İcra inkâr tazminatı, borçlunun ilamsız icra takibine haksız yere itiraz etmesi nedeniyle, açılan itirazın iptali davasında borçlu aleyhine ve alacaklı lehine hükmedilen tazminattır. İcra ve İflas Kanunu m.67/2’de düzenlenir ve alacağın yüzde 20’sinden az olamaz. Bu rehberde icra inkâr tazminatının şartlarını, likit alacak kuralını, hesaplanmasını ve borçlu lehine olan kötü niyet tazminatını açıklıyoruz.
Alacağınızı tahsil edemiyor musunuz? İcra takibi ve itirazın iptali için avukat desteği alın.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppİcra İnkâr Tazminatı Nedir?
İcra inkâr tazminatı, borçlunun ödeme emrine haksız yere itiraz ederek alacaklının alacağına geç kavuşmasına yol açmasını önlemek amacıyla konulmuş bir müeyyidedir. Borçlar Kanunu anlamında klasik bir zarar tazminatı değildir; bu nedenle kanunda yalnızca bir alt sınır (yüzde 20) belirlenmiş, üst sınır öngörülmemiştir; mahkeme koşullar oluştuğunda daha yüksek bir orana da hükmedebilir.
İİK m.67/2’ye göre, itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, diğer tarafın talebi üzerine, hükmolunan alacağın yüzde 20’sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir.
İtirazın İptali Davası ile İlişkisi
İcra inkâr tazminatı, itirazın iptali davasının bir sonucudur. Alacaklı ilamsız icra takibi başlatır; borçlu süresinde ödeme emrine itiraz ederse takip durur (İİK m.66). Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açarak hem itirazı kaldırmayı hem alacağını tahsil etmeyi amaçlar (İİK m.67/1). İşte bu davada borçlunun itirazı haksız bulunursa, ek olarak icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir.
İtirazın iptali davası genel mahkemelerde (alacağın niteliğine göre asliye hukuk, asliye ticaret veya tüketici mahkemesi) görülür. Bu yönüyle, icra mahkemesinde görülen ve sınırlı incelemeli olan itirazın kaldırılması (İİK m.68) yolundan ayrılır.
İcra İnkâr Tazminatının Şartları
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, alacaklı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- Usulüne uygun yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması,
- Borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması,
- Alacaklının, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açması,
- Davanın alacaklı lehine sonuçlanması (borçlunun itirazının haksız bulunması),
- Alacaklının icra inkâr tazminatını açıkça talep etmiş olması (mahkeme re’sen hükmedemez),
- Takibe konu alacağın likit (belirli veya belirlenebilir) olması.
Önemli bir nokta: icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için alacaklının değil, esas olarak borçlunun itirazının haksız olması ve alacağın likit olması yeterlidir; ayrıca borçlunun kötü niyetli olduğunun ispatı şart koşulmaz.
En Kritik Şart: Likit (Belirli) Alacak
Bir alacağın likit sayılabilmesi için, ya gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlunun bütün unsurları bilerek tek başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda bulunması gerekir. Bu koşullar yoksa likit alacaktan söz edilemez.
Hak tartışmalıysa veya alacağın miktarı ancak bilirkişi incelemesiyle belirlenebiliyorsa, alacak likit değildir ve icra inkâr tazminatına hükmedilemez. Buna karşılık fatura, sözleşme veya cari hesap ekstresine dayanan ticari alacaklar genellikle likit kabul edilir. Alacağın likit olması şartıyla, borçlunun itirazının kısmen kabulü hâlinde dahi kabul edilen kısım için tazminata hükmedilmelidir.
Tazminat Nasıl Hesaplanır?
