BTK’NIN INSTAGRAM KARARI VE ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI
20 June 2025

BTK’NIN INSTAGRAM KARARI VE ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI

⚡ Hızlı Cevap — BTK Erişim Engelleme ve AYM İçtihatları

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) sosyal medya platformlarına yönelik erişim engelleme kararları, 5651 sayılı Kanun ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında verilir. Bu kararlara karşı; (a) Sulh Ceza Hâkimliği‘ne 5651 sayılı Kanun m. 9 kapsamında erişim engelleme kararına itiraz, (b) idari işleme karşı İdare Mahkemesi‘nde iptal davası (60 gün), (c) temel hak ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru (30 gün) yolları açıktır. AYM, Wikipedia kararı ve Twitter kararlarında ifade özgürlüğü ile bilgi alma hakkının (Anayasa m. 26, m. 28) blanket (toptan) engellemelerle ihlal edilemeyeceğini güçlü şekilde vurgulamıştır.

Giriş

Türkiye’de internet özgürlüğü ve sosyal medya platformlarına erişim, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) aldığı kararlarla sıklıkla sınırlanmaktadır. Bu alanda kritik bir örnek, 29 Mayıs 2014 tarihli YouTube kararı olup bu kararı ile Anayasa Mahkemesi, YouTube’a yönelik erişim engelleme kararının, ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetmiştir.

Sonrasındaki 11 Ekim 2023 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı ise BTK’nın internet sitelerini kapatma yetkisini düzenleyen kanun maddesini iptal etmiş ve bu yetkinin Anayasa’ya aykırı olduğu sonucuna varmıştır. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi yönünde Mahkeme karar vermiştir. Anayasa m. 153/3 gereğince mahkeme kararı 10.01.2024 tarihinde yayımlandığından bu karar 10.10.2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Anayasa Mahkemesi kararı bellidir ve çok açıktır. Mahkeme bu kararla BTK’nın internet sitelerini kapatma yetkisini düzenleyen kanun maddesini iptal etmiş ve bu yetkinin Anayasa’ya aykırı olduğunu ortaya koymuştur. Bu kararlara rağmen hükumet ve idare bu kararların gereğini yerine getirerek bu kararlara uymak için ne gerekiyorsa yapmak ve Anayasa Mahkemesi kararını uygulamak yerine bir sosyal medya mecrasını rahatlıkla kapatabilmektedir.

 Bu kararlara rağmen BTK’nın Instagram gibi platformlara erişimi engelleme kararları alması, hukuk devleti ilkesine zarar veren bir uygulama olarak değerlendirilmektedir. Bu makalede, bu yargı kararları ve Instagram’a yönelik erişim engelleme kararının hukuki ve toplumsal etkileri ele alınacaktır.

Anayasa Mahkemesi’nin YouTube Kararı ve Hukuki Değerlendirme

Anayasa Mahkemesi’nin 2014/4705 başvuru numaralı, başvurucuları Youtube LLC Corporation Service Company, Kerem ALTIPARMAK, Mustafa Sezgin TANRIKULU, Metin FEYZİOĞLU, Mahmut TANAL olan Anayasa Mahkemesi kararına göre; “… Başvurucular video paylaşım sitesi youtube.com isimli internet sitesine erişimin engellenmesine dair 27/3/2014 tarihli Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) işlemi nedeniyle Anayasa’nın 22., 26., 27., 40., 48. ve 67. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.”.

Birinci Bölüm, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 28. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca görüşülmek üzere Genel Kurula sevkine karar vermiştir.

Başvuru konusu olayda teknik bazı hususların açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla TİB yetkilileri bilgi vermek üzere Genel Kurula davet edilmiş, TİB Başkanı Ahmet Cemalettin Çelik, Hukuk Dairesi Başkanı Ali Erten ve Bilgi İşlem ve İnternet Uzmanı Mustafa Küçükali tarafından 29/5/2014 tarihinde açıklamalar yapılmıştır.

Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

Başvuruculardan,

a) Birinci başvurucu Youtube LLC Corporation Service Company, youtube.com isimli internet sitesinin sahibi ve kullanıcısıdır.

b) Diğer başvurucular, youtube.com sitesini bilgi edinme ve içerik sağlayıcı sıfatı ile bilgi paylaşımı için kullanmaktadırlar.

