Yargıtay 12. Ceza Dairesi, işyerinde kanıt toplamak veya şikâyet etmek amacıyla bile olsa bir çalışanın gizlice fotoğrafının çekilip üst makamlara iletilmesinin ağır cezai sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyan önemli bir karara imza attı.
Olay ve yerel mahkeme süreci
Bir hastanenin mutfağında çalışan kişi, gece nöbeti sırasında uyuyan mesai arkadaşının fotoğrafını çekerek disiplin işlemi yapılması için amirine gönderdi. Asliye ceza mahkemesi, sanığı Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan cezalandırdı. Bölge adliye mahkemesi ise sanığın beraatine hükmetti.
Yargıtay: Hem kaydetme hem ifşa suçu var
Beraat kararını inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesi, kararı bozdu. Daireye göre eylem tek bir suç değil, iki ayrı suç oluşturuyor: görüntünün kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ile görüntünün ifşa edilmesi (amire gönderilmesi) suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal. Yüksek Mahkeme, sanığa her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiğini vurguladı.
Hukukçular kararın, işyerlerinde “şikâyet” veya “delil” gerekçesiyle çekilen gizli fotoğraf ve videoların hukuken korunmadığını gösteren uyarıcı bir içtihat olduğunu belirtiyor. Rızayla çekilmemiş bir görüntünün üçüncü kişilerle paylaşılması, amaç ne olursa olsun cezai sorumluluk doğurabiliyor.
