Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin içtihatları doğrultusunda görülen bir davada, bir aile büyüğünün bakımına muhtaç yakınının müstakil bir konutta yaşaması ihtiyacı, kiracının tahliyesi için geçerli bir gereksinim olarak kabul edildi.
Olay
Kadıköy’de 2020 yılından beri kirada olan bir evin sahibi, vefat eden kızından olan torununa bakmak ve onun müstakil bir yaşam sürmesini sağlamak amacıyla tahliye davası açtı. Ev sahibi, taşınmazı torununa “ölünceye kadar bakma sözleşmesi” ile devrederek hukuki zeminini güçlendirdi.
Bağımsız yaşam doğal bir hak
Yerel mahkeme, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin içtihatlarına dayanarak, bireylerin ailesinden ayrı, müstakil bir konutta yaşama isteğinin en doğal haklardan biri olduğunu vurguladı. Kimsenin kendi evi varken ailesiyle birlikte yaşamaya zorlanamayacağı belirtildi. Bu gereksinim “hayatın olağan akışına uygun” gerçek bir ihtiyaç olarak kabul edildi ve kiracının tahliyesine karar verildi.
Karar, konut ihtiyacına dayalı tahliye davalarında, müstakil yaşam isteğinin samimi ve gerçek bir gereksinim olarak değerlendirilebileceğini gösteriyor. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, gereksinim iddiasının soyut beyanla değil somut olgularla ortaya konulması gerekiyor.
