Mahkeme kararıyla bağlanan nafakanın ödenmemesi hâlinde alacaklının başvurabileceği iki temel yol vardır: alacağın tahsili için icra takibi ve borçluyu ödemeye zorlayan tazyik hapsi.
İcra takibi
Nafaka bir mahkeme ilamına dayandığından, ilamlı icra takibi başlatılabilir. Bu takiple hem birikmiş (ödenmemiş geçmiş) nafaka hem de işleyecek (cari) nafaka istenebilir. Borçlunun maaşı, banka hesabı veya malları üzerinde haciz işlemleri gündeme gelebilir; nafaka alacağında maaş haczindeki dörtte birlik sınır da uygulanmaz.
Tazyik hapsi
İcra ve İflas Kanunu m. 344’e göre, mahkemece hükmedilen nafakayı ödemeyen borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine icra ceza mahkemesince üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılabilir. Bu, klasik bir ceza değil; borçluyu yükümlülüğünü yerine getirmeye zorlamaya yönelik bir tedbirdir. Şikâyetin kanunda öngörülen süre içinde yapılması ve takibe konu nafakanın muaccel (işlemiş) olması gibi şartlara dikkat edilmelidir.
Ödeme yapılırsa ne olur?
Tazyik hapsinin amacı cezalandırmak değil ödemeyi sağlamaktır. Bu nedenle borçlu birikmiş nafaka borcunu öderse hapis kararı kalkar veya infaza başlanmışsa serbest bırakılır. Ödemenin tekrar aksaması hâlinde alacaklı yeniden başvurabilir.
Pratik öneriler
Diyelim ki lehine nafakaya hükmedilen taraf ödemeleri alamıyor. Ödeme dökümlerinin, icra takip dosyasının ve tebligatların düzenli tutulması, hem takibin hem de şikâyetin sağlıklı yürütülmesini kolaylaştırır.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulama zaman içinde değişebileceğinden, somut bir durumda karar vermeden önce güncel düzenlemelerin ve dosya ayrıntılarının birlikte değerlendirilmesi önerilir.
