Bir gün size de bir mahkemeden tanık davetiyesi gelebilir. Bu durum çoğu kişiyi tedirgin eder. Oysa tanıklığın belli kuralları, yükümlülükleri ve hakları vardır. Bunları bilmek süreci kolaylaştırır. Bu yazıda tanık olarak çağrıldığınızda nelere dikkat etmeniz gerektiğini sade bir dille anlatıyoruz.
Tanıklık Nedir?
Tanık, bir olay hakkında bildiklerini mahkemeye anlatan kişidir. Gördüklerinizi, duyduklarınızı veya bizzat yaşadıklarınızı aktarırsınız. Tanıklık, kişisel bir tercih değil, kanundan doğan toplumsal bir görevdir. Yani usulüne uygun çağrıldıysanız, gitmeniz gerekir.
Temel Yükümlülükleriniz
Tanık olarak üç temel yükümlülüğünüz vardır:
- Gelme yükümlülüğü: Çağrıya uyup duruşmaya gelmelisiniz. Mazeretsiz gelmezseniz zorla getirilebilirsiniz.
- Doğruyu söyleme yükümlülüğü: Bildiklerinizi doğru olarak anlatmalısınız. Yalan söylemek suçtur.
- Yemin yükümlülüğü: Kanunda belirtilen hâllerde, tanıklıktan önce yemin etmeniz istenebilir.
Yalan Tanıklık Suçtur
Bu çok önemli bir noktadır. Mahkemede bilerek yalan söylemek, “yalan tanıklık” suçunu oluşturur ve cezası vardır. Birini korumak ya da birine zarar vermek için gerçeği saptırmak, sizi de ceza riskine sokar. Bu yüzden tanıklıkta tek güvenli yol, bildiğiniz gerçeği olduğu gibi anlatmaktır. Bilmediğiniz bir şey sorulursa “bilmiyorum” demek de bir cevaptır.
Tanıklıktan Çekinme Hakkınız Olabilir
Her zaman tanıklık yapmak zorunda olmayabilirsiniz. Kanun, bazı kişilere tanıklıktan çekinme hakkı tanır. Özellikle sanıkla aranızda yakın bir bağ varsa bu hak gündeme gelir. Örneğin:
- Sanığın eşi,
- Nişanlısı,
- Yakın kan veya kayın hısımları.
Bu kişiler, tanıklık yapmaktan çekinebilir. Mahkeme, tanıklıktan önce bu hakkı size hatırlatmakla yükümlüdür. Bu hakkı kullanıp kullanmamak size kalmıştır. Ayrıca, kendinizi veya bu yakınlarınızı suçlayacak sorulara cevap vermekten de çekinebilirsiniz.
Haklarınız Da Var
Tanığın sadece yükümlülükleri değil, hakları da vardır:
- Korunma: Tanıklığınız nedeniyle bir tehlike altındaysanız, koruma tedbirleri gündeme gelebilir.
- Gider talebi: Tanıklık için yaptığınız yol ve benzeri masrafları talep edebilirsiniz.
- Saygılı muamele: Size saygılı davranılmasını bekleme hakkınız vardır.
Duruşmada Nasıl Davranmalı?
Sakin olun ve soruları dikkatle dinleyin. Yalnızca bildiğiniz kadarını anlatın. Tahmin yürütmeyin, abartmayın. Emin olmadığınız bir konuda “emin değilim” demek yanlış değildir. Doğal ve dürüst olmak, en doğru yaklaşımdır.
Özetle
Tanıklık bir görevdir ama keyfî bir yük değildir. Doğruyu söylediğiniz sürece endişelenmenize gerek yoktur. Yakınlık nedeniyle çekinme hakkınız olabileceğini ve bu hakkın size hatırlatılacağını unutmayın. Tereddütte kalırsanız bir avukata danışabilirsiniz.
Bu içerik Av. Fatma Öztürk tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay/AYM içtihatları esas alınarak bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayınız için bir ceza avukatına danışmanız önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tanık olarak gitmek zorunda mıyım?
Evet. Tanıklık kanundan doğan bir görevdir. Usulüne uygun çağrıldıysanız gitmelisiniz; mazeretsiz gelmezseniz zorla getirilebilirsiniz.
Tanıklıktan çekinebilir miyim?
Bazı hâllerde evet. Sanığın eşi, nişanlısı ve yakın hısımları tanıklıktan çekinebilir. Mahkeme bu hakkı size hatırlatmakla yükümlüdür; kullanıp kullanmamak size kalmıştır.
Mahkemede yanlış bir şey söylersem ne olur?
Bilerek yalan söylemek ‘yalan tanıklık’ suçunu oluşturur ve cezası vardır. Bilmediğiniz bir konuda ‘bilmiyorum’ demek en güvenli yoldur.
Bir şeyi hatırlamıyorsam ne demeliyim?
Tahmin yürütmek yerine ‘hatırlamıyorum’ veya ’emin değilim’ demek yanlış değildir. Yalnızca gerçekten bildiğiniz kadarını anlatın.
Tanığın hakları nelerdir?
Tehlike altındaysanız koruma tedbiri, tanıklık için yaptığınız masrafları talep etme ve saygılı muamele görme haklarınız vardır.


