Yabancının Türk Mahkemesinde Dava Açarken Teminat Göstermesi (Cautio Judicatum Solvi)
24 June 2026

Yabancının Türk Mahkemesinde Dava Açarken Teminat Göstermesi (Cautio Judicatum Solvi)

Türkiye’de bir dava açmak ya da icra takibi başlatmak isteyen yabancılar için sık karşılaşılan ama çoğu zaman gözden kaçan bir konu, teminat (teminat akçesi) yükümlülüğüdür. Yanlış varsayımlar davanın gecikmesine veya hak kaybına yol açabilir. Bu rehberde yabancının teminat gösterme zorunluluğunu sade bir dille açıklıyoruz.

Teminat Yükümlülüğü Kimi Kapsar?

Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 48. maddesine göre, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler; yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Burada ölçüt yabancılıktır: yabancı, Türkiye Cumhuriyeti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişidir; tüzel kişilerde ise idare merkezi Türkiye dışında olan kişiler yabancı sayılır. Önemli bir nokta, bu yükümlülüğün yalnızca davacı, davaya katılan veya takip yapan taraf için öngörülmüş olmasıdır; kendisine dava açılan (davalı) yabancıdan teminat istenmez. Birden çok vatandaşlığı olan bir kişi aynı zamanda Türk vatandaşı ise, Türk vatandaşlığı esas alınır ve teminat yükümlülüğü doğmaz.

Karşılıklılık ve Muafiyet

Bu kural mutlak değildir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar. Karşılıklılık üç şekilde sağlanabilir: akdi (Türkiye ile ilgili devlet arasında muafiyet öngören ikili veya çok taraflı bir anlaşmanın bulunması), kanuni ve fiili (yabancının vatandaşı olduğu devletin Türk vatandaşlarından teminat istememesi) karşılıklılık. Türkiye, teminattan muafiyet sağlayan birçok uluslararası sözleşmeye taraftır; örneğin 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’nin 17. maddesi, akit devlette ikamet edip diğer akit devlet mahkemesinde davacı veya müdahil olan kişiden yalnızca yabancı olması ya da orada ikametgâhı bulunmaması sebebiyle teminat istenemeyeceğini düzenler. Mülteciler ve vatansızlar bakımından da geniş muafiyetler söz konusudur.

Teminat Gösterilmezse Ne Olur?

Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinde dava şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkeme bunu davanın her aşamasında kendiliğinden gözetir; belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse dava usulden reddedilir. Yargıtay da yabancı uyruklu alacaklının icra takibinde teminat göstermesinin takibin ön koşulu olduğunu ve mahkemece resen gözetilmesi gerektiğini, karşılıklılık bulunması hâlinde ise yabancının muaf tutulacağını belirtmiştir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2014/12188; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2002/1822 E., 2002/2778 K.). Ayrıca Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşlarının dava açması hâlinde de Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 84. maddesi uyarınca ayrı bir teminat yükümlülüğü gündeme gelebilir. Bu nedenle dava veya takip öncesinde karşılıklılık durumunun ve muafiyet kapsamının doğru değerlendirilmesi önemlidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Hukukçular Evi Ankara