TİB, 27/3/2014 tarihinde youtube.com isimli internet sitesine erişimi engellemiş ve bu adreste kullanıcılara yönelik olarak “5651 sayılı Kanun uyarınca yapılan teknik inceleme ve hukuki değerlendirme sonucunda bu internet sitesi (youtube.com) hakkındaki Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının 27/3/2014 tarih ve 490.05.01.2014-48125 sayılı kararına istinaden Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından idari tedbir uygulanmaktadır.” duyurusu yayınlanmıştır.

Youtube LCC, TİB’in erişimin engellenmesi işlemine karşı Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi Başkanlığı nezdinde yürütmeyi durdurma istemli iptal davası açmıştır.

Gölbaşı (Ankara) Cumhuriyet Savcılığının 27/3/2014 tarih ve 2014/1051 sayılı talebi üzerine Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesinin 27/3/2014 tarih ve Değişik İş No. 2014/358 sayılı kararıyla 15 adet URL bazlı youtube.com hesabına erişimin engellenmesine karar verilmiştir. Ayrıca kararda TİB tarafından bahse konu içeriklerin erişime engellenmesine yönelik kararın bildirilen süre içinde gereğinin yerine getirilmemesi durumunda IP (Internet Protocol Address) ve alan adı yoluyla sitedeki tüm yayının erişiminin engellenmesine, bahse konu içerikler ve aynı nitelikteki diğer içerikler tamamen kaldırılıncaya kadar erişime engelin devam etmesine, hükmün infazı ve gereği için kararın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir.

TİB, 28/3/2014 tarihinde anılan siteye girişteki duyuruyu “Bu internet sitesi (youtube.com) hakkında Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesinin 27/3/2014 tarih ve 2014/358 sayılı kararına istinaden ve 5651 sayılı Kanunun 8. madde 1/b bendi uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından KORUMA TEDBİRİ uygulanmaktadır.” şeklinde değiştirmiştir.

Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı, 2/4/2014 tarihinde Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesine başvurarak anılan Mahkemenin erişimin engellenmesi kararının yeniden gözden geçirilerek kaldırılması talebinde bulunmuştur. Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesi 4/4/2014 tarih ve Değişik İş No. 2014/381sayılı kararı ile ilk kararını gözden geçirmiş ve 15 adet URL bazlı youtube. com hesabına erişimin engellenmesine dair kararın aynen devamına, buna karşılık “youtube.com” isimli internet sitesinin erişime kapatılmasının tüm kullanıcılarının Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğü ihlal edildiğinden tüm yayına erişimin engellenmesine dair kararın kaldırılmasına karar vermiştir.

Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesinin “youtube.com” sitesinin erişim engelinin kaldırılmasına dair 4/4/2014 tarih ve 2014/381 Değişik İş sayılı kararının aynı tarihte TİB’e 2014/175774 sayılı evrak kayıt no.’su ile tebliğ edildiği, ancak sitenin erişime açılmadığı anlaşılmıştır.

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesinin 4/4/2014 tarih ve 2014/381 Değişik İş sayılı kararına karşı Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz edilmiştir.

Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin 4/4/2014 tarih ve Değişik İş No. 2014/81 sayılı kararı ile 15 adet URL (Uniform Resource Locator) bazlı “youtube” hesabına erişimin engellenmesine dair kararın aynen devamına, TİB tarafından yukarıda yazılı içeriklerin (linklerin) erişime engellenmesinin “youtube.com”a bildirimine rağmen ilgilisi tarafından bildirilen süre içinde gereğinin yerine getirilmemesi durumunda sözkonusu internet sitesinin tüm yayınına erişimin engellenmesine ve suça konu içerikler kaldırılıncaya kadar erişim engelinin devamına karar verilmiştir.