İcra inkâr tazminatı, hükmolunan alacak üzerinden hesaplanır ve yüzde 20’den az olamaz. 6352 sayılı Kanun’la eklenen İİK m.67/4 uyarınca, tazminatın tespitinde takip talebi veya davadaki talep esas alınır. Takip talebinde veya davada asıl alacak yanında işlemiş faiz de istenmiş ve bu faiz de likitse, tazminat toplam alacak üzerinden hesaplanabilir. Örneğin 50.000 TL’lik likit bir alacağa haksız itiraz eden borçlu, en az 10.000 TL icra inkâr tazminatı ödemek durumunda kalabilir.
Borçlu Lehine: Kötü Niyet Tazminatı
İİK m.67/2 çift yönlüdür; yalnızca borçluyu değil, haksız takip yapan alacaklıyı da koruyabilir. İtirazın iptali davası reddedilir ve alacaklının takibinde hem haksız hem kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine alacaklı, reddolunan alacağın yüzde 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilir.
Burada iki koşul birlikte aranır: haksızlık tek başına yetmez, ayrıca kötü niyet de gerekir. Alacağının varlığına inanarak takip yapan ancak bunu usulüne uygun ispatlayamayan alacaklı haksız sayılsa bile kötü niyetli kabul edilmez ve tazminatla sorumlu tutulamaz. Kötü niyeti ispat yükü borçludadır; çünkü iyi niyetin varlığı asıldır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme, Süre
İtirazın iptali davası ve buna bağlı icra inkâr tazminatı talebi genel mahkemelerde görülür; görevli mahkeme alacağın niteliğine göre asliye hukuk, asliye ticaret veya tüketici mahkemesidir. Yetki, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Davanın, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir; bu süre hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir. Süre kaçırılırsa itirazın iptali davası açılamaz, ancak genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı saklı kalır.
Alacağınızı tahsil edemiyor musunuz? İcra takibi ve itirazın iptali için avukat desteği alın.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp📚 İlgili Rehberler
- 📘 İcra ve İflas Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- İtirazın İptali ve Kaldırılmasıİki yolun farkı.
- Ödeme Emrine İtirazBorca/imzaya/yetkiye itiraz.
- Menfi Tespit DavasıBorçlu olmadığınızın tespiti.
Sıkça Sorulan Sorular
İcra inkâr tazminatı nedir?
Borçlunun ilamsız icra takibine haksız itirazı nedeniyle, itirazın iptali davasında borçlu aleyhine alacaklı lehine hükmedilen tazminattır (İİK m.67/2). Amacı, borçlunun süre kazanmak için haksız yere itiraz etmesini önlemektir.
İcra inkâr tazminatı oranı nedir?
Hükmolunan alacağın yüzde 20’sinden az olamaz. Bu bir alt sınırdır; üst sınır yoktur ve mahkeme koşullara göre daha yüksek bir orana da hükmedebilir.
İcra inkâr tazminatı için borçlunun kötü niyeti şart mı?
Hayır. Alacaklı lehine icra inkâr tazminatı için borçlunun itirazının haksız olması ve alacağın likit olması yeterlidir; ayrıca kötü niyetin ispatı aranmaz (itiraz eden veli/vasi/mirasçı için ise kötü niyet aranır).
Likit alacak ne demektir?
Miktarı belli ve sabit olan ya da borçlunun tüm unsurları bilerek tek başına hesaplayabileceği alacaktır. Hak tartışmalıysa veya miktar ancak bilirkişiyle belirlenebiliyorsa alacak likit değildir ve tazminata hükmedilemez.
Borçlu olarak icra inkâr tazminatından nasıl kaçınırım?
İtirazınızı somut ve haklı gerekçelere (ödeme, takas, zamanaşımı, alacağın tartışmalı olması vb.) dayandırmanız gerekir. Sırf süre kazanmak amacıyla yapılan haksız itiraz tazminat riskini doğurur.
Alacaklı haksız çıkarsa borçlu tazminat alır mı?
İtirazın iptali davası reddedilir ve alacaklının takibi hem haksız hem kötü niyetli bulunursa, borçlunun talebi üzerine alacaklı, reddolunan alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilir.


