlendirilir.
Ayrıca TTK m.636/3, haklı sebeple şirketin feshi davasında hâkime alternatif çözüm yetkisi verir; hâkim, şirketin feshi yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmasına ya da duruma uygun düşen başka bir çözüme karar verebilir. Bu düzenleme, fesih davasının fiili sonucu itibarıyla çıkma davası ile örtüştüğü durumlarda önem taşır.
TTK m.640 Esas Sözleşmede Öngörülen Sebeplerle Çıkarma
TTK m.640/1, şirket esas sözleşmesinde bir ortağın genel kurul kararıyla şirketten çıkarılabileceği sebeplerin öngörülebileceğini düzenler. Öngörülen sebeplerin gerçekleşmesi halinde genel kurul, TTK m.621 uyarınca temsil edilen oyların salt çoğunluğunun yanı sıra esas sermayenin tamamının en az üçte ikisinin oyu ile çıkarma kararı alabilir. Karar, çıkarılan ortağa noter aracılığıyla bildirilir.
Esas sözleşmede yer alacak sebepler somut, objektif ve eşit işlem ilkesine uygun olmalıdır. Ölçütü belirsiz, kişiye özgü ya da kötüye kullanıma açık hükümler geçerli sayılmaz. Uygulamada esas sözleşmelerde yer alan çıkarma sebeplerinin başında şunlar gelir:
- Ortağın rekabet yasağını ihlal etmesi (TTK m.626).
- Şirket sırlarının açığa çıkarılması, sadakat borcunun ağır ihlali.
- Ek ödeme veya yan edim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi.
- Ortağın şahsen iflas etmesi, borca batıklığı, hakkında haciz uygulanması.
- Şirketin niteliğine ters düşen ceza mahkumiyeti.
TTK m.640/2 uyarınca esas sözleşmede öngörülmüş olmasa dahi haklı sebeplerin varlığı halinde şirket, mahkemeden ortağın çıkarılmasına karar verilmesini isteyebilir. Bu dava da şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde görülür; şirket adına dava açma yetkisi, esas sözleşme aksini öngörmedikçe, genel kurul kararına bağlıdır. Böylece çıkarma iki yollu bir yapıya bürünür: esas sözleşme + genel kurul kararı ile idari yol, haklı sebep + mahkeme kararı ile yargısal yol.
Çıkarma Kararına Karşı 3 Aylık Dava Açma Süresi (TTK m.640/3)
TTK m.640/3, genel kurulun esas sözleşmeye dayalı çıkarma kararına karşı ortağa mahkemeye başvuru hakkı tanır. Kararın noter aracılığıyla tebliğinden itibaren üç ay içinde asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabilir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; sürenin kaçırılması halinde çıkarma kararı kesinleşir ve ortak sıfatı sona erer.
Mahkemenin inceleme kapsamı iki eksende ilerler. Birincisi, esas sözleşmede yer alan çıkarma sebebinin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesidir. İkincisi, ilgili sözleşme hükmünün kişilik hakları ve genel ahlak sınırları içinde kalıp kalmadığının denetimidir. Esas sözleşme hükmünün ötesinde sebebin “ayrıca haklı olup olmama” niteliği araştırılmaz; taraflar esas sözleşmede sebebi önemli sayarak kabul etmişlerdir.
Buna karşılık haklı sebeple çıkarma davasında (TTK m.640/2) mahkeme, sebebin ağırlığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sürdürülüp sürdürülemeyeceğini ve çıkarmanın son çare olup olmadığını inceler. İptal davası ile birlikte, gerekirse çıkarma kararının icrasının durdurulması ve pay sahipliği haklarının geçici korunmasına ilişkin önlemler istenebilir. Genel yargı yolları ile idari işlemlerin denetimi ayrımı bakımından idari işlem iptal davası yazımıza da başvurulabilir.
Çıkarma kararının ticaret sicilinde tescili, iptal davasının reddedilmesi veya üç aylık sürenin geçmesi ile mümkündür. Aksi halde ortak sıfatı devam ettiği ölçüde şirket aleyhine bekletici mesele ve sorumluluk sorunları doğabilir.
