Yabancı İşçinin İş Sözleşmesi Uyuşmazlığında Uygulanacak Hukuk ve Görevli Mahkeme
24 June 2026

Yabancı İşçinin İş Sözleşmesi Uyuşmazlığında Uygulanacak Hukuk ve Görevli Mahkeme

İşçinin veya işverenin yabancı olması, işin yurt dışında görülmesi ya da iş ilişkisinin yabancı bir ülkeyle sıkı bağlantılı olması hâlinde, çıkan uyuşmazlıkta hangi ülkenin hukukunun uygulanacağı ve hangi mahkemenin yetkili olduğu önem kazanır. Bu rehberde yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerine uygulanacak hukuku sade bir dille açıklıyoruz.

Taraflar Hukuk Seçebilir mi?

Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 27. maddesine göre, iş sözleşmesinin tarafları sözleşmeyle bağlantılı olsun olmasın diledikleri bir ülkenin hukukunu seçebilir. Ancak bu serbestinin önemli bir sınırı vardır: seçilen hukuk, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgari korumadan daha azını sağlayamaz. Yani taraflar yabancı bir hukuku seçmiş olsa bile, işçinin normalde çalıştığı ülkenin zorunlu iş hukuku kurallarıyla tanınan asgari hakları korunur. Seçilen hukuk işçiye daha fazla koruma getiriyorsa o uygulanır; daha az koruma getiriyorsa mutad işyeri hukukunun işçiyi koruyan hükümleri devreye girer.

Hukuk Seçimi Yoksa: Mutad İşyeri Hukuku

Taraflar bir hukuk seçmemişse, iş sözleşmesine işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukuku uygulanır. İşin esas ve ağırlıklı olarak yapıldığı yer mutad işyeri sayılır; işçinin işini geçici olarak başka bir ülkede yapması hâlinde orası mutad işyeri kabul edilmez. Bununla birlikte, hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukuk varsa, mutad işyeri hukuku yerine bu hukuk uygulanabilir. Yargıtay, yurt dışında çalıştırılan işçinin alacak davasında, işçinin işini fiilen yaptığı ülkenin (mutad işyeri) hukukunun uygulanması gerektiğini benimsemiştir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 24.11.2020).

Kamu Düzeni Sınırı

Yabancı hukukun uygulanması sonucu ortaya çıkacak durum Türk kamu düzenine açıkça aykırıysa, o hüküm uygulanmaz. Ne var ki bu istisna dar yorumlanır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da belirtildiği üzere, her emredici hükmün ihlali kamu düzenine aykırılık anlamına gelmez; ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai gibi konularda yabancı hukukun farklı düzenleme içermesi ya da işçiye Türk hukukundan daha az koruma sağlaması, tek başına kamu düzeni müdahalesi için yeterli sayılmaz (Yargıtay İçtihadı Birleştirme 10.02.2012, E. 2010/1 K. 2012/1).

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Aynı Kanun’un 44. maddesi, bireysel iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda işçiyi korumaya yönelik özel bir yetki kuralı getirir. Buna göre işçinin işini mutad olarak yaptığı işyerinin Türkiye’de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. İşçinin işverene karşı açtığı davalarda ise işverenin yerleşim yeri, işçinin yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemeleri de yetkili kılınarak işçiye seçimlik bir hak tanınmıştır. Görev bakımından bu davalar iş mahkemelerinde görülür. Hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve yetkili yabancı hukuku resen uygular; gerektiğinde yabancı hukukun içeriğinin tespiti için bilirkişi incelemesine başvurabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Hukukçular Evi Ankara