TİB tarafından 5651 Kanun’un 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi dayanak gösterilerek aynı maddenin (4) numaralı fıkrası uyarınca re’sen youtube.com isimli sitenin tamamına erişimin engellenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. 5651 sayılı Kanun’un 8., 9. ve 9/A maddelerinde erişimin engellenmesi tedbirine kural olarak hâkim ya da mahkemelerce karar verilmesi, mahkeme dışındaki otoriterlerce karar verilmesi halinde derhal kararın mahkeme onayına sunulması, erişim engelleme kararının temel olarak zararlı içeriğe (URL bazlı) erişimin engellenmesi şeklinde verilmesi ilkesi çerçevesinde düzenlendiği görülmektedir. 8. maddede katalog suçlar nedeniyle erişimin engellenmesi düzenlenmiş olup maddenin (2) numaralı fıkrasında erişimin engellenmesi kararının soruşturma evresinde hakim, kovuşturma evresinde ise mahkemece verileceği, soruşturma evresinde gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da erişimin engellenmesine karar verilebileceği, bu durumda kararın 24 saat içinde hakim onayına sunulması ve hakimin de 24 saat içinde karar vermesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Maddenin (4) numaralı fıkrasında “İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınların içerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunması halinde veya içerik veya yer sağlayıcısı yurt içinde bulunsa bile, içeriği birinci fıkranın (a) bendinin (2) ve (5) ve (6) numaralı alt bentlerinde yazılı suçları oluşturan yayınlara ilişkin olarak erişimin engellenmesi kararı re’sen Başkanlık tarafından verilir. Bu karar, erişim sağlayıcısına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir”denilmektedir. İdari işlemle engellemenin URL bazlı değil de tüm siteye erişimin engellenmesi şeklinde yapılabileceğine ilişkin bir düzenlemeye Kanun’un herhangi bir hükmünde yer verilmediği, ayrıca idarece bu konudaki yetkinin hangi sınırlama araçları (alan adından erişimin engellenmesi, IP adresinden erişimin engellenmesi, içeriğe erişimin engellenmesi ve benzeri yöntemlerle erişimin engellenmesi) kullanılarak erişimin engelleneceğinin tam bir açıklıkla ortaya konulmadığı, dolayısıyla idareye verilen yetkinin kapsam ve sınırlarının öngörülemez olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, Kanun’un 9. maddesinin (4) numaralı fıkrasında hâkime kademeli olarak erişimin engellenmesi konusunda verilen yetkiye benzer tarzda bir yetkinin kamu idaresi açısından da geçerli olup olmadığı belirgin değildir. Bu nedenle TİB’e erişimin engellenmesine yönelik olarak verilen yetkinin kanuni dayanağının kanunilik ilkesinin asgari şartı olan kanunun anlaşılır, açık ve net olması zorunluluğunu karşılamaması nedeniyle kapsam ve sınırlarının belirsiz olduğu görülmektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalardan, youtube.com sitesine erişimin tümüyle engellenmesine yönelik müdahalenin, yeterince açık ve belirgin bir kanuni dayanağa sahip olmadığı ve bu yönüyle başvurucular açısından öngörülebilir nitelikte bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, siteden yararlanan tüm kullanıcıların ifade özgürlüğüne ağır müdahale niteliğinde olan söz konusu idari işlemin, başvurucuların Anayasa’nın 26. maddesinde korunan ifade özgürlüklerini ihlal ettiğine karar verilmesi gerekir.….” kararı ileMahkeme, YouTube’a yönelik erişim engelleme kararının, ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetmiştir.

Anayasa Mahkemesi, karar öncesinde BTK yetkililerini de dinlemiş olup YouTube.com sitesine yönelik BTK tarafından alınan erişim engelleme kararını, ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirmiştir. Mahkeme, bu müdahalenin, Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar vermiştir. Kararda, YouTube’a erişimin tamamen engellenmesinin, yeterince açık ve belirgin bir kanuni dayanağa sahip olmadığı ve bu nedenle kullanıcılar açısından öngörülebilir nitelikte bulunmadığı belirtilmiştir. Siteden yararlanan tüm kullanıcıların ifade özgürlüğüne ağır bir müdahale olarak değerlendirilen bu idari işlem, demokratik bir toplumda kabul edilemez olarak görülmüştür.

Bu karar, internet erişim engellemelerinin yalnızca belirli içeriklerle sınırlı tutulması gerektiğini ve tüm siteye erişimin engellenmesinin orantısız bir müdahale olacağını vurgulamaktadır. Anayasa Mahkemesi, bu tür geniş çaplı engellemelerin, ifade özgürlüğü üzerinde orantısız bir etki yaratacağına dikkat çekmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin 2023 Kararı ve BTK’nın Yetkisi

Anayasa Mahkemesi’nin 11 Ekim 2023 tarihli ve E.: 2020/76; K.: 2023/172 sayılı kararında, BTK’nın internet sitelerini re’sen kapatma yetkisini düzenleyen 5651 sayılı Kanun’un ilgili maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Mahkeme, bu yetkinin yeterince açık ve belirgin bir kanuni dayanağa sahip olmadığını ve bu nedenle hukuk devletinin gerekliliklerine aykırı olduğunu vurgulamıştır. Bu karar, BTK’nın internet sitelerine yönelik erişim engellemeleri konusundaki yetkisinin sınırlandırılması gerektiğini ortaya koyarken, bu yetkinin keyfi kullanımının ifade özgürlüğü gibi temel hakları ihlal edebileceğini de açıkça göstermektedir.

