Bir işçi fiilen çalıştığı hâlde sigortası hiç yapılmamışsa ya da çalışma süresi/ücreti eksik bildirilmişse, bu durum onun sosyal güvenlik haklarını doğrudan etkiler. İşte bu noktada “hizmet tespiti davası” devreye girer.
Amaç ve önem
Hizmet tespiti davasının amacı; işçinin gerçek çalışma süresinin, aldığı ücretin ve sigortalılığının Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde tespit edilmesidir. Bu tespit, özellikle emeklilik ve diğer sosyal güvenlik hakları açısından büyük önem taşır. Çünkü kayıt dışı geçen süreler, ileride prim gün sayısı ve emeklilik hesabında işçinin aleyhine sonuç doğurabilir.
Süreç, deliller ve süre
Davada görevli mahkeme iş mahkemesidir; davaya hem işveren hem de Sosyal Güvenlik Kurumu dâhil edilir. Deliller arasında işyeri kayıtları, ücret bordroları, banka kayıtları, müfettiş raporları ve tanık beyanları yer alabilir.
Süre bakımından, dava kural olarak hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde açılır. Ancak işe giriş bildirgesinin verilmiş olması gibi bazı durumlar bu süreyi etkileyebilir. İşçinin kıdem, fazla çalışma gibi diğer alacakları ise hizmet tespitinden ayrı davaların konusu olabilir.
Bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. İş hukukunda her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuz için bir avukata danışmanız yararınıza olacaktır.


