Gecikme Faizi ve Gecikme Zammı: Aralarındaki Fark Nedir? (VUK m. 112 / AATUHK m. 51)
22 June 2026

Gecikme Faizi ve Gecikme Zammı: Aralarındaki Fark Nedir? (VUK m. 112 / AATUHK m. 51)

Vergi borçlarında sıkça karıştırılan iki kavram vardır: gecikme faizi ve gecikme zammı. İkisi de devletin alacağının değer kaybını telafi eder; ancak hangi aşamada ve neye uygulandıkları farklıdır. Bu rehberde aradaki farkı sade bir dille açıklıyoruz.

Gecikme Faizi (VUK m. 112)

Gecikme faizi, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi (tarh gecikmesi) durumunda uygulanır. İkmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda; örneğin bir vergi incelemesi sonucu eksik beyan tespit edildiğinde gündeme gelir. Verginin normal vade tarihinden, son tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar (dava açılmışsa yargı kararının tebliğ tarihine kadar) hesaplanır. Yalnızca verginin aslına uygulanır; hesabında ay kesirleri dikkate alınmaz (tam ay esas alınır).

Gecikme Zammı (AATUHK m. 51)

Gecikme zammı ise, kesinleşmiş ve tahakkuk etmiş bir kamu alacağının vadesinde ödenmemesi (tahsil/ödeme gecikmesi) durumunda uygulanır. Vade tarihinden ödeme tarihine kadar her ay için işler; ay kesirleri günlük olarak hesaplanır. Yalnızca vergiyi değil; SGK primi, idari para cezası, gümrük vergisi gibi tüm kamu alacaklarını kapsar.

Temel Farklar

Özetle aradaki fark şudur: gecikme faizi tahakkuk/tarh aşamasında (verginin geç hesaplanması), gecikme zammı ise tahsil aşamasında (kesinleşmiş borcun geç ödenmesi) devreye girer. Bunların oranı aynıdır ve Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir; dönemsel olarak değiştiğinden güncel oranın ilgili tarihteki resmî karardan teyit edilmesi gerekir.

Ceza Değil, Telafi Niteliğindedir

Önemle belirtmek gerekir ki ne gecikme faizi ne de gecikme zammı bir ceza değildir; ikisi de devletin alacağını zamanında tahsil edememesinden doğan değer kaybını ve faiz mahrumiyetini telafi eden fer’i (yan) mali yükümlülüklerdir. Bu nedenle, vergi aslına itiraz edilip dava kazanıldığında asla bağlı bu fer’i yükümlülükler de ortadan kalkar.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Hukukçular Evi Ankara