Ayrılma Akçesi: TTK m.641-642 ve Gerçek Değer
Çıkma veya çıkarma sonucunda ortak, ayrılma akçesi (ayrılma payı) alma hakkı kazanır. TTK m.641/1 uyarınca ortak şirketten ayrıldığında esas sermaye payının gerçek değerine uyan tutar ödenir. Gerçek değer, itibari (nominal) değerden farklıdır; şirketin cari mal varlığı, işletme değeri, gizli yedekler, marka değeri ve devam eden ticari beklentiler dahil ekonomik değere işaret eder.
Yargıtay uygulaması ve öğreti, gerçek değerin tespitinde şu ölçütleri gözetir:
- Ayrılma tarihine en yakın bilanço verilerinin esas alınması; ancak salt bilanço veya defter değerinin yeterli sayılmaması.
- Bilirkişi incelemesi ile şirketin sabit kıymetleri, taşınmazları, marka ve müşteri portföyünün cari değerinin belirlenmesi.
- Aktif ve pasifin gerçek durumunun karşılaştırılması, işletme sürekliliği (going concern) esasının uygulanması.
- Kâr payı beklentileri ve gelecekteki nakit akışı unsurunun makul ölçüde dikkate alınması.
TTK m.642, ayrılma akçesinin ödenme koşullarını düzenler. Ayrılma akçesi (a) şirketin kullanılabilir özkaynağı yeterli olduğunda, (b) ayrılan ortağın payları devredilebiliyorsa, (c) esas sermaye ilgili hükümlere uygun şekilde azaltılmışsa muaccel olur ve ödenebilir. Aksi halde ödeme kısmen ertelenebilir; ertelenen kısım için ortağa alacaklılar sırasında öncelik hakkı ve makul faiz talep etme imkanı sağlanır.
Ayrılma akçesi davasında talep, çıkma veya çıkarma tarihindeki gerçek değer üzerinden bir alacak istemidir. Zamanaşımı, muacceliyet tarihinden itibaren TTK’nın genel hükümleri uyarınca işlemeye başlar ve alacak faiz talebini kapsar. Şirketin serbest fon yetersizliği ödemeyi imkansız kılarsa esas sermayenin azaltılması yolu gündeme gelebilir; bu durumda TTK m.473 vd. hükümleri işletilir.
Ortağın Ölümü ve Payın Mirasçılara Geçişi (TTK m.596)
TTK m.596/1 uyarınca esas sermaye payının miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hallerinde, tüm haklar ve borçlar genel kurulun onayına gerek olmaksızın esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer. Ölen ortağın payı, kanuni miras payı oranında ve kendiliğinden mirasçılara intikal eder; şekil şartı aranmaz.
Ancak şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişi ya da kişileri onaylamayı reddedebilir. Reddin geçerli olabilmesi için genel kurul kararında payların şirket, ortaklar veya şirketçe gösterilecek üçüncü kişilerce, gerçek değeri üzerinden devralınması önerilmelidir. Aksi halde ret geçersiz sayılır ve mirasçı ortak sıfatını kazanır.
Esas sözleşmede aksine hüküm bulunması halinde şirket, mirasçının ortaklığa katılımını engelleyebilir; bu durumda mirasçıya gerçek değer üzerinden ayrılma akçesi ödenir. Miras yoluyla intikal eden payların oy hakkı, red süresi (üç ay) sonuçlanana kadar askıda kalabilir; uygulamada mirasçılar bir temsilci belirleyerek şirketle ilişkilerini yürütür.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Sık Sorulan Sorular
Limited şirket ortağı doğrudan istifa dilekçesi vererek şirketten çıkabilir mi?
Esas sözleşmede çıkma hakkı öngörülmüş ve buradaki şartlar gerçekleşmişse tek taraflı beyanla çıkma mümkündür. Aksi halde ortak, TTK m.638/2 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde haklı sebeple çıkma davası açmak durumundadır. Yalnızca noter ihtarnamesi ile ortaklıktan çıkma sağlanamaz.
