İlamlı İcrada İcranın Geri Bırakılması (İİK m. 33)
22 June 2026

İlamlı İcrada İcranın Geri Bırakılması (İİK m. 33)

İlamlı icra takibi, alacaklının elinde bir mahkeme ilamı veya ilam niteliğinde bir belge bulunduğunda başvurduğu güçlü bir takip yoludur. İlamsız takipten farklı olarak borçlu, sadece “itiraz ederek” bu takibi durduramaz. Borçlunun başvurabileceği temel yol, İcra ve İflas Kanunu’nun 33. maddesinde düzenlenen icranın geri bırakılmasıdır. Bu rehberde bu yolu sade bir dille açıklıyoruz.

İlamlı İcrada İtiraz Neden Mümkün Değil?

İlamlı takip, kesin hüküm gücü taşıyan ya da kanunun ilama eşdeğer saydığı bir belgeye dayanır. Alacaklının elindeki belge güçlü olduğundan, borçlunun ilamsız takipteki gibi icra dairesine itirazla takibi durdurması mümkün değildir. Borçluya icra emri tebliğ edilir ve kural olarak yedi gün içinde borç ödenmezse haciz aşamasına geçilir.

İcranın Geri Bırakılması Sebepleri: İtfa, İmhal, Zamanaşımı

İcra mahkemesi, ilamın içeriğini yeniden tartışmaz; yalnızca İİK m. 33’te sınırlı olarak sayılan üç sebebi inceler:

  • İtfa: Borcun ödenmiş ya da başka bir şekilde sona ermiş olması,
  • İmhal: Alacaklının borçluya ödeme için süre (mehil) vermiş olması,
  • Zamanaşımı: İlama dayalı alacağın zamanaşımına uğraması (ilamlar kural olarak on yıllık zamanaşımına tabidir).

Süre: İcra Emrinden Önceki ve Sonraki Dönem Ayrımı

Hangi süreye tabi olunacağı, itfa/imhal/zamanaşımının icra emrinin tebliğinden önce mi sonra mı gerçekleştiğine bağlıdır:

  • İcra emrinin tebliğinden önceki döneme ilişkin sebepler için borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine başvurmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür.
  • İcra emrinin tebliğinden sonra gerçekleşen itfa, imhal veya zamanaşımı her zaman (süre sınırı olmaksızın) ileri sürülebilir.

Belge Şartı

İtfa veya imhal iddiası, ancak sınırlı sayıda belgeyle ispatlanabilir: yetkili mercilerce re’sen düzenlenmiş ya da usulüne göre onaylanmış senetler, icra dairesinde/mahkemede ikrar olunmuş belgeler veya icra tutanağı. İcra mahkemesi, alacaklının inkâr ettiği adi (imzası onaysız) bir senede dayanarak icrayı geri bırakamaz; bu nedenle güçlü belge düzeni şarttır.

Önemli Fark: Takibi Kendiliğinden Durdurmaz

İlamsız icradaki itirazın aksine, icranın geri bırakılması talebi takibi kendiliğinden durdurmaz; takibin durması için icra mahkemesinin bu yönde karar vermesi gerekir. Talep reddedilirse borçlu, istinaf/temyiz yoluna ancak alacağı karşılayacak teminatı göstererek başvurabilir.

Tehir-i İcradan Farkı

Bu yol, istinaf/temyiz aşamasında uygulanan tehir-i icradan (İİK m. 36) farklıdır. İİK m. 33, ilama dayalı borcun itfa/imhal/zamanaşımı sebebiyle artık istenemeyeceği durumlarda devreye girer. Talebini kabul ettiremeyen ya da borcu olmadığı hâlde ödemek zorunda kalan borçlunun istirdat davası açma hakkı (İİK m. 72) saklıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Hukukçular Evi Ankara