Instagram’a Erişim Engelleme Kararı ve Hukuki Sorunlar

BTK, 2 Ağustos 2024 tarihinde, “katalog suçlara uymadığı” gerekçesiyle Instagram’a erişim engeli getirmiştir. Ancak, bu kararın dayanağı olan suçların ve gerekçelerin net bir şekilde açıklanmaması, hukuki belirsizlik yaratmaktadır. BTK, Instagram’ın hangi eylemleri nedeniyle erişiminin engellendiğini kamuoyuna açıklamamış, yalnızca genel katalog suçlar çerçevesinde karar alındığını belirtmiştir. Bu durum, idari şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle çelişmektedir.

Özellikle, Anayasa Mahkemesi’nin 2023 tarihli kararı sonrasında alınan bu tür erişim engelleme kararlarının, hukuk devleti ilkesine zarar verdiği yönünde eleştiriler artmaktadır. Mahkemenin iptal kararı sonrasında, BTK’nın bu yetkiyi kullanmaya devam etmesi, Anayasa’ya aykırı bir uygulama olarak değerlendirilebilir. Hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı bir devlette, idari kurumların Anayasa Mahkemesi kararlarına uyması ve bu kararlara uygun hareket etmesi zorunludur.

Erişim Engellemelerinin Toplumsal Etkileri

Instagram gibi platformlar, günümüzde bilgiye erişim, haber alma ve toplumsal iletişim açısından kritik bir rol oynamaktadır. Türkiye’de Instagram, özellikle gençler arasında haber alma aracı olarak yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Bu platformlara getirilen erişim engellemeleri, yalnızca ifade özgürlüğünü değil, aynı zamanda bireylerin bilgiye erişim hakkını da ciddi şekilde kısıtlamaktadır. Özellikle, erişim engellemelerinin gerekçelerinin belirsiz olması, yanlış bilgilendirme ve spekülasyonlara zemin hazırlamakta, toplumda güvensizliğe yol açmaktadır. Bu yasaklamaya toplum tarafından karşı çıkarılmadıysa da toplu bir tepki verilmemiş ancak bireysel olarak bir çok mecrada bu kararın doğru olmadığını ifade edilmiştir. bireysel tepkilerin çokluğu ve yasaklama kararının toplum tarafından benimsenmesi, bu karardan geri dönülmesine vesile olmuştur.

Yaptığı örgüyü Instagram‘dan satmaya çalışan Ayşe teyzeyle Türkiye’nin dört bir tarafında esnaflık yapan bir kebapçının, ürettiği parçayı satmaya çalışan bir imalatçının ürününü tanıtma yollarından biri olan Instagram‘ı kapatmanın bu ülke halkına bir faydası yoktur. Instagram üzerinden reklam ve satış yapıldığı aynı zamanda gelir elde edildiği ve bu kişilerin gelirlerinin düşeceği ve aynı zamanda devlete verilecek verginin de düşeceği nazara alındığında devletin vergi kaybının da olacağı ortadadır. Bu tür hukuka aykırı yasakların ve engellemelerin tek kaybedeni sosyal medya mecraları değildir, kaybeden sadece Instagram olmayacaktır. Yasaklamayı getiren BTK’nun ve hükümetin bir hafta gibi kısa bir süre içerisinde bu yasaktan ve engellemeden vazgeçmesi bu durumun en bariz göstergesidir.

Sonuç

Anayasa Mahkemesi’nin 2014 tarihli YouTube kararı ve 2023 tarihli BTK’nın yetkisini sınırlayan kararı, Türkiye’de internet özgürlüğünün korunması açısından kritik öneme sahiptir. Ancak, bu kararlara rağmen BTK’nın Instagram gibi sosyal medya platformlarına yönelik erişim engelleme kararları alması, hukuk devleti ilkesine aykırı bir durum olarak görülmektedir. Bu tür uygulamalar, yalnızca hukuki belirsizlik yaratmakla kalmamakta, aynı zamanda toplumun bilgiye erişim hakkını da olumsuz etkilemektedir. Hukukun üstünlüğü ve ifade özgürlüğü gibi temel değerlerin korunması için, idari kurumların Anayasa Mahkemesi kararlarına tam olarak uyması ve bu kararlar doğrultusunda hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.

Burhanettin Öztürk / Hukukçular Evi Ankara

Post by Hukukçular Evi Ankara