Yaşanmış Olay

“Kiracı Vefat Etti, Ailesi Oturabilir mi?” – Kiracının Ölümü

Ne yaşandı?

Bir konut kiracısı vefat etmiştir; onunla aynı konutta yaşayan eşi, çocukları ya da diğer aile bireyleri, kira ilişkisinin devam edip edemeyeceğini merak eder.

Bu durumda ne yapmalısınız?

  • Sözleşmenin devamını bilin: TBK m.356’ya göre kiracının ölümü hâlinde, ortak konutta onunla birlikte yaşayanlar kira sözleşmesini aynı koşullarla sürdürebilir.
  • Mirasçıların durumunu görün: Kural olarak kira ilişkisi mirasçılara geçer; ölüm tek başına sözleşmeyi sona erdirmez.
  • Fesih hakkını gözetin: Kanunda öngörülen hâllerde, tarafların yasal süreye uyarak fesih hakkı söz konusu olabilir.
  • İşyeri kirasında farkı görün: İşyeri kiralarında devam ve fesih kuralları ayrıca değerlendirilir.
  • Belgeleyin: Birlikte yaşamayı ve kira ilişkisini gösteren belgeleri hazır edin.

Kiracının ölümü kira sözleşmesini kendiliğinden bitirmez; birlikte yaşayanlar sözleşmeyi sürdürebilir. Tarafların yasal fesih hakları ise saklıdır.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.

Ölüm Sözleşmeyi Bitirmez; Kira İlişkisi Devam Eder (TBK m.333)

Kira sözleşmesinde kiracının kişiliği önem taşısa da, genel kuraldan farklı olarak kiracının ölümü sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez. TBK m.333 uyarınca kira ilişkisi, külli halefiyet gereği ölüm anında mirasçılara geçer; sözleşmeden doğan tüm hak ve yükümlülükler onlara intikal eder ve sözleşme aynı şartlarla devam eder. Bu kural nispi emredici niteliktedir: sözleşmeye ‘kiracı ölürse sözleşme sona erer’ ya da kiraya verene ölüm hâlinde fesih hakkı tanıyan bir kayıt konulmuş olsa bile, bu mirasçıların aleyhine olduğundan geçersizdir. Dolayısıyla ölüm, ne kiraya verene ne de kendiliğinden bir tahliye imkânı doğurur.

Konutta Yaşayanlar Sözleşmeyi Sürdürebilir (TBK m.356)

Konut ve çatılı işyeri kiraları için TBK m.356 özel ve koruyucu bir düzenleme getirir: ‘Ölen kiracının ortakları veya bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ve ölen kiracı ile birlikte aynı konutta oturanlar, sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece, taraf olarak kira sözleşmesini sürdürebilirler.’ Konut kirasında bu, ölen kiracıyla birlikte aynı evde yaşayanların (eşi, çocukları, diğer aile bireyleri) — mirasçı olmasalar bile — sözleşmeye uydukları sürece kirada kalabilmeleri demektir; böylece o konutta yaşayanlar evden çıkmak zorunda kalmaz. İşyeri kirasında ise ölen kiracının ortakları veya aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları işletmeyi ve sözleşmeyi sürdürebilir. Sürdürme iradesi, kiralananda oturmaya devam etmek ve kira bedelini ödemekle ortaya konur; kiralananı terk edip kira ödemeyenlerin ise sözleşmeyi benimsemedikleri, yani bağlı olmama iradesi taşıdıkları kabul edilir ve ilişki sona erer.

Mirasçıların Fesih Hakkı, Yükümlülükler ve Kiraya Verenin Durumu

Devam etmek zorunlu değildir. Sözleşmeyi sürdürmek istemeyen mirasçılar, yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için sözleşmeyi feshedebilir (TBK m.333); konut ve çatılı işyerinde bu, altı aylık kira döneminin sonu için üç ay önceden yazılı bildirim demektir. Mirasçılar bu hakkı elbirliğiyle (birlikte) kullanmalı ve o tarihe kadar kira ile yükümlülüklerini tam yerine getirmelidir; en yakın fesih dönemi için kullanılmayan fesih hakkı ise ortadan kalkar. Sözleşmeyi sürdürenler, ölen kiracının tüm yükümlülüklerini (kira ödeme, özenle kullanma) devralır; ödenmezse kiraya veren dava ve icra yollarına başvurabilir. Kiraya veren bakımından ise: ölüm tek başına tahliye sebebi değildir; ancak kiraya veren, kira bedelinin ödenmemesi (temerrüt), konut/işyeri ihtiyacı, on uzama yılının dolması, özen yükümlülüğüne aykırılık ya da önemli sebepler gibi genel tahliye/fesih nedenlerine dayanabilir. (Kiraya verenin ölümü hâlinde de sözleşme sona ermez; mirasçıları halef olur ve sözleşme aynı şartlarla sürer.)

Sık Sorulan Sorular

Kiracı vefat etti, ailesi evde oturmaya devam edebilir mi?

Evet. Konut kiralarında, ölen kiracıyla aynı konutta birlikte yaşayanlar (eşi, çocukları, diğer aile bireyleri) — mirasçı olmasalar bile — sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece kira sözleşmesini kendi adlarına sürdürebilir (TBK m.356). Yani o konutta yaşayanlar evden çıkmak zorunda kalmaz.

Kiracının ölümü sözleşmeyi kendiliğinden bitirir mi?

Hayır. Kiracının ölümü kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez; kira ilişkisi külli halefiyet gereği mirasçılara geçer ve sözleşme aynı şartlarla devam eder (TBK m.333). Sözleşmeye ‘kiracı ölürse sözleşme sona erer’ gibi bir madde konulmuş olsa bile bu, mirasçıların aleyhine olduğundan geçersizdir.

Ev sahibi, kiracı öldü diye tahliye edebilir mi?

Hayır, sırf ölüm nedeniyle edemez. Kiraya verene ölüm sebebiyle sözleşmeyi feshetme veya tahliye hakkı tanınmamıştır; birlikte yaşayan eşi ya da aile bireylerini ‘işgalci’ olarak görüp çıkaramaz. Kiraya veren ancak genel sebeplere (kira bedelinin ödenmemesi, konut ihtiyacı, on uzama yılının dolması, özen yükümlülüğüne aykırılık gibi) dayanarak tahliye yoluna gidebilir.

Aile devam etmek istemiyorsa ne yapmalı?

Sözleşmeyi sürdürmek istemeyen mirasçılar, yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için sözleşmeyi feshedebilir (TBK m.333). Konut ve çatılı işyeri kiralarında bu, altı aylık kira döneminin sonu için üç ay önceden yazılı bildirim yapmak anlamına gelir. Mirasçılar bu fesih hakkını elbirliğiyle (birlikte) kullanmalıdır; fesih bildiriminin kiraya verene ulaştığı tarih esas alınır.

Devam edenler geçmiş kira borçlarından sorumlu mu?

Sözleşmeyi sürdürenler, ölen kiracının sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini (kira bedelini ödeme, özenle kullanma gibi) devralır ve bunları yerine getirmek zorundadır; ödemezlerse kiraya veren dava ve icra yollarına başvurabilir. Mirasçılar, mirasbırakanın birikmiş borçlarından kural olarak tereke ile sorumludur; borca batık bir miras söz konusuysa üç ay içinde mirasın reddi yoluna gidebilirler.

📚 İlgili Rehberler

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp