Hakkımda Asılsız Suç Duyurusu Yapıldı, Karşı Dava Hakkım
27 June 2026

Hakkımda Asılsız Suç Duyurusu Yapıldı, Karşı Dava Hakkım

Asılsız bir suç duyurusuyla soruşturmaya maruz kalmak, kişinin “lekelenmeme hakkını” zedeler ve itibarına gölge düşürür. Bu süreçte hem kendinizi etkili biçimde savunmanız hem de haklarınızı bilmeniz önemlidir. Bu yazıda asılsız suç duyurusuyla karşılaştığınızda izleyebileceğiniz savunma stratejisini, beraat sonrası iftira şikayetini ve karşı dava haklarınızı açıklıyoruz.

İlk Hedef: Lekelenmeme Hakkınızı Korumak

Asılsız bir isnatla soruşturulmak, kişinin saygınlığına zarar verir. Hukukumuz, bireyin asılsız ve mesnetsiz iddialarla gereksiz yere ceza soruşturmasına tabi tutulmamasını “lekelenmeme hakkı” çerçevesinde korur. Bu noktada en hızlı koruma aracı, savcılığın asılsız ihbarı erkenden tespit edip soruşturmaya/kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermesidir.

Savunmanızı Güçlü Kurun

Soruşturma aşamasında, isnadın gerçek dışı olduğunu ortaya koyan delillerinizi (yazışmalar, tanıklar, belgeler, kamera kayıtları) eksiksiz sunun. İfadenizi tercihen avukat eşliğinde verin. Amacınız, hakkınızda kovuşturmaya yer olmadığı (KYOK) kararı çıkarılması veya dava açılmışsa beraatinizi sağlamaktır. Bu kararlar, sonraki adımların da temelini oluşturur.

Beraat / KYOK Sonrası: İftira Şikayeti

Hakkınızdaki asılsız isnat nedeniyle beraat eder veya KYOK kararı alırsanız, sizi asılsız yere şikayet eden kişi hakkında iftira (TCK 267) suçundan suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Ancak burada kritik nokta şudur: İftira suçunun oluşması için, şikayetçinin sizin o fiili işlemediğinizi bilerek, kötü niyetle hareket etmiş olması gerekir. Eğer kişi gerçekten bir suç işlendiğine iyi niyetle inanarak şikayet etmişse, iftira oluşmayabilir.

İftiranın Ağırlaştırıcı Hâlleri

İftira suçunda, mağdurun uğradığı sonuca göre ceza artar. Örneğin asılsız isnat sonucu hakkınızda maddi deliller uydurulmuşsa ceza yarı oranında artar (TCK 267/2); gözaltı/tutuklama dışında koruma tedbiri uygulanmışsa yine artırım söz konusudur (TCK 267/3). Bu, asılsız şikayetin ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösterir.

Tazminat Yolu

Asılsız suç duyurusu nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıysanız, haksız fiil hükümleri kapsamında (TBK 49 vd.) tazminat davası açmanız gündeme gelebilir. Bu davada da şikayetçinin kötü niyetli olup olmadığı ve şikayet hakkını kötüye kullanıp kullanmadığı değerlendirilir. Süreç teknik olduğundan bir avukatla ilerlemeniz yararlıdır.

Bu içerik Av. Fatma Öztürk tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay/AYM içtihatları esas alınarak bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayınız için bir ceza avukatına danışmanız önerilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Asılsız suç duyurusuna karşı ilk ne yapmalıyım?

Savunmanızı güçlü kurun: isnadın gerçek dışı olduğunu gösteren delilleri sunun ve ifadenizi tercihen avukatla verin. Amaç, KYOK kararı veya beraat sağlamaktır.

Beraat ettim, şikayetçiye dava açabilir miyim?

İftira (TCK 267) suçundan suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Ancak iftira için şikayetçinin sizin o fiili işlemediğinizi bilerek, kötü niyetle hareket etmiş olması gerekir.

İftira her zaman oluşur mu?

Hayır. Şikayetçi gerçekten bir suç işlendiğine iyi niyetle inanarak şikayet etmişse iftira oluşmayabilir; iftira özel (kötü niyetli) kast gerektirir.

Asılsız şikayet ağırlaştırıcı sonuç doğurur mu?

Evet. Maddi delil uydurulmuşsa ceza yarı oranında artar (TCK 267/2); gözaltı/tutuklama dışı koruma tedbiri uygulanmışsa yine artırım söz konusudur (TCK 267/3).

Tazminat alabilir miyim?

Maddi/manevi zarar varsa haksız fiil (TBK 49 vd.) kapsamında dava açılabilir. Şikayetçinin kötü niyeti ve hakkın kötüye kullanımı değerlendirilir.


Post by Hukukçular Evi Ankara