Bir çek karşılıksız çıktığında iki ayrı süreç gündeme gelir: alacağın tahsili (icra) ve cezai sorumluluk (5941 sayılı Çek Kanunu m. 5). Bu ikisi birbirinden bağımsız ilerler.
Alacaklı ne yapmalı?
Çekin, üzerindeki düzenleme tarihine göre yasal ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılığı yoksa “karşılıksızdır” işleminin yaptırılması ilk adımdır. Alacaklı (hamil) bundan sonra iki yola birden başvurabilir: alacağını tahsil için icra takibi başlatmak ve ceza için icra ceza mahkemesine şikâyette bulunmak. Şikâyetin, “karşılıksızdır” işleminden sonra kanunda öngörülen süre içinde (kural olarak öğrenmeden itibaren üç ay, her hâlde bir yıl) yapılması gerekir.
Ceza ne olur?
Suç şikâyete bağlıdır ve her bir çek için bin beş yüz güne kadar adli para cezasına hükmedilebilir; bu ceza çekin karşılıksız kalan bedelinden az olamaz. Adli para cezası ödenmezse hapse çevrilir. Ayrıca kişi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanabilir.
Borçlu ne yapmalı?
Borçlu açısından en etkili adım, çekin karşılıksız kalan bedelini ödemektir. Ödeme ve/veya hamilin şikâyetten vazgeçmesi durumunda, süreci ve uygulanan yasakları sona erdirmeye yönelik imkânlar bulunur; çek düzenleme yasağının kaldırılması da gündeme gelebilir.
Şirket çeklerinde sorumluluk
Çek bir şirket adına düzenlenmişse, sorumluluk şirketin mali işlerini yürütmeye yetkili gerçek kişiler üzerinden değerlendirilir. Bu nedenle imza yetkisi ve temsil ilişkisi önem taşır.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulama zaman içinde değişebileceğinden, somut bir durumda karar vermeden önce güncel düzenlemelerin ve dosya ayrıntılarının birlikte değerlendirilmesi önerilir.
