Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Zamanaşımı: Bedel Talebi Süreye Tabi mi?
22 June 2026

Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Zamanaşımı: Bedel Talebi Süreye Tabi mi?

İdarenin yıllar önce, kamulaştırma yapmadan taşınmazınıza yol açtığını ya da üzerine tesis kurduğunu fark ettiniz. “Çok geç kaldım, dava hakkım zamanaşımına uğradı mı?” sorusu akla gelir. Bu rehberde kamulaştırmasız el atma davalarında zamanaşımı meselesini sade bir dille açıklıyoruz.

Bedel Talebi Kural Olarak Zamanaşımına Tabi Değildir

Kamulaştırmasız el atma, kanuni bir düzenlemeden çok Yargıtay içtihatlarıyla (16.5.1956 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararları) şekillenmiş bir kurumdur. Yerleşik uygulamaya göre, taşınmazın bedelinin ödenmesine yönelik talep, doğrudan mülkiyet hakkına dayandığından kural olarak zamanaşımına tabi değildir. Çünkü mülkiyet hakkı zamanaşımıyla yitirilmez ve idarenin fiili müdahalesi devam ettiği sürece hukuka aykırılık süreklilik taşır. Bu nedenle malik, el atma çok eski tarihli olsa bile dava açabilir.

Geçmişte Getirilen Süre Sınırı İptal Edildi

Bir dönem kanuna eklenen ve kamulaştırmasız el atma davalarını yirmi yıllık hak düşürücü süreyle sınırlayan hüküm, Anayasa Mahkemesi tarafından mülkiyet hakkının “zaman ötesi” niteliğine aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Dolayısıyla bugün, fiilen el atılan taşınmazın bedeli için bu nitelikte kesin bir süre sınırı bulunmamaktadır.

Ecrimisil Talebi Farklıdır: Beş Yıl

Malik, bedelin yanı sıra idarenin taşınmazı haksız kullandığı dönem için bir tür işgal tazminatı olan ecrimisil de isteyebilir. Ancak ecrimisil, niteliği itibarıyla bir tazminat alacağı olduğundan zamanaşımına tabidir ve uygulamada geriye dönük olarak en fazla beş yıllık dönem için talep edilebilir. Yani bedel için süre işlemezken, ecrimisilde geçmişe yönelik bir sınır vardır.

Hangi Yargı Yolu?

El atmanın türü, görevli mahkemeyi belirler. İdarenin fiziksel müdahalesi (yol, bina, hat) söz konusuysa, bu fiili el atmadır ve dava adli yargıda (asliye hukuk mahkemesi) görülür. Taşınmazın imar planıyla kamu hizmetine ayrılıp uzun süre kamulaştırılmaması gibi hâller ise hukuki el atma olup idari yargının görev alanına girer. Bedel, kural olarak dava tarihindeki gerçek değere göre belirlenir ve yasal faiziyle hüküm altına alınır. El atma türünün doğru tespiti süreç açısından kritik olduğundan, uzman desteği önem taşır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Hukukçular Evi Ankara