Çıkarma kararına karşı mahkemeye başvuru süresi nedir?
TTK m.640/3 uyarınca çıkarma kararının noter aracılığıyla tebliğinden itibaren üç ay içinde asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabilir. Süre hak düşürücüdür ve kaçırılması halinde karar kesinleşerek ortak sıfatı sona erer.
Ayrılma akçesi ne şekilde hesaplanır?
TTK m.641 uyarınca esas sermaye payının gerçek değeri esas alınır. Bilirkişi incelemesi ile şirketin bilanço verileri, gerçek mal varlığı, işletme değeri ve gizli yedekler birlikte değerlendirilir; salt defter değeri yeterli sayılmaz.
Şirket ödeme yapamıyorsa ayrılma akçesi ne olur?
TTK m.642, şirketin serbest fonlarının yetersiz olması halinde ödemenin ertelenebileceğini düzenler. Ertelenen kısım için ortağa öncelik hakkı ve faiz talebi imkanı sağlanır; gerektiğinde esas sermayenin azaltılması yolu gündeme gelebilir.
Ortağın ölümünde payı doğrudan mirasçılara geçer mi?
TTK m.596 uyarınca esas sermaye payı, genel kurulun onayına gerek olmaksızın mirasçılara geçer. Ancak şirket, iktisabı öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde ret kararı alarak payı gerçek değeri üzerinden devralma önerisinde bulunabilir.
Limited şirkette ortaklıktan çıkma ve çıkarma süreçleri, TTK m.636-642 arasındaki düzenlemeler, esas sözleşme hükümleri ve Yargıtay uygulaması ile şekillenir. Haklı sebep değerlendirmesi, ayrılma akçesinin gerçek değer üzerinden tespiti ve çıkarma kararına karşı üç aylık iptal davası süreleri, uzman hukuki yardım gerektiren teknik başlıklardır. Somut olayınızda çıkma, çıkarma veya ayrılma akçesi talebi için ticaret hukuku alanında deneyimli bir avukatın desteğini almanız yararlı olacaktır.
{ “@context”: “https://schema.org”, “@type”: “FAQPage”, “mainEntity”: [ { “@type”: “Question”, “name”: “Limited şirket ortağı doğrudan istifa dilekçesi vererek şirketten çıkabilir mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Esas sözleşmede çıkma hakkı öngörülmüş ve buradaki şartlar gerçekleşmişse tek taraflı beyanla çıkma mümkündür. Aksi halde ortak, TTK m.638/2 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde haklı sebeple çıkma davası açmak durumundadır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Çıkarma kararına karşı mahkemeye başvuru süresi nedir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “TTK m.640/3 uyarınca çıkarma kararının noter aracılığıyla tebliğinden itibaren üç ay içinde asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabilir. Süre hak düşürücüdür ve kaçırılması halinde karar kesinleşir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Ayrılma akçesi ne şekilde hesaplanır?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “TTK m.641 uyarınca esas sermaye payının gerçek değeri esas alınır. Bilirkişi incelemesi ile şirketin bilanço verileri, gerçek mal varlığı, işletme değeri ve gizli yedekler birlikte değerlendirilir; salt defter değeri yeterli sayılmaz.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Şirket ödeme yapamıyorsa ayrılma akçesi ne olur?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “TTK m.642, şirketin serbest fonlarının yetersiz olması halinde ödemenin ertelenebileceğini düzenler. Ertelenen kısım için ortağa öncelik hakkı ve faiz talebi imkanı sağlanır; gerektiğinde esas sermayenin azaltılması yolu gündeme gelebilir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Ortağın ölümünde payı doğrudan mirasçılara geçer mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “TTK m.596 uyarınca esas sermaye payı, genel kurulun onayına gerek olmaksızın mirasçılara geçer. Ancak şirket, iktisabı öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde ret kararı alarak payı gerçek değeri üzerinden devralma önerisinde bulunabilir.” } } ] }

