Bir memuru ya da kamu görevlisini görevi sebebiyle işlediği bir suçtan şikâyet eden vatandaşlar, çoğu zaman doğrudan ceza davası açılmadığını görüp şaşırır. Bunun nedeni, memurlar hakkında özel bir ön izin sistemidir. Bu rehberde 4483 sayılı Kanun kapsamındaki soruşturma izni sürecini sade bir dille açıklıyoruz.
Neden Özel Bir İzin Gerekir?
Anayasa’nın 129. maddesi, memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılmasını, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 24. maddesi de bu yönde bir kural içerir. Bu izin usulünü 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun düzenler.
Hangi Suçlar Kapsamda?
Kanun yalnızca memurun görevi sebebiyle işlediği suçlar için uygulanır. Görev sırasında işlense bile görevle ilgisi olmayan bir suç (örneğin bir memurun görevi sırasında bir vatandaşa hakaret etmesi) bu izne tabi değildir ve genel hükümlere göre soruşturulur. Ayrıca işçiler bu kapsamda değildir; çünkü işçi ile idare arasındaki ilişki sözleşmeye dayanır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2014/291). Hâkim ve savcılar, üniversite öğretim üyeleri gibi bazı görevliler ise kendi özel kanunlarındaki usullere tabidir. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hâli ile disiplin işlemleri bu sistemin dışındadır.
Sürecin İşleyişi
Süreç genellikle şu adımlarla ilerler:
- Savcının tutumu: Cumhuriyet savcısı, kapsama giren bir suça ilişkin ihbar ya da şikâyet aldığında, kaybolma ihtimali olan delillerin tespiti dışında bir işlem yapmadan ve memurun ifadesine başvurmadan evrakı yetkili mercie gönderip soruşturma izni ister.
- Ön inceleme: Yetkili merci ön inceleme yaptırır. Ön inceleme görevlisi, gerekli bilgi ve belgeleri toplar, hakkında inceleme yapılan memurun ifadesini de alır ve görüşlerini içeren bir rapor düzenler.
- Karar (en geç 30 gün): Yetkili merci (ilçede kaymakam, ilde ve merkez ilçede vali gibi), suçu öğrenmesinden itibaren ön inceleme dâhil en geç otuz gün içinde, gerekçe göstererek soruşturma izni verir ya da vermez.
İtiraz ve Sonrası
Soruşturma izni verilmesi kararına hakkında inceleme yapılan memur; verilmemesi kararına ise Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi itiraz edebilir. İtiraz süresi, kararın tebliğinden itibaren on gündür. İtirazı, görevlinin statüsüne göre Danıştay İkinci Dairesi ya da yetkili merciin yargı çevresindeki bölge idare mahkemesi inceler; itirazlar öncelikle ve en geç üç ay içinde karara bağlanır, verilen karar kesindir. İzin kesinleştiğinde ya da ret kararına yapılan itiraz kabul edildiğinde dosya derhâl Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir ve hazırlık soruşturması genel hükümlere göre yürütülür. Son olarak, bir ihbar veya şikâyetin kişiyi mağdur etmek amacıyla uydurma bir suç isnadıyla yapıldığı anlaşılırsa, haksız isnatta bulunanlar hakkında savcılıkça re’sen soruşturma yapılır ve haksız isnada uğrayan kişinin tazminat davası açma hakkı bulunur (4483 sK. m.15).
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.


