Çalışan Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi? Asgari Ücret ve Yoksulluğa Düşme Ölçütü
24 June 2026

Çalışan Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi? Asgari Ücret ve Yoksulluğa Düşme Ölçütü

Boşanma sürecindeki birçok kişi, “Çalışıyorum, o hâlde yoksulluk nafakası alamam” diye düşünür. Bu yaygın bir yanılgıdır. Türk hukukunda nafaka hakkının ölçütü, kişinin çalışıp çalışmadığı değil, elde ettiği gelirin onu yoksulluktan kurtarıp kurtarmadığıdır. Bu nedenle düzenli bir işte çalışan bir eş bile, koşulları varsa yoksulluk nafakası talep edebilir.

Yoksulluk Nafakasının Yasal Dayanağı

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir. Maddenin önemli bir ayrıntısı şudur: nafaka ödeyecek tarafın kusurlu olması aranmaz. Yani karşı taraf kusursuz olsa dahi, talep eden eş şartları sağlıyorsa nafaka ödemekle yükümlü olabilir. Kamuoyunda “süresiz nafaka” olarak bilinen bu ödeme, aslında koşullar değiştiğinde kaldırılabilen ya da miktarı değiştirilebilen bir nafaka türüdür.

“Yoksulluk” Nasıl Belirlenir?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kabulüne göre; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu sayılan harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayan kişi yoksul kabul edilir. Bu çerçevede mahkeme, talep eden eş hakkında ayrıntılı bir ekonomik ve sosyal araştırma yaptırır. Bu araştırmada genellikle şu noktalar incelenir:

  • Çalışma durumu: Kişinin bir işi olup olmadığı, varsa bu işin düzenli ve sürekli mi yoksa geçici mi olduğu.
  • Gelir düzeyi: Elde edilen gelirin, kişiyi yoksulluktan kurtaracak ölçüde olup olmadığı.
  • İşten ayrılma biçimi: Kişinin işten zorunlulukla mı yoksa kendi isteğiyle mi ayrıldığı.

Asgari Ücret Yoksulluğu Ortadan Kaldırır mı?

Bu sorunun yanıtı, Yargıtay’ın istikrarlı içtihadında nettir: asgari ücret düzeyindeki gelir, kişiyi tek başına yoksulluktan kurtarmaz. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 7 Kasım 2019 tarihli ve E.2019/3-117, K.2019/1153 sayılı kararında, asgari ücret seviyesinde gelir elde edilmesinin yoksulluk nafakasına engel olmadığını, ancak bu durumun nafaka miktarının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. Yani asgari ücretle çalışmak, nafaka hakkını ortadan kaldırmaz; yalnızca takdir edilecek tutarı etkiler. Geçici ve güvencesiz işlerde çalışmanın da nafakayı engellemediği kabul edilmektedir.

Buna karşılık, tarafların ikisi de benzer düzeyde düzenli gelir elde ediyorsa, örneğin her ikisi de asgari ücretle çalışıyorsa, ekonomik durumları denk kabul edilebileceğinden yoksulluk nafakasına hükmedilmeyebilir. Sürekli ve yeterli geliri olan, mesleğinden istikrarlı kazanç sağlayan bir eşin ise boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği değerlendirilir.

Talep Edilmezse Hâkim Kendiliğinden Karar Veremez

Önemli bir usul kuralı: hâkim yoksulluk nafakasına kendiliğinden hükmedemez; bu nafakanın mutlaka talep edilmesi gerekir. Talep, boşanma dava dilekçesinde ileri sürülebileceği gibi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla da istenebilir. Bu bir yıllık süre, hak kaybı yaşamamak için dikkatle takip edilmelidir.

Özetle, çalışıyor olmak nafaka hakkının önünde mutlak bir engel değildir. Belirleyici olan, mevcut gelirin kişinin temel ihtiyaçlarını karşılamaya ve onu yoksulluktan korumaya yetip yetmediğidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Hukukçular Evi Ankara