Yaşanmış Olay
Hakkımda İnfaz İçin Yakalama/Çağrı Var — Ne Yapmalıyım?
Ne yaşandı?
Bir kişi, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunduğunu ve cezanın infazı için bir ‘çağrı kâğıdı’ geldiğini ya da yakalama kararı çıktığını öğrenir. Kişi, ne yapması gerektiğini, doğrudan cezaevine mi gideceğini, denetimli serbestlik gibi seçeneklerden yararlanıp yararlanamayacağını bilemez.
Kişi, infaz çağrısı/yakalama karşısında ne yapacağını araştırır.
Bu durumda ne yapmalısınız?
- Durumu netleştirin: Hangi karara dayanan, ne kadar bir cezanın infazının söz konusu olduğunu ve dosyanın hangi aşamada olduğunu öğrenin. Çağrı kâğıdını ve eki belgeleri dikkatle inceleyin.
- Çağrıya kayıtsız kalmayın: İnfaz çağrısına uymamak, doğrudan yakalama ve infaz sürecini zorlaştırabilir; belirlenen süre ve usule dikkat etmek önemlidir.
- İnfaz seçeneklerini araştırın: Ceza türü ve süresine göre; denetimli serbestlik, açık ceza infaz kurumu, koşullu salıverilme gibi imkânlar gündeme gelebilir. Hangi seçeneğin uygulanabileceği teknik bir değerlendirme gerektirir.
- Erteleme/uyarlama ihtimalini değerlendirin: Belirli hâllerde infazın ertelenmesi veya lehe düzenlemelerden yararlanma söz konusu olabilir.
- Avukata danışın: İnfaz hukuku teknik olduğundan, haklarınızı ve seçeneklerinizi doğru kullanmak için mutlaka profesyonel destek alın.
Hakkınızda infaz için çağrı/yakalama varsa; önce hangi karara dayandığını ve süresini netleştirin, çağrıya kayıtsız kalmayın. Ceza türüne göre denetimli serbestlik, açık kurum veya koşullu salıverilme gibi seçenekler gündeme gelebilir. İnfaz teknik olduğundan mutlaka bir uzmana danışın.
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.
Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.
Çağrı Kâğıdı Ne Demek, Kaç Gün Süreniz Var?
Çağrı kâğıdı, kesinleşmiş hapis cezasının infazına başlanması için sizi teslim olmaya davet eden resmî bir belgedir (5275 sayılı Kanun m.19-20). Tebliğden itibaren 10 gün içinde infaz savcılığına ya da gösterilen ceza infaz kurumuna teslim olmanız gerekir. Bu süre içinde teslim olmaz, kaçar ya da kaçacağınıza dair şüphe uyandırırsanız Cumhuriyet savcısı hakkınızda yakalama emri çıkarır; yakalandığınızda öncelikle kapalı cezaevine alınırsınız ve erteleme gibi haklardan yararlanmanız güçleşir. Bu yüzden panik yapmadan 10 günlük süreyi doğru kullanmak çok önemlidir.
İyi Haber: Doğrudan Açık Cezaevi Mümkün Olabilir
Çağrı kâğıdının size çıkarılmış olması çoğu zaman lehinizedir. Kasten işlenen suçlarda 3 yıl, taksirle işlenen suçlarda 5 yıl veya daha az süreli cezalarda, çağrı üzerine süresinde teslim olan hükümlü kural olarak kapalı cezaevine hiç girmeden doğrudan açık ceza infaz kurumunda cezasını çekmeye başlayabilir. Açık kurumlar düşük güvenlikli olup gündüz çalışma ve izin imkânları tanır. Buna karşılık ceza bu sınırların üzerindeyse çağrı kâğıdı düzenlenmeden doğrudan yakalama emri çıkarılır. Dolayısıyla süresinde teslim olmak, hem yakalama riskini ortadan kaldırır hem de daha elverişli bir infaz rejiminin kapısını açar.
İnfazın Ertelenmesi ve Denetimli Serbestlik
Teslim süreniz içinde, meşru bir mazeretiniz varsa infazın ertelenmesini talep edebilirsiniz. Erteleme talebi, çağrı kâğıdını çıkaran Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçeyle yapılır; mazeret somut ve belgeli olmalıdır. 5275 sayılı Kanun m.17 uyarınca, çağrı üzerine gelen hükümlünün cezası isteği üzerine her defasında 1 yılı geçmemek üzere en fazla 2 kez (toplam 2 yıl) ertelenebilir; savcı teminat isteyebilir. Ağır hastalık, hamilelik veya yeni doğum gibi hâllerde m.16 devreye girer. Ayrıca koşullu salıverilme tarihine belirli bir süre kala denetimli serbestlik ile cezanın kalan kısmı toplum içinde infaz edilebilir. Önemli istisna: terör, örgüt ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olanlar ile hakkında yakalama emri çıkmış olanlar isteğe bağlı ertelemeden yararlanamaz.
Sık Sorulan Sorular
Çağrı kâğıdı gelince kaç günüm var?
Tebliğden itibaren 10 gün içinde infaz savcılığına veya belirtilen ceza infaz kurumuna teslim olmanız gerekir. Süresinde teslim olmaz, kaçar ya da kaçma şüphesi uyandırırsanız hakkınızda yakalama emri çıkar; bu da erteleme gibi haklardan yararlanmanızı güçleştirir.
Doğrudan cezaevine mi girerim?
Kasten işlenen suçlarda 3 yıl, taksirle işlenen suçlarda 5 yıl veya daha az süreli cezalarda, çağrı üzerine süresinde teslim olan hükümlü kural olarak kapalı cezaevine hiç girmeden doğrudan açık ceza infaz kurumunda cezasını çekmeye başlar. Bu sürelerin üzerindeki cezalarda ise çağrı kâğıdı çıkarılmadan doğrudan yakalama emri düzenlenir.
İnfazımı erteletebilir miyim?
Çağrı üzerine 10 gün içinde başvuran ve meşru bir mazereti (örneğin ağır hastalık, bakmakla yükümlü olunan kişinin durumu) bulunan hükümlü, isteği üzerine her defasında 1 yılı geçmemek üzere en fazla 2 kez (toplam 2 yıl) infazını erteletebilir (5275 sayılı Kanun m.17). Cumhuriyet savcısı teminat isteyebilir. Ağır hastalık ve hamilelik gibi hâllerde ayrıca m.16 uygulanır.
Herkes infazı erteletebilir mi?
Hayır. Terör suçları, örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olanlar ile hakkında yakalama emri çıkmış olanlar bu isteğe bağlı ertelemeden yararlanamaz. Bu nedenle 10 günlük süreyi kaçırmamak kritiktir.
Adres değişikliğimi bildirmeli miyim?
Evet. Çağrı kâğıdı hükümde gösterilen (ilamdaki) adrese tebliğ edilir. Adres değişikliğinizi mahkemeye veya Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmezseniz, eski adrese yapılan tebligat geçerli sayılır ve haberiniz olmadan süre işlemeye başlayabilir.
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp