Bir alacaklı, dava veya takip uzun sürerken borçlunun mallarını kaçırmasından endişe edebilir. İşte ihtiyati haciz, tam da bu riske karşı tasarlanmış geçici bir koruma tedbiridir. Henüz kesinleşmiş bir sonuç olmadan, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasını sağlar (İİK m. 257 vd.).
Hangi şartlarda istenir?
İhtiyati haciz, kural olarak rehinle güvence altına alınmamış ve vadesi gelmiş bir para alacağı için istenebilir; belirli hâllerde vadesi henüz gelmemiş alacaklar için de mümkündür. Alacaklının, alacağını ve ihtiyati haciz sebebini mahkemeye yaklaşık olarak ispatlaması beklenir.
Teminat, süre ve itiraz
Mahkeme, haksız çıkabilecek bir ihtiyati hacizden doğacak zararları karşılamak üzere alacaklıdan teminat ister. Karar verildikten sonra, kanunda öngörülen süre içinde icra dairesinden infazı (uygulanması) istenmelidir. Ayrıca alacaklının, yine süresi içinde esas dava veya takibi açması gerekir; aksi hâlde ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar.
Borçlu da pasif değildir: ihtiyati haciz kararına, dayandığı sebeplere ve teminata karşı itiraz edebilir. Böylece geçici bir tedbir olan ihtiyati haciz, hem alacaklıyı korur hem de borçluya itiraz imkânı tanır.
Bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. İcra ve iflas süreçlerinde her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuz için bir avukata danışmanız yararınıza olacaktır.


